Gecenin Çağrısı

En Son Değerlendirmeler

10 puan

Serinin tüm kitaplarını severek okumuştum. Ama serinin üçüncü ve dördüncü kitabında biraz tempo düşük gibi hissetmiş ve heyecanım sönmüştü. Ama serinin beşinci kitabıyla tempo öyle bir arttı ki, kitap nasıl bitti anlamadım.
Birden fazla olayın olduğu, dostluğun, aşkın ve ailenin ön planda olduğu aksiyonu bol bir kitaptı. Yeni müttefiklere, arkadaşlıklara şaşıracağımız bir kitaptı.
Olayların içeriğinden bahsedip spoiler vermek istemiyorum (her ne kadar uzun uzun anlatmak istesem de..).
Ayrıca şunu belirtmeden geçemeyeceğim: Michael’ı sevdim gibi..

------------


“Dawson, sen cellatsın. İntihar meraklıları haricinde kimse sana güvenmiyor.”
“Ve bu aklı başında olan herkesi hayatta tutar. Demek ki işimi düzgün yapıyorum,” dedi Dawson.


********


Dawson, kollarını dizlerine yaslayarak öne eğildi. “Peratha seni dinliyor. Ne kadar konuşacağın umurumda değil. Burada zor durumdayım.”
“İlk defa böyle dediğini duyuyorum,” dedi Murat keyifli bir sesle.
“Çünkü ilk defa böyle bir şey yaşıyorum.”


********


Dawson, onun önüne geçip elini salladı. “Bu yaptığın işe yaramayacak. Beni dövmeden rahatlamayacaksın.”
“Seni dövemem.”
“Neden?”
“Bilmiyorum. Çünkü kocamsın falan,” dedi Ada. Nefesi kesildiğinde öksürerek kendini rahatlatmaya çalıştı.
Ada uzaklaşmak için döndüğünde, Dawson yeniden önüne çıktı. “Karşılık vermeyeceğim. Ya da bu daha çok hoşuna giderse karşılık da veririm.”


*********


Lanston, onu kolundan tutup onu içeri çektikten sonra kapıları ayağıyla itti. “Ne yapıyorsun?”
“Uyandırdığım için üzgünüm ama çok zamanım yok.”
“Uyumuyordum,” dedi Lanston. Üzerinde sadece pijama altı olsa da gözleri netti. Uyumaya çalışmış, pek başarılı olamamıştı. Elini masaya doğru salladı. “Gidip ne yapıyorsan yap. Lütfen sessiz ve hızlı ol.”
“Teşekkür ederim. Burada olduğumu unutacaksın.”
“Pek ihtimal vermiyorum.”

geri ileri