
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: james cook
Kaptan James Cook, 1728 yılında Marton, Kuzey Yorkshireda doğdu. 16 yaşında evden ayrılıp bir balıkçı kasabası olan Staithese gidip orada çalışmaya başladı. Denize olan tutkusunun, bu sahil kasabasında, çalıştığı marketin penceresinden dışarıdaki manzarayı seyrederken başladığı söylenir. Bir buçuk sene sonra patronu, Cookun bu işe uygun olmadığını düşünüp onu yakınlardaki bir liman şehri olan Whi…
7/10
Yazar: byron ayanoğlu
İstanbuldan Montreale İkinci Dünya Savaşının hemen ertesinde İstanbulun Moda semtinde bir Politis, yani İstanbullu Rum doğar. Adı Dimitridir. Hayat Modanın sunduğu tüm güzelliklerle kendi mutlu temposunda akıp gitmektedir. Ta ki 6-7 Eylül 1955e kadar. O günlerde yaşananlar Dimitrinin üç yıl sonra çok sevdiği Şehrinden ayrılmasına neden olacaktır: İstanbulu son görüşüm, 1958 yılı yazında buh…

Yazar: byron ayanoğlu
Mick Jaggerın da aşçılığını yapmış Kanadanın ünlü yemek yazarı, düşlerini süsleyen Girit sahillerinde, küçük bir lokanta açmaya kalkarsa ne olur? Kanadanın Süper Şefi, Yemek Tanrısı bu sıfatlarını geride bırakarak, tarihinin ve köklerinin izinde, sakin bir tatil için Girite gider. Ancak Yunan tragedyalarındaki gibi, kader herşeye galip gelir. Havaalanında rastladığı dostu Theo ile sohbeti, bu tat…
7/10
Yazar: wilfried erdmann
İmkânsız Bir Sefer her yönüyle sıradışı bir kitap. Stern dergisinin düzenlediği bir yarışmanın değişik mesleklerden, yelken tecrübesi olmayan, hepsi birbirine yabancı talihlileri, Almanyanın en ünlü açık deniz gezgini Wilfried Erdmann kumandasında New Yorka gitmek için Atlantike açılıyor. İkinci bir talihli grubu da tekneyi Almanyaya geri getiriyor. On beş metrelik Gatsby yatı, kadın ve erkek tal…
6/10
Yazar: deniz gürsoy
"1953 basımlı Akşamcılar adlı kitabın önsözü şu paragrafla başlar: 'Bu kitapçık ne ilmin kuru kalıplarına dökülmüş pek ciddi ve iddialı bir eserdir, ne de çatık kaşlı bir ahlak hocalığı yapmak sevdasında...' Bu kitap da, aynı düşüncelerle yazılmıştır. Kitabı bu işin profesyonelleri için hazırlamadım. Ayrıca barmenler ya da evde barı olanlar için bir kokteyl tarifleri kitabı da d…
10/10
Yazar: deniz gürsoy
Deniz Gürsoy, baharatın serüvenini masal tadında anlatıyor Baharat ve Güç'te. Baharatın savaşlar çıkartan gizemini tadında, kokusunda, şifasında ve elbette tarihin derinliklerinde araştırıyor... "Bir varmış bir yokmuş... Deve tellal iken, pire hammal iken ve ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, develerin hörgücüne asılı keçi kılından yapılmış heybelerin içinde çeşit çe…
10/10
Yazar: selim ileri
İlk baskısı 2000 yılında yapılan Evimizin Tek Istakozunun serüveni, bir derginin Selim İleriden Türk edebiyatında yemek yemek konulu bir yazı istemesiyle başlar. Yazarımız, hem daha çocukluğundan itibaren, 1940 tarihli ve yaşadığı evler değişse de asla değişmeyen bir yemek kitabının müzmin okuyucusu olduğundan, hem de kendisini enikonu obur saydığından, konuya yabancı değildir. O yazıyı başkaları…
7/10
Yazar: mary umstot
Mary Umstot, "Motoryatla Amerika’dan Akdeniz’e" kitabında dünyayı bir motoryatla dolaşmanın, Amerika’dan Akdeniz’e, oradan Karadeniz’e uzanan, 48 bin millik hikayesini, sade ve iddiasız bir dille anlatıyor. Bir trolyat olan TEKA III’te yaşamak "Okyanusları ve azgın nehir ağzı sığlıklarını aşmak; demirde ya da seyirde fırtınalarla baş etmek; bir yük gemisiyle çarpışmaktan son anda k…
10/10
Yazar: celal esat arseven
Cumhuriyetin ilanından sonra yeni Türkiye ihraç ürünleriyle birlikte kendisini Avrupaya tanıtmak amacıyla üç ay sürecek gezici bir sergi düzenler.Karadeniz gemisinde düzenlenen sergi için iş adamlarının yanı sıra içlerinde Celal Esat Arsevenin de bulunduğu çok sayıda aydın ve sanatkar görevlendirilir. Karadeniz gemisi on iki Avrupa ülkesinin on altı önemli limanına uğrayarak görevini yerine getir…
5/10
Yazar: bağdatlı abdurrahman efendi
Brezilya Seyahatnamesi, Osmanlının o güne kadar varlığından haberdar olmadığı bir dünyayı keşfinin ve bu dünyayı yeniden biçimlendirme çabalarının hikayesidir. Hikaye, tam yüz kırk yıl önce Osmanlının iki savaş gemisinin Basra Körfezine giderken fırtınaya yakalanarak Amerika kıtasına, Brezilya sahillerine sürüklenmesiyle başlar. Hikayenin kahramanı Bağdatlı Abdurrahmen Efendi, bu gemilerden birin…


Yazar: halikarnas balıkçısı
Sonsuzluk Sessiz Büyürdeki yazılar, 1950li yıllarda gazetede tefrika edilmiş, İzmir tarihi konusundaki en ayrıntılı ve özgün yazılardır. Balıkçı yazılarında, insana büyük rahatlıklar getiren teknolojik gelişmenin insanlıktan alıp götürebilecekleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Başka bir anlatımla, Sonsuzluk Sessiz Büyür, çarpık çağdaşlaşmanın çağdaş bir eleştirisi niteliğindedir.
6/10
Yazar: karel çapek
Zekice, dokunaklı, komik, akılcı, dalgacı, kutsal, şiirsel, dramatik, duygusal, doğal, sıcak, inançlı, mutlu, haikumsu, richard brautigan bunu yapabilirdimsi, evet bu kelimelerin hepsi Karel Çapek'in "Bahçıvanın Bir Yılı"nı anlatan kelimelerin sadece bir kaçı... Bahçıvanın Bir Yılı bir bahçecilik edebiyatı klasiğidir. 1929'da yayımlandığından bu yana hem bahçıvanlar hem de…
6/10
Yazar: hülya ekşigil
Hülya Ekşigil, yemek yazılarını topladığı ilk kitabı Dilim Gülümsüyo!'dan sonra, İyi Bir Yemek, Tek Başına Yenmeyen Yemektir!'de, hem yemeğin ve lezzetin geçmişten günümüze bir tür arkeolojisini yapıyor, hem de gündelik hayatın içinden gerçek olaylar ve anlarla keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. 60'tan fazla yemek tarifi ve ipuçlarıyla, mutfak hayatınızı zenginleştirecek başka pencer…
10/10
Yazar: ayşe kilimci
Bu kitapta ne yok ki? Bir kuş sütü eksik bir ab- ı hayat iksiri. Aşk büyüsü yok, onu da yazıyoruz, bizden ayrılmayınız. Kardeş sofralar var. Başrollerde ekmek, peynir, çay var. Sac tava gelir biter hamur, insan tava gelir biter ömür faslı var. Anadolu denen o ulu şölen sofrası var. Gönül dediğin neyle doyar, var. Azıcık aşkı andıran pamuk şeker bile var, hani eskiden sokaklarda yapı…
7/10
Yazar: faruk şüyün
En son söyleneceği, baştan söyleyiverelim; Lezzet İmiş Ne Var ise Âlemde'nin karnın aç olduğu hâllerde, diyetteyken, şu ya da bu sebeple bir süredir abur cubura talim edildiği o tatsız tuzsuz zamanlarda okunması -hâşâ huzurdan- yasak değilse de fena hâlde tehlikelidir! Bizden uyarması… Neden derseniz efendim, Faruk Şüyün bu kitapta sofra sofra, şehir şehir geziyor, yiyor içiyor, yemekl…
7/10
Yazar: eser tutel
Tadı damağımızdan gitmeyen "batna cila" çorbaların... sirkelerin, sarmısakların... artık bulunmayan, her mevsime ayrı Boğaziçi balıklarının, özellikle Boğaz'ın kralı Lüfer'in, kaybolan uskumrunun, çirozun... artık bir daha geri gelmeyecek eski lokantaların, Deli Hafız'ın, Abdullah'ın, Konyalı'nın, Pandelli'nin, Avcı'nın, Hüdadad'ın, Borsa'nın…


Yazar: ilhan eksen
İlhan Eksen bu kez, yüzyıllar boyunca pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, mimarisiyle, doğal güzellikleri ve toprağının bereketiyle insanları büyülemiş o ihtişamlı şehrin, İstanbulun çokkültürlü mutfağını, sahiplerinden dinleyerek anlatıyor bizlere. Çokkültürlü istanbul Mufağında Türklerin yanı sıra Rumların, Ermenilerin, Musevilerin gerek kültürleri gerekse ritüelleri ile iyiden iyiye zengin…
10/10
Yazar: philip k. dick
Palmer Eldritch'in 3 Stigmatası Altıkırkbeş PKD serisine hız kesmeden devam ediyor! Şizofreni, Ontoloji ve edebiyat arasındaki ekletik bağa bir isim verilecek olsa bunu bir tek Philip K. Dick en iyi şekilde yapabilirdi. 6.45 Yayın 'Şizofreni ve Değişimler Kitabı', 'Androdi ve İnsan' sonrasında Tanrıya bir adım daha yaklaşıyor! Özellikle 'Valis' romanı sonr…
5/10
Yazar: nihat genç
Psikoz denilen bir hastalık, balığı ağzına saplanmış olta gibi insan beynine saplanmış ve bu saplanan şey o insanın merkez üssü haline gelmiş. Anlamadınız mı, halk arasında psikopat derler, şu Falkonettiyi hatırlayın, dünya değişse hayatları değişmez, imkanlar-durumlar-olaylar değişse Falkonettinin kötücül saldırgan intikam duygusu değişmez, hani musallat oldu gitmiyor derler, psikoz aynen böyle…
8/10
Yazar: werner herzog
Sadece kült filmleriyle değil, yaşamı ve düşünceleriyle de sıra dışı bir isim olan Werner Herzog'dan benzersiz bir tecrübenin kitabı: Buzda Yürüyüş. 1974 yılının kasım ayında, geçen yüzyılın en önemli sinema eleştirmenlerinden yakın arkadaşı Lotte Eisner'in Paris'te hasta yatağında ölmek üzere olduğu haberini alınca şöyle der Herzog: Olamaz, dedim, şimdi ölemez, Alman sineması ş…
7/10
