Sürç-ü Lisan Ettikse

... Haldun Dormenden daha çok tiyatro adamı bir kişi söyleyemiyorsanız işte tanıdığınız ve sundunuz Haldun Dormeni. Onu anladınız, sevdiniz ve artık didikleyebilirsiniz. Türk tiyatrosu, bütün büyük ustalara karşın, mim sanatı ve sadece el, yüz hareketlerinden oluşuyordu. Haldun Dormen tiyatroya omurga hareketini getirdi: Omurga, bacaklar ve her şey... Jean Louise Barrautun deyimiyle antiölüm bir duruş. tiyatro adamı dedim. En tiyatro adamı! Alaturkanın, ortaoyununun ölü yanlarını sildi; snopluğun iyi yanlarını da getirdi. Ses Opereti geleneği onun çıkışıyla tükendi.. Tiyatroyu saydırdı, sevdirirken saydırdı. ...Sürç-ü Lisan Ettikse adıyla yayımladığı anılarını okurken anlamaya çalışıyorum Haldun Dormeni. Bence çok açık bir adam. Özeleştirisiyle tutkusunu nasıl da yan yana götürüyor! Amerikada sadece uşak rolleri oynamış bu oğlanın çok şişirildiğini söyleyen ünlü aktrisler de olmuş; tiyatrodan ayrılan bazı oyuncular onu varlıklı olmakla suçlamışlar. Aslında çok güzel yazılmış bir anılar kitabı Sür-ü Lisan Ettikse. O yıllardaki kendi anılarımı da yakalamak için bazı bölümlerini iki, üç kez karıştırdım. Bir kız kardeşi varmış: Adı: Şimal. Kızına Şimal adını koyan babanın duyarlığını düşündüm. Şimal ölmüş, Haldunda Uzak Batı, Ortadoğu duyarlığı giderek yan yana yürür olmuş. Küçük Sahne, Cep Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu deneylerini bir arada algılarken bir sürü izlenim konfeti gibi saçılıyor üstümüze. Şahane Züğürtlerdeki Prens Mikail en çok severek oynadığı rol. Prens Mikaili şöyle tanımlıyor anılar kitabında: Herkese seslenebilen bir yönü vardı. Çarlık Rusyasının asilzadesi olmasına rağmen, elindeki parayı çağdaş Rusyaya vermekten çekinmeyecek kadar büyük bir insandı Prens. Hem duygulu, hem komik sahneleri vardı. Ona benzemiyor mu? Şahane Züğürtleri Amerikada oynamış Haldun Dormen. Aslında oradaki tip ona iyice uyuyor, diye düşündüm. Bilmiyorum, her oyununu seyretmedim, ama bence, Türk Tiyatrosunun kurucularından biri de Haldun Dormendir. Bütün bu verilerin aydınlığında şöyle özetleyemez miyiz onun sanat hayatını: Şemsiyepalasta Şahane Züğürtler.

... Haldun Dormenden daha çok tiyatro adamı bir kişi söyleyemiyorsanız işte tanıdığınız ve sundunuz Haldun Dormeni. Onu anladınız, sevdiniz ve artık didikleyebilirsiniz. Türk tiyatrosu, bütün büyük ustalara karşın, mim sanatı ve sadece el, yüz hareketlerinden oluşuyordu. Haldun Dormen tiyatroya omurga hareketini getirdi: Omurga, bacaklar ve her şey... Jean Louise Barrautun deyimiyle antiölüm bir duruş. tiyatro adamı dedim. En tiyatro adamı! Alaturkanın, ortaoyununun ölü yanlarını sildi; snopluğun iyi yanlarını da getirdi. Ses Opereti geleneği onun çıkışıyla tükendi.. Tiyatroyu saydırdı, sevdirirken saydırdı. ...Sürç-ü Lisan Ettikse adıyla yayımladığı anılarını okurken anlamaya çalışıyorum Haldun Dormeni. Bence çok açık bir adam. Özeleştirisiyle tutkusunu nasıl da yan yana götürüyor! Amerikada sadece uşak rolleri oynamış bu oğlanın çok şişirildiğini söyleyen ünlü aktrisler de olmuş; tiyatrodan ayrılan bazı oyuncular onu varlıklı olmakla suçlamışlar. Aslında çok güzel yazılmış bir anılar kitabı Sür-ü Lisan Ettikse. O yıllardaki kendi anılarımı da yakalamak için bazı bölümlerini iki, üç kez karıştırdım. Bir kız kardeşi varmış: Adı: Şimal. Kızına Şimal adını koyan babanın duyarlığını düşündüm. Şimal ölmüş, Haldunda Uzak Batı, Ortadoğu duyarlığı giderek yan yana yürür olmuş. Küçük Sahne, Cep Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu deneylerini bir arada algılarken bir sürü izlenim konfeti gibi saçılıyor üstümüze. Şahane Züğürtlerdeki Prens Mikail en çok severek oynadığı rol. Prens Mikaili şöyl... tümünü göster


Değerlendirmeler

değerlendirme
Filtrelere göre değerlendirme bulunamadı

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski