
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Songs of Innocence and Songs of Experience
Romantik dönemin en güzel eserlerinden biridir. Dönemin önde gelen yeni platoncu (neo-platonic) edebi akımına paralel olarak, insanın bu dünyaya doğuşundan itibaren muhteşem özünden, doğadan uzaklaşmasını ve 'deneyim' (experience) ile mutlak bir yozlaşmaya ve çürümeye doğru 'düşüşünü' konu alır. Eseri orjinal dilinde okuyup layıkıyla yorumlayabilmek, doktora ve/veya üstü ünvana sahip bir akademisyenin rehberliği olmadan, imkansızdır diyebilirim.
Baskı: Şikeste
Hayatın içinden, sade, hoş öyküler. Ses rengi güzel olan bir şarkıcının gereksiz nağmelerden/tizlerden kaçınarak şarkı söylemesi gibi (arada dinginliğe ihtiyaç duyuyorum)... En beğendiklerim 'Ha Camgöz Ha Köpekbalığı' ve 'Şikeste' adlı öyküler oldu. Övgüyü hak ediyor.
Baskı: Acaba Nasıl?
Tanıtım yazısında belirtildiği gibi, noktalama işaretinin hiç kullanılmadığı, içerik olarak da okunması zor bir metin. Genelde okumalarımda çok hafif enstrümental müzik dinlememe rağmen bu eseri mutlak bir sessizlik içinde okudum! İnsan varoluşunun özünü, Tanrı'yı, ölümü sorgulayan eser , Pim'den önce, Pim ile birlikte ve Pim'den sonra olmak üzere üç bölüme ayrılmış. Pim'i,anlatıcı olmasına rağmen, adeta kendi varoluşuna yabancılaşıp ('alienation' terimini kullanmak yerinde olur sanıyorum) olan biteni dışarıdan izleyen bir göz olarak algıladım okurken. Yer yer mizahi bir dilin kullanıldığı, düz yazıdan çok bir şiir tarzına sahip eser... Beckett'in devamlı olarak kullandığı 'çamur' metaforu hayatı (Pim'e göre hiçliği) tanımlıyor: "...yüz çamurun içinde ağız açık çamur ağza doluyor susuzluk kayboluyor insanlığa dönülüyor yeniden"... Samuel Beckett'in edebi dehasına bir kez daha hayran olmadan edemiyor insan... "sonra elveda demeden gideceksin temelli bu devir devirler kapanacak böylece ya da tükenen sen olacaksın yanlızca..."
Baskı: Bir Elin Sesi Var
Burgess, televizyonda yayınlanan "Sil Baştan" adlı yarışma programı üzerinden yozlaşmış tüketim toplumunu eleştirmiş. Kitapdaki baş karakterlerden Janet, stereotip bir düşünce tarzına sahip, "bu dünya böyle gelmiş böyle gider" diyen, içinde yaşadığı toplumun sorunlarını kafasına pek takmayan bir kadın. Kocası Howard ise oldukça hassas ve eskiye özlem duyan, beyninin sahip olduğu üstün özellik nedeniyle de çok ciddi psikolojik sorunları olan bir adam. Hikaye çok kolay okunabilir nitelikte ve insanı şaşırtan bir süpriz sona sahip. Keyif aldığım bir okuma oldu genel olarak...