
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: İmkansız Aşk (Warenne Dynasty, #10)
Büyük beklentiyle başladığım ve beklentim karşılığını fazlasıyla aldığım bir kitap oldu. Maskeli Balodan sonra ilk defa bir Brenda Joyce kitabını bu kadar sevdim, hatta Maskeli balodan bile çok sevdim Stephen ; Sert, soğuk , dönemin en başarılı, en yakışıklı, en zengin, en gözde bekarı... Doğduğu andan itibaren, ünvanına yaraşır şekilde, kusursuz bir dük olmak için yetiştirilmiş. Zalim bir adam tarafından, ne yaparsa yapsın hak ettiği takdir ve sevgiyi göstermeyen üvey babası tarafından... Alexandra ise ayyaş bir baba ile iki kız kardeşle ile yaşayan yoksullukla boğuşan ve dikiş dikerek kazandıklarıyla ailesini ayakta tutmaya çalışan fedakar bir kadın. Saygın bir dükün asla evlenmek istemeyeceği sınıfta bir kadın. Ama karşılaştıkları ilk anda da saygın bir dükün dikkatini de çeken bir kadın. Yoksulluğuna rağmen Stephen'ın cömert ama kesinlikle ahlaksız olan tekliflerini reddedip kendi ayakları üzerinde durmaya gayret edecek kadar gururlu ve ahlaklı. Ama karşısındaki adam reddedilmeye alışkın olmayan, kararlı , inatçı, karşı koyması çok güç ve bir o kadar da çekiciyken işi oldukça zor. Ve bu ikili arasında aşk sahiden kitabın adında olduğu gibi imkansız görünüyor. Hem sınıf farklıları, hem etrafta dönen dedikodular hem de kendi içlerinde birbirlerine karşı koymak için savaşıp duruyorlar. Özellikle de Stephen mantık adamı, hayatında duygulara yer olmayan bir adamken aşk gibi bir duyguya inanıp kabullenmesi çok zor. Kabullenemedikçe de içindekilerin dışarı yansıyışı bolca kaba sözle oluyor Ve bende böyle adamları sevdiğim için kendisi benim gönlümü feth etti:) Ters, katı, öfkesi korkutucu ama aşık olduğunda da o değişim hayranlık uyandırıcı. Mesela kitapta en çok sevdiğim yer onun aşkını kabullenip, acı çektiği yerler oldu. Biraz kendi etti kendi buldu ama yetiştirildiği şartlar göz önünde bulundurulunca onun içinde kolay değildi. Sonuç olarak bana gerçek aşkı hissettiren, duygulu ve etkileyici bir historicaldı.
Baskı: Aşka Teslim (The Derrings #4)
Sophia Jordan Düğün Gecesi kitabıyla beni kendine bağlayan her kitabını da alıp okuduğum bir yazar ama hiçbir kitabında maalesef ki ilk kitabın tadı yok. Aşka Teslim ise benim için en son sıralarda gelecek historıcal romanlardan oldu. Ne konu, ne işleyiş, ne replikler akıcı gelmedi bana. Bu kitabı zar zor da olsa bitirdikten sonra açıp yeniden Düğün Gecesini okudum. Bir yazarın iki kitabı arasında nasıl bu kadar büyük fark olabilir ?
Baskı: Son Çarem (Hellions of Halstead Hall, #5)
Uzun zamandır beklediğim kitaplardan biri de Son Çarem'di ve büyük bir keyifle okundu , bitti. Sabrina Jefferies serinin ilk kitabından beri merakla bu kitabı bekletiyordu bize çünkü gizemli ölümler var ve nasılını niçinini öğrenmek için bu kitabı okumak lazım. Seri boyunca beş kardeşin aşkları tek tek anlatırken, her kitapta ölümlerin sırlarına bir adım daha yaklaşılıyor. Ve son kitapta Bay Pinter ile Celia bu gizemi çözüyor. Bence kitap serinin en iyi, yazarın çevrilen tüm kitapları içerisinde ki en müthiş kitaptı. Celia kendine güvensiz , diğer kadınlarına aksine silahlara ilgi duyan, erkeksi olduğunu düşünen ve evlenecek adaylar bulup, evlenebileceğini ailesine kanıtlamak isteyen bir kız. Seçtiği adaylar için bilgilere, araştırma yapılmasına ihtiyacı var . E bu araştırmayı en iyi yapsa yapsa Bay Pinter yapar. Ne kadar kibirli ve çekilmez olsa da. Bay Pinter ilk kitaptan beri gizemi ve karızmatik bir adamdı. Sharpe ailesindeki ölümün sırrını çözmek için dedektif olarak tutulduktan sonra ailenin içine daha da çok girmek zorunda kalır Ve tabii bu durum ailenin en küçük kız kardeşi , sürekli didişip durduğu Celia ile de daha sık karşılaşmasına neden olur. Bir de üstüne üstlük Celia karşısına çıkıp, taliplerini araştırması için ondan yardım ister. Pinter'den ! Gizlice onu arzulayan, duygularını bastırmaya çalışan ama gün geçtikçe daha da zorlanan , geçmişi yüzünden asla bu kadınla beraber olamayacağına inanan adamdan. Talipleri yanına yaklaştıkça kıskançlıktan deliren bir adamdan Sizce bu adam kıza destek mi olur yoksa köstek mi ? Okuyun ve görün derim. Kitabı yorumdan anlaşılabileceği üzerine çok beğendim. Konu, diyaloglar , işleyiş çok çok güzeldi ama anlamadığım bir şey var. Epsilon bu kitabı çok mu aceleye getirip çıkarmış ? Yıllardır beklediğimiz için çok acele edildiğini sanmam ama o zaman bu kadar fazla yazım hatası, cümlelerde eksik kalan, unutulmuş kelimeler, eksik yazılan harfler nasıl olmuş anlamadım.
Baskı: Pabucumun Ajanı -1
Pabucumun Ajanı kesinlikle okudugum en guzel aşk romanıydı. Bir kitap ki sizi hep gülme krizlerine sokacak hem de yeri gelecek boğazınızda koca bir düğüm olusturacak. özenti Amerikanvari ask hikayesi değil içten , sıcacık tamamen bizden bir öykü okuyacaksnz. Çılgın pabuç dilli vasat bir kızın kibirli , yakışıklılığı ile dillere destan ünlü iş adamı , kurumsal kasıntı Tuna Üstüner'i dize nasıl getirdiğini okuyacaksnz. Gerçi Tuna bey kendinden pek taviz vermez , kıskançlıktan delirmesine rağmen kendine yediremez , aşırı karizma bir adam ve dikkat ! Bu kitabı okuyup Tuna'ya aşık olmamak imkansız. Sahiplenici , kendinden emin , yer yer çapkın ve kesinlikle deniz'in dediği gibi o bir uranüslü :) boyle adamlar dünya da var olamaz :)
Baskı: Kara Kış Beyaz Düş
Acı , keder herkeste , her yer de aynıdır. Doğusu , batısı , kuzeyi güneyi yok bunun. Okumuşu, okumamış ya da okuyamamışı, kültürlüsü , cahili de yok.. Ya da zengini fakiri... En iyi maddi imkanlara sahip görünen insan bile aslında içinde kimsenin yaşamadığı fakirliği, acıları yaşıyor olabillir. Doğunun unutulmuş bir yerinde muhtaç bir başka kişiyle aynı , ortak kaderi paylaşıyor olabilir. Kara Kış Beyaz Düş bunu bize çok güzel , etkileyici ve tüylerinizi diken diken edecek , başarılı bir anlatımla gösteriyor. Kitap hakkında söyleyebileceğim çok söz var ancak büyüsünü kaçırma korkusu yaşıyorum . Kitap farklı yerlerde , farklı kültürlerde yaşayan iki insanın kesişen ortak acılı kaderlerini ve birbirlerine sığınmalarını, bir birlerine umut, ışık olmalarını anlatıyor belki ama bu çok yüzeysel olur. Zeynep anlattıkça siz onun içindeki ikilemlerden öyle bir etkileniyorsunuz ki, üzülüyorsunuz , destek olmak istiyorsunuz, kendini harap ediyor kız ama öyle bir durumla , öyle bir adamla karşı karşıya ki bu soruları kendine sormadan , ikilem yaşamadan edemiyor. Çünkü adam okları ona doğru çevirmeyi çok iyi başarıyor. Öte yanda Akgül var. Zor bir hayatı sırtlamış. Neyse ki karşısına Zeynep çıkıyor ama birbirlerinin yaralarını sarsalar bile izleri nasıl geçecek ? Bir de Güven var. Adı gibi güven veren, aşk veren , sabırlı bir adam. Zeynep'in o yaşadığı hayatta karşısına çıkan en büyük şansı sanırım. Ve benimde en büyük şanslarımdan biridir bu kitabı okumak Severek okudum. Olaylar sanki gerçekte yaşanıyordu da ben olaylara tanık oldum. Aslında yaşanıyor böyle şeyler. Görmüyoruz belki ama biliyoruz, okurken bunun etkisi olsa gerek daha da üzüntü duydum. Ama Fatma Erdek bizi üzüntülerle bırakmıyor, kitabı kapatırken tebessüm ediyorsunuz çünkü tüm acılarına rağmen hayat Zeynep ve Akgül ' e sonunda gülüyor. Kara Kış Beyaz Düş , kesinlikle tavsiye edeceğim , okuyun diyeceğim kitaplardan oldu. Ama keşke biraz daha uzun olsaydı. Keşke Zeynep ve Güven aşkı biraz daha fazla olsaydı. Mutluluklarını okusaydık daha fazla. Bu bir aşk romanı değil biliyorum sadece araya çok güzel bir aşkta serpiştirilmiş bir roman ama işte romantik kitap hayranı ruhuma söz geçiremiyorum
Baskı: Geceyarısı Tutkusu (Tuzak Üçlemesi, #3)
Aslında sevdiğim yazarların , pek sevemediğim kitaplarına yorum yazmam çünkü kendimi yazara haksızlık etmiş gibi hissediyorum ama bu kitap için bir nazar boncuğuydu sanırım diyeyim ve yorumuma öyle başlayayım Kit ve Eliza aşkı benim abartısız yıllardır beklediğim ve büyük umutlarla başladığım bir aşktı. Yayınevi uzun süre çıkarmadığı için sürekli yabancı sitelerden anlayabildiğim kadarıyla yorumlarına bakıyor, konuyu okuyordum. Ve masum bir kızın , çirkin ördek yavrusunun kuğuya dönüşmesini, çapkın erkeğin bir anda onu fark etmesinin masalını okuyacağımı biliyordum. Hatta onu evlendirmek için uğraşacakken kendini kıza aşık bulacak ve evlenmesini düşünmek bile onu çıldıracak hale getirecekti vs vs... derken bu yüzden daha bir heyecanla bekliyordum. Evet, konu tam bir klişe ama ben bu klişeyi gerçekten çok severim ve klişe dediğimiz konular güzel bir anlatımla unutulmayacak bir hale gelir ama... işte burada bir ama var o da yazar benim beklentilerimi karşılayamadı. Okuyabildim mi ? Evet tek gece de bitirdim. Sıktı mı ? Hayır sıkılmadım da ama hafızamda yer edecek bir roman olarak da kalmadı. Belki de beklentileri çok üst seviye de tuttuğum için belki de serinin ilk kitabıyla arasında ciddi anlamda uçurumlar olduğu için, belki de karakterleri umduğum gibi bulamadığım için bilmiyorum. Mesela benim beklediğim Eliza çok masum, çok çekingendi ama burada kızımız bir açıldı pir açıldı. Kit bile çapkınlığı dillere destanken bence Eliza asıl fazla hızlıydı. Erkek karakter de daha muzur, çapkın ve daha dalgacı birini bekliyordum. Yeri geldiğinde de sert. Ama Kit de çok sıradan bir adamdı. Neyse ki kıskançlıkları okunmaya değerdi ki o da olmasa zaten kitap gitmezdi. Ve son bir şey de ( burası belki spoiler olabilir dikkat ! ) kitabın sonunda diğer adamın düştüğü duruma çok kızdım. Aşıklar , seviyorlar anladık da öteki adam da bu tavırlarını hiç hak etmemişti. Kit sevdiği kadını sahiplensin kabul ediyorum da daha farklı bir şekilde adamla konuşsaydılar. Resmen adamın gururunu incittiler ve Eliza hep insanlar tarafından ezilen biri olarak daha duyarlı olmalıydı. Sonuç olarak okudum, bitti , merakımı giderdim. Yazarın yeni bir kitabı daha çıksın gene okurum. Ama bir Kollarımdaki Yabancı beklemeyin derim bu kitaba başlarken.
Baskı: Görücü Usulü Aşk - Vuslat Vakti 2
Kitaba söyleyecek sözüm yok. Kelimeler yetersiz. Okuyun diyebiliyorum yalnızca
Baskı: Gecemi Aydınlat (The Hathaways, #3)
Lisa Kleypas her zaman ki gibi sizi sürükleyen, içine çeken , karakterlerle bütünleştiren bir eser ortaya çıkarmış ve şunu diyebilirim ki Gecemi Aydınlat bu seride ki en iyi kitaptı. Yazarı zaten seviyorum, ne yazsa okurum, kalemi , yer yer mizahi anlatımı, duygusal anları yaşatışı oldukça güzeldir. Bu kitapta da yanıltmıyor insanı. Harry başlarda tam bir pislik, bencil gibi görünse de hiçbir yer de kızamadım ona. Hatta ilerleyen bölümlerde sarıp sarmalayasım, sevgiye boğasım geldi. Çok karizmatikti, fazla çekiciydi ve zamanla dönüştüğü kişiliğiyle her kadının hayallerini süsleyen bir erkekti yani :) Hele kararlılığı ve tutarlılığıyla hayran kaldım yani. Kızı gördü. İstoyrum dedi ve yapacağını yaptı :) Popy ise tatlı, masum, güzel ve konuşmayı seven bir kız. Onu da çok sevdim. genel de romanlarda kadın karakterlerde masumluk kriteri benim için çok önemlidir ve kızımız iyi niyetli , masum bir kızdı. Harry'i etkiledi ki yan yana gelipte, öyle bir adamın böyle bir kızdan etkilenmemesi biraz zordu açıkcası :) Kitap aynı zamanda geçmiş kitapların karakterlerine de yer veriyor.Artık onları o kadar benimsemişim ki sanki tanıdığım arkadaşlarımı okuyor gibiyim. Ama yazar madem ki onlara bu kadar yer veriyor bari kitabı biraz uzun tutsaymış. Çok kısaydı :( Ve benim 8 puan verme nedenim de bu. Diğer karakterlere yer veriliyor , bu sefer Harry ve Poppy'i az okuyoruz. esas çiftimizi görmek için sayfaları daha bir hızlı atlayasım geldi. Öteki karakterlere yer verilmesinden kesinlikle şikayetçi değilim ama öyle bir durum varsa kitap uzun olmalı kanımca... Her neyse :) Artık yorumumu bitireyim. Ben çok sevdim, öyle sevdim ki peşpeşe iki defa okudum :) Ve en önemli yerlerinden biri de unutmadan söyleyeyim. En başından beri heyecanla beklediğim Leo ve Mürebbeyimiz arasında kıvılcımlar alev alıyor ve bu kitap onların aşkına büyük bir perde açıyor . Şimdi bekle bakalım bekleyebilirsen o kitabın çıkmasını :(
Baskı: Peşini Bırakmam
İkinci aşklı daha çok hatta çok beğendiğim bir romandı. Çapkın milyarder ve kuralcı müdürenin aşkına daha çok yer verselermiş çok daha güzel olurmuş. Başrollerin aşkını ise beğenmedim. Diğer çift olmasa bu kitabı okumazdım.
Baskı: Dublin Caddesi (On Dublin Street, #1)
Zengin yakışıklı ve kadınların iç çektiği bir adam ve acılı geçmişi olan seksi bir kadın ; tanışma , seks anlaşması, bolca sevişme, ayrılma, barışma , tripler, sırlar, kaçma, kovalamaca, kavuşma .... giden bir roman. Okumasam bir şey kaybetmezdim okudum ,merakımı gidermiş oldum. Kitap boyunca ben Braden ve Joss sahnelerini bir anda önce okuyup geçmek ve Adam ve Ellie'yi okumak istedim. Çünkü diğerlerinin ne olacağı belliydi ama bu ikilinin merakımı cezbeden bir geçmiş ve gelecekleri vardı. Ayrıca Ellie iyi niyeti, sevimli halleriyle kendini bana sevdirdi. Ve Adam ; ona zaten Joss hak ettiği şeyleri arkasından bir güzel söyledi. Neyse ki daha da gecikmeden aklı başına geldi. Yetişkinlerin okuması gereken bir roman olduğunu belirtmeliyim.
Baskı: Unutulmaz Öpücük (Fairleigh Sisters #1)
Karakterlerin sürekli sizli bizli konuşması bana samimiyetsiz gelse de beni sürükleyen, hiç sıkmayan güzel bir kitaptı. Yan karakterleri bile okurken sıkmadı. Yeri geldi gülümsetti, yeri geldi hüzünlendirdi. Okunası kitaplardan :)
Baskı: İntikam Ateşi (The Rules of Scoundrels, #1)
İlk sayfalarıyla kendimi kaptırdığım İntikam Ateşi, iyi kurgusu , başarılı olay örgüsü ve güçlü karakterleriyle en sevdiğim historical romanlar listesinde yerini aldı. Geçmişten gelen aşklar beni her zaman etkilemiştir. Koptu sanılan ama oysa ki yıllar sonra karşılaşınca hiç kopmadığı hissedilen bağlar, inkarlar, karşı koymaya çalışmalar , karakterlerin hissettikleri duygular beni çok etkiledi. Lord Bourne geçmişte bir intikam yemini ediyor ve karşısına çıkan her şeyi bencilce kendi çıkarlarına uyacak şekilde kullanıyor. Bunlardan birisi de çocukluk arkadaşı belki de aşkı Penelope. İçinde uyanan suçluluk duygusunu bastırmak için taktığı maske ile masum kızımızı üzüyor, kızdırıyor , ama bir yandan da daha da büyük bir aşkla kızı kendine bağlıyor. Bu arada kendisine olanlar da cabası ve romanın en güzel yanlarından tabii ki. İntikam almak için girdiği süreç, o süreç içinde karısıyla gerçek bir aşk evliliği yaptığına insanları inandırmak için takındıkları tavırlar, kıskançlıklar ,eğlenceli replikler, hazır cevap konuşmalarla bence okunası sevilesi , güzel bir kitaptı. Fakat daha önce de pek çok historical romanda denk geldiğim gibi bu romanda da çevirmen osmanlıca ve farsca kelimeler ya da tam aksine günümüze ait olan kelimeler kullanmış. Çevirmen o döneme çok hakim olamamış ama bunlar beni rahatsız etmeyen detaylar. Ancak bu durumlardan rahatsız duyan için bir not olarak belirtmek istedim. Bunu kusur olarak görenler rahatsızlık duyabilir. Ben çok beğendim ama kimseye mutlaka alın ve okuyun diyemem. Olur da tavsiyemle alıp pişman olan tek bir kişi olursa giden parası yüzünden suçluluk hissetmek istemem. Ben yazarı favori yazarlar listeme aldım ve serinin diğer kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. Burada kitapla tanıştığımız ve gelecekte kendi kitaplarında çok güzel aşklar yaşayacaklarının sinyalini aldığımız çiftler var.
Baskı: Küçük Bir Hayal Kur (Chicago Stars, #4)
Yaklaşık bir senedir çıkması için gün saydığım, iple çektiğim Küçük Bir Hayal Kur kitabını bitirdim ve beni diplere , sonlara, depresyonlara soktu. Bu kadar zaman sabırla bekle , eline al ve bir çırpıda okunsun bitsin :( Şimdiden Pegasus serinin diğer kitaplarını hızlıca çıkarsın diye dua ediyorum. Küçük Bir Hayal Kur güzeldi... Çok çok güzeldi. Belki serinin ilk üç kitabına göre bir tık gerideydi , çünkü diğerlerinde çılgın atışmalar varken bu kitapta atışmalar diğerlerine oranla daha az, duygusal anlar daha fazlaydı. Susan Elizabeth her kitabında güldürürken boğazı da düğümleyen sahneler yazıyor ama bu kitapta küçük bir çocuğun ürkekliği, karısıyla, oğlunu kaybetmiş bir adamın acılı geçmişi ve haksızlığa uğrayan bir kadının dramıyla insanı sarsıyor. Yazarın sevdiğim diğer bir yönü de kitaplarında tek aşkla yetinmiyor. bizde tek aşkla yetinmediğimiz için iyi anlaşıyoruz kitaplarıyla :) Burada Sensiz Olmaz kitabından tanıdığımz papaz Ethan Bonner'ın da aşkı buluşuna şahit oluyoruz. Hem de ne aşk. En sevdiğim konu. En sevdiğim şekilde :) Ben kitapta bu aşkı daha çok sevdim. Şimdiden karakterleri özledim, tekrar tekrar okuyacağıma eminim. Herkese tavsiye ederim. 10 da 10 :)
Baskı: Adı Aşk Olmalı
Karizmatik bir adam, çılgın bir kadın... zıt karakterlerin bir araya geldiği tatlı bir aşk hikayesiydi.
Baskı: Sensiz Olmaz (Chicago Stars, #3)
Susan Elizabeth Philips günümüz aşk romanlarının en sevdiğim kalemlerinden biri. Bu kitabıyla da tahtında yerini koruyor. Romantik, eğlenceli bir kalem. Birbirinden zıt karakterleri bir araya getirip , mizahı ve duygulu anlatımıyla harika bir eser çıkarmış. Dört dörtlük ve kesinlikle kusursuz bir kitaptı.
Baskı: İçinde Aşk Saklı (Westmoreland, #2)
Hayatımın ve hayallerimin aşkı Clayton... Nasıl bir adamsın sen. Herkese tavsiye edebileceğim en sevdiğim aşk romanlarından biri.
Baskı: Frederica
Bu kitap benim ömrümü yedi. Arka kapak konusuna aldanıp aldığım ve pişman olduğum bir roman.
Baskı: Gönlünü Kimseye Kaptırma (Liar's Club #1)
En sevdiğim , en eğlendiğim historical romanlardan biri. Özellikle kadın karakterine hayranım :)
Baskı: Ya Hep Ya Hiç
Kütüphanem de uzun süre bekleyen ve gerilere attığım kitaplardan biriydi. Evet , belki kötü olduğunu düşündüğüm için geri plana attım ama iyi ki atmışım çünkü kıtlık zamanlarıma harika , ilaç gibi gelmişti. Başarılı bir roman ve çok tatlı karakterlere sahip.
Baskı: Kralın Buyruğu (The DeBurghs, #2)
Bu kitap benim için büyük sürpirz oldu. Çünkü bu kadar beğeneceğimi hiç düşünmemiştim açıkcası. Çok başarılı bir kurguyu, çok güzel bir şekilde anlatmış yazar. Şanslıymışım ki bu yazara denk gelmişim.
Baskı: Kalbimi Çaldın
Kimileri bu kitabı vasat buluyor belki ama bence yazarın ilk historical kitabı olarak oldukça başarılı. Yazarımız zaten çizgisini en üst seviyeye daha sonra ki kitaplarıyla çıkarmış ama Kalbimi Çaldın da okuduğum pek çok historicaldan çok çok daha başarılı.
Baskı: Aşkın Ateşi (Ateş Serisi-1)
Güldüm, hüzünlendi. Yeri geldi ağlayabilecek raddeye geldim. Kızımız çetin ceviz, adamımız karizmanın isim bulmuş hali. Yazarın kalemi çok başarılı. Replikler şahane. Okunası, taptalı romanlardan
Baskı: Tatlı Tuzak
Beni bu kitabıyla kendisine aşık eden yazar. Kaç defa okudum, defalarca da okurum. Connor odunsun ama Elisha'ya yaptığın tüm odunluklarda içten içe kendinde çektin. Yandın, kavruldun , acı çektin , çektirdin ve okurken beni benden aldın. Mutlaka okunmalı diyebileceğim kitaplardan.