Mai ve Siyah

Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.

Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.


Değerlendirmeler

değerlendirme
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Halid Ziya'nın cümleleri beni yordu !

7 yıl, 4 ay önce
4 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Ahh Türk edebiyatı...Başkasın diyemiyorum Avrupa'nın gölgesindesin bir bakıma.Bu şekilde de okunurluğun yüksek seviyede kendi açımdan tabii.

8 yıl, 7 ay önce
3 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Mai ve Siyah, bugün de sapasağlam, çağdaş Türk romanı dendiğinde, onun başına çakılmış birer kilometre taşı gibi duruyor.

7 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

bu kitaptan sonra artık hayal kurmam dedım:)))

8 yıl önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Lisede sınav için okutulan sıkıcı bir eski dönem romanıydı sadece. Ta ki okuyana kadar.

7 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Eski Türk Edebiyatı'nın sayılı güzel eserlerinden biri.

7 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Şair, şiirlerini pamuklara sarıp sarmalamak ister adeta. Şiirlerinin üstüne titrer, gece üzerini açan bir çocuğun annesinin yüreği gibi çarpar yüreği. Kolay mı her kendinden vazgeçmek? Onun hikayesi bu işte diğer adı vazgeçmek olan.

7 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

okumak isterim

7 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu dönem kitaplarını çok seviyorum.Duyguların böyle safiyane ve doğrudan hissedilen bir şekilde anlatılması insanı çok etkiliyor,işte diyorsunuz "bende .... sırasında böyle hissetmiştim,ama böyle anlatmam mümkün değil ".Söylenecek fazla söze gerek yok.okunması lazım.

6 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Sıkmayan, bitince de özleten kitaplardan.

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Bana Türk edebiyatını sevdiren kitap diyebilirim. Dili oldukça ağır, ağdalı anlatım kullanılmış. Benzetmeleri harika. Benim gibi ağır dili sevenler için birebir. Kitap için söylenilecek fazla bir şey yok. Ben bayıldım, okumanızı tavsiye ediyorum.

4 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

her kitabın bir zamanı varmış
ilk elime aldığımda bitirememiştim.
evet ağır bir dile sahip.
ikinci kez elime aldığımda su gibi aktı gitti
ve kesinlikle çok güzeldi.

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Mai ve siyah, Halit Ziya'nın romanları arasında en beğendiğiymiş. Kitap Ahmet Cemil'in hayal hakikat çatışmasını realist yönleriyle anlatıyor. Orjinal dili oldukça süslü, tam bir Servet-i Fünun örneği. Dönemini çok güzel yansıtan başarılı bir kitap. Sadece olay akışının yavaş olması ve betimlemelerin kimi zaman sayfalarca sürmesi beni biraz sıktı diyebilirim.

2 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Uşaklıgil'in dili oldukça ağır olmasına rağmen Özgür Yayınları'nın kutucuk içindeki tercümeleriyle okumanız kolaylaşıyor. Osmanlı'nın son dönemlerindeki basın hayatını anlatması bakımından oldukça güzel bir romandı,yer yer sıksa da.

2 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Çok çok beğendim. Geç kalmışım okumaya.İkbal ismini bi yerlerde gördüğümde bile içim buruluyo hala.

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Ağır ve ağdalı bir dil. Okumakta zorlandım. Ahmet Cemil'in hayatın gerçekleriyle tanışması çok acı oldu. Sahi neydi gerçek olan bu adamın hikayesinde?

2 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Batılı anlamda yazılmış ilk roman olarak bence kesinlikle kaliteli bir eser. Gerek döneme ait verdiği dolaylı bilgilerle,karakter tahlilleriyle basarili bir eser ortaya koymus edebiyatimizin yetkin yazarlarından Halit Ziya. ✔

Konusuna gelirsek eğer; son derece temiz yaradılışlı,eğitimli,kötülüğü yapamayacak kadar iyi ve hayati hep tersliklerle süregelen bir gencin -Ahmet Cemil'in- hazin yaşamını görüyoruz.

Bu noktada, şu soruyu sorma gereği duyuyorum. Neden yazarlarimiz bu denli karamsarlığa sürüklüyor okuyucuyu? Bu tip sürekli karamsarlık içeren, hep yarıda kalan hikayeler, gerçekleşmeyen düşler acaba onların halet-i ruhiyesinin mi tezahürü yoksa dönemin etkisi ya da halk mi bunu istiyor ,seviyor diye düşünmüyor degilim. Okurken siz de bana katılacaksınız eminim. Birçok noktada yap artik şunu, söylesene , hayır boyle yapmamalıydın diye soyleneceksiniz. 👍 Hayatta kaybedenler icin, hep mağlup olmak icin kullanılmış loser kelimesi var tam tamına uyuyor Ahmet Cemil icin. Tabiri caizse kazandığı yarış yok. Kardeşinin evliliği, aşkı , meslek sevdası, ölümler , uğradığı haksızlıklar vs vs hep sönük kaldi. O beklenilen patlamayı yapmadı bence. Bir tokat sahnesi var, sanirim orda tüm birikmisliklerin dışa vurumu, bir patlama noktası idi. Aslinda o noktaya bırakmaması, birçok anda o patlamayı yapmalıydı diye düşünmüyor degil insan. 🧐

Velhasıl kelam ; mai düşler , ici dolu, umut vadeden düşler simsiyah bir gecede son buldu. Bence yine yanlışı seçti. Mücadele sahasını bırakıp kaçtı. Aslinda bu yanlis da hayatında yaptığı diger yanlışlıkların bir sonucu idi. Yanlışlar, yanlışa götürdü vesselam. 😞

Son derece karamsar, iç burkan bir eser okuyacaksınız. Şimdiden söylemesi. 🌿📖

1 ay önce

Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski