Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi xvııı. - xıx. yüzyıl ıslahat haraketlerinden 1938`e

Binlerce yıllık tarihimizde, çağdaş anlamda ilk ve tek ulusal kahramana sahip olduk. O ulusal kahraman ki bir topluma ulus olmak, bağımsız olmak, yetkin, onurlu, çağdaş bireyler olmak ne demektir öğretti. Çağdaş uluslar, tarihlerinin her dönemine ait kahramanlarına sahip çıkarlar. Türk ulusu, tarihte, tarihini, bir başka deyimle kendini yok saymanın eşiğinden çok defa dönmüştür. Son dönüş, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde gerçekleşmiştir. Henüz, yüz yılı dahi tamamlayamayan bu dönüş sonrasında gelinen noktada her yönden yıpratılmış, rüzgarın akışına kendini kaptırmış, bilincini kaybetmeye yüz tutmuş bir toplum, ulusal kahramanımız, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve bu yolda yürüyen her kesimden insanlarımızın asla istemeyeceği bir tablodur.
Atatürk, 1928 yılında verdiği bir demeçte Türk demokrasisi hakkında görüşünü şöyle dile getirmiştir:
Fransa İhtilali bütün dünyaya hürriyet fikrini aşılamıştır ve bu fikrin halen esas ve kaynağı bulunmaktadır. Fakat o tarihten beri insanlık ilerlemiştir. Türk demokrasisi Fransa İhtilalinin açtığı yolu takip etmiş, lakin kendisine has özellikler geliştirmiştir. Zira her millet inkılâbını sosyal çevresinin baskı ve ihtiyacına tâbi olan hal ve vaziyetine ve bu ihtilal ve inkılâbın meydana geldiği zamana göre yapar. Her ne kadar milletlerin ve demokrasilerin işbirliği etmeleri lazım ve mümkünse de, iş ortaklığı ancak bir tek gayeye, yani barışa yönelik ise mümkün ve faydalı olur. Bu noktayı idrak etmeyenler vücuda getirdiğimiz eser hakkında bir fikir ve hüküm veremezler.

Binlerce yıllık tarihimizde, çağdaş anlamda ilk ve tek ulusal kahramana sahip olduk. O ulusal kahraman ki bir topluma ulus olmak, bağımsız olmak, yetkin, onurlu, çağdaş bireyler olmak ne demektir öğretti. Çağdaş uluslar, tarihlerinin her dönemine ait kahramanlarına sahip çıkarlar. Türk ulusu, tarihte, tarihini, bir başka deyimle kendini yok saymanın eşiğinden çok defa dönmüştür. Son dönüş, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde gerçekleşmiştir. Henüz, yüz yılı dahi tamamlayamayan bu dönüş sonrasında gelinen noktada her yönden yıpratılmış, rüzgarın akışına kendini kaptırmış, bilincini kaybetmeye yüz tutmuş bir toplum, ulusal kahramanımız, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve bu yolda yürüyen her kesimden insanlarımızın asla istemeyeceği bir tablodur.
Atatürk, 1928 yılında verdiği bir demeçte Türk demokrasisi hakkında görüşünü şöyle dile getirmiştir:
Fransa İhtilali bütün dünyaya hürriyet fikrini aşılamıştır ve bu fikrin halen esas ve kaynağı bulunmaktadır. Fakat o tarihten beri insanlık ilerlemiştir. Türk demokrasisi Fransa İhtilalinin açtığı yolu takip etmiş, lakin kendisine has özellikler geliştirmiştir. Zira her millet inkılâbını sosyal çevresinin baskı ve ihtiyacına tâbi olan hal ve vaziyetine ve bu ihtilal ve inkılâbın meydana geldiği zamana göre yapar. Her ne kadar milletlerin ve demokrasilerin işbirliği etmeleri lazım ve mümkünse de, iş ortaklığı ancak bir tek gayeye, yani barışa yönelik ise mümkün ve faydalı olur. Bu noktayı idrak etmeyenler v... tümünü göster


Değerlendirmeler

değerlendirme
Filtrelere göre değerlendirme bulunamadı

Baskı Bilgileri



ISBN
978-605-395-148-37

Şu An Okuyanlar

Şu anda kimse okumuyor.

Okumuşlar

Okumuş kimse bulunamadı.

Okumak İsteyenler

Okumak isteyen bulunamadı.

Takas Verenler

Takas veren bulunamadı.
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski