hergene54
@hergene54

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Aşkın Şarkısı (Stage Dive, #3)

Serinin üçüncü kitabıydı. Kötü alışkanlıklarından dolayı düşüş yaşayan Stage Dive'ın vokalisti Jimmy'le, Jimmy'e göz kulak olması için işe alınan Lena'nın hikayesiydi. Lena Jimmy ve sorunlarıyla uğraşırken ona karşı bir şeyler hisseder. Daha sonrasında ise ikili arasında olası bir yakınlaşma olmaması için verdikleri mücadeleyi okuyoruz. Tabi ki sonunda aşk kazanıyor ;) Ben serinin diğer iki kitabını daha çok beğenmiştim. Kitapta Jimmy'den çok Lena'yı okuduk sanki.Belki anlatımından dolayı olabilir, bu kitabı pek sevemedim. Benim favorim hala ikinci kitap. Serinin son kitabının Ben ve Anna'nın kız kardeşi Lizzy arasında geçeceği de belli oldu.Benim şimdiden okunacaklar listemde. Kötü çocuk-iyi kız hikayelerinden hoşlanıyorsanız okunmaya değer bir seri olduğunu düşünüyorum.Tavsiye ederim.

Baskı: Her Güne Bir Öpücük (Lovett, Texas Serisi 4)

Son zamanlarda okuduğum Rachel kitaplarından önceden aldığım tadı alamıyorum.Bu kitabını da anlatımından mı çevirisinden mi nedir bilmem çok sevemedim.Üzgünüm:(

Kafes
8/1003.11.2015

Baskı: Kafes

Gerilim severlerin beğeneceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle merak uyandırıcı ve gizemli bir hikayeydi. Belki ben gece kitabı okuduğumdan mıdır bilmem korkmadım ama ürperdim valla. Nasıl bir şey tüm dünyayı etkisi altına alır, insanları öldürür ve ne olduğu hakkında kimse bir şey bilmez. Kitap bunu bizim hayal dünyamıza bırakmış. Hele kitabın sonlarına doğru daha çok merak ediyorsunuz o neydi? diye.Eğer devamı yoksa sonu havada kalmış diyenlere hak veriyorum. En azından o şeyin ne olduğunu söyleselerdi...

Baskı: Yağmur Yağarken (Rains #1)

Uzun zamandan beri kitap okurken ağlamamıştım. Resmen hıçkıra hıçkıra ağladım ... Ah Asher! Buna sebep sensin. Kitap mutlu sonla bitse bile ben hala Asher için ağlıyordum :( Duygusal bir hikaye. Aşk, sevgi, hüzün, mutluluk kavramı bu kitap içinde fazlasıyla var. Anlatımı sizi yormuyor, konuyu bir yerden sonra tahmin ediyorsunuz ama okuyucuyu etkiliyor. Kitap Kate'in yaşadıklarını anlatsa da kitabın yıldızı kesinlikle Asher.Ben bir gecede okudum ve çok beğendim.Kitaba verdiğim paraya, okurken harcadığım zaman değdi. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.

Deniz Feneri Koyu
10/1028.10.2015

Baskı: Deniz Feneri Koyu

İyi bir roman okuduğumu hissettiren kitap...

Baskı: Hayallerimiz Sen ve Ben

Öncelikle kitap kapağına bayıldım. Bazen okurken takıldığım yerleri oldu ama sanırım çeviriden kaynaklanıyordu. Genel anlamda iyiydi Owen ve Luck'nın hikayesi. Öyle vıcık bir ilişki değildi onlarınki. Yaşanmışlıklardan çok hisler ön plandaydı. Hele de Owen'ın babasına düşkünlüğü bir başkaydı...

Dalga
9/1027.10.2015

Baskı: Dalga

Kısa ve mesaj veren bir kitaptı.Gerçek yaşanmış bir olay anlatılmış. Hitler ve Nazi Almanyası düşünülerek bir sınıf üzerinde uygulanan deney. Başlarında bir lider,uygulanan disiplin, bir amaç uğruna kendini adamak ve mecburi bir itaat. Mesaj gayet açık; Bireyler her zaman her şeyi sorgulamalı, kaderimizi körü körüne birinin eline bırakmamalıyız.Herkes kendi hareketlerinden sorumlu olması gerekirken hiç bir zaman bir grubun bireysel haklarımızı gasp etmesine izin vermemeliyiz.

Koru Beni
8/1026.10.2015

Baskı: Koru Beni

İyi bir polisiyeydi. Kurgusu çok başarılıydı. Sağlam karakterler vardı. Özellikle Michael Valente. Onun sevgisini, sevdiğini koruma duygusunu iliklerime kadar hissettim ama Leigh için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Michael aşkını öncesinden beri yaşarken,Leigh yaşadığı onca trajediden sonra Michael'a hemen aşık moduna geçmesi bende olumsuz etki bıraktı.Sanırım bu yüzden puanım düştü.Kitap polisiye olarak daha başarılıydı bence. Biz kitapseverler hakikaten bazen çok şanslı oluyoruz.Çünkü her kitapta güzel bir yan karakter hikayesi okumak her zaman denk gelmiyor. İşte bu kitapta dedektif Mark McCort ve yeni dedektif Sam'in hikayesi bunlardan biriydi.Michael'inki ile yarışacak kadar hem de :)) Okuyun,tavsiye edilir.

Baskı: Kalp Yolunu Seçer (Marriage to a Billionaire, #4)

Takip ettiğim yazarlardan biridir kendisi. Bütün kitapları bana göre , çerezlik dediğimiz, fazla beklentiniz olmadan çabucak okunan, eğlenceli, pembe dizi kıvamında, sonu mutlu mesut biten kitaplardı. Bu kitabıyla da şaşırtmadı. Serinin son kitabı olan Kalp Yolunu Seçer 'de yine başkarakterimizin büyüler kitabı açıp,toprak anaya nasıl biriyle evlenmek istediğini yazdığı büyüyle başlıyor. İşi ile fazla meşgul olmuş, cinsel yoldan sorunlu Conte ailesinin son bekarı Julietta ile iş anlaşması yapmak için tanıştığı yakışıklı Sawyer'ın (tabi onunda bu arada geçmişi ile sorunları vardır) aralarındaki çekimin hikayesi...Birde Anne Conte'nın yine araya girerek Sawyerin mecburen Julietta ile evlenmesini istemesi.Hikaye böyle devam ediyor. Kitapla ilgili söyleyeceğim şeyler; Anne Conte diğer kitaplarda olduğu gibi,kontrolu ele alıp gençlere evleneceksiniz demesiyle, bence serinin de özel karakteri oldu. Bazı ateşli satırların olduğunu ve Sawyer'in davranışlarını biraz Cristianımsı bulduğumu da söylemeden geçemeyeceğim. Bana göre serinin bitmesi de iyi oldu, sanki seri kendini tekrar etmeye başlamıştı ;) yine de zaman geçirmek için okunacak iyi bir seriydi. Tavsiye ederim.

Baskı: Annemin Gelini Olur Musun?

Üzgünüm beğenmedim.Bana göre değildi. Kitap 650 sayfa ve içinde ergen espri ve davranışlarından başka hiç birşey yoktu. Karakterlerin çocuksu davranışları gerçekten sıradışıydı. Yazarında çok genç olduğu düşünülürsek,kitabı yazarın yaşındakilerin daha çok seveceğini biliyorum. Yayın evlerinin watpatte popüler olan her hikayeyi kitap haline getirdiği bu zaman da, ben bu kitapları alırken artık bir kere değil beş kere düşünüyorum. Bu kitapların çoğunun ticari amaçla basıldığı düşünülürse, iyi ya da kötüyü ayırmak biz okuyuculara düşüyor.Emeğe saygım sonsuz. Amatör ruhu destekliyorum ama yine de seçici olmakta yarar var diye düşünüyorum. Tamam yazar çok genç olabilir,watpatte çok okunmuş olup popüler olabilir ama daha önce de söylediğim gibi watpatte yazılan watpatte kalmalı.

Baskı: Aşk Seni de Vurur (Higlands' Lairds, #3)

J.Garwood'un İskoçlarını her zaman sevmişimdir. Bu puanı da onun için verdim, aslında yedi.Neden mi? İskoç Colt'un Gabriella ile karşılaşmaları bile kitabın yarısındaydı.Konuya vakıf olabilmek için bayağı okumak gerekti.Sonra da hızlıca gelişip çabucak bitti. Yazarın daha önceki İskoç kitaplarını okuduktan sonra bu kitabı çok çok yavan geldi bana. Kitap eğer İskoçların dillere destan aşklarından biri anlatıyorsa,ben hissedemedim, üzgünüm. Hissettiğim ruhsuz, soğuk, öylesine bir aşktı...

Baskı: Doğuştan Çapkın (Chicago Stars, #7)

Nihayet bir seri daha bitti. İyi ki okumuşum. Hepsi birbirinden güzel, hepsi birbirinden sevimli ve eğlenceli yedi kitap.O kadar keyifle okudum ki ne zaman serinin sonuna geldim, anlamadım. Her kitabın sonunda gülümsüyordum. Bunun için SEP ne yazsa güzel yazar diyebileceğim yazarlardan. Yazdıkları ya sevdiklerimden olur ya da çok beğendiklerimden. (bunu başka bir yorumcu söylemişti bende şimdi hak veriyorum.) Bu kitapta sevdiklerimden. Öyle çok güçlü savunabileceğim bir kitap değildi ama sıkılmadan okuyabileceğiniz sevimli bir kitaptı. Aşk, romantizm ve duygusallığın ağır bastığı, yan karakterlerle zenginleşmiş,eğlenceli dialoglarla süslenmiş CHİCAGO STARS serisini okumak isteyen varsa kesinlikle tavsiye ederim ;)

Baskı: Küçük Bir Hayal Kur (Chicago Stars, #4)

SEP'in bu kitabına bayıldım. MUHTEŞEMDİ. Okurken kimi zaman güldüm, kimi zamanda gözlerim yaşlarla doldu.Öyle doğal, sımsıcacık ve duygu yüklü,etkileyici bir kitaptı ki her kitaba nasip olmaz böyle duyguları okuyucusuna geçirmek...Okuyun,okutun diyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.

Baskı: Bekir (Bir Türk Masalı, #3)

Bu kadını seviyorum yaa..Ne güzel yazıyor,ne güzel anlatıyor,karakterleri tanıyorum sanki.Tanımakla kalmayıp onlar ne hissediyorsa hissedip,onlara gönülden bağlanıyorum. SEDAT,DUYGU, ALİM şimdide BEKİR (Edward ve Jamie 'i de var tabii) Üstüne başka ne söyleyebilirim ki isimleri bile yeter, okuyanlar bilir. BEKİR.Kim mi? Daha küçük bir çocukken feleğin çemberinden geçmiş, yaşamın ona getirdiği kötülüklerin içinde kaybolmuş, kendini yalnız ve kimsesiz hisseden,özünde iyi ama geçmişi karanlık, ruhu öksüz ve yetim birisidir. ***Ben acımı, içimde haksızlığa uğrayan küçük çocuğu,karanlığa dair ne varsa yıllardır tüketmeye çalışıyordum.Tüketemiyordum orası ayrı.*** ***Zaten içimde karanlıktan başka bir şey de yoktu.Dürüst olmak gerekirse ne bir evim,ne kedim,nede bir sevenim vardı.Yani ne geçmişim,ne şimdim,ne de geleceğim vardı...*** Ta ki Teyze kızı Selma ona aşkını itiraf edene kadar. ***Hem beni kimse sevmedi bugüne kadar...İlk söylediğinde korktum senden. Senin beni sevmenden korktum.Sana yetememekten,seni incitmekten korktum*** ***Sen benim herşeyimsin artık biliyorum ve senin her şeyin ben olacağım.*** ***Dudaklarım dudaklarını bulduğunda bütün dünyam birden şekil aldı. Ben bu güne kadar yaşamıyordum. Ben bu güne kadar nefes almıyordum. Ben bu güne kadar mutluluk nedir bilmiyordum.*** BEKİR Selmayla gelecek hayalleri kurarken,sevdiğine kavuşabilmek için gerçekten zorlu sınavlar verir.Bu arada Sedat'la ve Alinin hayatına nasıl dahil olduğunu, Duygu'yu, Duygu'nun Bekir için nasıl bir anlam ifade ettiğini, ona bir baba gibi sahip çıktığını,özellikle de Durmuş ve Dursun ile geçen eğlenceli Karadeniz kokan dialogları okumak gerçekten keyifliydi. Ben çok beğendim.Şimdiye kadar okuduğum bütün IŞIL'CA nın kitapları,benim için gerçekten okuduğuma değen, kütüphanem de baş köşesinde yer alan özel kitaplardan.Bu kitabınla da şaşırtmadın beni Işıl Parlakyıldız. Seni tebrik ediyorum ve kalemine, yüreğine sağlık diyorum. Hayal ettiğin kadar da başarılar diliyorum ;)

Baskı: Şeytan Tüyü (FBI/US Attorney, #1)

Kesinlikle şeytan tüyü var bu kitapta.Kendini bir şekilde sevdirerek okuttu.Basit ve yalın anlatımı ile sıkılmadan bir bakmışım sonuna gelmişim. Cinayeti işleyenin bile nedenleriyle kim olduğu önceden belli olması ve ortada öyle bol aksiyonlu bir olay olmamasına rağmen, inanın bana kitap kendini okuttuyor. Hele de dialogları okumak çok keyifliydi. Sevimli,eğlenceli,komik,şeker tadında bir kitap.Tavsiye ederim.

ÖncekiSayfa 10 / 21Sonraki