
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sevgim Sana Ait (The Wallflowers, #3)
2015 yılını okumaktan keyif aldığım bir kitapla bitirdim.Sevgim Sana Ait #Lisa Kleypas ın en duygusal,en romantik kitabıydı bana göre. Süs bitkileri adını verdikleri grubun en sessiz en utangaç kekeme kızı Evie'nin kabuğundan sıyrılıp kendi kararlarını veren cesur biri haline dönüşmesi okurken, kötü geçmişiyle çapkın ST Vincent'in da görünenin aksine iyi ve duyarlı biri olarak okumak gerçekten keyifliydi. Özellikle Vincent'in Evie karşı duyarlı davranışları çok hoştu. Bence en iyi Lisa Kleypas çiftİydi. BU güzel çiftin hikayesini okurken,hikaye içinde ( Hathaway Serisini önce okuduğum için ) Cam Rohan'ı görmek ise beni ayrı bir memnun etti .Ben tabii ki Cam hayranı olarak Cam Rohan'ın kumarhane geçmişi hakkında bu kitapta biraz daha bilgi sahibi olup, kendisine yine hayran oldum. Sıkılmadan bir çırpıda okuyacağınız güzel bir hikayeydi. Zaten Lisa kitaplarının özelliği olan kolay okunan ve akıcı anlatımıyla hikayeyi sevmemek elde değil.Tabi bunu söylerken çevirmeni unutmamak lazım. Ben çok beğendim. Bu tarz kitap okumayı seviyorsanız kesinlikle LİSA KLEYPAS 'ı okumanızı öneririm.
Baskı: Meğer Ne Çok Sevmişim (The Hathaways, #5)
Serinin beşinci ve son kitabıydı.Hathaway ailesinin son bekarı,hayvanlara düşkünlüğü ile bilinen Beatrix'in hikayesiydi.Elbette eksikleri vardı (özellikle Cristopherin mektubu yazanın Beatrix olduğunu öğrendikten hemen sonra sırılsıklam aşık olması ve evliliği çok acele olmuş :) ) ama okuduğum serinin en sevimli ,en eğlenceli, en keyifli kitabıydı. Özellikle bütün aile fertlerini bir arada çoluk çocukla görmekten, onları okumaktan büyük keyif aldım.Zaten Hathaway Ailesi karakterleri ve hikayeleriyle benim çok beğendiğim, okurken keyif aldığım bir seri oldu. Kitaplığımda Lisa KLEYPAS köşesi oluşturmaya başladım. Okumayanlara, özellikle eğlenceli kitap okumak isteyenler tavsiye ederim.
Baskı: Daha Sabaha Çok Var (The Hathaways, #4)
Hathaway ailesinin tek erkeği aynı zamanda Ramsey Lordu olan Leo'nun ve mürebbiyemiz Bayan Marks'ın hikayesini keyifle okudum. Serinin önceki kitapları gibi bu kitapta kolay okunan ve çabucak biten sevimli bir hikayeydi. Okuması eğlenceli bir seri,tavsiye ederim
Baskı: Gecemi Aydınlat (The Hathaways, #3)
Poopy bence Hathaway ailesinin en sıradan üyesiydi.O yüzden hikaye Harry üzerine kurulmuştu. Ne yalan söyleyim Harry'i Poopy'den daha çok sevdim. Poopy'nin sıradanlığının aksine Harry akıllı,ne istediğini bilen,elde etmek için savaşan zeki bir karakterdi.Diğer kitapları daha çok sevmeme rağmen, bu kitabı da büyük bir zevkle okudum.Kitabın sonunda ağabey Leo ve mürebbiye Bayan Marksın hikayesine öyle bir giriş yapmış ki sıradaki kitabı okumak için sabırsızlanıyorum.
Baskı: Vazgeçmem Senden (The Hathaways, #2)
Serinin ikinci kitabıydı.Hathaway ailesinin ikinci kızı Win ile uzun yıllardır ailenin yanında kalan roman Meripen'in hikayesiydi. Meripen çocukluğunda roman kabilesi tarafından ağır yaralı olarak ölüme terkedilmiştir.Onu bulan Bay Hathaway ailesinin evine getirerek tedavi etmiş,sağlığına kavuşmasını sağlamıştır.O günden sonra aile ona kucak açmış, aileden bir gibi davranmışlar Meripen ise ailenin bu yaklaşımına karşı,onlarla kalıp,elinden geldiğince yardım etmeye çalışmıştır.Aslında orada kalma sebebi Win'dir,Win'e karşı yoğun duygular beslemektetir. Meripenin Wine karşı gösteremediği duygularını, kuşu görmesi için penceresinin camını hergün silmesi,kızıl hummadan ölürse onun peşinden ölmek istemesi şeklinde okumak güzeldi. MERİPEN ölecek kadar seviyordur fakat çocukluğunda romanlar arasında yaşadığı vahşi hayat yüzünden böyle bir beraberliğin olmayacağının bilincindedir. Win ile bir geleceklerinin olamayacağını bildiği için, onun başka birini sevip evlenmesini isteyecek kadar değer veriyor :( Bana göre Meripenin aksine Win'in sevgisini daha samimi buldum. Her ne olursa olsun sevgisinden vazgeçmedi. Sonunda romanların meşhur yatağından kız kaçırma sahnesiyle muratlarına erdiler. Gerçi Leo Meripenin aklını başına getirmeseydi ortada bir şey olmazdı ya neyse.. Çok akıcı,kolay okunan sizi sıkmayan bir hikaye.Hathaway Ailesi gerçekten komik,eğlenceli ve aykırı karakterleriyle benim beğenimi kazandı.Özellikle Cam Rohan'ın Hathaway ailesine kabilem diyerek onları sahiplenmesini çok hoş buldum.Meripenin dramatik tavırlarına karşın,Cam'ın olaylara esprili ve bilgece yaklaşımları ile benim favori karakterim oldu.Amelia'nın anaçlığı,Beatrix'in hayvanlara düşkünlüğü,Leo'nun umursamaz dalgacı tavırları aileye sempatimi artırdı.Poopy karakteri hakkında henüz bir şey diyemiyorum.Onu heralde anlatıldığı kitabında daha yakından tanıyacağız.Birde aileye yeni katılan mürebbiye Bayan Marks var.Leonun onu kızdırmak için çabalaması karşısında atışmalarını okumak eğlenceliydi. Bu kitap için söyleyeceğim başka bir şey de Cam ve Rohan da bulunan dövmenin gizemi çözülüp,ikisini yakından ilgilendiren sır ortaya çıkıyor. Ben keyifle okudum.Seriyi okumaya devam ediyorum
Baskı: Benimle Kal (The Hathaways, #1)
BENİMLE KAL Amelia, Win, Leo, Poppy, Beatrix'ten oluşan Hathaway ailesini anlatan serinin ilk kitabı.Anne ve babalarının ölümünden sonra kardeşlerinin başında onlara kol kanat geren Amelia'nın hikayesiydi. Kolay okunan ve sizi sıkmayan anlatımıyla kolayca hikayenin içine giriliyor. Seri kitabının ilki olduğu için kardeşleri de bizimle yeterli bir şekilde tanıştırmış. Bir de Cam Rohan var tabi.Yarı roman olan Cam, yerleşik düzenden sıkılmış,herşeyi geride bırakıp tıpkı romanlar gibi özgür yaşamayı düşündüğü sırada Amelia ile karşılaşır.Aralarındaki çekim ve tutku her ikisi içinde inkar edilemez boyuttadır. Bence kitabı özel kılan Cam Rohan olmuş.Kitaba kesinlikle gizemli bir hava katmış. Okurken ona hayran olmamak elde değil.Cam'ın Amelia'a arasıdaki çekim ve Hathaway ailesine sahip çıkması gerçekten okumaya değerdi.Şimdi ikinci kitaba başlamak için sabırsızlanıyorum.
Baskı: Pinokyo'nun Rüyası - (Kayıp Şehir, #2)
Okumak için sabırsızlandığım bir kitaptı. Yazarın diğer iki kitabını çok sevip beğendiğim için maalesef bu kitabı okuduktan sonra hayal kırıklığına uğradım. Bunun sebebi herhalde hikayeyi sevememiş olmamdı. Gazelin yaşadıklarına üzülsemde hikayesini sevemedim,ne yazık ki Ömer'de hikayeyi kurtarmaya yetmedi.Hatta bir ara Ömer'in Gazeli düşünme şekli olan 'Çikolatan çekmecede' cümlesi o kadar çok geçti ki beni çikolatadan soğutacak diye korktum. Kitabın en beğendiğim yerleri Deryal ve Adem ikilisini okuduğum yerleriydi.Ömer'in geçmişte Deryal ve Adem ikilisiyle nasıl tanıştığını ayrıntılı biçimde öğrendik ve onları evli ve çocuklu olarak sevgi dolu görmek süperdi. Dediğim gibi yazarın diğer iki kitabını çok sevdiğim için bu kitap benim beklentilerimi çok karşılamadı.Yine de piyasadaki özellikle çerezlik dediğimiz kitaplardan iyiydi.Selvi Atıcı sevdiğim bir kalem,bir sonraki kitabını herzamanki gibi merakla bekliyorum.
Baskı: Ay Bahçesi
Ben İan ve Selena'nın hikayesini çok sevdim. Uzun zamandan sonra okuduğum en iyi Kristin Hannah kitabıydı.
Baskı: Kor Adası
Bu yazarı seviyorum. Bana yine iyi bir roman okuduğumu hissettirdi. Tavsiye ederim.
Baskı: Kuralsız Oyun (Play by Play #3)
Goodread ta her bir kitabı 4,00 üzerinde puan alan ve benim bildiğim dokuz tane olan sporcu serisi oldukça, erotik bir seri. Ben üç kitabını okudum.hepsi de çok fazla ateşliydi.Kesinlikle yetişkinlerin okuması gereken bir seri olduğunu düşünüyorum.
Baskı: Zac ve Mia
Kanser hastası olan iki gencin hikayesiydi. Zac her şeye rağmen hayata pozitif bakan bir çocuk, Mia ise hastalığını kabullenmemiş bu yüzden de çevresine duvarlar ören bir genç kız... Kitap hem Zac' in hem de Mia'nın gözünden anlatılmış.Başlarda Zac kitabın yıldızıyken ,sonrasın da çok geri planda kaldı ve yıldız Mia oldu. . Konu hastalık olunca sanki kitapta biraz duygu eksikliği hissediliyor. Bu da kitabı sıradan yapmaya yeterli.O yüzden fazla beklentiye girmeden okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum.
Baskı: Gönülçelen (Warenne Dynasty, #1)
''Le drout du seigneur'' hakkı da neyin nesiydi Allah aşkına ! Hakmış... Okuduğum tarihi aşk romanları arasında (Judith'in Düşler Krallığı romanından sonra) beni her yönüyle etkileyen bir kitaptı. Hissederek, heyecanla bir solukta okudum. Her ne kadar Rolfe 'a yaptığından dolayı kızsam da Brenda Joyce'nin kitapları arasında en beğendiğim oldu.Bu tarzı seviyorsanız mutlaka okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.