Türk Mektupları

Yaşadığımız topraklara dışardan bakma şansını tanıyan kitaplardan biri daha karşınızda: Türk Mektupları. Osmanlı İmparatorluğunun en görkemli döneminde, XVI. yüzyılda yazılan bu mektuplar Habsburgların elçisi olarak Türk topraklarında bulunan Ogier Ghislain de Busbecqin kaleminden çıkmış. Kitap, diplomatın Türkiyedeyken yazdığı üç ve Viyanaya döndükten sonra kaleme aldığı bir mektuptan oluşuyor. Son derece sıcak ve ayrıntılı bir anlatıma sahip olan metinler sayesinde Osmanlılara o yıllarda Avrupadan nasıl bakıldığını görmek ve birçok konuda bilgilenmek mümkün. İlk kez 1588 yılında Latince olarak basılan kitapta Busbecq, zamanın korkulan ama çok saygı duyulan imparatorluğuna, özellikle ordusuna hayranlığını açıkça ifade ediyor. Günlük hayatın birçok ayrıntısına mektuplarında detaylı bir şekilde yer veren yazar, haremden, hamamlardan, laleden, Türklerin kaderci yaklaşımından, hatta Kanunî Sultan Süleymanın yüz ifadesinden bile söz ediyor. Hanedanın aile içi çatışmalarına da ışık tutan Busbecq, bu özelliğiyle Batılı yazarlar arasında önemli bir yere sahip. Tarihî açıdan vazgeçilmez olarak kabul edilebilecek bu çalışma, sırf keyif için de okunabilecek kadar sıcak. Atalarımıza hayranlıkla bakan bir Avrupalının söylediklerini duymak Avrupa Birliğine girmeye hazırlandığımız şu günlerde hepimize iyi gelecektir kuşkusuz.

Yaşadığımız topraklara dışardan bakma şansını tanıyan kitaplardan biri daha karşınızda: Türk Mektupları. Osmanlı İmparatorluğunun en görkemli döneminde, XVI. yüzyılda yazılan bu mektuplar Habsburgların elçisi olarak Türk topraklarında bulunan Ogier Ghislain de Busbecqin kaleminden çıkmış. Kitap, diplomatın Türkiyedeyken yazdığı üç ve Viyanaya döndükten sonra kaleme aldığı bir mektuptan oluşuyor. Son derece sıcak ve ayrıntılı bir anlatıma sahip olan metinler sayesinde Osmanlılara o yıllarda Avrupadan nasıl bakıldığını görmek ve birçok konuda bilgilenmek mümkün. İlk kez 1588 yılında Latince olarak basılan kitapta Busbecq, zamanın korkulan ama çok saygı duyulan imparatorluğuna, özellikle ordusuna hayranlığını açıkça ifade ediyor. Günlük hayatın birçok ayrıntısına mektuplarında detaylı bir şekilde yer veren yazar, haremden, hamamlardan, laleden, Türklerin kaderci yaklaşımından, hatta Kanunî Sultan Süleymanın yüz ifadesinden bile söz ediyor. Hanedanın aile içi çatışmalarına da ışık tutan Busbecq, bu özelliğiyle Batılı yazarlar arasında önemli bir yere sahip. Tarihî açıdan vazgeçilmez olarak kabul edilebilecek bu çalışma, sırf keyif için de okunabilecek kadar sıcak. Atalarımıza hayranlıkla bakan bir Avrupalının söylediklerini duymak Avrupa Birliğine girmeye hazırlandığımız şu günlerde hepimize iyi gelecektir kuşkusuz.


Değerlendirmeler

değerlendirme
Filtrelere göre değerlendirme bulunamadı

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski