Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi

1991 yılı bir yandan Charles Bukowski'nin yazarlığında doruk noktasında olduğu, yaşam şartları açısından rahata erdiği yıl. Bir yandan da yaşlılıkla hesaplaştığı, ölümü düşünmeye başladığı günler... Son romanı Pulp'u (Parantez yay.) yazıyor, son şiirlerini kitaplaştırıyor. Günleri masanın başında, bilgisayarının karşısında ve hipodromda at yarışlarını izleyerek geçiyor. İçkiyi azaltmış. Belki de hayatının en dingin ve en verimli günlerini yaşıyor. İşte bugünlerde yine hayatında bir ilki gerçekleştiriyor ve günlük tutmaya başlıyor. Bir anlamda hayatının bilançosunu çıkartıyor, kendi kendiyle hesaplaşıyor.

Ölümünden sonra günyüzüne çıkan ve Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi adıyla yayınlanan Bukowski'nin günlüğünün tamamı Avi Pardo çevirisiyle Türkçede. Kitabın hoş bir de sürprizi var: Dünyaca ünlü çizerlerden Robert Crumb, Bukowski'nin günlüklerini kendi çizimleriyle desteklemiş.

1991 yılı bir yandan Charles Bukowski'nin yazarlığında doruk noktasında olduğu, yaşam şartları açısından rahata erdiği yıl. Bir yandan da yaşlılıkla hesaplaştığı, ölümü düşünmeye başladığı günler... Son romanı Pulp'u (Parantez yay.) yazıyor, son şiirlerini kitaplaştırıyor. Günleri masanın başında, bilgisayarının karşısında ve hipodromda at yarışlarını izleyerek geçiyor. İçkiyi azaltmış. Belki de hayatının en dingin ve en verimli günlerini yaşıyor. İşte bugünlerde yine hayatında bir ilki gerçekleştiriyor ve günlük tutmaya başlıyor. Bir anlamda hayatının bilançosunu çıkartıyor, kendi kendiyle hesaplaşıyor.

Ölümünden sonra günyüzüne çıkan ve Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi adıyla yayınlanan Bukowski'nin günlüğünün tamamı Avi Pardo çevirisiyle Türkçede. Kitabın hoş bir de sürprizi var: Dünyaca ünlü çizerlerden Robert Crumb, Bukowski'nin günlüklerini kendi çizimleriyle desteklemiş.


Değerlendirmeler

değerlendirme
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

bukowski'nin günlüklerinden oluşan, hipodromlardan, kadınlardan, yalnızlıktan bahsettiği, ve bol bol diğer yazarlara (tolstoy,hemingway,dostoyevski..) gönderme yaptığı güzel bir eser. 70 yaşından sonra gelen şöhretinin bir parçasıdır bu kitap.

6 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bu kitap oldukça farklıydı benim için, diğer Bukowski kitaplarına nazaran. Çünkü bunda içtim, kustum, işten atıldım, dövüştüm ve seviştim muhabbeti yoktu. Derli toplu, günlük tarzında yazmış Bukowski paşa.

Okuduklarımdan en çok Ekmek Arası'nı seviyorum ardından da bu kitap geliyor artık.
Yazarın yaşlanmış olması, ölümüne yaklaştıgının farkında olması yazdıklarını etkilemiş mi? Kesinlikle. Ama o zaten hep kendi tarzında bir adam, kimseden etkilenmez ve insanları sevmez. Bu kitapta da şöyle bir şey söylemiş mesela :
"En iyi okur ve insan beni yokluğu ile ödüllendirendir."

Bu kitaptan önceki okuduklarımda sanki Bukowski yaşıyor ve halen yazmaya devam ediyor gibi gelirdi. Ama bununla bir yokluk ne bileyim bir kayıp yaşamış gibi hissediyorum. Yazarın ölümden bahsetmesine alışık olmadığımdan etkilendim sanırım.
Herneyse. Severek okuduğumu belirtmeme gerek yok.
(ben yaşadığını biliyorum Hank).

"Hepimiz öleceğiz, hepimiz, ne sirk! Bunu bilmek birbirimizi daha çok sevmek için yeterli bir neden olmalı, ama değil."

5 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bu kitabı pahalıya aldım. Sağ olsun İbrahim abi yakaladı mı affetmeyen bir sahaftır 20 tl' den çaktı bana bunu. Neyse ki özel bir Yüzyıllık Yalnızlık baskısını değerinin altında bir fiyata kapatarak rövanşı aldım. Bukowski bildiğimiz Bukowski. Yedim, içtim, kaybettim, seviştim modunda takılmaya devam ediyor. Kitap, Bukowski' nin ölmeden önce yazdığı son kitabı bildiğim kadarıyla. Günlük şeklinde ve Bukowski ölmeden 1-2 yıl önce yazıyor bunu ve yine doğru biliyorsam, Bukowski hayattayken basılmıyor kitap.
Bu kitabı okuyana kadar Bukowski' den hafif sıkılmaya başlamıştım. ''Yani tamam yedin, içtin, seviştin bunlar benim çok sevdiğim şeyler ama yeter be abi hep aynı şey'' diyesim gelmek üzereydi. Bukowski bu kitapla ''sakin ol genç'' diye ayarı verdi kısaca. Bu adamın çok sağlam bir üslubu var bana kalırsa ve elbette bunu bana iliklerime kadar hissettiren Avi Pardo' ya da bir teşekkür etmek gerek yeri gelmişken, sanırım ettim şu an. Yedim, içtim, seviştim derken bile aslında çok daha derin, çok daha yoğun bir şeyler anlatıyor Bukowski. Bu kitabı diğerlerinden ayıran en önemli farkalardan biri bu, diğeri de günlük şeklinde olması zaten. Normalde hiç sevmem günlük okumayı. Mıy mıy mıy da mıy mıy şeklinde zırvalar oluyor genelde günlükler. Bukowski olunca iş değişiyor haliyle. Sadece sıkıcı insanların canı sıkılır gibi iddialı bir laf eden adamdan, ömrünün sonlarını sıkıcı bir kitap yazarak geçirmesi beklenemezdi zaten.
Uzattım bitiiyorum; Bukowski' nin en derli toplu kitaplarından biri bu okuduklarım arasında. En ince ama aynı zamanda en yoğun olanı da bu. Yaşlı bir bunağın pişmanlıklarını okuyacağımı umarak tedirgin bakmıştım kitaba, oysaki genç bir ruhun isyanı, yaşlı bir yazarın ustalığıyla sunulmakta kitapta.

6 yıl, 1 ay önce


Baskı Bilgileri

Karton Cilt, 121 sayfa
2000 tarihinde, Parantez Yayıncılık tarafından yayınlandı


ISBN
9789758441051
Dil
Türkiye Türkçesi

Etiketler: günlük

Benzer Kitaplar

Şu An Okuyanlar

Şu anda kimse okumuyor.

Okumuşlar

erdoğan Dr.Watson inci burunkaya UglyKidSem SteinBeckenbauer PisMoruk rhineceros usttencizgi Prescilla b1036 Teres utku mnkkrb forgotten_hopes teomaninan01 avferitcancelik knur kargasiz cigdemo leuhrall Zuhalay gelenler lawn seyyah1453 Versatilpen Murat G. Euglena fruko esinerdogan tastevin sebastian marisolino jamiryoo serkanjc unuttugumkirlangickuslari Ogurbuz johndoe megoer Omer
59 kişi

Okumak İsteyenler

gül ekmen defne bustunien zedka kacinciyeni efla simurgg pinar yeşil mattanhep umursamaz uykucu Sofi94 giizemss nesterm
12 kişi

Takas Verenler

Takas veren bulunamadı.
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski