Burak Uzun

113 takip ettiği ve 206 takip edeni var. 307 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Çürüme

“Uyan anne uyan, bir filmin içinde değiliz, bir roman konusu değiliz, uzak zamanlara ait kötü bir hikâye, masal, efsane, her neyse onlar da değiliz… Biz bunları yaşadık, çırılçıplak hakikat bu. Bunları dinlemeye dayanabilir misin? Sen dinlemesen de dinleyenler çıkacaktır, anlattıklarıma inananlar olacaktır, bu kadar sert, bu kadar yakıcı, cehennem kadar azap verici bu gerçeklikle yüzleşmek isteyenler olacaktır mutlaka. Bir insanın ne kadar ileri gidebileceğini, kötülüğün bir sınırı olmadığını anlayanlar olacaktır.”

Başüstü Mahallesi’nin içine kapalı, ağırbaşlı, yüzünü Tanrı’ya dönmüş Ongun Apartmanı’na içgüveyi olarak gelen Sıddık her şeyi geri dönülmez bir biçimde değiştirecektir. Bütün aile, hatta bütün mahalle bu karanlık, gizemli adamın günaha çağrısının peşinden gidecektir. İnsanlar büyülenmişçesine Sıddık’a itaat edip onun kurduğu dünyada hazzın, günahın, suçun, tövbenin, inkârın iç içe geçtiği bir hayat sürdürürken, mahallenin genç imamı İsmail de her yeri saran çürümüşlüğün ve yıkımın kaynağını bulmaya çalışacaktır. Bu sofuca günahkârlığa bir son veren de kutsal kitapların kurban hikâyesini tersine çeviren oğul İshak olacaktır.

Cem Kalender, Palu ailesinden yola çıkarak yazdığı bu romanda toplumun ve bireyin çürümüşlüğünü gözler önüne seriyor.



(Tanıtım Bülteninden)

“Uyan anne uyan, bir filmin içinde değiliz, bir roman konusu değiliz, uzak zamanlara ait kötü bir hikâye, masal, efsane, her neyse onlar da değiliz… Biz bunları yaşadık, çırılçıplak hakikat bu. Bunları dinlemeye dayanabilir misin? Sen dinlemesen de d... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 23 saat
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Babamın Bağlaması

Beni bir ömür sekiz köşeli şapkasının gözünde taşıyan babamı başımın üstünde taşımak için yeniden uzun ve karlı yollara düştüm.

Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir yolculuk ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi âşıkların bayramına yetiştiren Yusuf, arabasının bagajında babasının eski bavulu, ön koltuğunda üç telli bağlaması ve port bagajında tabutuyla bu kez toprağına, evine, kendine doğru yol alıyor... Babamın Bağlaması’yla Âşıklar Bayramı’nın ikinci perdesi açılıyor, Yusuf o derin kuyudan çıkıyor: Upuzun bir yolda, geçmişin sırlarıyla, geleceğin belirsizliğiyle ve hevesinden arta kalanlarla yüzleşen Yusuf, aşka, ayrılığa, ölüme ve yalnızlığa yakılmış yepyeni bir türküye kulak veriyor.

Cevdet Kudret Roman Ödülü, Attilâ İlhan Roman Ödülü, Fransa-Türkiye Edebiyat Ödülü ve Sait Faik Hikâye Armağanı sahibi Kemal Varol, sinemaya da uyarlanan romanı Âşıklar Bayramı’nın devamı olan Babamın Bağlaması’nda, merhaba ile hoşça kal arasındaki derin vadide yankılananlarla yine akıllardan çıkmayacak bir yolculuğa çağırıyor.

Çünkü ayrılık, sadece bir insandan değil, artık içinde olmadığımız bir hikâyeden de mahrum kalmak demekti.



(Tanıtım Bülteninden)

Beni bir ömür sekiz köşeli şapkasının gözünde taşıyan babamı başımın üstünde taşımak için yeniden uzun ve karlı yollara düştüm.

Yirmi beş yıl sonra bir gece yarısı kapısını çalıp ona üç günlük bir yolculuk ve ömürlük sorular bırakan Heves Ali’yi â... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 4 gün
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Kıyamet Emeklisi - İkinci Cilt

“Bazen de bir rastgele taş öylece bütün kış durur ve baharın bir mor çiçek halkası onu çepçevre ama sadece o taşı bir bordürle çevrelerdi. Taşın beyazı çiçeğin moru ile öyle bir resim verirdi ki, o özenle seçilmiş mor halka o taşı dünyanın kutsal taşlarından biri yapar ve boynundaki çelengi ile bunu öyle bir faş ederdi ki, kuşlar yukardan alçalarak bakar da geçer, saksağanlar, serçeler, küçük kuşlar üzerine birkaç saniyeliğine muhakkak konar, ayak sürer de geçer, kertenkele taşın etrafını dolaşır da geçer, karıncalar sıra olur da geçer, arılar üstünden söyler de geçer, bulut nemini salar da geçer, güneş kışın koyu lekelerini açar da geçer, geçer geçer, taş her ziyaretten haberdar anın içinde durur da geçerdi.

“Bazen de bir rastgele taş öylece bütün kış durur ve baharın bir mor çiçek halkası onu çepçevre ama sadece o taşı bir bordürle çevrelerdi. Taşın beyazı çiçeğin moru ile öyle bir resim verirdi ki, o özenle seçilmiş mor halka o taşı dünyanın kutsal taş... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Kıyamet Emeklisi - Birinci Cilt

“Rüyalar doğru çıkar, üç yol var denince önce kendine bakacaksın ve herhalde üç kat merdiven çıkacak ya da ineceğim diyeceksin, kendi kendinin yorumcusu böyle olunur. Para gelecek denince önce cebini yoklayacaksın, hiç mi yok, demek ki canın çıkarsa şöyle bir elli kuruş gelecek, zaten elli kuruşun varsa çoktan hak ettiğin ama bir türlü eline geçmeyen bir liranın yirmi beş kuruşu eline geçecek. Bir kadın mı gördün, emin ol ki o seni görmedi. Ama seni de gören biri var işte o gelecek, ama sen onu gelenden saymadığın için geldiğini bile anlamayacaksın. Bekleyeceksin, sabrın da kıt olduğundan senden daha evvel beklemeye başlamış birini hah diye alacaksın, daha eskinin hiç sesi çıkmaz, o yüzden onu mazlum, kendini galip zannedeceksin.

“Rüyalar doğru çıkar, üç yol var denince önce kendine bakacaksın ve herhalde üç kat merdiven çıkacak ya da ineceğim diyeceksin, kendi kendinin yorumcusu böyle olunur. Para gelecek denince önce cebini yoklayacaksın, hiç mi yok, demek ki canın çıkarsa ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Anadolu Selçukluları - Bir Hanedanın Evrimi

Anadolu (Rum) Selçuklularının ideoloji ve zihniyet tarihinin izine düşen bu kitap, bugüne kadar tarihin bu bölümü için yapılmış yorumlardan ve gözlemlerden farklı bir değerlendirme ortaya koyuyor. Anadolu Selçuklu sultanlarının göçebe beylerden Pers-İslâm hükümdarlarına dönüşmelerini inceliyor. Özellikle, “cihat” kavramının, Anadolu Selçukluları için, politikalarına şekil verecek kadar önemli olup olmadığını masaya yatırıyor. Bunu yaparken Bizans ve Anadolu Selçuklu kaynaklarını, günümüze ulaşan sikkeleri ve kitabeleri mkullanan Mecit, kitap boyunca Anadolu Selçuklularının başarısının askerî değil, ideolojik olduğunu gösteriyor. Anadolu’daki Selçuklular, küçük bir beyliğin hükümdarlarından Anadolu’nun neredeyse tamamına hükmeden sultanlara dönüşmeyi nasıl başardılar? Bu devletin kuruluşunu mümkün kılan etkenler nelerdi? Bugüne kadar tarihçiler bunu siyasal, ekonomik ve demografik etkenlerle açıklamaya çalıştılar. Ne var ki, her ne kadar bu etkenler önemli olsalar da, Rum Selçuklu devletinin oluşumunu izah metmeye yetmezler. İdeolojinin bir devletin oluşumunda önemli bir rol oynadığı şimdiye kadar kabul edilmemiştir.


-Songül Mecit-


(Tanıtım Bülteninden)

Anadolu (Rum) Selçuklularının ideoloji ve zihniyet tarihinin izine düşen bu kitap, bugüne kadar tarihin bu bölümü için yapılmış yorumlardan ve gözlemlerden farklı bir değerlendirme ortaya koyuyor. Anadolu Selçuklu sultanlarının göçebe beylerden Pers-... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 ay
Daha Fazla Göster

Burak Uzun şu an ne okuyor?

Abrakadabra

%0

Favori Yazarları (9 yazar)

Favori yazarı yok.