Sarmaşık (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Sarmaşık Açıklama


2002 kışı, İstanbul. Ali Ferah, renkkörü hastalığına yakalanmış bir portre ressamıdır; Nobel ödüllü ilk Türk yazarı Salim Abidin ise artık harfleri tanıyamaz hale geldiği nörolojik bir hastalığın pençesindedir. Aynı yaşlardaki bu iki insan bir doktorun muayehanesinde tanışır ve akıllara durgunluk veren tesadüflerle sarmaşık misali birbirlerine dolanırlar. Hayatlarında kimler yoktur ki: Ali Ferah'ın katatonik şizofren kız kardeşi Hayal, tuhaf saplantıları olup hep aynı hikâyeyi anlatan annesi, Paris'ten apansızın çıkıp gelen eski sevgilisi Celine, İstanbul'da tutunmaya çalışan Ruslar Nadya, Oleg ve Ludmilla, evliliğinin dağıttığı Sedef, bir cinayetin aralarına soktuğu Kıbrıslı savcı ve konuk misafirler Picasso, Van Gogh, Nabokov, Milan Kundera... Doğrusu, her insan görünen yüzünün arkasında tuhaf bir hayat sürdürüp, pisliklerle dolu sırlar barındırmaz mı? Ayrıca, hanginiz kendi hayatınızda irin akıtan bir taraf olmadığını iddia edebilirsiniz?


O zaman gözlerinizi dört açın; ne bir polisiye, ne bir cinayet, ne de bir aşk romanı olan, bunların hepsini üst üste koyup hınzırca taklalar attıran bu roman, size hepimizin kendi kendimizin şeytanı olduğumuzu hem güldürüp hem ağlatarak gösterecek. 20 yaşındayken yayınladığı Hanene Ay Doğacak'la şeytanın yazıcısı rolüne soyunan ve doğastü bir yazma yetisine sahip Şebnem İşigüzel, ironi yaratmadaki becerisini olmadık yerlerde devreye sokan ve kendinizi cehenneme batmış gibi hissettiğiniz anlarda sizi güldürüp kahkaha attırmayı başaran bir yazar.


Hem de hayatın atomlarını oluşturan tesadüfleri birbirine çarpıştırarak Nitekim 4,5 ay gibi kısa bir zaman diliminde kaleme aldığı Sarmaşık adlı bu ilk uzun romanıyla, edebiyatımızın gelecekteki divasının ayak seslerini de duyuruyor bize...

Sarmaşık Açıklama


2002 kışı, İstanbul. Ali Ferah, renkkörü hastalığına yakalanmış bir portre ressamıdır; Nobel ödüllü ilk Türk yazarı Salim Abidin ise artık harfleri tanıyamaz hale geldiği nörolojik bir hastalığın pençesindedir. Aynı yaşlardaki bu iki insan bir doktorun muayehanesinde tanışır ve akıllara durgunluk veren tesadüflerle sarmaşık misali birbirlerine dolanırlar. Hayatlarında kimler yoktur ki: Ali Ferah'ın katatonik şizofren kız kardeşi Hayal, tuhaf saplantıları olup hep aynı... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 403 sayfa

2010 tarihinde , İletişim Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9750508127
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.2 puan (4 kişi)
14 okumuş, 4 okumak istiyor, 1 okuyor

6.3 puan (11 kişi)
36 okumuş, 7 okumak istiyor, 0 okuyor

7.9 puan (7 kişi)
13 okumuş, 3 okumak istiyor, 0 okuyor

9.7 puan (6 kişi)
7 okumuş, 4 okumak istiyor, 0 okuyor

7.4 puan (7 kişi)
9 okumuş, 1 okumak istiyor, 0 okuyor

7.2 puan (17 kişi)
35 okumuş, 20 okumak istiyor, 2 okuyor

9.0 puan (3 kişi)
4 okumuş, 4 okumak istiyor, 1 okuyor

8.0 puan (5 kişi)
9 okumuş, 3 okumak istiyor, 0 okuyor

6.6 puan (14 kişi)
26 okumuş, 12 okumak istiyor, 2 okuyor

9.2 puan (5 kişi)
10 okumuş, 4 okumak istiyor, 0 okuyor

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

burak
1 kişi
dharma duman seylaa leylakce sparrowhawk serveha bilalante aylakmadam neclasolen yuhannes cemre MervenurDemir Hülya Odabaş cemo kekemeadam denizeli Panpirik tinkmink asude14 fabuleux oyaelci esra etsandrem A.atasever Berinoyib
24 kişi
bogurtlen receli fatoş gebEREN Burak Uzun kitapkurdu418118 kujata
6 kişi
Burda insan yok

Değerlendirmeler

değerlendirme
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Bir "tesadüfler" romanı. Fakat bu romanda hiçbir tesadüf acayip gelmiyor ya da yok artık dedirtmiyor. Öyle bir kurgu ve hayal gücü var ki sarmaşık gibi birbiri içinde kayboluyor, tek bir gövdeye dönüşüyor söz konusu yaşamlar. Yazarın üslubu yine oldukça sert. Bal gibi bildiğimiz ama bilmezden geldiklerimize nalına mıhına gitmiş. Ama insanı irkiltmiyor aksine özgürleştiriyor sanki. İşte tarzın önemi burada ortaya çıkıyor. Bazı "konular" ucuzlatmadan da aktarılabiliyor demek.

Yazarın kendisini hikayeye dahil ettiği eserlerden pek hoşlanmam aslında. Burada da belki tek itiraz edebileceğim nokta o olabilirdi. Fakat romanın hem birinci hem üçüncü ağızdan yazılışı biraz bunun önüne geçiyor. Ayrıca yazım dili oldukça akıcı, kurgusu da gayet sürükleyici.

3 yıl, 6 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski