Zalim Cazibe (Rogues of Regent Street, #2)

En Son Değerlendirmeler

9 puan

harika bir kitaptı :))

4 puan

kapak dışında herşey güzeldi

8 puan

Çok romantik.. İkiside birbirini ölesiye seviyor ama ikiside birbirinin sevgisinden süpheli tuhaf ama iki tarafta platonik aşık gibi..Kitapta çoğu zaman "hadi ya söyle işte bak öyle değil sen yalnış anladın seni çok seviyor" dediğim noktalar çok oldu ve kitaptan en çok ilişkilerde açık ve net davranılırsa kazanılır özünü benimsedim. O dönemin şartlarına göre kadın sığınma evinin zor şer ayakta kalması için verilen mücadele, kadınların söz sahibi olması için yapılan mücadeleler ve zorlu şartlar günümüzde özelliklede bazı kesimlerde hala aynı sorunların olduğunu hatırlattı:(

8 puan

Julia London'un ikinci kitabı Zalim Cazibe'yi yaklaşık 1 yıldır bekliyordum.Beklediğime değdi doğrusu,Diyebilirim ki serinin ilk kitabı Tehlikeli İlişkiler'den çok çok daha güzeldi. Zalim Cazibe bayan kahramanı değil erkek kahramanın lakabı idi. Adamın kahredici cazibesi Claudia'nın gerçekten de aşk acısı çekmesinin en büyük etkeni idi.İlk kitapta da yer aldığı gibi 4 sıkı arkadaşın İçlerindeki Phılıp ile nişanlı olan Claudia'nın Kahramanımız Julian'a çocukluğundan beri aşıktır.İşin ilginç olan tarafı da Julian 'da son iki yıldır Claudia'yı aklından çıkaramamakta hatta Phılıp ile nişanlanmaması için onunla konuşmak istemiştir.Romanın başından itibaren ikilinin yaşadığı yanlış anlamalar aralarındaki ilişkiyi iyice gerdiysede birbirlerine duydukları aşkı,muhtaçlığı yazarımız o kadar güzel anlatmış ki,kitabı elimden bırakamadım.. Geçtiği dönemler de kadınların,hiç bir şekilde söz sahibi olmayı bırakın insan yerine bile konmamasını yazar çok güzel işlemişti..Kadın kahramanımızın da o günün şartlarına göre kadın sığınma evi açması onların dramı etkileyici idi.. Atatürk'ümüzün bize sağladığı ayrıcalıkları ve Avrupadaki ilk ülke olmamız ister istemez göğsümü kabarttı doğrusu..

Profil Resmi
9 puan

En sevdiğim kitaplardan biri çok güzel.

9 puan

Çok güzel bir kitaptı hiç sıkılmadım hikaye çok akıcıydı.

9 puan

Okuduğum en iyi kitaplardan biri :)

4 puan


Çok romantik.. İkiside birbirini ölesiye seviyor ama ikiside birbirinin sevgisinden süpheli tuhaf ama iki tarafta platonik aşık gibi..Kitapta çoğu zaman "hadi ya söyle işte bak öyle değil sen yalnış anladın seni çok seviyor" dediğim noktalar çok oldu ve kitaptan en çok ilişkilerde açık ve net davranılırsa kazanılır özünü benimsedim. O dönemin şartlarına göre kadın sığınma evinin zor şer ayakta kalması için verilen mücadele, kadınların söz sahibi olması için yapılan mücadeleler ve zorlu şartlar günümüzde özelliklede bazı kesimlerde hala aynı sorunların olduğunu hatırlattı:(

4 puan

Yazarın bundan önce her kitabını beğenerek okudum ama bu kitabı okurken çok keyif alamadım. Bu benden mi kaynaklanıyor yoksa bu kitabın diğerlerine oranla daha da eski olması nedeni ile yazarın kaleminin yeterince iyi olmamasından mı kaynaklanıyor anlayamadım.
Konu aslında serinin diğer kitapları gibi aynı çevrede dönüyor. Serinin tüm kitapları aynı olayla başlıyor. Yakın bir arkadaşlarını trajik bir şekilde kaybeden bir arkadaş grubunun bir üyesiyle. Bu kitapta anlatılan da çapkın ve gözde bekar Julian. Yazar ilk bölümleri çok uzatmadan hemen konuya girip bizi cesur, kararlı ve zeki bir karakter olan Claudia ile tanıştırdı.
Claudia yaşadığı dönem bakımından biraz özgür yetişmiş, kendi kararları konusunda aşırıya kaçmadığı sürece müdahale edilmeden dileğini yapabilen, özgüveni yüksek, yardımsever bir karakter olarak gösterildi ancak kitap ilerledikçe Claudia öyle şeyler yapıyor ki böyle özellikler verilen bir karakterin nasıl olup da öyle davrandığı konusunda insan şüpheye düşüyor. Bana göre bu kadar zeki ve kültürlü bir karakter yaratıp kıza inatçılık yüzünden aptalca şeyler yaptırmak biraz çelişkili ve yazarın sadece yazmak için yazdığını düşündürüyor. Evet, insanın hata yapıp aptalca yanlışlar yapma hakkı var ama bu, eğitimli bir kızın hiç silah kullanmayı bilmeden başka kadınları örgütleyip, kocalarının silahlarını çalmaya ve onlara silah kullanma öğretmenliğini üstlenmeyi kapsamaz. Bu öylesine yapılacak bir hata değil.
Ayrıca birçok noktada karakterlerin kendi iç sesleri o kadar aynı şeyleri tekrarlıyor ki insan ister istemez oraları atlıyor. Bu kadar tekrar olacağına daha iyi yazılmasa diye düşünüyorum. Sanki sırf sayfa doldurmak için yazılmış gibi oluyor.
Sonu da beni çok tatmin etmedi. Bir tek kadınlar için verilen mesajlar hoşuma gitti. Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmaları gerektiğini, eğitim açısından bir tutulmaları gerektiği gibi sosyal konuları işleyişi hoştu ama keşke daha güzel bir biçimde yansıtılabilseydi. Üstelik sonu da öyle bir bağlandı ki kadın sayesinde değil yine adam sayesinde günü kurtarabildiler. Belki o dönemdeki şartlar bunu gerektiriyordu ama bu kadar okuduktan sonra da kadının faydalı bir şey başarabildiğini görmek isterdim açıkçası.

7 puan

Julian, Adrian, Arthur ve Phillip Regent sokağı serserileridir. Bu serseriler kendi kurallarına göre yaşar, servetlerini daha büyük servetler edinmek için riske atar, kalpleri kasten kırar, toplumdan ve kanunlardan asla korkmazdı. Fakat Phillip sarhoşken düello istemiş Adrian havaya ateş etse de o gerçekten ateş edince Adrian nefsi müdafaa olarak Phillip'i kalbinden vurmuş ve her şey değişmiştir. Julian arkadaşının çöküşünü engellemek için yeterince şey yapmadığını düşünüp bu trajediden kendini sorumlu tutmuş aylarca içki batağında yüzmüştür. Resmen yaşam mücadelesi vermiş, kapana kısılmış hissetmiştir. Seyahat, içki, kumar, kadınlar hiçbir şey bu hissin yok olmasına yetmemiştir. Cambridge, Oxford'ta dersler verir ama dağılmış haldedir. Paris'te evli bir kadınla ilgilenince peşinde ki kocası zarar vermesin diye eniştesi onu Paris'ten kaçırır.

Claudia kont olan babasının tek çocuğudur. Annesi onu doğururken ölmüştür. Erkeklerin ilgisini ele geçiren farklı bir havası vardır. Göz alıcı derecede güzel, kendi kurallarına uyan, kendi standartlarını kendisi belirleyen, hazır cevap, zeki, hayatın tadını çıkarmaktan korkmayan biridir. Julian'ın kız kardeşleri ile okulda tanışmış ve yakın arkadaş olmuşlardır bu sayede her yazı birlikte geçirmişlerdir.

Julian kardeşine sürpriz yapmak için Fransa'ya gidince Claudia'ı görmüş ve çok etkilenmiştir. Kardeşleri ile büyüyen Claudia'ı yıllarca bu gözle görmemiştir fakat hisleri yıllar sonra değişmiştir. Claudia ise onunla hiç konuşmamıştır. Tüm kadınları baştan çıkaran, sayamayacağı kadar kadınla birlikte olan Julian Claudia'nın karşısında serseme dönüşmüştür. Fakat Phillip Claudia'ı daha önce fark ettiği için ilgisini gizlemek için uğraşmış kendisini içkilere, partilere vermiştir. Hiçbir şey unutmasını sağlayamamış arkadaşı öldükten sonrada hisleri değişmediği için suçlu hissetmiştir. Claudia hiç ilgilenmeyip, mesafeli davranınca Paris'e gidip kendisini hissizleştirmek için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Eniştesi onu gönderirken durduğu otelde Claudia ile karşılaşınca işler değişmeye başlar.

Claudia çocukluğunda Julian'a tapmış, biraz büyüyünce de aşık olmuştur. Tatlı dilli, kadın avcısı olarak nam salan Julian için her şeyi yapmaya hazırken Julian ilgi göstermemiştir. Hayallerini yıkmış, kalbini kırmış, tüm kadınlar ile ilgilenirken kendisi ile hiç ilgilenmemiştir. Phillip kendisi ile ilgilenene kadar. Julian iyiliği için Phillip'in kendisine uygun olmadığını söylemiştir ama o kendisinin uygun olmadığını söylediğini düşünmüştür. Hatta Phillip'in ölümüne sebep olduğunu düşünür. Julian'dan kaçmak o dönmeden gitmek isterken koca dünyada kaçmak için uğraştığı adam ile baş başa kalır. Yanlış anlamalar, mücadeleler ile boğuştukları bir macera başlamış olur. Kovalamaca oyunu başlar. Julian hediyeler gönderir tersleyen notlar ile karşılığı gelir. Uygunsuz bir halde yakalanınca da evlenmek zorunda kalırlar. Bundan sonrası ise ikili arasında ki yanlış anlaşılmalar ile geçiriyor. Aslında ikisi de deli gibi birbirine aşık ama hep bir kaçma, yanlış anlama ile geçiyor kitap. Birde Julian'ın kız kardeşinin evlilik problemleri araya katılmıştı.

Aslında kitap güzel başladı ama o kadar çok tekrara girdi uzadı uzadı. Bu kadar uzamasına ne gerek vardı. Claudia kişiliğinden beklenmeyen hareketler yaptı durdu. Claudia'nın kadın ve çocukların fabrikalarda sefil çalışma halleri, fabrikada çalışan kızlar için okul yapmak istemesi, kadınların eğitilmesi, kadın erkek eşitliğini savunması, kadın sığınma evleri, hayır işleri ile uğraşması kitabın en güzel tarafıydı.

geri ileri