crescentdark

Profil Resmi
0 takip ettiği ve 1 takip edeni var. 1 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

Profil Resmi
crescentdark okumuş.
Mezarlık Kitabı

Arkadaşlarının Bod diye hitap ettiği Nobody Owens normal bir çocuktur. Eğer bir mezarlıkta yaşamasaydı, hayaletler tarafından büyütülüp yetiştirilmeseydi ve yanında ne canlıların ne de ölülerin dünyasına ait olan sadık bir koruyucusu olmasaydı, Bod tamamıyla normal olurdu. Bir çocuk için mezarlıkta tehlikeler ve maceralar vardır, –tepenin altındaki çok yaşlı Çivit Renkli Adam, gulyabanilerin terk edilmiş şehrinin bulunduğu çöle açılan bir geçit, korkunç bir tehdit saçan tuhaf Bekçi... Ama Bod mezarlıktan ayrılırsa, ailesini de öldürmüş olan Jack denen adamın saldırısına uğrayacaktır... Sınırlar her zaman vardır –mezarlık ile onun ötesindeki dünya arasında, hayat ile ölüm arasında ve onların kesiştiği yerde. Neil Gaiman Bir çocuğu büyütmek için koca bir mezarlık gerekir. Bu kitapta en keyif aldığım şey, Bod'un kendi güzel ve harap mezarlığında ölü ve canlı arkadaşlarıyla büyümesini görmekti. Mezarlık Kitabı Neil Gaiman'ın bir başka şaşırtıcı ve harika eseri...— Audrey Niffenegger, Zaman Yolcusunun Karısı'nın yazarı. Açıkçası, Mezarlık Kitabı Neil Gaiman'ın şimdiye kadar yazdığı en iyi kitap. Kendisinin, büyüleyiciliği, cana yakınlığı, korkutuculuğu ve dehşeti tek bir fantezide toplamayı nasıl başardığını asla öğrenemeyeceğim, ama ihtişam dolu bir iş çıkardığı kesin...— Diana Wynne Jones, Howls Moving Castle'ın yazarı. 2009 Newberry Medal Ödülü 2009 Hugo Ödülü – En İyi Roman Adayı

Arkadaşlarının Bod diye hitap ettiği Nobody Owens normal bir çocuktur. Eğer bir mezarlıkta yaşamasaydı, hayaletler tarafından büyütülüp yetiştirilmeseydi ve yanında ne canlıların ne de ölülerin dünyasına ait olan sadık bir koruyucusu olmasaydı, Bod t... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 yıl
Profil Resmi
crescentdark okumak istiyor.
Northanger Manastırı

Jane Austen, gündelik yaşamdaki sıradan insanı, gerçekçi bir bakış açısıyla ele alarak romanı 'modern' bir türe dönüştüren ilk yazar olarak kabul edilir. Austen, romanlarında İngiliz orta sınıf yaşamının detayları, evlilik, aile, miras gibi konuları, yarattığı olağanüstü kadın karakterlerle toplumsal çevreleri arasındaki gerilimi ustalıkla yansıtır. Jane Austen'ın 1797-98 yıllarında yazdığı ancak ölümünden bir yıl sonra 1818'de yayımlanan romanı Northanger Manastırı, iddiasız ve pek de büyük bir servet sahibi olmayan genç Catherine Morland'ın ailesinden uzakta geçirdiği Bath tatilinde sosyal yaşamın girift ilişkileri ve aşkla tanışmasının hikâyesi. Austen'ın her zamanki sivri dilli mizah anlayışı ve zeki ve ironik kurgusuyla kaleme aldığı Northanger Manastırı, aynı zamanda evliliğin aşktan ziyade servetle ilişkilendirilmesinin ve zamanında hafifsenen roman türünün kadınla özdeşleştirilmesinin de bir eleştirisi.

Jane Austen, gündelik yaşamdaki sıradan insanı, gerçekçi bir bakış açısıyla ele alarak romanı 'modern' bir türe dönüştüren ilk yazar olarak kabul edilir. Austen, romanlarında İngiliz orta sınıf yaşamının detayları, evlilik, aile, miras gibi... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 yıl
Profil Resmi
crescentdark okumuş.
Robinson Crusoe

İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve öğretmenlere, kısacası kültür dünyamıza katkıda bulunacak herkese yararlı olacak niteliktedir







Bu dizideki kitaplar İki Şehrin Hikayesi-Charles Dickens Kaçırılan Çocuk-R. L. Stevenson Küçük Prenses-F. H. Burnett Nasrettin Hocadan Seçmeler-Anonim Robinson Crusoe-Daniel Defoe Pollyanna-Eleanor Porter Üç Küçük Robinson-R. M. Ballantyne Robin Hood-Howard Pyle 80 Günde Devrialem-Jules Verne

Robinson Crusoe İngilteredeki hayatından mutlu değildir. Çok sıkılmıştır ve dünyanın farklı yerlerini de görmek istemektedir. Bu nedenle evini, memleketini ve tüm sevdiklerini terk ederek yurtdışına seyahat etmeye karar verir.
Anne ve babasına haber vermeden, dünyayı keşfetmek hevesiyle, bir deniz yolculuğuna çıkar. İlerleyen yıllarda, sadece dünya hakkında değil, aynı zamanda kendi karakteri hakkında da epey bilgi sahibi olur. Birden fazla defa felaketle sonuçlanabilecek tehlikelerle yüz yüze geldiği deniz yolculukları sayesinde Robinson artık seyahatlerine son verip sakin bir hayat sürmek amacıyla karaya çıkıp yerleşmeyi düşünür. Fakat maceracı ruhu bu düşüncesini alt edecektir ve bir defa daha denize açılır.
Bu defasında, gemisi okyanusun ortasında batma tehlikesi geçirdiği için tahliye edilir ve mürettebattan sadece Crusoe ıssız gibi görünen bir adaya çıkarak kurtulur.







Dünya edebiyatının başyapıtlarından, Daniel Defoenun ölümsüz eseri Robinson Crusoe, insanoğlunun, güçlükler karşısında yılmadan verdiği mücadelenin, direnmenin ve yaşamseverliğinin hikâyesi. Yaşamı boyunca iyi bir denizci olmak isteyen Robinson Crusoe, bir deniz yolculuğu sırasında fırtınaya tutulup ıssız bir adaya çıkar. Yamyamların elinden kurtardığı ve adını Cuma koyduğu yardımcısıyla birlikte, 28 yıl bu adada yaşam mücadelesi verir.

Klasik, kelime anlamı olarak Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser. demektir. Bizler de Damla Yayınevi olarak dünya edebiyatının eskimeyen romanlarından oluşan diziyi siz okurlarımız için hazırladık. Romanlar sade, akıcı bir Türkçe ile dilimize kazandırıldı. Hepinize iyi okumalar...- 4.-5 ve 6. Sınıflar İçin

Ailemin üçüncü çocuğuydum. Hâlâ bir baltaya sap olamamış, aylakça düşüncelere dalıp gitmiştim. İhtiyar babam beni elinden geldiği kadar yetiştirmiş, hukukçu olmamı istemişti. Ama benim en büyük amacım, denizlerde dolaşmaktı. Bu istek yüzünden beni doğru yola sevk etmek isteyen herkese karşı çıkıyordum.İşte bu karşı çıkış, Robinson Crusoeyu ailesinden ve yaşadığı çevreden tam 28 yıl koparır. Çünkü o, macera dolu deniz yolculuklarından birinde ıssız bir adaya düşer. Burada şehir hayatının bütün imkânlarından ve insan sesinden mahrum bir şekilde yaşama mücadelesi vermeye başlar. Kitabı okurken bizleri de âdeta mücadeleye ortak eder. Daniel Defoenun Robinson Crusoe romanını ölümsüz kılan da bu özelliğidir diyebiliriz.

Daniel Defoe‘nun Robinson Crusoe adlı romanı bir insanın yalnız başına nasıl yaşabileceğini anlatan bir romandır. MEB Talim ve Terbiye Kurulu‘nun 2243 sayılı Tebliğler Dergisi‘nde yayınlanan kararı ile ilköğretim okulu öğrencilerine tavsiye edilmiştir.

Ben zavallı Robinson Crusoe, açık denizde bir fırtına sonucunda kazaya uğrayarak bu ıssız adaya sürüklendim. Arkadaşlarımın hepsi öldü. Ben ise ölümün eşiğinden döndüm.Kutsal Kitabı rastgele açınca gözüme ilk çarpan şu sözler oldu: Sıkıntılı günlerinde bana sığın, ben seni kurtarırım, sen de bana şükredersin!Tanrı beni unutmadıktan sonra bütün dünya unutsa ne çıkar?!

Robinson Crusoe, 1719 yılındaki ilk basımının ardından sadece kendisinden sonraki ada edebiyatını etkilemekle kalmamış, 18. yüzyılın başına kadar uzanagelen benzer konudaki edebiyatı da robinsonadlar başlığı altında sonrakilere bağlamıştır. Onlarca taklidi çıkan, her dönemde kahramanı yeniden yorumlanan Robinson Crusoe, kimi edebiyat tarihçilerine göre modern romanın da babası sayılmaktadır.Oyunlara, operalara, çizgi romanlara, filmlere, günümüzdeki bilgisayar oyunlarına esin kaynağı olan Robinson Crusoe, Rosseau gibi aydınlanmacıların övgüsünü almış, Marx, ünlü das Kapital kitabında, ekonomideki değerkavramını açıklamaya çalışırken bu metne de başvurmuştur.Robinson Crusoe: Doğayı değiştirirken kendini de değiştirmek.

1632 yılında Yorkta, iyi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Bremen kentinden gelen babam, ilk önce Hulla yerleşmiş. Orada ticaretle uğraşıp iyi para kazanmış ve annemle evlenmiş.

Ailesinin, özellikle babasının yoğun ısrarlarına rağmen denizci olmayı kafasına koyan Robinson, ailesini ve tüm sevdiklerini geride bırakarak açık denizlere yelken açar. Yaşadığı acı tecrübeler onun zaman zaman pişman olmasına sebep olsa da yüreğinin derinliklerindeki tutkunun ardından gider. Kendi deyimiyle; Sanırım hiçbir genç maceraperestin yaşadığı aksilikler, benimkiler kadar erken başlamamış ya da geç bitmemiştir. Çünkü evden kaçıp ilk maceraya atıldığı zaman henüz on kuz yaşındadır.krar İngiltereye döndüğünde aradan tam otuz beş yıl geçmiştir. Ünlü İngiliz yazar Daniel Defoe, ilk ve en önemli eseri olan Robinson Crusoeda, bir deniz kazası sonucu düştüğü adada uzun yıllar boyunca hayat mücadelesi veren kahramanın hikâyesini anlatır.

Açık denizde bir fırtına sonucu ıssız bir adaya düşen Robinson Crusoe nin maceraları.

Bu sırada çıkan dehşetli bir kasırga veya bir fırtına yolumuzu şaşırttı. Fırtına önce keşişleme idi, sonra karayel esti, daha sonra da poyraza çevirdi. O kadar dehşetle esiyordu ki on iki gün boyunca rüzgârın önünde sürüklenmekten başka hiçbir şey yapamadık. Kendimizi şansın ve fırtınanın istediği yere sürüklemesine terk ettik. Bu on iki gün içinde her saat batacağımızı beklediğimizi söylemeye gerek yok. Zaten gemide hiç kimse hayatının kurtulacağından emin değildi. Bu fırtınanın dehşetinden kurtulamayan gemicilerden biri korkudan öldü ve bir gemici kaptanın kamarotunu, bordadan aşağı denize attı.

Robinson Crusoe: 1600lü yıllarda, macera dolu yolculuklarından birinde, Robinson Crusoe batan gemiden hayatta kalan tek kişi olur ve ıssız bir adada otuz yıl kadar yaşar. İlkel koşullara uyum sağlayarak alet, barınak, giysi ve ekmek yapmayı öğrenir. 270 yılı aşkın süredir, dünyanın her yerinden okurlar, zengin ve güvenli yaşamını bırakıp tehlikeli sulara açılan ve ancak yalnızca yamyamların uğradığı ıssız bir adada tek başına kaldığında ayakları suya eren bu gözü kara gencin öyküsünü büyülenerek okuyor.

Issız bir adanın yakınında gemisi batan Robinson Crusoe nin 28 yıl bir adada yaşantısının anlatıldığı roman.

Hikayeme başlamadan önce biraz kendimden söz etmek istiyorum.1632de Yorkta doğdum. İyi bir ailenin çocuğuydum. Bremenli bir Alman olan babam, ilkin Hulla gelmiş, orada ticaretle uğraşmıştı. Kazancı iyiydi. Robinsonlar ailesinin kızı olan annemle evlendi. Babamın soyadı ise Kreutznaerdir. Bu nedenle bana Robinson Kreutznaer adı verildi. Ancak İngiliz diline uydurulan bu sözcük Crusoe diye söylendi ve bize de Crusoe dediler. Şimdi ben de Robinson Crusoe diye çağrılıyorum.

Issız Ada, her çocuğun ve çocuk kalan her büyüğün vazgeçemediği tek düş, ada hayatını anlatan romanların içinde en meşhuru hiç kuşkusuz Robinson Crusoedur. Kahramanımızın verdiği gemi kazası sonucu ıssız bir adaya düşmesiyle başlayan yaşam mücadelesi defalarca filmlere konu oldu. Aslında, Hıristiyan kültürünün dayattığı Cuma ile arasındaki efendi-köle ilişkisi çerçevesinde gelişen yaşama biçimi bakımından son derece çarpıcı, öğretici ve sürükleyici bir başyapıt. Akşit Göktürkün titiz çevirisiyle tam metin ve tek cilt halinde yayımlanan Robinson Crusoe nun yeni baskısı, Grandvillein illüstrasyonları ve özenli bir baskıyla sunuluyor meraklılarına. TADIMLIKÇevirenin ÖnsözüDaniel Defoe (1660-1731), Yorklu Denizci Robinson Crusoenun Yaşamı ve Olağanüstü Şaşırtıcı Serüvenlerini 1719 yılında, nice çabalardan sonra yayımlatabilmişti Gazetecilikten gelme, altmışına merdiven dayamış bir yazarın, serüven öykücülüğünde ilk deneyiydi Robinson Crusoe. Londranın o günkü belli başlı yayınevlerinden çoğu, geri çevirmişti Defoenun yapıtını. Ama 1719 yılının Nisanında yayımlanan Robinson Crusoe, Ağustos sonunda dördüncü basıma ulaştı. Bu dört aylık süre içinde satışı da seksen bini buldu. O günlerde hiçbir kitabın kolay kolay ulaşamayacağı bir sayıydı bu. Bundan yüreklenen Defoe, Robinsonun serüvenlerine doyamayan okurların da isteğiyle, aynı yıl içinde ikinci bölüm olarak Robinson Crusoenun Yeni Serüvenlerini, ertesi yıl da Serious Reflections During the Life and Surprising Adventures of Robinson Crusoe (Robinson Crusoenun Yaşamı ve Olağanüstü Serüvenleri Boyunca Ciddi Düşünceleri) başlıklı bir üçüncü bölüm yayımladı. Anlaşılacağı üzere, bu bölümlerden her biri ayrı bir kitap oluşturuyordu. İkinci kitapta, yolculuk ile serüven tutkusu yeniden tepen Robinson bir kez daha açılır denizlere, adasını görmeye gider. Üçüncü kitap ise ilk iki bölümdeki somut, nesnel, maddesel gerçekçiliğe yeni bir boyut ekleme çabasıyla kahramanın iç dünyasındaki serüvenin akışını, insanoğlu, yazgı, Tanrı gibi konularda derin düşüncelerini yansıtır.

İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 yıl
Profil Resmi
crescentdark okumuş.
Hayat Devam Ediyor (Bir Genç Kızın Gizli Defteri, #7)

Hayatta ne çok yollar yürüyoruz.
Okul yolları... Çocukluk yolları... İlk gençliğin sancılı yolları... Üniversite yolları... Romantizmin acı tatlı yolları... Çalışma yolları...
Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki... Serra´nın ne çok yüzü var.
Çocuk Serra... Okullu Serra... Üniversiteli Serra... Aşık Serra..
Başka başka yollar, başka başka hayatlar, başka başka kimlikler, düşünceler, duruşlar...
Şimdiyse evlilik yolunda...
Hayat devam ediyor!

Hayatta ne çok yollar yürüyoruz.
Okul yolları... Çocukluk yolları... İlk gençliğin sancılı yolları... Üniversite yolları... Romantizmin acı tatlı yolları... Çalışma yolları...
Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki... Serra´nın ne çok yüzü v... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 yıl
Profil Resmi
crescentdark okumuş.
Şimdi Düğün Zamanı (Bir Genç Kızın Gizli Defteri, #6)

Bu aslında bir veda mektubu... Serraya veda etme zamanı geldi. İnanın, ben de sizler kadar hüzünlüyüm. Dile kolay, tam on üç yıldır Serrayla birlikte yaşadık, sorunları aştık, ağladık, güldük. Ama, bu süre de iyi işler de yaptık. Ve bunları sizlerle el ele başardık. Siz beni yönlendirdiniz, ben yazdım. Ve bu kitaplar yazılırken sadece siz değil, ben de çok şey öğrendim. Her yazarın bir çıkış noktası vardır. Benim ki, gence hizmet! Bu, her şeyin önünde geliyor, benim için. Her şeyin bir zamanı var deriz ya hep... Şimdi düğün zamanı! İpek Ongun

Bu aslında bir veda mektubu... Serraya veda etme zamanı geldi. İnanın, ben de sizler kadar hüzünlüyüm. Dile kolay, tam on üç yıldır Serrayla birlikte yaşadık, sorunları aştık, ağladık, güldük. Ama, bu süre de iyi işler de yaptık. Ve bunları sizlerle ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 yıl
Profil Resmi
crescentdark okumuş.
İşte Hayat (Bir Genç Kızın Gizli Defteri, #5)

Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin beşinci ve son kitabında İpek Ongun hayatla yüz yüze gelen gençleri anlatıyor. Üniversitenin son yılında Serra ve arkadaşları günümüzün zor koşullarıyla baş etmeye çalışırken, onlara yine Doğanay Hoca sohbetleri yardımcı oluyor.Soru soran kişinin, düşünen insan; düşünen kişininse gerçek anlamda özgür insan olduğunu; hayatını ve kişiliğini sorgulayarak amacını ve kendine özgü yaşam çizgisini oluşturup, bir içgüç geliştirerek yaşamını anlamlı kılmanın önemini; gelir geçer değerlerdense evrensel değerlere sımsıkı sarılmanın tek çıkış yolu olduğunu tartışıyorlar. Ve bütün bunların yanı sıra yaşamla ilgili çok önemli bir ayrıntının farkına varıyorlar. Hayatla ilgili bilgiler tersinden öğreniliyor.Okulda önce çalışıp, öğrenip sonra sınanıyor insan. Hayattaysa önce sınanıp sonra bundan bir şeyler öğreniyor. Eğlenceli olaylarla, duygusal ilişkilerin güzellikleri ve sorunları arasına saklanmış bu hayat derslerini, İpek Ongunun diğer kitaplarında olduğu gibi bir solukta okuyacaksınız.

Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin beşinci ve son kitabında İpek Ongun hayatla yüz yüze gelen gençleri anlatıyor. Üniversitenin son yılında Serra ve arkadaşları günümüzün zor koşullarıyla baş etmeye çalışırken, onlara yine Doğanay Hoca sohbetleri... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 9 yıl
Daha Fazla Göster

crescentdark şu an ne okuyor?

crescentdark şu anda kitap okumuyor.

Favori Yazarları (2 yazar)

Favori yazarı yok.