Fifty Shades of Grey (Fifty Shades #1)

En Son Değerlendirmeler

Profil Resmi
4 puan

http://kordugumhayaller.blogspot.com/2012/09/grinin-elli-tonu-fifty-shades-of-grey.html

Kendileri bir çok yerde yorumunu gördüğüm ve çoook satsafası yapılan bir serinin birinci kitabı olurlar. Peki nasıldı bu kadar reklamı yapılan, herkesin maçtaymışçasına coşarak anlattığı kitap derseniz hemen yanıtlayayım:

Bana göre bir kere abartıldığı veya reklam edildiği kadar yoktu ama çook da kötü değildi hani. Okurken yer yer fanfiction olmasının etkilerini baya görüyor ve hissediyorsunuz. Eğer Bella’ya sinir oluyorsanız üzülerek söylüyorum ki bu kızımıza da sinir olacaksınız. Hem de neredeyse kitabın %90’ında bu durum böyle. Gerçi arada ataklar yapıyor hani içinde bir şeyler var ama sanki yazar onu belli bir kalıpta, Bella halinde bırakmak için uğraşmış ve susturmuş. Ahh, pardon susturamamış ve bu potansiyeli gerek içindeki tanrıça haline gerek bilinçaltı haline gerekse e-mail konuşmalarındaki haline bölerek kızımızı tatmin etmeye, onunla bir anlaşma yapmaya çalışmış. Zaten kızı biraz bile seviyorsam bu üç hali içindir bilesiniz :)

Erkek karakterimize gelince. Sevdim ben bu yakışıklıyı. Zaten sevilmeyecek bir yanı da yok. Herifin Charlie Tango’su var daha ne olsun. -Offf…bize de bunun çeyreği gelmez elin uyduruk kızında neler var- Bizim yakışıklı bir çok özelliğiyle bize Edward’ı hatırlatsa da -piyano gibi- bence ondan daha sevilesi, paylaşmayan ve kararlı bir karaktere sahip kendileri. Bazen afallıyor ama boşa değil. Hayatı ve küçüklüğü çok zorlu geçmiş bu yakışıklımızın. Bu nedenle kızımızla yaşadığı çoğu olay onu geçmişine, acılarına götürüyor ki bunu fazlaca kızımız yapıyor. Okurken kıyamıyor, Ana’ya kızıyorum ama doğru da yapıyor. (İleri ki kitaplara şöyle bir bakınca öyle bir kanıyı vardım da ;) )

Kitap İngilizce haline göre daha anlaşılır olsa da bazı kelimeler keşke İngilizce kalsaydı diyorsunuz. Çünkü onların tüm havası İngilizce olarak var. Ama kitabın bu tip şeylerine bakmadan ve reklamlarını düşünmeden okursanız ortalama bir kitap olduğunu, boş zamanda okunup eğlenecek bir şey olduğunu anlıyorsunuz. (boş zaman derken mesela Anita’mın bir kitabını bitirip bir diğerinin çeviriden gelmesini beklemek gibi) Ben okurken en çok o mesajlardan keyif aldım birçoklarının da sevdiği gibi. Onun dışında da söylenecek pek fazla şey yok. Alıp almamak tamamen size kalmış hani.

Profil Resmi
7 puan

Sırf nasıl çevrilmiş diye merak ettim ve tekrar okuyacağım (Türkçe). Evet tek bahanem bu! şimdilik... sanırım... kem.. küm.. Ayrıca kitap hediye ben almadım taam mı :P

ESKİ YORUM: Ülkemizde nasıl yayınlanacak bilmiyorum ama mutlaka kocaman kırmızı bir +18 simgesi olmalı kapakta.

Ben yarı da bıraktım kitabı, düşündüm ama bitirmem için hiçbir neden bulamadım. Yaşımın gayet uygun olmasına rağmen bana fazlasıyla ağır geldi...

Kitap yayınlandığı vakit de almayı düşünmüyorum ama Pegasus'u cesaretlerinden dolayı tebrik etmek istiyorum. En az diğer ülkelerde olduğu kadar bizim ülkemizde de patlak vereceğine inanıyorum. :D

Profil Resmi
7 puan

Bu kitabı çevirecek olana biraz acıyorum aslında. Okurken öldüm öldüm dirildim ve lanet olsun, sonuca bak! Adamı suçlamıyorum gerçekten ne de kızı suçluyorum. Ağlamadım, vallahi ağlamadım ama içimde gitti. Neydi o balonun adı Charlie Tango, onu o adamla gömesim var. Hep kızın bakış açısından anlatılıyor o yüzden. Yoksa suçlamıyorum adamı.

"İçindeki Tanrıça" çok güldürdü beni kabul etmeliyim. Zengin olunca ana kahraman daha renkli oluyor. Yaşama derdine düşen adam romansdı, aşktı aramaz .Biz prenslere, CEO'lara, efendim Sheikh'lere takılıp kalalım.

Kitap gerçekten çok hoşuma gitti. Paranormal olmasa da diğer sevdiğim bütün özellikleri taşıyordu.Dram, aşk her şey. Serinin sonu mutlu bitecek biliyorum ama kitapta mutlu bitmeliydi arkadaş.

"Prensini bulabilmek için bir sürü kurbağa öpmek zorundasın"

Kitap çok eğlenceli, akıcı, etkileyici ve seks doluydu. Son sayfalarda seksten çok bunaldım.Biraz daha az seks ile daha mutteşem bir kitap olabileceği kanısındayım.
Ana ve Christian'ın hikayesini işledik. İngliz Edebiyatından yeni mezun olan Ana Christiandan çok etkilenir, yanlız Christian bir dominanttır. Bunlar birbirine şık olurlar ve en sonunda Ana bu hayatı kaldıramayacağını anlar ve bizim oğlanı terk eder.
Kızımızın kızarmaları beni bitirdi.Christian'ın onu bu kadar karmaşık bulması kendi hatası bence, kız kitap gibi okunabilir cinstendi.Saf, temiz, dürüst...
İkinci kitabıda okuyacağım sonra üçü.
Kitabın yayın hakları alınmış, film ya da dizi olacağı söylentileri var. Şimdiden yerimi ayırttım. En kısa zamanda da Türkçe okumak nasip olur inşallah.

http://kitabisevda.blogspot.com/2012/02/fifty-shades-of-grey-fifty-shades-1.html

8 puan

Hiç beklemediğim kadar güzel bir kitaptı.2.de 3. de aldırdı bana bir yazar başka ne ister ki .Çarpık bir hayatı olan bir adam (christian grey) ve masumiyeti ile karşındaki adamı yola getiren bir kadın(Anastasia)Aralarında zorluklar ve sonunda da mutlu bir son.Kitaplarda aradığım en önemli özellik ya mutlu sonla bitmeli ya da beni hadi canım sende dedirtecek kadar müthiş bir finalle bir son .Bu ilk katagoriye giriyor ilk kitabı okurken ki şaşkınlığınız 2. de ve 3. de pek olmuyor ama yine de insanı okutturuyo.Güzel bir yazım ,akıcı ve çevirede güzel olunca :)))))

geri ileri