Luthien Tinuviel
Okur profili

Luthien Tinuviel

Rivendell

Bir süredir buradayım: https://1000kitap.com/Mujurey

Şu an okuyor

Tümünü gör

Puanları ve değerlendirmeleri

Tümünü gör
Sinek Isırıklarının Müellifi

Sinek Isırıklarının Müellifi

Sinek Isırıklarının Müellifi

6/10

Barış Bıçakçı küçük, kırılgan, naif hayatların yazarı. Bu kitabında da o küçük dünyada kayboluyoruz, boğuluyoruz. Asıl olan kitabın konusu değil; o iç dünyanın, karakterin düşleri, düşünceleri. Bu yüzden Barış Bıçakçı kitabı tekrar tekrar okunabilir. Her okunuşunda da yeniden farklı şekilde içselleştirilebilir. Bu durum biraz durgunluk bırakıyor insanda. Bu kitapta biraz Cemil, çokça Nazlı olmak var benim için.

10.05.2016

Akışı Olmayan Sular

Akışı Olmayan Sular

Akışı Olmayan Sular

7/10

Akışı Olmayan Sular, 2. el eşya satan bir dükkanda isminden etkilenip aldığım bir kitap. Uzunca bir süre okunacak diğer kitapların arasında sürünmeye devam etti. Bir gün elime alıp incelediğimde, artık okumaya hazır olduğumu hissettim. Belki de bir kitabı, onu okumak için gereken en iyi ruhsal durumda okudum. Dili, hikayelerin işlenişi -bir el işi edasıyla-, karakterler orijinal ve samimi. Tasvirlerde kendimi gördüm, hissettim. Kitap, beş hikayeden oluşuyor. Her bir hikayede bir oğlan çocuğunun aşkı anlatılıyor. Son hikaye hariç. Son hikayede ise bir kız çocuğu var. Benim de en sevdiğim hikaye bu oldu tabii. Erkeklerin anlatıldığı dört hikayeye gelirsek; her biri farklı bir imkansız aşk. Farklı bir çocuksuluk var her birinin içinde. Güzel satırlar ve ulaşılamaza dayanılmaz özlem. Bu son hikayemiz için de geçerli aslında. "Bitmiş Zamana Dair", bir kız çocuğunun, köklü bir ailenin son üyeleriyle geçirdiği zamanı anlatıyor. Eski zenginliklerin giderek yitmesi ama o hayatı yaşamaktan vazgeçemeyen ve modern hayata uyum sağlayamayacak bir aile ile modern hayatın griliğinden kaçmaya çalışan bir kız çocuğu. Eskiler ayrı güzelmiş dedirten bir yaşama bu. İlerde daha çok Pınar Kür okumak isterim. Kadın yazarlarımıza ağırlık vermek gerek. "Yani, dünya onun dünyası, ben oyuncaklar kadar cansızım -ya da onun canlandırdığı ölçüde varım." "Peki, yaşamak nerede? Ve neden şimdi sırtüstü yatıyorum, boynu bükük, bıçaklanmış çiçekler gibi?"

21.04.2016

Karpuz Şekerinde

Karpuz Şekerinde

Karpuz Şekerinde

5/10

Richard Brautigan'ın 1968 yılında yazdığı hafif bir kitap. Sürreal bir anlatıma sahip. Okurken sık sık "ne garip şeyler ya bunlar" demekten kendimi alamadım. Uzak zamanlarda, benÖLÜM denen bir kasabada yaşayan adını bilemediğimiz bir yazarın kitabıdır, Karpuz Şekeri. Kasabadaki her şeyin karpuz şekerinden yapılması, alabalıkların uçuşu, nehirlerin kıvrılışı, unutulmuş işletmeler, kaplanlar ve her gün farklı renk doğan güneş gibi bir çok ilginç şey var bu kitabın içinde. Yazarın diğer kitaplarındaki gibi çocuksu bir dili var. Okuması gayet kolay. Zaten kısa kısa bölümlerden oluştuğu için kolayca bitiyor kitap. Kitabın en beğendiğim bölümü ise tabi ki "Benim Adım" oldu: "Sanırım kim olduğumu merak ediyorsun ama ben sürekli bir adı olmayanlardanım. Adım sana bağlı. Aklından geçtiği gibi seslen bana. Eğer uzun zaman önce olmuş bir şeyi düşünüyorsan, diyelim biri sana bir şey sormuştu ve sen de cevabı bilmiyordun. İşte benim adım o. Ya da biri senden bir şey yapmanı istemişti. Sen de yapmıştın. Sonra dediler ki yaptığın şey yanlış "hatam için üzgünüm" dedin ve başka bir şey yapmak zorunda kaldın. İşte benim adım o. Belki çocukken oynadığın bir oyundu ya da yaşlanıp da camın kenarında otururken, aklına öylesine gelen bir şey. İşte benim adım o. Ya da bir yerlerde yürüdün. Her yerde çiçekler vardı. İşte benim adım o."

12.04.2016

Tepki

Tepki

Tepki

6/10

1980 yılında yayınlanmış Stephen King klasiği. Lise yıllarımda olsaydım çok daha fazla etkilenirdim. Ama içten içe hep lise zamanlarındaki Stephen King hayranlığıyla okudum kitabı. Yazar, orijinal bir hikayeyi sürükleyiciliğini kaybettirmeden işliyor. Ne olacağını merak ediyorsun. Bir sonraki olayı tahmin etmeyi beklemeden okuyorsun. Tamamın yazarın kontrolü altında durum. Bu çok güzel. Edebi olarak değil de hayal gücü ile seni içine çekiyor. Belki de bu yüzden beyaz perdeye veya televizyona aktarılan eserleri bu kadar çok. Gerginliği, dantel gibi işliyor ve hissetmemek imkansız. Karakterler güzel işlenmişler ancak nedense hep biraz daha ayrıntı istedim. Ve biraz felsefeden eksik gibiydi. Stephen King'in roman içine ara ara yerleştirdiği düşünceler hani. Okumakta geç kalmış olduğum bir roman. Korku - gerilim her zaman hoşlanmış olduğum bir tarz olsa da sanırım zamanla insan eski tadı alamıyor.

13.02.2016

Ziyan

Ziyan

Ziyan

7/10

Hakan Günday'a Azil'den sonra bir ara vermiştim. Azil benim için en iyisiydi. Ve bu kitabın Azil ile ilgili olduğuna dair bir kaç ipucu aldıktan sonra okumaya karar verdim. Okumaya başladığımda bir kez daha şaşırdım. Hakan Günday, sanki, kimsenin yazmaya yanaşmadığı yerlerde yazıyor. Kitap askerlik ile başlıyor. Soğuk ve şizofreni. Az'da olduğu gibi Doğu ile şaşırtıyor Günday. Gene güçlü cümlelerle etkiliyor okuyucuyu. Kendi dilinde, kelimeleriyle klasik bir Hakan Günday yapıtı. -Azil ve Ziyan ile ilgili spoiler içerebilir.- Ancak Azil'deki belirsizlik, bulantı, kayboluş burada yok. Tatmin edici bir bağlantı yok kitaplar arasında. Bir çift Stan Smith yeterli değildi benim için ya da bütün o keskinliği ile askerlik, Ekber, soğuk hiç yaşanmamış değildi. Gerçek olarak kalmalıydı. Azil bir çıkış olmamalıydı. Zekice değildi Azil'de olduğu gibi. Yeterli olmayan bir şeyler vardı. -Azil ve Ziyan ile ilgili spoiler içerebilir.- Ecce Homo!

16.01.2016

Sünepe

Sünepe

Sünepe

7/10

Gecü ile meslektaşız. Ve kendisi gibi ben de akademisyenlik yolunda ilerlemek istiyorum. Yaş olarak aramızda da çok fark yok. Bütün bunlar, Gecü'nün cümleleri ile birleşince kendimi okuyormuşum gibi hissettiğimi söylemem yanlış olmaz. Çok samimi, çok tanıdık bir anlatımı vardı. Söylenmişler tekrar edilmiş ama kendi adına. Küçük oyunlar oynamış kelimelerle ama bir mahçuplukla. Biraz burukluk var içinde. Bazı bazı güldürdü bile. Biraz toyluk var, bir de şiirleri daha iyiymiş sanırım. Okuyup onu da göreceğiz. Sondaki hikayeleri ben de pek beğenmedim. Selim Işık, Antoine Roquentin ve Sünepe. Hepsini arka arkaya tanıdım. Hepsini ayrı ayrı yerleştirdim göğsüme.

31.12.2015

Büyük Umutlar

Büyük Umutlar

Büyük Umutlar

7/10

İlk kez 1861 yılında yayımlanmış okuması zor bir roman. Klasiklere yönelimi, maalesef, olmayan biri olarak benim için zor bir ilerleme oldu. Açıkçası, kitabı okumaya hevesim romandan esinlenilen South Park'taki Pip karakteri oldu. Bu kadar dalga geçilen hikayeyi bilmek istedim. Kitap ne kadar ağır da olsa okuması zevkli. Zamanını yansıtması, mekan tasvirleri, olayların akışı ilgi çekici. Uzak da olsam, klasikler böyle oluyormuş dedim bir kez daha. Zamanını etkileyen ve mimleyen bir eser. Ancak belki çevirisinden, belki de orijinal yazım dilinden kaynaklı okuyucu ile roman arasında bir mesafe oluyor. Anlaşılması güç durumlar ve garip bir anlatım. Ayrıca, Miss Havisham gibi bir karakter kesinlikle değerli. 2012 yapımı filminde bunu role çok yakıştırdığım Helena Bonham Carter oynuyor.

25.10.2015

En çok ilgilendiği etiketler

Tümü

Son aktiviteler

L
10.07.2016
Albina

Yazar: arkın çalapala

Âşıksam kuşlar benim için ötüyor, yollar benim için dönüyor. Çalan her müzik benim, tüm resimler benim, yazı benim oluyor aşıksam boş defterler hemen doluveriyor, ne şaşkınım. Aşk benim için çok tehlikeli. Âşıksam ve âşık olduğum adam yanımda değilse hemen delirebiliyorum. Aşk işte pis, tehlikeli, zevkli, lezzetli, eğlenceli. Masalara sığamıyorum dar geliyor her yer. Bakamıyorum körüm fakat nankö…

L
Luthien Tinuvielşu an okuyor
05.06.2016
Albina

Yazar: arkın çalapala

Âşıksam kuşlar benim için ötüyor, yollar benim için dönüyor. Çalan her müzik benim, tüm resimler benim, yazı benim oluyor aşıksam boş defterler hemen doluveriyor, ne şaşkınım. Aşk benim için çok tehlikeli. Âşıksam ve âşık olduğum adam yanımda değilse hemen delirebiliyorum. Aşk işte pis, tehlikeli, zevkli, lezzetli, eğlenceli. Masalara sığamıyorum dar geliyor her yer. Bakamıyorum körüm fakat nankö…

L
20.05.2016
Sırça Fanus
Sırça Fanus

Yazar: sylvia plath

Sırça Fanus (The Bell Jar), edebiyat dünyasına şiirleriyle ve öyküleriyle giren Amerikalı kadın yazar Sylvia Plathin yazdığı tek romandır. Kendi özgeçmişine dayalı bu romanında yazar, genç bir üniversite öğrencisinin kişisel sorunlarından, bunalımlarından yola çıkarak, McCarthy dönemi Amerikasının toplumsal sorunlarına uzanır. Plathin bu ilk romanı, şaşırtıcı bir akıcılığı ve yazma rahatlığını se…

L
Luthien Tinuvieldeğerlendirdi
09.05.2016
Sinek Isırıklarının Müellifi
Sinek Isırıklarının Müellifi

Yazar: barış bıçakçı

“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya…

6/10

Barış Bıçakçı küçük, kırılgan, naif hayatların yazarı. Bu kitabında da o küçük dünyada kayboluyoruz, boğuluyoruz. Asıl olan kitabın konusu değil; o iç dünyanın, karakterin düşleri, düşünceleri. Bu yüzden Barış Bıçakçı kitabı tekrar tekrar okunabilir. Her okunuşunda da yeniden farklı şekilde içse

L
Luthien Tinuvielşu an okuyor
09.05.2016
Sırça Fanus
Sırça Fanus

Yazar: sylvia plath

Sırça Fanus (The Bell Jar), edebiyat dünyasına şiirleriyle ve öyküleriyle giren Amerikalı kadın yazar Sylvia Plathin yazdığı tek romandır. Kendi özgeçmişine dayalı bu romanında yazar, genç bir üniversite öğrencisinin kişisel sorunlarından, bunalımlarından yola çıkarak, McCarthy dönemi Amerikasının toplumsal sorunlarına uzanır. Plathin bu ilk romanı, şaşırtıcı bir akıcılığı ve yazma rahatlığını se…

Kitaplığından

Tümünü gör
Henüz içerik yok.

Testleri ve çözdükleri

Tümünü gör
Henüz içerik yok.