
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Eller
Abidin Dino ustanın birbirinden güzel sürrealist çizimlerinin metne eşlik ettiği, çok kaliteli, harikulade bir eser. Usta, şöyle çarpıcı bir son sözle nokta koyuyor metine: "Dört ayaklı bir yaratık olan atın gözlerine dikkatle baktınız mı hiç? Parmaksız bacaklarının küt uçları, ne verecek, ne de bir şey alacak durumda, böylece at ne resim yapabilir, ne de okşayabilir. Gözlerinin sonsuz kederi işte bu yüzden."
Baskı: Kavgam / Cilt 1
Yazarın, ilk bölümde çocukluk ve ilk gençlik yıllarını anlattığı, ikinci bölümde kaosun ve ölüm temasının hakim olduğu vasat(ortalama) bir otobiyografik anlatı. Yazarın sanat ve modern edebiyat ile ilgili teorilerini anlatıya dahil etmesi, kitabı vasatın üstü bir seviyeye taşımaya yetmiyor. Anlatıda, belki de her okurun kitabı okurken bekleyeceği bir climax(zirve noktası) yok. Velhasıl kelam, üzerinde oturup detaylı bir alt metin analizi yapılabilecek bir anlatı da değil. Edebiyat ile çok haşır neşir olmayan 'averaj' okuyucuya bol bol satmak için 'Tanrısal paragraflar(?!)', 'edebiyat fenomeni' vs. gibi abartılı tanımlamalar ile süslenmiş, tipik bir 'best-seller'.
Baskı: Burton on Burton
Çok seviyorum bu adamı ... Elinden ne çıksa okur ve izlerim. Kitap, özellikle Burton hayranları için mutlaka okunması gerekenlerden ... Çocukluğunda yaşadığı o bunaltıcı, adeta bir hapishane gibi gördüğü Burbank, izlediği korku filmlerinin çizimlerindeki etkisinden başlayarak ilk ilham kaynaklarını, Disney'de çalışırken yaşadıklarını, 'Ölü Gelin' e kadar olan eserlerinin incelemesini Burton'ın kendi anlatımından okuyorsunuz. Birçok röportajını izlemiş olduğum Burton'ın adeta sesini duyar gibiydim her sayfada. Jack Nicholson hakkındaki düşüncelerini okurken hele müthiş keyif aldım: "Altı kere aynı sahneyi çekiyorduk Jack'le ve bu altı farklı çekimi de filme koymak istiyordum, beni en çok heyecanlandıran aktör" demiş üstad. Kitabın Türkçe çevirisi yok şuan, benim seve seve Türkçe'ye çevirebileceğim bir eser olurdu şüphesiz ...
Baskı: Edebiyat Üzerine Düşünceler
"Şiir duyguların başı boş kalması değil, fakat şahsiyetten kaçıştır. Bunun ne kadar zor olduğunu ancak kaçacak bir şahsiyete ve duygulara sahip olanlar bilirler."
Baskı: Kaygı Kavramı
Felsefe (özellikle Hegel), Hristiyanlık (İncil; Eski/Yeni Ahit) ve paganizm ile ilgili yeterli derecede ön bilgi gerektiren bir eser esasında. Numaralandırılmış açıklayıcı notlar bu anlamda çok yararlı oldu okumam boyunca. Kierkegaard, eserde, kaygıyı günah kavramı ile bütünleştirerek, dini boyutta ele almış. Son bölümde ise psikolojik tespitlere yer verilen eserde, okura muhakkak yararlı olacak birçok öğretiye yer verilmiş : " Kişi hiçbir zaman insanlara, sonlu olan şeylere ilişkin kaygı duymamalıdır."(sayfa 157) , "En sıradan hayat bile kuşkusuz kafi miktarda tecrübeyle doludur, ama sorun kişinin kendine karşı dürüst olup olmadığıdır." (sayfa 158) Türker Armaner, kusursuz bir çeviri yapmış, bu yönüyle de okunmaya değer bir eser ...
Baskı: Nova Ekspresi
'Cut-up' tekniğini deneyimlemek açısından okumak istedim, çok uğraştım fakat 37.sayfada pes ediyorum üzülerek ... Burroughs bir dahi olabilir fakat bu eser *bana göre* 'okunması mümkün olmayan' sınıfında ... İçerdeki Kedi ile Burroughs'a tekrar dönmek istiyorum fakat Nova üçlemesinden herhangi bir eser bana çok uzak...