Muhteşem Gatsby (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Yirminci yüzyılın en büyük yazarlarından sayılan F. Scott Fitzgerald, bu ölümsüz eserinde bizleri Birinci Dünya Savaşı sonrasıAmerika’dapara, lüks ve gücün egemenolduğu on yıllık şaşaalı döneme, kendi tabiriyle ‘Caz Çağı’na doğru yolculuğa çağırıyor. Gatsby, sevdiği kadın uğruna gösteriş ve sefahate bulanmış Amerikan rüyasındakendi naïf hayalini diri tutmaya çabalayan iflah olmaz bir romantikten başkası değil. Çoğumuz için belki de bildik olan bu hikaye yazarın erişilmesi güç ustalığı, dilinin sadeliği ve gücü ile birleşince on yıllara meydan okuyan, insana ve aşka dair buruk bir masalın satırlarında gezinirken buluyoruz kendimizi.

Yirminci yüzyılın en büyük yazarlarından sayılan F. Scott Fitzgerald, bu ölümsüz eserinde bizleri Birinci Dünya Savaşı sonrasıAmerika’dapara, lüks ve gücün egemenolduğu on yıllık şaşaalı döneme, kendi tabiriyle ‘Caz Çağı’na doğru yolculuğa çağırıyor. Gatsby, sevdiği kadın uğruna gösteriş ve sefahate bulanmış Amerikan rüyasındakendi naïf hayalini diri tutmaya çabalayan iflah olmaz bir romantikten başkası değil. Çoğumuz için belki de bildik olan bu hikaye yazarın erişilmesi güç ustalığı, dilinin s... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 228 sayfa

2012 tarihinde , Mitra tarafından yayınlandı


ISBN
6055752224
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

8.1 puan (84 kişi)
207 okumuş, 272 okumak istiyor, 5 okuyor

7.6 puan (84 kişi)
242 okumuş, 180 okumak istiyor, 7 okuyor

7.7 puan (161 kişi)
342 okumuş, 187 okumak istiyor, 9 okuyor

7.7 puan (106 kişi)
282 okumuş, 159 okumak istiyor, 1 okuyor

8.2 puan (158 kişi)
335 okumuş, 205 okumak istiyor, 7 okuyor

7.8 puan (110 kişi)
234 okumuş, 142 okumak istiyor, 8 okuyor

7.4 puan (84 kişi)
157 okumuş, 136 okumak istiyor, 6 okuyor

8.5 puan (196 kişi)
431 okumuş, 258 okumak istiyor, 15 okuyor

8.4 puan (168 kişi)
297 okumuş, 156 okumak istiyor, 5 okuyor

8.4 puan (113 kişi)
291 okumuş, 178 okumak istiyor, 4 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

81 kitap, 349 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

Burda insan yok
Merve koçbıyık ziya drgoksel murit Serpil Aybirdi Hakaneser mavikizinkalemi Merve Arslanalp Beste~~ Symindie JournalistLale Elif Ayvaz merveyildiz Didem Tashamam kitapkolik93 parallelives outofcontrol tubartanonat Zeytin
20 kişi
özlemcan elussih harf Duygum fatmagunes Kubrabozkurt mavisatırlar Varuna
8 kişi
Burda insan yok

Değerlendirmeler

değerlendirme
7 kişiden, 7 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Sağda solda bulabileceğiniz geçen yüzyılın en iyi 100 romanı, tüm zamanların en iyi 50 romanı, galaksinin en iyi zilyon romanı listelerinde hep ilk sıralarda yer alan lakin orada olmasını gerektirecek hiçbir özelliğe sahip olmayan bir roman.
Kitabın giriş cümlesi de yine en iyi giriş cümlesine sahip romanlar listelerinde sıklıkla yer alır. İşte o giriş cümlesi(Can Yücel çevirisi ile)

----alıntı----
Toy çağımda bir öğüt vermişti babam, hala küpedir kulağıma.
''Ne zaman'' demişti, ''birini tenkide davranacak olsan, hatırdan çıkarma, herkes senin imkanlarında gelmemiştir dünyaya!''
----alıntı----

Giriş cümlesi fena değil ama asıl sen çıkışa bak

---çıkış alıntısı---
Kaçırdık o vakit elimizden onu, ama ziyanı yok, yarın daha hızlı koşacak, kollarımızı daha ilerlere uzatacağız... Ve bir sabah, aydınlıklar içinde...
O ümitlerdir ki şimdi sefer etmekteyiz, biz o akıntıya karşı giden tekneler, durmadan geriye, geçmişe çarpılıp atılsak da ne gam...
---çıkış alıntısı---

Benim için bitirilişi, başlangıcından daha iyi bir kitaptır ama tabii bunda Can Yücel katkısını unutmamak gerek. Çok karışık gidiyorum toparlamaya çalışıp Can Yücel ile bitireceğim her şeyi.

Şimdi öncelikle ben kitabı çok beğenmedim, bunun sebebi ise kitabın övüle övüle bitirilememesi. Bir numara yok bu kitapta, tıpkı daha önce övülen pek çok kitapta da olduğu gibi. Bir Amerikalı için bu kitap çok özel olabilir, ama benim için değil. Hani Can Yücel çevirisi ve eski bir baskı olmasa elimden çıkarırım hiç düşünmeden. Çok kısaca özetlemek gerekirse zamanında aşkına karşılık bulamamış daha doğrusu bulmuş da imkansızlıklar yüzünden hatunu kapamamış bir adamın ''benim olacak hatun binicem üzerine vurucam kırbacı'' mottosuyla gerek şansının yardımı, gerek pragmatist tavırlarının sonunda emeline ulaştığını sanması lakin kırbacın bir tarafında patlamasının hüzünlü hikayesidir kitap.
Caz Çağı denen bir şey var, partiler, eğlence filan. Bizim ''Lale Devri'' gibi düşünün. Vur patlasın çal oynasınla birlikte ahlaki çöküş de had safhada. Kime neye göre ahlak derseniz cevabım yok ama. İşte o dönemi mükemmel şekilde yansıtığı söylenir bu kitabın, lakin dönemi bilmediğimden yansıtıp yansıtamadığı konusunda çok atıp tutamam, yine de muhtemelen yansıtıyordur; aksi halde bu kadar övülmezdi bu kitap.
Kitapta bazı simgeler varmış anlatmayacağım şimdi girin wikiden bakın ama simge isteyen gitsin Orhan Pamuk okusun. 3-5 simge için bu kitaba efsane muamelesi yapılacaksa Mahsun Kırmızıgül de Türkiye' nin Kubrick' i olur o zaman. Kitap, bir döneme ışık tutması, şık final paragrafı ve kadın karakterinin gerçekçi analizleri dışında çok övgüye değecek bir şeye sahip değil benim bakış açıma göre. Yine de pek çok büyük yazarın ilham aldığı kitaplardan biri olarak gösterilir o ayrı ama bunu da her zaman verdiğim milli örnekle açıklayabilirim. Jimi Hendrix gitarda bir çığır açmıştır lakin sonrasında gitarı onun eline verecek bir sürü gitarist çıkmıştır, tabii ergen rockerlar bunu kabul etmeyeceğinden hiç tartışmaya girmeyeceğim bu konuda. En birinci Hendrix, kafasına da jiletle kesik atıp içine ot koyuyormuş hatta. Yazıldığı dönem ilgi görmemesi, yazarın ölümünden sonra ünlenmesi, bir döneme ışık tutması, yazarın hayatına ilişkin izler taşıması vs. filan derken baya efsane bir kitap olmuş sonunda.

Gelelim Can Yücel' e. Şimdi bir kitabın Can Yücel çevirisini okuyorsanız bilmeniz gereken ilk şey şudur; Can Yücel kitabı çevirmez, kitabı yeniden yazar. İnanın abartmıyorum ve bu yorumumu destekleyen, en bilinen örneği vereyim;

Orijinal cümle: To be or not to be - Çevirisi: Olmak ya da olmamak - Can Yücel çevirisi: Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin

Öyle kalırsınız işte, Can Yücel bu boru değil. Bu fazlasıyla subjektif çeviri için eleştiriler aldığında ise rivayete göre Shakespeare Türkçe bilse böyle söylerdi savunmasını yapmış bir adam. Yani Can Yücel' in hiçbir çevirisi için en iyi çeviri bu çeviridir denemez, lakin en orijinali kesinlikle odur işte. Şimdi yukarıdaki alıntılardan 2.' ye bir bakın lütfen. Bu kitabı Can Yücel çevirdiği için o kadar şiirsel bir finalle bitiyor kitap, orijinali nasıldı bilemem.

2 yıl önce
6 kişiden, 5 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Konunun beni pek sarmayacağını fark ettimse de Can Yücel'in yüzü suyu hürmetine başladım ve lâkin Can Yücel'in zaten vasat olan kitabı iyice dibe çekiştirdiğini fark ettim. Konu, gelişmeler, anlatım Can Yücel'in çeviri tarzına hiç mi hiç uygun değil. Ki Hamlet çevirisine de dayanarak söylüyorum; Can Yücel iyi bir çevirmen değil. Türkçe söylemek dese de kendi, yine de "ben yaptım"ı çok fazla hissettiriyor Can Yücel. Olduramadım.

5 yıl önce
4 kişiden, 4 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Filmi olduğu halde kitabını okumamın tek bir nedeni var. Merak.
Neden bu kitap onca esere esin kaynağı oldu, herkesin dilinde?
Filmini zaten biliyoruz.

Kitap Birinci Dünya Savaşı buhranı sırasında yazılıyor. Amerikan partileri,sosyetesi,görmemişliği. Kısacası Amerikan Rüyası.Tarihten bildiğimiz üzere Amerikayı Amerika yapan savaşlardır. Ülke asla taraf olmaz.(başlangıçta)Sadece her iki tarafa silah satar ve zengin olur. Yoksa İngiliz kolonilerinin bir anda dünya devi olmasının açıklaması yoktur.
İşte böyle bir dönemi ve değişimi anlatır kitap.

Siz bakmayın sadece para düşkünü bir kadını seven obsesif bir adamı anlattığına. Amerika'daki değişimi anlatır aslında. Jazz müzik hayranlığı, alkolün yasaklanmasını,zengin olanın ''kesin alkol kaçakçılığı yapmıştır'' gözü ile bakılmasını,sıcak paranın ülkede sabahlara dek süren partilere meydan vermesini,zenginlerin polo partilerini anlatır.Kitaptaki yeşil ışık bile Amerikan rüyasını simgeler. Geceleri Bay Gatsby yeşil ışığa neden uzanır?
Çünkü kendisi doğuştan zengin değildir. Parayı şans eseri bulmuştur. Amerikan rüyasını sadece uzaktan yaşayacaktır.

O dönemin kadınlarını anlatır. Zengin olmayan,varlığı sağlam temele dayanmayan erkeklerin tercih edilmemelerini. İnsanlarının vefadan uzak nasıl da materyalist tercihleri olduğuna değinir. Her gece evinde partilerine katıldığınız bir adam ölürse cenazesine bile gitmeyecek kadar basitleşmiş bir topluluğu...
Dili sade ve akıcıdır. Keyifle de okunabilir.

2 yıl, 2 ay önce
3 kişiden, 3 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
9 puan

Bu kitabı son zamanlarda yasaklanmış kitaplar okuma merakım ile alıp okudum. Ah diyorum, can Gatsby. Muhteşem Gatsby. Bu ne güzel bir adamdır?
Sevdiğini yıllarca beklemiş. Ona yakın olmak için diğer rıhtımda ki villayı satın almış. Sabır ile tekrar karsilacaklari günü beklyior Gatsby.
Amerikanın kokoş hanımefendileri. Çay partileri. Sevginin paraya takas edildiği bir dönem.
işte bu yüzden Gatsby mutsuz. Kitabı okuduktan sonra birde filmini seyrettim. Çok güzeldi. Yine okurum, yine seyrederim ben bu Gatsby'yi.

3 yıl, 5 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Son bölümlere kadar gayet basit kadın erkek ilişkilerinden ibaret bir aşk hikayesi olduğunu düşünmüştüm; ama bu bir aşk hikayesi de değilmiş. Gizliden eleştiri yapan kitapları seviyorsanız beğenirsiniz. Bir de betimlemeleri ve ifadeleri ayrıntılı şekilde hayal ettiğinizde, kitabı kitabın içinden takip ediyor hissine kapılabilirsiniz. Gayet sade ve gerçekçi betimlemeler yapılmış.

Can Yücel çevirisini beğenmeyenler Füsun Elioğlu'nun çevirisini okuyabilirler.

4 yıl, 3 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Özellikle baş kısımlarda dönüp dönüp okuyarak zorla anladığım cümleler, acaba çeviri hatası mı diye merak ederken; çeviren zatın ödüllü çevirmen olduğunu farkettiğim kitaptır kendisi. "Bunu bile çevirmiş helal olsun" diye ödül vermişler dedim de hak verdim jüriye. Neyse ki cümleler sonradan rutin anlaşılır hizaya girdi, lakin içerik olarak biraz depresif seyrederken sonunda zirve yaparak bitirdi. Kitaptaki karakterlerden de hoşlanmadım. Gatsby'ye muhteşem denebilir mi orası da çok muallakta benim kanaatimce. Okumak için okunacak bir kitap, onun dışında elzem değil bence..

4 yıl, 2 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Umut etmek kavramı üzerine güzel tespitler ve ifadeler barındırıyor. Fakat genel olarak olaylar ve zamanlar karışık, kurgusu zayıf gibi geldi bana.

4 yıl önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Derinliği olmayan, başlarda biraz hareketsiz geçse de ortalarda hareketlenen zamanınız varsa okuyabileceğiniz bir roman. Film için gayet uygun zaten filmi de yapılmış.

4 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

1920'li yıllarda yeni yeni palazlanan Amerikan burjuva sınıfına ışık tutan, güzel betimlemeleri olan, ancak kurgu yönüyle biraz basit kaldığını düşündüğüm bir roman.

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Çeviri kötüydü, ama kitap okumaya değer. Bir de ingilizcesini okumak lazım.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Ben kitabı beğenmedim. O kadar övüldüğü halde, özel bir şey bulamadım... Can Yücel çevirisinden okumuştum, tavsiye etmem.

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

İlk sayfalarda ağır ilerleyip sona doğru bi tempo içinde ilerliyor kitap. Genel anlamda beğendim makul bir sürükleyiciliği var verilmek istenen düşünce de gayet açık.

3 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Bazılarına göre en önemli Amerikan romanlarından biri olan bu kitabı bitirdiğimde, öykünün beklediğim gibi çıkmaması açıkcası beni şaşırttı. Ya anlatmak istediği felsefeyi anlamadım, ya da anlattığı dönemin sosyal ve politik ortamına hakim olamadığımdan mıdır bilmem... Öykü heyacandan ve sürükleyicilikten çok uzak. Bu yüzden, anlatım ve kurgu bende hiç ilgi uyandırmadı. Utku İlban Çoşkunoğlu çevirisiyle okuduğum kitabın çevirisinin de iyi olmadığını düşünüyorum. Tam açıklanamayan olgular, kesik anlatımlar, hızlı geçişler vs. çevirinin iyi olmadığının belirtisi. Örneğin kitabı bitirdiğinizde Nick Carraway'ın tam olarak ne iş yaptığını anlayamıyorsunuz. Muhteşem Gatsby bir çok edebiyat çevrelerinde büyük Amerikan romanı olarak görülmesi, belki de en mükemmel çeviriyi bile zayıf ve yetersiz bırakacak olağanüstü anlatım tarzıyla işlendiği bir eserdir, orasını bilemem. Kitabı İngilizce aslından okuyana sormak lazım.
"Fitzgerald bu eserinde insanların mutlu olmayı istemekle mutluluğa erişemeyeceklerini göstermektedir."

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Sonuncusu bu sene yapılmış beş tane filmi olan bir kitap Gatsby. Anlatımı, olayları tasviri harika. Kİtabın içeriği o kadar ilginç olmayabilir. En azından bize, günümüzde yaşayan insanlara, çok ilginç gelmeyebilir. Ama sonuna kadar geldiğinizde aslında büyük bir dramın varlığını görüyorsunuz. Fitzgerald, Hemingway gibi çağdaşlarının kendilerine has güzel bir anlatım dilleri var. Size o zamanları güzel anlatıyorlar. Hayatınızı değiştirecek kitaplardan değil Gatsby, ama her kitap okuyan insanın okuması gereken eserlerden.

3 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Bir dahi etrafına ışık saçarken niye kendine karşı bu kadar acımasız olabilir?
Görünenin ne kadarı gerçektir.

(çevirisinden kaynaklı insanlar tarafından beğenilmediğini düşünüyorum. ortada basit bir aşk hikayesinden daha fazlası var..)

3 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
1 puan

Beklentimi pek karşılamasa da sıkılmadan okudum,fena değildi.

3 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

" tek bir hayalin peşinde çok uzun zaman koşan bir adam .. zamanı geldiğinde bu hayalin bedelini ağır hem de çok ağır ödedi.. "
çok boş zamanlarınızda sıkılmadan okursunuz ama okunmasa da olur hani :)

3 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Kitap sonunda Daisy için ah sen burada olacaktın ki! Demekten kendimi alamadım.

3 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Daha önce kitabın konusunun işlendiği, aynı adla vizyona giren filmini izlemiş olduğum için olay örgüsünü biliyordum. Tabi ki kitaplar her zaman daha geniş bir kurgu, daha fazla akıcılık ve daha fazla detay içerir. Filmi de çok beğenmiştim dolayısıyla kitabına da bayıldım. Ama beğenmiş olduğum; konudur, olay örgüsüdür. Bunun dışında elimde bulunan kitap Artemis yayınlarından çıkmış olan baskısıdır. Kitabı, filmi izledikten sonra almak istedim ve filmin afişinin kitabın kapağı olarak kullanılması, kitabın ciltli olması ayrıca beğenmeme sebep olan bir etken oldu. Ancak gel gelelim ki kitabın çevirisi gerçekten kötüydü. Konunun akıcı olması bir yana, çeviri zıt kutup gibi kitabı okuma bırak deyip durdu...
Her şeye rağmen her kitap sevenin okuması gerektiğini düşündüğüm başarılı bir eser. Tabi mümkünse başka bir yayın evinden.

1 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

okuduğum yorumlar nedeniyle beklentimi düşük tuttuğumdan kitabı fena bulmadığımı söyleyebilirim. sıkılırım zorlukla okurum herhalde derken kolayca okudum ancak mutlaka okunması gereken kitaplar listesinde olması biraz abartılı bence...

3 yıl önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Çok fazla abartılmış bir kitap bence.Kitapta edebi olarak ya da kurgu olarak çok bir şey bulamadım. Can Yücel'in çevirisi hatırına 6 puanım. 20yy ın okunması gereken ilk 10 kitabı arasında yer alması çok iddalı ama yersiz..

2 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Amerikan edebiyatının en ünlü klasiklerinden biri bu kitap. Yamulmuyorsam bir kaç tane de film uyarlaması var, en yenisi 2013 yılında vizyona giren di Caprio'nun başrolü oynadığı uyarlama. Filmi izledim, kitabın elimdeki baskısıyla arasında birazcık farklılık var tabii ama onun dışında kitaba bağlı kalınmış. Açıkçası filmi kitaptan daha çok sevdim. İlk kez başıma böyle bir şey geldi.

Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki Amerika'yı güzelce önümüze sermiş Fitzgerald. Giderek büyük buhrana doğru sürüklenen ülkedeki sudan çok alkol tüketimi, insanların partiden partiye koşmaları, uyuşturucu bağımlılıkları, çılgın ahlaksızlıklar kısacası hayatın her hali apaçık ve rezil bir şekilde göz önünde yaşanıyor. İnsanlar tatminsiz, insanlar mutsuz, insanlar umursamaz. Özellikle biraz daha soylu aileden gelen, zengin kişiler bu dönemden sonra ayakta kalabilenler.

Tüm bu geniş çerçeveyi gözlemledikten sonra Nick Carraway ile tanışalım. Kendisi üniversiteden mezun olduktan sonra taşrada yaşamak istemiyor, tüm eğlencenin merkezi olan New York'a yakın bir yerde ev tutuyor. Aynı zamanda da o meşhur Walk Street'te çalışıyor. Ve tabii ki Gatsby'nin komşusu.

Gatsby ise muhteşem partiler veren, zengin bir adam. Kimsenin tanışmışlığı yok. Partilerine kimseyi davet etmiyor, herkes çıkıp çıkıp geliyor seda sayan programına gidercesine. Bir gün Nick, Gatsby'den parti davetiyesi alıyor. Olayı anladıysak açıklamıyorum..(boş konuşmazsa ölecek)

Nick ile Gatsby partide tanışıyorlar. Kitapta bir de olmazsa olmaz kadın karakterimiz var. Daisy. Sesi parayla dolu, güzel bir kadın. Geçmişte Gatsby, bu kıza aşık olmuş ama savaşa gitmiş, ayrıca kıza verebileceği hiçbir şeyi olmadığından ona ulaşamamış. Tesadüf de bu ki Daisy, Nick'in kuzeni.

Olaylar gelişiyor, Gatsby ile Daisy karşılaşıyorlar ve bu durumdan beklenenlerin hiçbirisi gerçekleşmiyor.

Gatsby tüm bu zenginliğe ulaşmak için çok çabalamış, hepsi de o kadın için. Hırs denilebilir ya da belki aşk. Ama aşk bu kadar kuvvetli midir, tartışılır.

Her neyse, kitap bir şekilde sonlanıyor. Ben okurken sıkıldım. Dönemi yansıtmasının dışında, Woody Allen'ın bir filminde Scott Fitzgerald ve karısı Zelda'yı görmüştüm. Yazarın kendi hayatından bir şeyler de var bu kitapta. Evet bir Amerikanya eleştirisi(!) fakat eğlence düşkünü, alkolik, depresif Zelda'yı Daisy'de görebiliriz aslında. Ve tabii ki tüm o hırsın, o renkli takım elbiselerin altındaki mağrur adam, Gatsby, yazarın bir yansıması bence.

2 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Aşık Gatsby sevdiği kız için 5 yıl bekledi ama Daisy yüzeysellikte sınır tanımayan biriydi...Peki Gatsby pişman olmuş mudur? Farklı bir kitap ama okumasanız da bir şey kaybetmezsiniz

2 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Bu güzel klasik size kitaplar arası film molası gibi gelecek türden bir kitap. Akıcı bir anlatıma sahip. Biraz dram lazım diyeniniz varsa bu kitaba yapışabilir, elinizden bıraktığınızda zaten bitmiş olacaktır. :)

2 yıl, 4 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Amerikan Rüyası'nın perde arkasını gözler önüne seren bir eser. Sınıf ayrımından yozlaşmaya, geçim derdinden, kısa yoldan köşeyi dönmeye ve huzurlarınızda gerçek Büyük Buhran Amerikası. Karakterlerin her biri adeta bir eleştiri oku. Sevdiği kadın uğruna yasa dışı yollarla köşeyi dönen fakir ama gururlu genç, her şeyden habersiz evlatlarının "iyi yerlere" gelmesine sevinen alt sınıf aile, zengin kocasının sağladığı konumunu kaybetmemek uğruna aldatılmaktan aşağılanmaya her şey sineye çeken kadın, mutsuzluklar, tatminsizlikler, bitmek bilmeyen arayışlar...

Remzi Kitabevi baskısı ve Figen Yanık çevirisi son derece yalın ve temiz Genel olarak kitabın sade bir dili var zaten. Öyle ki sanki film olsun diye yazılmış gibi. Dönemi hakkında çok ciddi fikir veren eser benim aklımda son zamanların en başarılı Tv dizilerinden biri olan Boardwalk Empire sayesinde daha bir pekişti. İşte bu kitap tam da o Capone gibilerin palazlandığı, ten renginin yargılanma sebebi olduğu, ailelerin çıkarları için bir arada kaldığı çarpık ilişkiler dönemini ele alıyor. Gerçi böyle sıralayınca günümüzden pek bir farkı yok gibi görünüyor ya.

1 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

valla anlamayadım diye üzülmüştüm meğer hiç kimse anlamamış.içim rahatladı :)

8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

abartıldığını düşünüyorum .

8 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

çevirisi çok ağır...

4 yıl, 11 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

http://kitabisevda.blogspot.com/2012/07/kitap-yorumu-muhtesem-gatsby.html

4 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

http://www.ebediyenedebiyat.blogspot.com/2013/07/muhtesem-gatsby-f-scott-fitzgerald.html

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

okuduğum en büyüleyici kitaplardan biri.

3 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Bir dahi etrafına ışık saçarken niye kendine karşı bu kadar acımasız olabilir?
Görünenin ne kadarı gerçektir.

(çevirisinden kaynaklı insanlar tarafından beğenilmediğini düşünüyorum. ortada basit bir aşk hikayesinden daha fazlası var..)

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

http://www.kontesce.com/2013/09/muhtesem-gatsby-f-scott-fitzgerald.html

3 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

güzeldi

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

http://kitapeylemi.blogspot.com/2013/09/84-muhtesem-gatsby-f-scott-fitzgerald.html

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Önce Leonardo Dicaprio nun oyandığı filmini izledim daha sonra kitabı olduğunu öğrendim fakat herkes çevirisinden şikayetçiydi. Bende İngilizcesini okumaya çalışıyım dedim. Bence abartı değil sakin geçiyor ama sonu gerçekten etkileyici. Ben etkilendim yani.

3 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Ben İletişim Yayınlarından çıkan baskısını okudum, çevirisi iyiydi tavsiye edebilirim.

http://sokakkedisi28.blogspot.com/2013/12/okudum-muhtesem-gatsby.html

3 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Eseri okumak isteyenlerin Can Yücel çevirisinden katiyetle uzak durmaları şiddetle tavsiyedir. Karakterler arası diyaloglar tamamiyle Türk insanı ağzı ile aktarılmıştır. Güzeldir bizim dilimiz, her bölgemizin kendine has o şivesinin apayrı bir çekiciliği vardır, lakin; 1920' lerin Amerika'sında, bir karakterin ağzından 'yetti canıma gayrı' (?!) vb. gibi sözler duymak insanı dumura uğratmaktadır. Kitap elimde olmadığı için birebir alıntı ekleyemiyorum fakat örnek olandan daha absürd diyaloglar mevcut.

1 yıl, 9 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski