Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: İle
özdeşleştiğimiz noktalar oldu oruç bey ile. tanıştığıma sevindim oruç bey ile.
Baskı: Ayrılık Çeşmesi
"kaybetmeden aranmıyor. aranmadan bulunmuyor. bulununca lâyık olunamıyor." erguner güzel şeyler anlattı. en azından benim dilimden konuştu.
Baskı: Değirmen
"iyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim" üst düzey bir duyarlık. kırlangıçlar, bir gemici hikâyesi, kanal ve bir siyah fanila için, favorilerim.
Baskı: Menekşeler Atlar Oburlar
hüsnü ağbi canımız, eyvallah. sarkan yerler çokçaydı sanki. ama romanda bu biraz affedilebilir bir şey. aslında hüsnü ağbi öykü mü yazsa? ama öyküde sarkmamak lâzım. siyasi acılara tuz basılmış, inceden dokundurulmuş, güzel, yarayı kaşımaktan çok unutturmamak dert, ya da şöyle, tekrarını engellemek. barış bıçakçı ile hüsnü ağbi aynı rafta, zihnimde. tanımış olduk.
Baskı: Bozuk
hayat süpermarket, yargılar önden. şu babasızlı piçli öykülerin sayısı giderek artıyor mu? gözlemler derin. sevdim.
Baskı: Hakkari'de Bir Mevsim
sinemaya uyarlanmaya gerçekten müsait-miş. bireyi ele aldığı için ve olay az olduğu için. başka bir teknik var. has olduğu belli. ama en çok 'ansımak' fiiline takıldım.
Baskı: Yaz Düşleri Düş Kışları
metal yorgunluğu ve oyun. "çare yok. yaz bitti."
Baskı: Sırça Köşk
resim çiziyor sabahattin ali. kelimelerle. her öykünün ayrı ayrı filmi çekilir. bu her şeyi doğrudan söylemek değil; okuyucunun muhayyilesine de fırsat tanıyor. var olsun.
Baskı: Azizler ve Âlimler
evet, ortada anlatılmak istenen bir şeyler var, evet, bir fikir romanı, kabul. ama nedense dublin'in, viyana'nın o berbat hâli ilgimi çekmedi. anladım, her şey kötü ve bu dehalar buralardan kaçıyorlar. kulübeye daha erken girseler belki devamı gelirdi. ama olmadı. belki başka zaman. okumadığım kitaba da puan vermek zorunda olmam kötü.
Baskı: Tuhaf Bir Kadın
sevgili nermin, ne zaman bedri'ye öylesine tutuldu? babanın dili ziyâdesiyle karmaşık. "aklım şaşıqtır şaşıq" biçim farklı, özge bir roman. yine katarsis kimi zaman. kendini halka adayan aydının manifestosu ve serzenişi gibi bir final, nefis! nermin'in kendisiyle hesaplaşması... mustafa suphi olayı sorudan ibaret mi kalmış, yoksa ben mi anlamadım. "eksiklik kendi özümde" diyeyim ben yine de. memnun oldum leylâ erbil!