gazi-calıskan, 14 adet değerlendirme yapmış.  (2/2)
  ileri »
Aşkın Kollarında (American Heiresses, #2)
Aşkın Kollarında (American Heiresses, #2)

9

Aşkın Kollarında Aşk bazen sizin adım atmanızı bekler.Kişi doğruysa,zaman ve mekan doğru olmak zorunda değildir. Clara için de doğru olan yalnızca kişiydi.Gerçi bundan bile emin değildi.Çapkınlığıyla nam salmış bir adama güvenmek doğrusu pek kolay değildi.Ama Clara sebebini bilmediği bir şekilde o adama,Seger’a karşı konulmaz bir arzu duymuştu.Hem de bir maskeli baloda,yüzünü bile görmeden. Yanlış,yerde yanlış zamanda olsa da doğru kişiye kapıldığını hisseden Clara,Seger’ı yeniden görmek için aynı baloya tekrar katılmayı bile göze alacak,aşk için pek çok ‘’çılgın’’adım atacaktır. Aşkı hissettiğinde onu yakalamaya çalışan Clara,Seger ile gerçekten tanıştığında tutkuları arasında erirken,kimseye bağlanmayı istemeyen,günübirlik ilişkiler yaşayan Seger ise fark etmeden Clara’yı daha çok arzular hale gelecektir. Yalnızca arzular üzerine bir ilişki kurduklarını düşünürken Clara kendini aşkın kollarında bulacak ve Seger’ın sarsılmaz kale gibi duran kalbi Clara’nın karşısında yerle bir olacaktır. Seger’ın yıllar önce maziye gömdüğü eski sevgilisi her seferinde Clara’nın aşklarını sorgulamasına yol açarken,Seger’ın bir daha aşık olabileceğine inanmayışı birlikteliklerini beklenmeyen sınavlarla karşılaştıracaktır. Sinsi planlar çeviren Seger’ın üvey annesi ve kuzeni ,,Clara ve Seger için kötü sonlar hazırlarken Seger aşk karşısında pek çok zorlu karar vermek zorunda kalacaktır. Aşkı yakalamaya çalışırken kaderin oyunları Clara’ya neler getirecektir? Seger aşk denen şeyi yeniden hissedebilecek midir? Peki ‘’Aşkın Kollarında’’ olmak geçmişi ve diğer her şeyi unutturabilecek midir? Sayfalar sizi 1800’lü yılların İngiltere’sine götürürken bu yolculuğa hayır diyemeyeceksiniz.Daha ilk sayfalardan kitabın sürükleyiciliğine kapılıyor,lordlar,dükler,düşeslerle tanışıyor ve aşkı tadıyorsunuz.Arzu dolu sahnelere yer verirken,tutkulu betimlemelerle buluşuyor,kendi yüzyılınızdan sıyrılıp başka bir yüzyıla adım atıyorsunuz. ‘’Aşık olurken bunu anlamazsınız.Yalnızca Aşkın Kollarındayken fark edersiniz.’’

Beni Aşka İnandır (American Heiresses, #1)
Beni Aşka İnandır (American Heiresses, #1)

10

Tarihi bir aşk yolculuğu bu kitabın sayfalarında başlıyor… Amerika’dan unvan sahibi olmak için İngiltere’ye gelen varislerin balolarda bir araya gelerek kendilerine eş aradığı dönemleri anlatan bu kitap dönemin kurgusal gerçekleriyle dolu. Annesinin isteğiyle kendisine bu balolarda münasip bir eş ve aynı zamanda unvan arayan Sophia içten içe gerçek aşkı bulmayı da dilemektedir.Ve gittiği balolardan birinde cazibesiyle Sophia’yı kalbinden vuran Wentwort Dükü James unvanı ve şöhretiyle ulaşılmaz bir hedef gibi görünmektedir. Ama Sophia’nın çekimine kapılan James durumunu da göz önünde bulundurunca bu zengin varisi kızı yani Sophia’yı diğer pek çok kişi gibi elde etmeye çalışacaktır. Unvanı ve ona olan ilgisi sebebiyle James’e yüreğini açan Sophia hep peşinden gittiği ihtirası bulduğuna inanmaktadır.Oysa,para ve unvan savaşları içinde gerçekler ortaya çıkarken Sophia bu aşkın doğrulunu irdeleyecek James’in hayatına girerken büyük entrika ve sırlar içinde sıkışacaktır. Kitap başlarda bize ihtiraslı bir aşk ve tutkulu anları yaşatırken sonlara doğru bir gerilim de katacak ve merak unsurunu arttıracak.James’in kardeşi Lily hakkında yaşanan gelişmeler ve yıllardır gizlenen bir gerçeğin ortaya çıkması sanırım kitabın doruk noktasıydı ve oradan itibaren kitabı soluksuz okudum. Tarihi aşk konusunda oldukça başarılı olmasıyla beraber sağlam kurgusu ve etkileyici sahneleriyle zihin dünyamızda gerçekçi bir şekilde canlanan Beni Aşka İnandır kitabı okunması gereken historicaller arasında olmalı. Aşkın çekimine karşı koyamayan ve her şartta aşka inanmayı seçen Sophia ve James’in öyküsü belki size de aşkı inandıracak…

Şans Bilekliği
Şans Bilekliği

10

Uzun uzun yazmaya gerek yok kısaca kitabın çok başarılı olduğunu söyleyebilirim.Çünkü yazarımız kalemi güçlü olan biri ve başarısını kitabında da göstermiş.Kitap, okuyanlara yeni bir başlangıç kazandırabilir.çok başarılı bir kitaptı...

Gül ve Avcı
Gül ve Avcı

10

Gül Ve Avcı Yazarımız Asude harika bir roman ve eşsiz karakterler yaratmış bu eseriyle. Mükemmel,eşsiz,harika vb. gibi tüm beğenme kelimelerini bu kitap için kullanabiliriz Sayfaları çevirdikçe kurgu yeni bir boyut kazanıyor ve her seferinde şaşırtıcı olaylarla karşılaşıyoruz.Olaylar basit bir kurgu içerisinde değil,farklı ve üzerinde uzunca düşünülmüş bir kurgu etrafında gelişiyor. Sonrasında tahmin edemeyeceğiniz,sonunu merak edeceğiniz ve heyecanla karşılayacağınız pek çok olayla karşılaşacaksınız.Öyküleriyle büyük beğeni toplayan yazarımızın bu ilk romanında sihirli kaleminin ve büyülü kelimelerinin etkisini hissedecek ve her şeyden önce bu kitabı çok seveceksiniz… Beğeni kelimesi bu kitap için biraz az kalır.Beğeniden çok daha fazla bir haz ile okunacak türden bir kitap bu.Kapak görseli ile kitaplığın başköşesinde yer alacak,yaşattığı aşk duygularıyla akıllara kazınacak bu romanı okumak büyük zevk bitirmek ise sonu geldiği için üzüntü olacak…Her güzel şeyde olduğu gibi Gül Ve Avcı’nın da bir sonu var maalesef.

Melekler Zamanı
Melekler Zamanı

10

Nasıl anlatılır ki bu aşk ve hüzün dolu roman...sadece okuyarak hissedebilirsiniz bu duyguları...tavsiye ederim herkese :)

Sherlock
Sherlock

10

Gerilim ve heyecan dolu bir macera…Sherlock’un yaratıcısının kayıp günlüğünün peşinde amansız bir takip… Sör Arthur Conan Doyle’un kayıp günlüğü yıllardır bulunamayan bir gizem iken bu günlüğü bulduğunu iddia eden Cale tüm Sherlock Holmes hayranlarını heyecanlandırır… Baker Sokağı Serserileri isimli Sherlock hayranlarının kurduğu grup bu haberi sevinçle karşılar ve kayıp günlüğün sırrını öğrenmeyi hevesle beklerler..Ancak günlüğü bulduğunu iddia eden Cale odasında gizemli bir şekilde ölü olarak bulunur…Tabi ki günlük de ortalıklarda yoktur…O sırada Baker Sokağı Serserileri’ne yeni katılan Harold farkında olmadan ipuçları toplamaya başlar ve Sarah ile birlikte kayıp günlüğün takibinde bulurlar kendilerini… Peki ama Sarah aslında kimdir? Arthut Conan Doyle’un kayıp günlüğü yıllar önce yanarak yok mu olmuştur?Yoksa Doyle’un eşyaları arasında kayıplara mı karışmıştır..? Arthur Conan Doyle’un Bram Stoker ile olan sürükleyici öyküsüne de tanık olurken inanılmaz bir kurgu ve gerilimin içinde kayboluyorsunuz… Sherlock Holmes tadında harika bir gerilim kitabıydı…

Bakire
Bakire

10

Gerçektende merak unsuru fazla olan bir kitaptı ve bu sebepten ötürü sürekli okumak ve sırları öğrenmek istiyor insan…Kurgusu çok başarılı zaten bol ödüllü yazarımızdan da bu beklenirdi.Sonuna kadar merak ederek ve severek okudum kitabı. Öncelikle Smallplains te herkesin kutsal atfettiği ama kimliği bilinmeyen Bakire isimli mezarın sırrı üzerinde duruluyor kitapta…Mezarın kime ait olduğu bilinmese de yerli halk ona Bakire demeyi tercih ediyor.En başından beri Bakire’nin kim olduğunu bilen kişi Mithc ve bildikleri yüzünden ailesi onu kasabadan uzaklaştırmak zorunda kalıyor..Mitch geride pek çok şeyi bırakırken sevdiği kızdan da vazgeçmek zorunda kalıyor…Sırlar ise Mitch yıllar sonra kasabaya dönünce bir bir ortaya çıkmaya başlıyor… Abby ise Mitch’in geride bıraktığı kız..Onca yıldan sonra Mitch’ten nefret ettiğini düşünüyor ama Mitch geri dönünce duyguları tepetaklak oluyor.. Vahşi bir cinayetin peşinde soluksuz bir gerilimle okunan bu romanda olaylar hiç beklenmedik şekilde gelişiyor ve neler olacağını tahmin bile edemiyorsunuz… Bakire’nin ölümü ve kimliğinin gizlenmesi için yapılan vahşetin sebebi hiç ummadığımız bir şekilde ortaya çıktığı için ürpetici ama bir o kadar da güzel bir sonla bitiyor roman…

  ileri »