Leyla Fırtınası

En Son Değerlendirmeler

10 puan

Gizemli adamımız Menderes Vardar’ın hikayesi içlerinde en merak ettiğim, bir an önce okuyup gizemini satır satır çözmek istediğim adam. Kitaba dün gece başladım, yavaş yavaş, içime çeke çeke okuyayım dedim ama; kitap dört saat sonra bitmişti.
Menderes Vardar, mücevher tasarımı yapan başarılı bir iş adamı. Aynı zamanda sırları olan ve onları korumak için de attığı her adıma dikkat eden bir adam. Ta ki karanlık bir gecede hayatının ortasına bir bomba misali düşen Leyla Artunç’a kadar.
Leyla Artunç, babasının ölümünden sonra peşine düşen beladan kurtulmak için ülkesine dönmek zorunda kalır. Kendini bir andan hiç tanımadığı bir adamın evinde, onun koruması altında bulur.
Leyla ile Menderes arasındaki tutku, ihtiras, aşk ve nefret o kadar güçlü, o kadar derin ki okuyanı etkisi altına alıyor. Menderes ailesi, ailem dediği dostları ile sevdiği kadın arasında bir seçime maruz kalmamak için iki tarafı da elinden geldiğince dış tehlikelerden korumaya çalışıyor. Ama ben en çok Menderes’in duygularından kaçmadan ne hissettiğini bilen ve istediğini almadan da vazgeçmeyen tavrını çok sevdim.
Uras ile Ahunun hikayesinin merak etmeye başladım, tabi Başar’ın hikayesini de ayrı bir merak etmekteyim.


------------------------


“Bu hayatta en büyük hata, hakkında hiçbir şey bilmediğin birini pervazsızca yargılamaktır.”
“Yalan mı?”
Menderes keyifsiz ve tehlikeli bir gülüşle ona doğru biraz daha eğildi. “Bir de, Leyla… İstediğini elde etmek için beni kışkırtmana gerek yok. Fazla zahmetli bir yol. Neden basit olanı seçmiyorsun?”
“Ne elde etmeye çalışıyormuşum?” Cılız sesi kulaklarına yabancıydı. “Bahsettiğiniz yolla neyi kastettiğinizi de anlamış değilim.”
Titrek ve kısık tonla sorulmuş olan soru karşısında, Menderes’in gözlerinde ışıldayan ve eğlendiğini gösteren bir ifade belirdi. Leyla’yı adı gibi bir karanlığa hızla çekerken, tenlerinin alevler içinde kaldığının farkındaydı. “Sıcak, ıslak ve tutkulu bir öpücük istiyorsun.” Kelimeleri boğuklaşmış, ikisini de büyülü bir geceye hapsetmişti. “Şimdi söyle bana. Merakını gidermeye cesaretin var mı?”

9 puan


https://dilarabook.blogspot.com.tr/2018/03/leyla-frtnas-asl-karabulut-kitap-yorumu.html

"Seni herkesten soyutlayacak kadar eşsiz bir kelime var mı, bilmiyorum." Bakışları Leyla'nın dudaklarına kaydı. "Bildiğim tek şey, dünyadaki en şanslı erkek olduğum." Onun da hafifçe gülümsediğini ve gözlerinin parladığını görünce devam etti. "Ve sen de evrendeki en değerli mücevhersin."

Genelde en sevdiğim ya da merak ettiğim karakterlerin kitapları serilerin en sonlarında yer aldığından ömrüm onları beklemekten hasretle geçiyor. Bu yüzden ikinci kitabın Menderes'i anlattığına çok sevinmiştim. Uras'ı çok daha az merak ediyordum ama tabi bu kitaptan sonra beklentilerim onun için de had safhada. Hazır beklentilerden bahsetmişken, gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki beklediğime değmiş. Çok beğendim, bitsin istemedim, Menderes'i daha da çok sevdim.
Leyla, babasının ölümünden sonra başının belaya girmesiyle Menderes'e sığınmak zorunda kalıyor. Tabi ilk başlarda beyefendi bu konuda bayağı isteksiz ama sonuçta o Menderes Vardar, işe elbette parmağını atacak.
Gerçekle hayali birbirine karıştırmamak lazım ama insan okuyunca Menderes'in Leyla'ya söylediği sözleri, çok özeniyor be arkadaş. Yazar o kadar güzel cümleler kurmuştu ki, her bölümde ayrı iç geçirdim.
Leyla, namı diğer "Gecemin karası," çok sevdiğim bir karakter oldu. Davranışları tutarlıydı, saçma sapan uzatmalara girmeyerek bana sinir krizleri geçirtmedi. Aşkına, özellikle Menderes'in bazen beni çok sinirlendiren o odun tavırlarına rağmen yine de dört elle sarıldı. Ben aha buradan bir ayrılık çıkar dediğim yerlerde onun kararlılığıyla karşılaştım.
Menderes'in ilk kitapta gizemli bir takım davranışları vardı hatırlarsanız. İşte o sırrına şaşırdım ama üçüncü kitapta o sırrın beni daha da şaşırtacağına eminim.
Kendilerini ilk kitapta nasıl beğendiysem, bu kitapta duygularım arşa çıktı. Seriyi de geçtim artık bu türü sevipte onunla tanışmayan çok şey kaçırıyor. Hem romantik, hem odun, bazen öyle şeyler söylüyor ki Leyla gibi bende öyle kalakalıyorum.
Menderes'in Uras ve Poyraz ikilisiyle işlerini yürüttükleri Elmas tasarım şirketleri var hatırlarsanız. Görselde buram buram o zenginliği hatırlattı bana, asaletini çok sevdim. Yazarın tarzı ise işin içine bir de Menderes girince daha da okunası olmuş.

"Durduğun yerdeyim. Aldığın havada, baktığın resimde, nefesinde...Senin karanlığının tam ortasındayım. Korkmuyorum. Çünkü oradaki ışığın yolumuzu her daim aydınlattığını biliyorum."

geri ileri