Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

En Son Değerlendirmeler

10 puan

Bilmeyenimiz var mı Birinci Dünya Savaşı’nı? İhtilaf ve İttifak devletlerini sütunlara yazmıştı öğretmenimiz, ezberlememiz daha kolay olsun diye. Bu ezber kolaylığını savaşın görünür ve gerçek sebeplerini ayırt etmekte de kullanmamız gerekecekti. Savaş iki cepheydi: düşman ve dost, kazanmak ve kaybetmek, nedenler ve sonuçlar. Böyle öğretiliyordu bize. Ölümü hiç hayal etmiyordum, savaşta ölmek diye bir şey var mıydı? Savaşıyorlar, yenilen kaçıyor zannederdim. Yunanlılar denize dökülünce yüzerek kaçtıklarını düşünecek kadar deniz görmemişti çocukluğum. Çanakkale Savaşı’nda öğrendim ölümün de olabileceğini, çocukların savaşta öldüklerini. Oysa o ölümler bile şanlı ve ulaşılamayacak kadar güzel ve onurluydu, bunları öğrendiğimizde birçoğumuzun henüz mezarlıkta yatan bir ölüsü dahi yoktu, nereden bilelim ölümü.
Oysa bu kitap ölümü, savaşı, dehşeti, kanı öylesine yalın ve gerçek anlatıyor ki ezber yapmak için sütunlara ve rakamlara ihtiyacınız kalmıyor.
Bu kitaptan önce defalarca savaş filmi ve belgeseli izlemişimdir, savaş anıları okumuşumdur, çekilen kıtlığa ve açlığa üzülmüşümdür. Fakat gaz odalarının, tankların, savaş uçaklarının bu denli dehşet verici olduklarını anlamayacak kadar toy duruyor bu izlemlerim. İnsan dehşeti yaşamadan nasıl anlar! Bir kez dahi ölümle yüz yüze gelmeden anlayabilir mi savaşı? Bir ölü vermedikten sonra toprağa savaşın bıraktığı izler hayal edilebilir mi? Öylesine gerçek duruyor ki savaş karşınızda yıkıp atmak istiyorsunuz tüm bu olanları. Üstelik bir ikincisi daha yaşanıyor devasa boyutta ve şu an az ötemizde yaşanmakta.
İnsanı derinden etkileyen bir kitap. Bunu sadece kurgusuyla, kişileri ve zamanıyla yapmıyor. Kelimelerin seçimiyle, yalın ve öz anlatımla sizi sarsıyor. Sarsmalıdır da. İnsana ait olamayacak kadar vahşilik ancak insana özgü vurgularla anlatılabilirdi. Hayal kuramayacak kadar ruhsuzlaşan, kesik bedenleri inceleyecek kadar dehşeti sıradanlaştıran insanlar tek bir şey için mücadele edeceklerdir sonunda: Yaşamak için. Bunu yaparken de elbette yemek yiyecekler, uyuyacaklar, delirmemek için şakalaşacaklar, konuşup gülecekler, ölmemek için birlikte olacaklardır. Şiirsel bir romandı kimi zaman, betimlemeler bir şair duyarlılığında anlatılmıştı. Savaş sorgulamalarıysa bir o kadar keskin ve yalındı. Hayatın ta içinden sorgulamalardı.
Onlarca şey söylenebilir savaş ve kitap hakkında. Uzun yıllar söyleneceğe de benziyor ne yazık ki

geri ileri