Koku
Patrick Süskind'in, Almanya''da ilk yayımlanışında tam anlamıyla olay yaratan, aylarca liste başlarında kalan Koku adlı bu romanı, gerçekte alışılagelmiş çoksatarların oldukça dışında kalan, tarihsel boyutlarda kapsamlı bir toplum eleştirisini sergileyen bir kitap. Olay, 18. yüzyıl Fransasında geçer; kitabın kahramanı Jean-Baptiste Grenouille ise tüm insani duyumlardan ve duygulardan yoksun, salt kokulara karşı görülmedik ölçüde duyarlı ve istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten kesinlikle çekinmeyen bir katildir. Herkesin ve her şeyin kokusunu almakta, tüm kokuları üretmekte gerçek bir dâhi olan Grenouille, kendi kokusunun bulunmadığını, onun bulunduğu yerlerde insanların insan kokusunu alamadıklarını anladığı gün, dünyasını da yitirir. Kendisi için tek çıkar yol, başkalarına onun için sanki insanmış izlenimini verebilecek kokular sürünmektir. Toplum içinde bireyselliğini hiçbir zaman edinememiş toplum tekini, kendi benliğinin dışında her şeyi yaratabilmiş dâhiyi sergileyen bu görkemli alegorinin olağanüstü bir akıcılıkla erişilen son bölümü, benzeri herhalde ancak bir Kafka'da görülebilecek bir insanlık trajedisinin simgesidir.
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (723)Coook acayipti. Yazarin hayal gucu cidden cok orjinal bisi ortaya cikarmis. Ama filmini izlemek ister miyim bilmiyorum. Okurken bile yer yer tiksindim.
Oldukca siradisi bir roman; konusu itibariyle.Koku olgusunun bu denli derinlenmesine analiz edildigi,mukemmel betimlemelerle desteklendigi,icinde gizemi ve gerilimi bastan sona barindiran okuyucuyu urperten sonu itibariyle de oldukça vurucu ve zihinlere kazinmaya aday enfes bir eser. Koku duyusunun inanilmaz keskin olduğu kahraman Jean Baptiste Grenouille'un kendisinin kokmadigi ve dolayısıyla cevresinden kendisini soyutlamis hissiyle en iyi kokuyu yapmak ugruna seyahatlare cikmasi ve yine bu ugurda, en iyiyi bulmak adina seri bir katile dönüşmesini konu alan roman urperten sonu ile de fark yaratti benim icin. Bir kere siradisi bir konu, siradisi bir anlatim...Kesinlikle kitabin akiciligina kapilacak elinizden bir an olsun birakamayacaksiniz. Hele ki 1979'da yazilan by kitabin 18.yüz-yıl Fransa 'sini ele almasi da yazarin ne kadar olaya hakim oldugunu, doneme ne kadar hakim olduğunu ortaya koyuyor. Koku duyusu nasil bu kadar basarili ortaya konulmus,bu kadar uzun betimlemeler yapilmis gercekten mukemmel. Kitabi okuduktan sonra hic hesaba dahi katmadigimiz bu duyunun aslinda ne kadar onemli olduğunu da anlayacagiz sanirim. Zira tum gelismelerin bu duyu uzerinden sekillendigi bu nefis ornek bize model olacaktir. "Guzelligi bulmak icin yasadi, ona sahip olmak icin öldü " Kitabi niteleyen cumle sanirim. Kahraman icin cevresindekiler sadece kokudan ibaret ne bedenleri, ne hisleri ne de mevcudiyetleri onun için bir anlam ifade ediyor. Sadece kokulari..Zaten duygusuz ve tepkisiz bir karakter olarak bizlere sunulmus, yillarini magarada tek başına gecirecek kadar aykiri bir kisilik olduğunu gostermistir. Onun icin tum guzellik kokudur. Tum sehir kokudan ibaret ve onun keskin burnunda her ayrintisiyla yer edinmistir. Kahraman bana oldukca urkutucu gorundu bastan sona ve zaten ilerleyen surecte de hakkini verdi. Hele ki bu kadar yaptigi seyi hic olmamis gibi bir kenara atip hayatina devam etmesi de ayri bir husus. Sonunu zaten birkac kez dile getirdim,sahane ,akilda kalici ve zekice tasarlanmış bir son. Okuyunuz efenim.
Bu kitabın filmi de var ve ilk defa açılış kısmında bir kitapla filminin bu kadar iyi eşleştiğini görmemiştim. Sokağın kokusunu sanki filmde duydum.
Koklamak var, koku'lamak var. . Koku duyusunun yadsınamaz derece olduğunu hatırlatan (ya da öğreten demek daha doğru) farklı bir bakış açısına sahip roman. Kokunun insan üzerindeki etkisi, insanı düşündürüyor bizde de böyle mi diye. Evet böyle ama farkında değiliz, alışı gelmişlikle sıradan bir olaymış gibi farkına varamıyoruz; parfüm sıkan bir arkadaşının kokusuna alışınca o kokuyu hissettiğinde sana arkadaşını hatırlatması. .
Farklı bir roman,çok ilgimi çekti.Filmi de varmış kitabı okuduktan sonra filmini de izledim.Onu da çok beğendim. Acaba koku gerçekten insanlar üzerinde bu kadar etki yapabilir mi merak ediyorum.Sadece bir damla parfüm insanı aşık etme gücüne sahip olabilir mi? Bilmiyorum ama bu kitabı okuyun kesinlikle
Elimden düşürmediğim, kurgusu, betimlemeleri harika olan bir kitaptır. Ufkunuzu açar, hayal dünyanızı genişletir :)
http://moonlightcat13.blogspot.com/2015/08/koku-patrick-suskind-yaz-okuma-senligi.html
Dehşet verici !! 1984 ve Sineklerin Tanrısı'ndan sonra okuduğum en çarpıcı kısımlara sahip olabilir. Müthiş bir hikaye ve müthiş soğukkanlı bir anlatım. Sonu kesinlikle en iyi sona sahip romanlarda ilk üçe girer (böyle bir liste varsa tabi). Kesinlikle ama kesinlikle harika bir roman.
İlk bir kitap. Farklı bir bakış açısı şaşırtıyor insanı. Güze ve çok akıcı gidiyor.
Şu bir dezavantaj oldu, kitaptan önce filmini izlemiştim bu yüzden filmden sahneler canlandı hep gözümde... Ve tabii ki kitap çok daha güzeldi...
Pek çok açıdan "farklı" bir kitap. Bu farklılıkların hangisi iyi hangisi kötü, kişiye göre değişir ama konunun işlenişi olsun, anlatım tarzı ve dili olsun, ana karakterin kendisi de dahil oldukça farklı olduğu tartışma götürmez. Aynı kurguyu çok daha farklı şekilde işleyecek birçok yazar var. Bu yazarların elinden çıksa belki daha hızlı okurdum bu kitabı ama kesinlikle aklımda daha az yer ederdi. Ana karakterin değil, "diğerlerinin" hikayesi. İnsanların kendilerini kandırmaya yönelik yatkınlıkları ve bu konudaki muazzam başarıları ve hatta kandırılma istekleriyle, bunların yanında diğer hemen her görmezden gelip kendimize ve yakınlarımıza yakıştıramadığımız o olumsuz sıfatlar, abartılmadan veya çarpıtılmadan, gündelik hayatın gerçekliği ve sıradanlığı içerisindeki yerini kaybetmeden anlatılmış.
Başlarda biraz zorladım kendimi ama yarıdan sonrası çok güzeldi
Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. O betimlemeleri okurken ister istemez etrafı kokladım. Hatta psikolojik olarak beynimin tanıdığı kokular zuhur etti. Jean Baptiste'e bahşedilmiş olan yetenek sayesinde bir parfümün fiyatı 5 TL ile 1000 TL arasında değişiyor. Teşekkürler Jean Baptiste!
Sarsıcı bir başlangıç ve sarsıcı bir final.... Unutamadığım kitaplardan...
Toplumun içinde kaybolan, hiç kimsenin farketmediği ve farketme ihtiyacı da duymadığı bir bireyin kendini farkettirmesinin inanılmaz hikayesi. Hep adını duyup merak etmiştim bu kitabı. Okuyunca merak etmekte haklı olduğumu gördüm. İlginç bir konu, sürükleyici ve etkileyici bir biçimde anlatılmış. Okunması tavsiye edilecek kitaplardan birisi.Özellikle sonu hiç beklemediğim bir şekilde bitti.
Keyif alarak okuduğum kitaplardan biri.Bu kitabı okuyanlar ya çok seviyorlar ya da nefret ediyorlar. Bence gayet güzel.Filmini izlemedim umarım hayal kırıklığına uğramam. Yazarın diğer romanlarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Koklamak başta olmak üzere 5 duyu organın tam manasıyla neler yapabileceğinin farkına varıyorsunuz. Kurgusu da çok sürükleyici.
Gerçekten çok etkileyici bir kitaptı. Karakteri çözümleyişi inanılmazdı, kitabı okurken o adamı yanımda hissetmiştim. Çevirisi de çok iyiydi.
herşeyin kokusunu çıkarmaya çalışan ve bu uğurda da cinayet işleyen kokmayan kokusuz bir adamın öyküsü...
Şahsen kitabını okumaya fırsat olmadı ama filmini izleyince çok fazla etkilenmiştim
Büyük beklentilerle başladığım ilk sayfalarından itibaren beni kendine hayran bırakan bir kitap olsa da sonlara doğru yazar bence kitabı ve konuyu mahvetmiş hiç beğenmedim











