Şans Bilekliği

Rüzgarla Gelenin yazarından yüreklerde iz bırakacak yepyeni bir hikâye...

Bu sıcacık, eğlenceli ve içtenlikle anlatılmış öyküde eski yaşamını tamamen bir kenara bırakan ve ilk kez kendini keşfetmeye çalışan unutulmaz bir kadın bulacaksınız.

Uzun zamandır obeziteyle mücadele eden Stevie Barrett, neredeyse hayatını kurtaracak bir operasyon geçirmek üzere, tekerlekli sandalye eşliğinde ameliyathaneye götürülür. Operasyonun ardından hırıldamadan yürümeyi başarabilen, kendi kendini iyileştirmek için bir bahçe yetiştiren ve tahtadan muhteşem sandalyeler yaparak onları boyayan yepyeni bir Stevie doğar.

Fakat hayatında değişen onca şeye rağmen, aynı kalan ufak birkaç detay vardır. Stevienin utangaçlığı, yakasını bırakmaya pek niyetli değildir. Bu nedenle, yakışıklı komşusuna duyduğu ilgiyi gizlemek zorundadır. İşler tıpkı onu küçük bir kızken yanına alan ailesinde olduğu gibi, çalışmakta olduğu hukuk bürosunda da yolunda gitmemektedir. Üstelik bir zamanlar en iyi arkadaşı olan kişi, verdiği kilolar yüzünden kendisine farklı davranmaya başlamıştır.

Stevienin yeni hayatında karşılaştığı en zorlu mücadele kendisini tanımayı öğrenmek olacaktır. Kendisinin aslında kim olduğu, kim olmak istediği ve eski Stevienin bu günlere nasıl geldiği hakkında şaşırtıcı cevaplarla karşılaşmaya başlayacağı bu içten ve eğlenceli yolculuk sizleri bekliyor.


"Sayfaları yeni edindiğim arkadaşlarımla vakit geçirir gibi çevirdim."
-One Book at a Time-

"Kitap hakkında yazılanlar, hatta yazarın kendi betimlemeleri bile, bir kitabın nasıl aynı anda hem hayat dolu ve eğlenceli, hem de ürkütücü olabileceğini açıklamakta yetersiz kalıyor."
-Publishers Weekly-

"Şans Bilekliği, yürek burkan şizofreni gerçekliğinin yanında okuyucusuna sunduğu sevgi ve neşe ile ruhunuzu aydınlatacak."
-The Crowded Leaf-

"Hayatın birçok yönüne değinen, güçlü bir hikâye."
-Fresh Fiction-
(Tanıtım Bülteninden)

Rüzgarla Gelenin yazarından yüreklerde iz bırakacak yepyeni bir hikâye...

Bu sıcacık, eğlenceli ve içtenlikle anlatılmış öyküde eski yaşamını tamamen bir kenara bırakan ve ilk kez kendini keşfetmeye çalışan unutulmaz bir kadın bulacaksınız.

Uzun zamandır obeziteyle mücadele eden Stevie Barrett, neredeyse hayatını kurtaracak bir operasyon geçirmek üzere, tekerlekli sandalye eşliğinde ameliyathaneye götürülür. Operasyonun ardından hırıldamadan yürümeyi başarabilen, kendi kendini iyileştirmek için bir bahçe yetiştiren ve tahtadan muhteşem sandalyeler yaparak onları boyayan yepyeni bir Stevie doğar.

Fakat hayatında değişen onca şeye rağmen, aynı kalan ufak birkaç detay vardır. Stevienin utangaçlığı, yakasını bırakmaya pek niyetli değildir. Bu nedenle, yakışıklı komşusuna duyduğu ilgiyi gizlemek zorundadır. İşler tıpkı onu küçük bir kızken yanına alan ailesinde olduğu gibi, çalışmakta olduğu hukuk bürosunda da yolunda gitmemektedir. Üstelik bir zamanlar en iyi arkadaşı olan kişi, verdiği kilolar yüzünden kendisine farklı davranmaya başlamıştır.

Stevienin yeni hayatında karşılaştığı en zorlu mücadele kendisini tanımayı öğrenmek olacaktır. Kendisinin aslında kim olduğu, kim olmak istediği ve eski Stevienin bu günlere nasıl geldiği hakkında şaşırtıcı cevaplarla karşılaşmaya başlayacağı bu içten ve eğlenceli yolculuk sizleri bekliyor.


"Sayfaları yeni edindiğim arkadaşlarımla vakit geçirir gibi çevirdim."
-One Book at a Time-

"Kitap hakkında yazılanl... tümünü göster


Değerlendirmeler

değerlendirme
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Kendi türünden bekleneni karşılayan akıcı bir kitaptı.

6 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Cathy Lamb'in Rüzgarla Gelen kitabı gibi bu kitabını da pek beğenmedim ..Avukat yardımcısı olan aşırı kilolu ve utangaç bir kız kalp krizi geçiriyor ve midesini küçülttürüyor sonuçta zayıflıyor niye bu kadar kilo almıştı zaten ilk sayfalarda bunun cevabı var ..eee sonra ..bu yazar bu hikayelerini kesinlikle kısaltmalı ..

6 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

ŞANS BİLEKLİĞİ-Cathy LAMB tüm uğraşlarıma rağmen bitti…
3 gündür yavaş yavaş okuyorum ama bitti…
bazı kitaplar vardır bitmesini istemezsiniz işte bu kitapta onlardan biri…
kitap ve karakterlerle aramda çok güçlü bir bağ oluştu ve elveda demek çok zor oldu…
son sayfayı okurken bildiğiniz üzüldüm…
Stieve’den ayrılmak ondan kopmak istemedim…
şu an ne mi yapmak istiyorum?
önüme çıkan herkese ŞANS BİLEKLİĞİ’ni okuyun demek istiyorum…
benim kadar kitabı, konusunu, karakterlerini sevin demek istiyorum…
ölen kızkaedeşin acısı 24 yıl geçse de nasıl azalmaz
okuyun, öğrenin istiyorum…
bir sürü dert ve keder için de ve kötü insanların
elinde de büyüseniz
içinizde ki sevgi hiç bitmezmiş onu öğrenin istiyorum…
dış görünüşüne göre yargılanmanın insana ne
kadar üzüntü verdiğini,
bir kişinin bile onu yargılarken neden bu halde
olduğunu merak etmemesinin
daha da üzücü olduğunu okuyun ve aklınızda kalsın istiyorum…
üç psikolojik bunalımlı insanın birbirine ne kadar
değer verdiğini, sevdiğini ne kadar düşkün olduğunu
okuyun ve benim gibi içiniz cız etsin istiyorum…
Stieve ve ailesini benim kadar sevin ve bağlanın istiyorum…
çünkü biraz çatlak olsalar da oldukça sevilesi insanlardı…
sanırım o çatlaklıkları onlara olan sevgimin en büyük nedeni :)
onların birbirine bağlılığı okunmaya ve uğruna göz yaşı dökmeye değerdi..
Stieve’nin başından geçen trajik olaylardan sonra nasıl içine kapandığını,
nasıl öz saygısını yitirdiğini, kendini nasıl suçladığını
ve bunları atlatmak için kendini nasıl yemeğe
verdiğini okurken onunla birlikte yaşıyorsunuz…
sonra iyileşmeye çalışırken, kabuğundan çıkmaya uğraşırken,
daha fazla insana güvenmeye ve sevmeye
uğraşırken onunla birlikte korkuyor,
şüphe duyuyor, keşfediyor ve mutlu
olmaya cesaret ediyorsunuz …
zaten yazarın kabiliyeti de burada,
ilk sayfadan itibaren okuyucuyu
kitaba bağlıyor, konuya hapsediyor…
özellikle kurduğu cümleler duyguları o kadar
iyi ifade etti ki benim için
yazarın kalemine tekrar hayran oldum…
bazı yazarlar böyledir…
onlar bir cümle kurar siz bir dünya duygu,
düşünce, olay anlar ve yaşarsınız…
işte Cathy Lamb da onlardan biri…
beni m yorumlarıma az çok göz atmışsanız bilirsiniz ki
ben genelde okuduğu her kitabı beğenme eğilimde olan biriyim…
ama bazı yazarlar sevmenin ötesindedir benim için …
bunlar öyle çok da fazla değildir…
Laurell K. Hamilton ve Rita Hunter’dan sonra
işte Cathy Lamb’de benim için artık o kategori de…
kurduğu cümlelerin güzelliğine,yarattığı kurgu dünyanın ihtişamına
ve karakterlerinin her birine aşık oluyorum….
yorumum uzadı da uzadı biliyorum…
buraya kadar okumayı başardıysanız ne mutlu bana…
bu kadar yazdığım şeylerin özeti ise bu kitabı MUTLAKA OKUYUN!!!
bence çook seveceksiniz :)

6 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

http://illekitap.blogspot.com/2013/11/cathy-lamb-sans-bilekligi.html

Okurların bu yazarı neden bu kadar sevdiğini anladım... çünkü karakterleri bizlerden biri... mükemmel değiller... kusursuz değiller...

Ülkemizde ikinci kitabı yayınlanan Cathy Lamb'in kalemine dair bir yorum yaptıktan sonra kitap yorumuma geçeceğim. Yazarın kalemi akıcı ve kendinizi kaptırarak okuyabileceğiniz bir kitap. Duyguları kelimelerle çok iyi ifade ediyor ve okura bu duyguları hissettiriyor. Hiçbir şeyi yüzeysel geçmiyor derinlemesine inceliyor. Beğendim cidden güçlü bir kurgu güçlü bir kalemle birleşmiş ve ortaya "Şans Bilekliği" kitabı çıkmış!

Imm... yorumuma nasıl başlasam bilemiyorum.Çok nadirdir bir kitaba dair diyecek pek bir şeyimin olmaması. Lütfen, yanlış anlamayın sevmediğimden değil sevdim hemde çok sevdim kitabı. Cidden çok güzeldi ve şiddetle tavsiye edebileceğim bir kitaptı ama bazen bazı kitapları anlatmaktan çok okumak ve okurken de yaşamak lazım işte "Şans Bilekliği" kitabı da bu tür bir kitap.

Ama ufak tefek söylemek istediğim şeyler var. Genelde okuduğumuz romanlarda kusursuz görünüşte kadınlar ya da erkekler okumaya o kadar alışmışız ki buradaki karakterlerin bu görüntüde olmayıp bizden biri gibi olması, her an her yerde karşılaşabileceğiniz özelliklerde olması kitabı diğer kitaplardan ayıran bir özellik.

Arkadaşlık, aile ilişkileri o kadar iyi işlenmişti bu tür hayatlar var dünyanın bir yerlerinde diyorsunuz. Kitap belki kurgu olabilir ama aralardaki bazı detaylar o kadar gerçekçi ki... işte bu okuru daha fazla etkiliyor. En azından beni...

Lance, Stevie ve Polly arasındaki sohbetlerde zaman zaman eğlendim, hatta Stevie'nin Jake'ten kaçma eğilimi ve onunla karşı karşıya geldiğindeki davranışları beni eğlendirdi ama geçmişe dönen yerlerde insanın içini o kadar buruyordu ki... Bir an eğlenerek okuduğun kitap bir an için acıları sana gösteren bir kitap haline geliyordu!

Çok uzatmayacağım ve kitabı sizlere tavsiye edeceğim. Güzeldi ve gelecekte bir gün tekrardan okumak isteyeceğim bir kitap oldu. İşe giderken yollarda, akşam eve geldiğimde yorgunlukla okuduğum bu kitaba inanıyordum ki daha bir özenle okursam asıl o zaman hak ettiği gibi okunmuş olacak diye düşünüyorum.

Yine çok uzattım. Kısa keserek sizlere kitabı tavsiye ediyorum. :)

6 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Şans Bilekliği / Cathy Lamb

Yazarı ikinci kez hayatıma dahil etmekten mutluluk duyarak, bu kitabını da Kitaplığıma kaldırmış bulunmaktayım. ..
Kitabın ilk giriş kısmı öyle bir başlıyor ki ne olduğunu anlayamıyorsunuz ve kendinizi, kalın ve minnacık harflerle yazılmış olmasına rağmen kitabın 100.sayfasinda buluyorsunuz. ...

Yazarı ilk okuduğum RÜZGARLA GELEN kitabında tanıdım ve tanımaktan gurur duydum. Yazdığı satırlarda herşeyi okumak mümkün. Bir an eğlencenin dibine vururuyor ve ilerleyen sayfalarda hayatın gerçek dramıyla öyle bir dağılıyorsunuz ki bunu ancak okuyarak, içinize sindire sindire hissediyorsunuz...
Kural bu kitabında da değişmemiş....

1980 yılının Temmuz ayında başlıyor her şey. .. (Yazar bu kısmı öyle bir anlatmış ki soluksuz okumanız garanti)

Stevie henüz on yaşında ve kızkardeşi Sunshine ile şizofreni olan annesi Helen'in kullandığı arabada bilinmeze doğru savrularak ilerliyor ve annesini durdurmak için mücadele etmeye devam ediyor.

(tüylerimin diken diken olduğu doğrudur).

Araba en son köprü de durduğunda Stevie başlarına gelecekleri anlamıştır . Şimdi kızkardeşi ile birlikte karanlık sulara atılmanın korkusu ile annesine adeta yalvarmaya başlar.

Aradan gecen yıllarda Stevie geçmişi unutmak için kendini yemek yemeğe vurur. Kalp krizi geçirir ve geçmişine elinden geldiğince sünger çeker ve geçirdiği mideye kelepçe ameliyatları ile üzerinden yetmiş kiloluk bir ağırlık atar.

Şimdi dümdüz bir karnı, dönüp tekrar bakılası bir vücudu vardır. Ama bunların hiç biri geçmişini, Sunshine 'yi unutturamaz....
Stevie bir avukatlık ofisinde avukat yardımcısı olarak çalışmakta. En son aldıkları davada Stevie'yi duygusal anlamda zor günler beklemektedir. Ve inanın bende onun kadar zor zamanlar geçirdim diye bilirim. Ne demek istediğim kitapta saklı, okurken bana hak vereceksiniz garanti edebilirim....
Tüm bunlar geçmişinden gelen sorunlar yüzünden belki ama insan kendini Stevinin yerine koyunca "ben dayanamazdim" demekten de kendini alamıyor. Geçmişinde ailesi geleceğinde yine ailesi Stevie’nin kendini sevme ve sevdirme çabalarını okurken yine yeniden hak vereceksiniz…

Kızkardeşi, Annesi ve o köprünün üstünde yaşanılanları ve incecik bir kız olduğunda, kendine alışma dönemini okurken bilmediklerinizle satırların arasında kaybolacaksınız bu da garanti…

Unutmadan... Beni etkileyen kitabın bir diğer yanı, Helen'in yani Stevie'nin annesinin olduğu bölümlerdi.

Ve kitabın sonu...

Ben bu yazarın sonlarını okumayı, ara ara akmaması için mücadele verdiğiniz gözyaşlarınızı serbest bırakmak için son sayfaları dört gözle bekliyorsunuz. Stevie’nin çıktığı küçük bir yolculuk bunun tek sebebi....

Ve RÜZGARLA GELEN kitabında olduğu gibi. Bu kitabı da TAVSiYEMDiR....

6 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Uzun uzun yazmaya gerek yok kısaca kitabın çok başarılı olduğunu söyleyebilirim.Çünkü yazarımız kalemi güçlü olan biri ve başarısını kitabında da göstermiş.Kitap, okuyanlara yeni bir başlangıç kazandırabilir.çok başarılı bir kitaptı...

6 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı. Birinci kitap olan Rüzgarla Gelen 'in yanında bu kitap harika bir çok konuyu içermesine rağmen anlatımı bakımında son derece ağır ve sıkıcıydı. Yazar yazdıkça konuların tekrarını okudum diyebilirim. Yer yer trajik, duygusal ve hatta bazı yerlerde tebessüm etmeden geçemeyeceğim bölümler oldu..Tabi ki yine de okunabilir bir roman..

6 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İşte yaşama tutunma yeniden ayağa kalkma hikayesi diye buna derim ben... Ne kadar trajik olursa olsun biz istersek her şey tekrar yoluna girebiliyor gerçekten.Ve bu kitabı okuduğuma çok ama çok memnunum. Dostluğun, ailenin ve aşkın iyileştirici gücü... tavsiye ederim kesinlikle okuyun :)
İyi okumalar canlar!!!

6 yıl, 3 ay önce

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski