Yaşayan Ölü

43 takip ettiği ve 32 takip edeni var. 223 değerlendirme yapmış.

Mesaj Panosu


Henüz bir mesaj gelmemiş.

Son Haberler

Yaşayan Ölü bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Yaşayan Ölü okumuş bitirmiş.
Bir Dinozorun Anıları

İngilizce edebiyatı duayenimiz Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarında açıkyürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü... Oğuz Atayı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izlenim edindim: Koskocaman bir kediye benziyordu tıpkı. Çok kocaman ve çok güzel bir kediye öyle benziyordu ki, ona elimi uzatınca miyaaav diyeceğini sandım. Miyavlayacağı yerde tanıştığımıza memnunum deyince şaşırıp kaldım. Mina Urganın anılarını bazen coşkuyla bazen buruklukla ama hep gülümseyerek okuyacaksınız. TADIMLIKŞimdiki o kocaman, kıpkırmızı, lezzetsiz ve kokusuz hormon çileklerine hiç benzemeyen, Arnavutköy ya da Osmanlı çileği denilen bir çilek türü vardı eskiden. Rengi beyaza yakın bir pembeydi, çok küçüktü ve mis gibi kokardı. Sınıf arkadaşım Emine Esenbel ile ben, okuldan kaçıp o çilek tarlalarına dalar, topraktan kopardığımız çilekleri toprağıyla birlikte avuç avuç yerdik. Bir defasında, tarlanın Arnavut bekçisi, mavzeriyle bizi kovalamıştı. Adam, okulun içine kadar girmişti. Biz en güvenilir yer olarak müdüre Miss Burnsün yazı masasının altına saklanmıştık. Arnavut da peşimizden odaya dalmıştı. Biraz şaşırmakla birlikte serinkanlılığını koruyan Miss Burns, olanca azametiyle ayağa kalkınca, Arnavut bekçi mavzerini indirmiş, söylene söylene geri çekilmişti. Cezalandırılmıştık elbette. Zaten ben ikide birde cezalandırılırdım. Bir süre için okuldan uzaklaştırma cezasına tardı muvakkat denilirdi eskiden. Ama beni okuldan uzaklaştırmazlar, revire yatırırlar; kitaplarımı elimden alıp okumamı engellerler ve hastaymışım gibi, sadece lapalar, sulu çorbalar türünden diyet yemekleri verirlerdi. Bu cezalandırma yöntemi bile, koleji yönetenlerin psikoloji konusunda ne denli bilgili olduklarını kanıtlamaya yeter. Çünkü kitap okuyamamak benim açımdan cezaların en büyüğüydü. Üstelik, koleje yatılı girdikten sonra, iştahım da açılmıştı. Oysa daha önce, yani acayiplik dönemimde, yemekten nefret ederdim. Açlıktan ölmemem için, ancak yemeği kabul ettiğim yiyecekler verilirdi. Bu yüzden de şimdi mideme çok düşkün olan, hattâ gourmet geçinen ben, birçok güzel yemeği (örneğin zeytinyağlı enginarı, beğendiyi, ıspanaklı böreği, bamyayı, kerevizi, aşureyi vb.yi) hâlâ ağzıma koyamam. Çocukluğumda yediğim sınırlı şeyleri de zorla yedirirlerdi bana. Yutmadan ağzımda biriktirir, bir avurtumdan ötekine geçirirdim. Biraz daha zorlarlarsa, kusardım. Nerdeyse her yemekten sonra kusmaya başlayınca, ağır hasta olduğum kanısına varan zavallı annem, şimdi adını anımsayamadığım o günlerin en ünlü çocuk doktoruna götürmüş beni. Doktor, iyice muayene ettikten sonra, beni odadan çıkarmış. Bu çocuk hasta değil, düpedüz edepsiz demiş çok haklı olarak. Kusmayı bir refleks haline getirdiğimi söylemiş. Annemin bu refleksi bana nasıl unutturacağını sorması üzerine, doktor, yemek yerken de, yemekten hemen sonra da oyalanmam gerektiğini, birkaç gün kusmazsam, refleksi yitireceğimi açıklamış. Annem, doktordan çıkınca, bir muhallebiciden, hoşlanmadığım - hâlâ hoşlanmam sütlü yiyeceklerden - tavukgöğsü almış, beni bir taksiye bindirmiş. Ve o sırada çift yönlü olan Beyoğlu caddesinde, bir yandan tavukgöğsünü ağzıma tıkarak, bir yandan da, ay Mîna! Şuna bak! Ay Mîna! Buna bak! diye dikkatimi başka şeylere çekerek, beni bir aşağı bir yukarı gezdirmiş. Bu gezintili yemekler, öğleyin ve akşam olmak üzere tam üç gün sürmüş. Sonra beni evde karşısına oturtmuş, dizleri arasında sıkıştırarak, yedirmeye başlamış. Kusmak için, yoğun çabalar yapar; ama refleksi yitirdiğim için, kusamazmışım bir türlü.

İngilizce edebiyatı duayenimiz Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarında açıkyürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Yaşayan Ölü bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 hafta önce
Yaşayan Ölü okumuş bitirmiş.
Beş Paralık Roman

Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht’in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera’nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta “âşık” olan, kısacası insani olanın her zaman temiz olmadığını gösteren insanların dünyasını “satirik” bir dille anlatıyor.
Brecht’in farklı bir üslupla yazdığı bu romanda sıra dışı karakterlerle ve diyaloglarla kurduğu dünyanın, günümüz mülkiyet ve para dünyasıyla benzerliği, eserin klasikleşmesinin haklı nedenlerini ortaya koyuyor. Beş Paralık Roman, Sevgi Soysal’ın özgün ve incelikli çevirisiyle tekrar Türkçe’de.

“Brecht hem sömürülenlerle, hem de sömürenlerle ilgilenir. Değişik tarihsel dönemleri bir arada incelemesinin ve gangster tiplerini Dickens zamanının tempo ve dış görünüşünü yansıtan bir Londra’ya yerleştirmesinin nedeni budur.”

WALTER BENJAMIN

Tiyatronun en büyük ustalarından Brecht’in, klasikleşen metni Üç Kuruşluk Opera’nın ardından yazdığı Beş Paralık Roman, para uğruna dilencilik dernekleri kuran, cinayetler işleyen, yalancı şahitlik yapan, milli felaketlere yol açan ve hatta “âşık” ol... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 3 hafta önce
Yaşayan Ölü bir değerlendirme yaptı.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
Yaşayan Ölü okumuş bitirmiş.
Daha

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiyedir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğuda, ayakkabılı olanı Batıda ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi. Özellikle de, kaçak denilen insanlar… Elimizden geleni yapıyorduk Boğazımıza takılmasınlar diye. Yutkunup gönderiyorduk hepsini. Nereye gideceklerse oraya Sınırdan sınıra ticaret Duvardan duvara

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay önce
Daha Fazla Göster

Yaşayan Ölü şu an ne okuyor?

tüm güncellemelerine git

Yaşayan Ölü şu anda kitap okumuyor.

2019 Okuma Hedefi - Yaşayan Ölü

%21
Yaşayan Ölü 32 kitap hedefinden 7 kitap okumuş.

Kütüphanesinden Seçmeler

Erken Kaybedenler
Aşkın Hazları
Acımak
Arsen Lüpen-Kibar Hırsız
Hz. Muhammed: Gizlenen Kitap
Kim Korkar Schrödinger`in Kedisinden
Bulantı
Kürklü Venüs
Yeraltından Notlar
Dünün Dünyası
Karıncalar: Olağanüstü Bir Algılama Biçimi (Karıncalar, #1)
Amak-ı Hayal
Factotum
Otomatik Portakal
Cerrah (Rizzoli & Isles, #1)
Tarihi Değiştiren Olaylar
Huzursuzluğun Kitabı
Genç Prens'in Dönüşü
Afrikalı Leo
Guguk Kuşu
Ruhi Mücerret
Şanzelize Düğün Salonu
Sırça Fanus
Gecenin Sonuna Yolculuk
Körleşme
Hükümdar
Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Tüfek, Mikrop ve Çelik
Cehennem Çiçeği (Alper Kamu, #2)
İri Memeler ve Geniş Kalçalar
Sadece Başbakan Okusun
Ben Deli miyim?
Zamanın Kısa Tarihi
Şu Çılgın Türkler
Bir Dinozorun Gezileri

Favori Yazarları (19 yazar)

stefan zweig
oğuz atay
sabahattin ali
tüm favori yazarları

Çözdüğü Testler (2 tane)

tüm quiz cevapları

Liste Oyları (4 liste)

Takip Ettikleri (43 kişi)

tüm takip ettikleri

Takip Edenler (32 kişi)

tüm takip edenler

Katıldığı Gruplar (tüm gruplar)

Kitaplarla Yaşamak

Kitaplarla Yaşamak

2 yıl, 8 ay önce üye olmuş.

Grubumun yaşı yok. Grubumun cinsiyeti yok. Grubumun fobisi yok. Grubumun hobisi var,...

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

Kitap Tavsiyesi ve Fikir Alışverişi

5 yıl, 2 ay önce üye olmuş.

Bazen elimizde birçok kitap oluyor ve hangisini okuyacağımıza karar...

KARŞILAŞTIRMALI KİTAP TARTIŞMALARI

KARŞILAŞTIRMALI KİTAP TARTIŞMALARI

4 yıl önce üye olmuş.

Kitapları bir arada inceleyerek ortak bir düşünceye ulaşma ya da tam tersine...

Yeraltı Edebiyatı

Yeraltı Edebiyatı

5 yıl, 2 ay önce üye olmuş.

Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın...

Okuma Güncesi (tümü)

Yabancı
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Suç ve Ceza (Ciltsiz)
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Otomatik Portakal
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Tehlikeli Oyunlar
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Başkaldıran İnsan
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Liderlik, Yönetim, Türkiye (Ne İş Olsa Yaparım Abi!)
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
Empati
Okumuş
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz