Körlük (düzenle)

(düzenle)

8.6

En Son Değerlendirmeler

0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Bilinmeyen bir ülkenin bilinmeyen bir başkentinde kaotik bir olayla başlıyor her şey. Trafikte aniden kör olan bir adam, ona güya yardımcı olmak isteyip arabasını çalan hırsız, karısı, gittiği göz doktoru, eczacı...kısacası karşılaştığı herkesi kör olmuş halde buluyor kısa bir süre içerisinde. Tıbben bir açıklaması ya da sebebi bulunmayan bu sis perdesi ilerleyen günlerde bütün ülkeyi sarıyor. Anlam veremedikleri bu durum karşısında hükumet yetkilileri "beyaz felaket" adını verdikleri bu salgını kontrol altına almak için eski bir akıl hastanesinde karantina odaları oluşturacaktır.
Olası felaket senaryolarında insanoğlunun tabiatı gereği vereceği refleksleri ustaca gözlemleyip kurgulamış J.Saramago. Oldukça başarılı bir distopya örneği. Unutmadan geçmeyelim. Kitabın bir de aynı isimde çekilmiş filmi var. Kitabı kadar olmasa da filmini de beğeneceğinizi düşünüyorum

3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

okunması gerek

4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Saramago'yu gerçekten seviyorum ,bir fikir üstünden muhteşem kitaplar yazmasına bayılıyorum. sadece 'bir gün herkes kör olsa neler olurdu' düşüncesinden çıkan dev eser , saramago insanları o kadar iyi tanıyor ki gerçekten bunlar yaşanırdı bu kadar iğrençleşir, bu kadar rezilleşirdik, dedim midem bulana bulana tiksinerek ve gördüğüm için şükrederek okudum. Ayrıca kitabın derin felsefik anlamları da vardı yazarın dediği gibi hepimiz kördük; gören körler mi , görmeyen körler mi? Belki de birimiz körleşti tüm insanlığa ve bu yavaş yavaş hepimize bulaştı hepimiz şu an birbirimize körüz ;birbirimizin acılarını, dertlerini, sıkıntılarını görmüyor; görmemeyi tercih ediyoruz . Saramago muhteşem yazar ,körlük muazzam bir kitap mutlaka okunmalı( bu arada bana ilk ölüm bir varmış bir yokmuşu oku o daha kolay okunuyor dediler fakat keşke körlük'ten başlasaymışım ölüm bir varmış bir yokmuş beni çok zorlamıştı ve bir süre saramago'dan uzak durmuştum oysa körlük o kadar akıcı ve kolay okunuyor ki herkese ilk körlükten başlamalarını tavsiye ederim)

10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bakabiliyorsan; Gör
Görebiliyorsan; Fark et..
''Körlük'' nobel ödüllü yazar José Saramago'nun okuduğum ilk kitabı. Olağanüstü bir kurgusu var. Yazar alışılmadık bir üslupla yazmış. Virgül ve nokta dan başka noktalama işareti kullanmamış mesela konuşma çizgisi yok düz yazmış bu nedenle okurken biraz zorlandım ama kitabı çok sevdim. İlginç olanı da yazarın eserinde hiç isim kullanmaması. Kitaptaki karakterden ilk kör, doktorun karısı, şaşı çocuk, koyu renk gözlüklü genç kız, göz yaşı yalayan köpek vs şeklinde bahsediyor. Böyle betimlemelerle kişileri tanımlaması bence daha yi olmuş bu kimdi ya deyip başa dönmüyorsunuz daha akılda kalıcı olmuş.
------(spoiler)-----
Kitap bir adamın trafikte kırmız ışıkta beklerken ''kör oldum'' diye bağırmasıyla başılıyor. Ama bu körlük bildiğimiz gibi her tarafı kapkaranlık görmek gibi değil ''beyaz felaket'' diye adlandırdıkları beyaz körlük. Aynı zaman da da bulaşıcı. Kör olanlar başkalarına da bulaştırmasın diye bir akıl hastanesinde karantina altında alınıyorlar. Birbirlerine yardım etmesi ve destek olması gereken körler - açlığın da etkisiyle - zamanla vahşileşiyorlar, insanlıktan çıkıyorlar. Güçlü olanlar askerler tarafından verilen yemeklere el koyuyor, zayıf olanlara para ve kadın karşılığında veriyorlar. Maalesefki zayıf olanlar da buna boyun eğiyor. Ama körlerin arasında gören tek bir kadın var. Körlere umut kırıntısı olan bu kadın tek başına bir çok zorluğa göğüs geriyor. Bir grup köre dayanışma ve direniş örneği sergiliyor. Sadece kilisedeki heykel ve resimlerdeki insanların gözlerinin beyaz bant ve boya ile kapatılma olayını anlayamadım.
Kitabın sonundaki ''Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük, Gören körler mi, Gördüğü halde göremeyen körler'' diyoloğu kitabı çok iyi özetliyor. Mutlaka okuyun tavsiye ederim.

12 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Farklı,özgün ve yaratıcı bir yazarın kelimelerle ustaca oynadığı büyüleyici bir kitap. Yaşarken aslinda neleri goremedigimizi ve nasıl da olup bitenlerle ilgili bir farkındalık yaratamadigimizi çok güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Finalde "biz kör olmadık.biz zaten kördük. Gören körler" ifadesi tam da bunu anlatmaktadır.

1 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

okuduğum en iyi kitaplardan biriydi.

1 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Okurken kör olacağını sandı.

2 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

midem bulana bulana okudum desem yeridir . ama yinede ütopik düşününce çok şeyi yerleştirebileceğiniz bir kitap

2 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Çeviriyi yapan kişi için bir kaç cümle söylemek isterim.Kitabın başında, çevirinin Fransız dili ve edebiyatı mezunu biri tarafından çevrildiği yazılmış.Ancak kitabın ana dili Portekizce. Buradan da anlaşılacağı üzere kitap çevirinin çevirisi olmuş.Bu yüzden her ne kadar karşılaştırmak doğrudur bilmiyorum ama bir Ergin Altay çeviri kitaplarını okuyup sonrada böyle bir çeviriyi okuyunca kitap bana biraz yavan geldi doğrusu.
Yinede kitabı sırf bu yüzden okunmayacak kitap kategorisine koymak yanlış olur.

3 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

ilginç bir kitap.okunmalı

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Konusu her ne kadar ilgi çekici başlasa da sonradan ilgimi kaybettim ve kitabı ne yazık ki yarıda bıraktım. Eğer bir gün tekrar okumaya karar verirsem notumu güncelleyeceğim.

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Kabus gibi. Sizi içine alır, sıkar ve bırakır. Uyandığınızda çok şükür dersiniz.
Trafik ışıklarında birden bire kör olan birinci körün öncelikle etrafındaki insanlara ardından etrafındaki insanlarında etrafındaki insanlara diye devam edip dalga dalga ülke geneline yaydığı "beyaz körlüğün"yine aniden birinci körün görmeye başlamasıyla dalga dalga görmeye başlayan insanların bu süreçte neler yaşadığını, zaman zaman masal tadında zaman zaman komşunun dertlerini anlatır gibi anlatan, zaman zamanda aöf kitabı notları tadında anlatan harikulade bir kitap.
Yazar kabullenip kullandığımız sözcükleri bazen ters yüz edip önümüze koyarken bazende olduğu gibi anadan üryan algımıza sunuyor. Zamanlaması o kadar yerinde ki başta karışık gibi duran sözcük öbeklerini nasıl olup ta anladığınıza , üstelik hayran kaldığınıza kendiniz bile şaşırıyorsunuz. Dediğim gibi ilk sayfalar , hıh, pıh kem, küm tadında giderken sonraki sayfaları adeta yutuyorsunuz.
Körlerin dünyasında gören tek kadının dünyayı algılayış biçimi, mücadelesi ve bunun üzerinden üstümüze fırlatılan sorgu okları.
Ölüm, hayat, ölü, diri sözcüklerinin, sayıca az anlamca yoğun cümle yapılarıyla sık sık tekrarlandığı, özellikle son bölümlerde, deyimler ve atasözleriyle zenginleşmiş okunulası, tartışılası bir kitap.

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Ben filmini izleyip,kitabını sonra okuyanlardan oldum.Ve keşke kitabı önce okuyup filmi öyle izleseydim dedim.Her şekilde ilginç bir konusu var.Tavsiye ederim.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Muhteşemdi

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Saramago kitabında harika bir sistem eleştirisi yapmış. Aniden ortaya çıkan körlük salgınıyla, insanoğlunun ne noktaya geldiğini, medeniyet ve ahlak denen kavramların ufak bir darbeyle nasıl yerle bir olabileceğini, insanların hayvani güdülerinin ve çıkarların hangi durumda olunursa olunsun ortaya çıktığını güzel bir şekilde anlatmış. Kitapta isimlerin, ünvanların, toplumdaki statünün ne kadar önemsiz olduğunu, bir hastalıkla dahi yerle bir olacağını en acı şekliyle okurlarının yüzüne vurmuş. Çok güzel ve zamanın ötesinde bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okumanızı tavsiye ederim.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

bitmesin diye yavaş yavaş ve sindire sindire okudum bu kitabı. toplum ve ahlak kurallarının rahat bir yaşam sürdürdüğünüzde geçerli olabileceğini anlatıyor. onca felaketten sonra bile insanın asla vazgeçemediği şeylerin yemek yeme, dışkılama ve cinsellik gerekliliği olduğunu çarpıcı bir şekilde anlıyorsunuz. körlüğün anlatıldığı kitap görme duyumuza fazlasıyla hitap etmesi bakımından beni etkiledi. kitaptaki hiçbir kişinin ismi ile anılmaması da yine görme duyumuza hitap eden bir ayrıntı bana kalırsa. insanların isimleriyle değil de betimlemelerle anlatılması içeriği bakımından anlamlı geldi bana. yazarın okuyucuyu muhattap alıp bazı yerlerde bizlerle konuşması da tanzimat dönemi kitaplarımızı hatırlattı.
o kadar etkilendim ki körlüğün nasıl bir şey olduğunu merak ettim, evimde de olsa bu deneyimi yaşayacak bir günlüğüne kör olacağım. en azından şimdilik!
yazarın noktalama işaretlerini kurallara uygun bir şekilde kullanmaması dikkatimi uyanık tutmayı sağladı. bazen bir cümleyi birkaç kere okumak zorunda kaldım. yeni keşfettiğim Jose Saramago'nun hayranı oldum diyebilirim. sanırım filmi de varmış kitabın. okurken mutlaka yapılmalı diye düşünmüştüm zaten. onu da izleyeceğim aynı tadı vermeyeceğine emin olsam da.
sözün özü: mutlaka okunmasını tavsiye ederim. tavsiyelere uydum ve pişman olmadım.

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Güncel post-apokaliptik eserlerin öncüsü

4 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kör olmadan önce okuyun derim.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bir çırpıda bitirdiğim, uzun süre etkisinden kurtulamayacağıma inandığım kitap...
Yalnızca körlük değil, kitapta anlatılan diğer olgular (pislik, korku, çaresizlik, açlık...) da öylesine başarılı tasvir edilmiş ki okurda kolaylıkla yaşanmışlık duygusu uyandırıyor.
Bunun dışında kitap yazardan beklemediğim kadar sürükleyiciydi.Jose Saramago'nun okuduğum ilk kitabı Umut Tarlaları ne kadar tekdüzeyse bu kitap aksine merak uyandırıcı, sürükleyici.
Sonunun daha yaratıcı olabileceğini düşünsem de kitap boyunca doktorun karısının kör olmama sebebinin açıklanmayıp, okura bırakılmış olması ve kitabın sonlarına doğru anlatılan kilise beni hayli etkileyen bölümler.
Kısaca Açlık, Veba, 1984, Fahrenheit 451 vb. gibi okunması, okutulması gereken; filminin de olmasını dilediğim güzel kitap.

4 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

İlk başlarda biraz sıkıcı gelmişti ama sonra öyle bir içine aldı ki sanki ben de yaşadım.Etkileyici ve farklı bir kitap.

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Bugüne kadar okuduğum hiç bir kitap tansiyonumu düşürmedi, midemi bulandırmadı ve boğulma hissini yaşatmadı.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Gözlerim görüyor mu diye defalarca kontrol ettiren kitap.

4 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

İnsanların günlük hayatta kullandıkları kullanırken pekte o kadar değer vermediği yada değerinin farkında olmadığı görme kabiliyetinin hayatı nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde izah edilmiş. Ayrıca kötü ruha sahip insanların her durumda kötü kalabildiğene de dikkat çekilmiş. Hayatta kalabilmek için verilen bir amansız mücadele biraz şevkat. Tamamen körlük ama bu körlük gözde değil betinde başlayan bir körlük

4 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

cok etkileyici bir kurgu insani ister istemez dusunmeye itiyor.ya gercek olursa...

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Nobel ödülü sahibi Portekiz'li aykırı yazar Jose Saramago'nun en çok ses getiren ve beyaz perdeyede aktarılan sıra dışı romanı.

Oldukça güzel ve düşündürücü çok beğenerek okudum. Yazarın bir çok kitabının okumuş biri olarak Can yayınlarından ilk kez yazarı okudum. Yazar tarz olarak noktalama işaretlerine sadık kalmaması ile bilinir ve Saramago'nun tarzına alışana kadar okuyucu zorlanır. Can yayınları buna uymayarak rahat bir okuma sağlamış okuyucuya Kitabı okurken aslında hepimiz birazda olsa bakıyoruz ama görmüyoruz aslında hepimiz birazda olsa körüz diye düşündüm.Alın ve okuyun seveceksiniz....

5 yıl önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Asıl körlük gözleriniz görse de olanı kabullenmektir!

5 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

meraktan catlıyorum bu kıtabı okumak ıcın

5 yıl, 2 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Enfes bir liberalizm eleştirisi. Aynı zamanda da ahlak anlayışının duruma göre nasıl değişebileceğini genelgeçer bir ahlak anlayışının mümkün olmadığını dolayısıyla -bana göre- hayatı kendi ahlak anlayışımıza göre değerlendirmenin ne kadar aptalca olduğunu da anlatır bir bakıma.

Yalnız bir yanlışı düzeltmek gerek. Bu kitap Nobel Ödüllü değildir, dahası hiçbir kitap Nobel Ödüllü değildir. Nobel Ödülü kitaba verilmez, yazara verilir.

5 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Arka kapakta "liberal demokrasinin insanları sürüklediği sağlıksız ortam"ın olağanüstü bir şekilde işlendiğinden bahsediliyor. Bir de liberalizm nedir, liberal demokrasi nedir öğrenirsem, kitabı tam manasıyla anlarım herhalde.

Bunun haricinde evet, herkesin söylediği gibi müthiş bir toplum-sistem eleştirisi.

5 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Sürükleyici ve etkileyici.

5 yıl, 11 ay önce
geri 1 | 2