Burak Uzun

144 takip ettiği ve 203 takip edeni var. 305 değerlendirme yapmış.

Son Aktiviteler

Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Ayrılık Çeşmesi Sokağı

Ziya Adlan kırk yıldır akademisyenlik yaptığı Cenevre’den dönüp, Ayrılık Çeşmesi Sokağı’ndaki bakımsız konağına sığınır. Osmanlı hanedanına mensup bu gizemli adam hastadır. Artvin hayatta en büyük tutkusu saksafon çalmak olan bir doktora öğrencisidir. Tanımadığı bir adam sol elinin iki parmağını kestirir ve bu olay onun hayatına damgasını vurur. Artvin’in yeni görevi Ziya Bey’in bakıcılığıdır.

Selçuk Altun romanlarının bildiğimiz muzip ve gizemli atmosferine kör bir Osmanlı çeşmesinin tanıklığında davet ediliyoruz. Romanın iki ana karakterini bekleyen büyük sırra doğru yaklaşırken, ustaca aktarılan ilginç yan hikâyelerle pek çok tarihi olaya, kişiye, sanat yapıtına kısacası hayata dair bilgilerle de donanıyoruz.



(Tanıtım Bülteninden)

Ziya Adlan kırk yıldır akademisyenlik yaptığı Cenevre’den dönüp, Ayrılık Çeşmesi Sokağı’ndaki bakımsız konağına sığınır. Osmanlı hanedanına mensup bu gizemli adam hastadır. Artvin hayatta en büyük tutkusu saksafon çalmak olan bir doktora öğrencisidir... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Delibo

Niye bu kadar istiyordu Delibo'yu bulmayı? Bağıran bir bitkiden hallice yaşayan bir adamla ne yapacaktı ki?

Yusuf on sekiz yaşındayken hayatını mahvedip terk eylediği baba ocağı Bornova'ya seneler sonra geri dönmüştür. Tam da o günlerde aldığı bir haberle sarsılır: Çocukluk hatıralarının kahramanlarından, mahallenin sevgilisi ve bir nevi maskotu deli İbrahim, namı diğer Delibo, ardında iz bırakmadan bir anda sırra kadem basmıştır. Çocukluk aşkının da onun peşinde olduğunu öğrenen Yusuf'un aklı iyice karışacaktır. Zira artık ünlü bir dizi yıldızı olan ve Delibo'yu bulmak için her şeyini bırakıp Bornova sokaklarına dönen güzeller güzeli Yasemin, ondan ısrarla yardımını istemektedir...

Tol, Har, Merhume gibi unutulmaz romanların yazarı Murat Uyurkulak Delibo'yla İzmir'in sokaklarında dolanıyor ve hem tükenmeyen bir tutkunun hem de hayli kanıksanmış ülke gerçeklerinin izini sürüyor. Bu karnavalesk aşk romanında, akıllı ve duyarlı ama bir o kadar da yaralı ve öfke dolu Yusuf'un kurtulamadığı sevdasını anlatıyor. Beraberinde de hayatlarımızın içine sinip kabuk bağlamış meseleleri eşeliyor; eşitsizliği, haksızlığı, yoksulluğu, kini ve düğüm olmuş aile ilişkilerini gözler önüne seriyor - sakınmadan, lafı uzatmadan ve her zaman olduğu gibi sözünü esirgemeden...



(Tanıtım Bülteninden)

Niye bu kadar istiyordu Delibo'yu bulmayı? Bağıran bir bitkiden hallice yaşayan bir adamla ne yapacaktı ki?

Yusuf on sekiz yaşındayken hayatını mahvedip terk eylediği baba ocağı Bornova'ya seneler sonra geri dönmüştür. Tam da o günlerde ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Eski Savlar: Divanu Lugati’t-Türk’teki Atasözleri

Türkler savlara/atalar sözüne pek ziyâde ehemmiyet vermişler onları özümseyenleri hikmet erleri olarak vasfetmişlerdir. “Atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar” diyerek de hikmete değer vermeyi bir kaide haline getirmişlerdir.

Kâşgarlı Mahmûd tarafından 11. yüzyılda yazılan Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türk dilinin en eski ve en zengin kaynaklarındandır. Farklı Türk boylarına ait sözcüklerin derlenip anlamlandırıldığı Dîvânu Lugâti’t-Türk, Türk dilinin en eski sözlüğü ve grameri olmasının yanında Türk kültürüne ve folkloruna ait birçok malzemeyi de bize sunmaktadır. Eserde aynı zamanda 764 mısra-beyit ve 300’e yakın atasözü bulunmaktadır.

Dîvânu Lugâti’t-Türk ile ilgili bugüne kadar yerli-yabancı birçok araştırmacı tarafından çalışmalar yapılmıştır. Bunların en önemlilerinden birisi de Necib Âsım’ın Dîvânu Lugâti’t-Türk’te bulunan atasözleriyle ile ilgili Eski Savlar isimli çalışmasıdır. Dîvânu Lugâti’t-Türk’te bulunan atasözlerini Kilisli Rıfat Bilge’nin tercümesine dayanarak hazırlayan Necib Âsım'ın Eski Savlar’ı, 1924 yılında Evkâf Matbaası’nda basılmış ve kitap hâlinde yayımlanmıştır.

Eserinde Dîvânu Lugâti’t-Türk’teki 274 atasözünü ele alan Necib Âsım’ın önemli eserlerinden birisi olan Eski Savlar bugüne kadar kendisinden çok bahsedilen bir eser olma hüviyetini korumuştur. Eser Dîvânu Lugâti’t-Türk’te yer alan savların yani atasözlerinin tespiti, kelime kelime açıklanıp anlamlandırılması ve günümüzde yaşayan Türk atasözleriyle karşılaştırılmasını içermektedir.

(Tanıtım Bülteninden)

Türkler savlara/atalar sözüne pek ziyâde ehemmiyet vermişler onları özümseyenleri hikmet erleri olarak vasfetmişlerdir. “Atalar sözünü tutmayanı yabana atarlar” diyerek de hikmete değer vermeyi bir kaide haline getirmişlerdir.

Kâşgarlı Mahmûd tara... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Elden Düşme Dünya

Elden Düşme Dünya; “güncel” insanlık hallerinin bir Genazino kahramanının zihninde işlenmesiyle ortaya çıkan tuhaflıkların romanı.

“Bu manzara alabildiğine hoşuma gittiği halde göğsümde bir sızı hissediyordum. Çünkü güzelliğin acayip tarafı, insanın onu sadece seyredebilmesidir. Bir tarafını alıp evine götüremez veya küçük bir parçasını özel bir yerde saklayamaz. İnsan güzelliğe ancak hep bakar durur, fazlasını elde edemez. Uzun uzun baktıktan sonra yoluna devam etmek zorundadır.”

Elden Düşme Dünya’nın serbest mimar olarak çalışan isimsiz anlatıcısı, bir meslektaşının ölümü üzerine onun şirketinden gelen iş teklifini kabul eder. Böylece o güne dek kendisini uzak tutmaya çalıştığı modern dünyanın iş ve ilişkiler ağına, biraz da kendi rızasıyla düşmüş olur. Bir zaman sonra da kendisinin, yaşadığı aşkın, katlanmak zorunda olduğu işin, kısacası her şeyin âdeta “elden düşme” olduğu gerçeğini kavrar. İnsan olmanın kaderine kendince başkaldırdığı her seferde kararsızlık, çelişki ve pişmanlık yumağına hapsolurken, hayatı bir parça daha farsa dönüşür.

İç monologları, dünyayı ve yaşamı yorumlayışı, anlaşılmaz kararları ve eylemleriyle yine ele avuca sığmaz bir kahramanın romanı olan Elden Düşme Dünya, Tevfik Turan’ın Almanca aslından çevirisiyle. . .



(Tanıtım Bülteninden)

Elden Düşme Dünya; “güncel” insanlık hallerinin bir Genazino kahramanının zihninde işlenmesiyle ortaya çıkan tuhaflıkların romanı.

“Bu manzara alabildiğine hoşuma gittiği halde göğsümde bir sızı hissediyordum. Çünkü güzelliğin acayip tarafı, insan... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Bana Göre Hayatın Anlamı

Hep bir kitabım vardı ve diğerleri uyurken ben hep okurdum; uyandıkları zaman yine onlardan biri olurdum , çünkü her zaman iyi bir yoldaştım.En samimi duygularımla...Jack LondonSadece kırk yıl süren dolu dolu bir hayat... Denizci, işçi, inci avcısı, boksör, serseri, altın arayıcısı, muhabir, sosyalist, militan, gezgin ve müthiş bir yazar... Hangisi daha büyük bir macerayı anlatır; yazı mı, hayat mı?Jack London, yirmi yıldan kısa süren yazarlık kariyerine elliden fazla eser sığdırmış, edindiği deneyimleri hayal gücünün yaratılarıyla birleştirerek, edebiyat tarihinin en verimli ve etkili yazarlarından biri olmayı başarmıştı...Bana Göre Hayatın Anlamı, Jack Londonın hayata verdiği anlama açılan bir pencere niteliğinde... Türkçeye ilk kez çevrilen bu metinlerinde, bir yazarın oluşumunu, dünyaya ve hayata bakışını, onu anlamlandırışını hayranlıkla izleyecek, dünyayı artık daha farklı göreceksiniz.

Hep bir kitabım vardı ve diğerleri uyurken ben hep okurdum; uyandıkları zaman yine onlardan biri olurdum , çünkü her zaman iyi bir yoldaştım.En samimi duygularımla...Jack LondonSadece kırk yıl süren dolu dolu bir hayat... Denizci, işçi, inci avcısı, ... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 1 hafta önce
Burak Uzun okumuş bitirmiş.
Bellek ve Başka Tuzaklar

Bellek nedir? Belki insanoğlunun bütün hevesi ve doymak bilmez keşif iştahına rağmen sırrını hâlâ koruyan gizemli bir labirenttir. Belki de içine düşüldükçe derinleşen, ilerledikçe yabanıllaşan bir tuzak. Peki içinde keşif ve tuzakları aynı yoğunlukta barındıran bir insan tekinin “hatırlama” yolculuğu, aynı zamanda yaşanılan zamanın ve dünyanın hafızasından süzülenler değil midir?

Öyleyse Bellek ve Başka Tuzaklar’da, hapishane duvarlarından, şehrin sokaklarına; çay ocaklarından, sınır karakollarına; torununa Şehrazat’ın nefesini üfleyen babaannelerden, uykusuz yatılı okul öğrencilerine; iyilik, kötülük, aşk ve savaştan, hatırlamak ve unutmaya dair okuyacaklarınız; yalnızca Aykut Ertuğrul’un değil sizin de hikâyeniz sayılmaz mı? Belki öyle.



(Tanıtım Bülteninden)

Bellek nedir? Belki insanoğlunun bütün hevesi ve doymak bilmez keşif iştahına rağmen sırrını hâlâ koruyan gizemli bir labirenttir. Belki de içine düşüldükçe derinleşen, ilerledikçe yabanıllaşan bir tuzak. Peki içinde keşif ve tuzakları aynı yoğunlukt... tümünü göster

İşlemler için giriş yapınız veya kayıt olunuz
· 2 hafta önce
Daha Fazla Göster

Burak Uzun şu an ne okuyor?

Alınyazım Kılavuzu

%0

Sherlock Holmes ve Yedi Ölümcül Günah

%0

Azizler ve Haydutlar

%0

Favori Yazarları (9 yazar)

Favori yazarı yok.