Etiketler (düzenle)

Henüz etiket eklenmemiş.

Kullanıcı Araçları

Eylül (düzenle)

(düzenle)


Kitap Açıklaması (düzenle)

Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret demekti. Kadınların ve erkeklerin kaderlerini başkaları çizer, onlar da bir şekilde bu kadere ayak uydururdu. Ya da her şeyden, hatta hayattan vazgeçilirdi.

******

Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olan Mehmet Rauf un Eylül ü yazarın diline hiçbir surette dokunulmadan, eserin üslûb ve ses musikisi olabildiğince korunarak Enfel Doğan tarafından yayına hazırlanmış, kitabın son kısmına romanda geçen kimi kelime ve terkipleri içeren bir sözlük de konulmuştur. Eylül ü, yazılışından yaklaşık yüz yıl sonra özgün diliyle yeniden yayınlayarak kültürümüze hizmet ettiğimiz inancını taşımaktayız.

******

Eylül, mutlu bir evlilik sürmesine karşın eşi Süreyya Beyin arkadaşı Necib Bey ile gizli bir aşk yaşayan Suad Hanımın çıkmazlarını, dönemine göre oldukça derin ve ayrıntılı bir psikolojik yaklaşımla ele alıyor. Bu özelliğinden ötürü Eylül, Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir. Bir yaz, Boğaziçinde bir yalı kiralayan Süreyya Bey ile Suad Hanımın aile dostu Necib onları sık sık ziyaret eder, gece yatılarına kalır. Necib Beyin derin bir saygı beslediği Suad Hanıma ilgisi şiddetli bir sevgiye dönüşür, ancak bunu kendi içinde gizler. Bir gün dayanamaz, Suadın eldivenini çalar. Sonunda hastalanır, humma nöbetleri arasında bu eldiveni sayıklar. Suad bunu öğrenince eldivenin öbür tekini de verir, böylece her ikisinin de birbirine duyduğu aşk açığa çıkmış olur. Arkadaşı ve aşkı arasında kalan Necib ile kocasına bağlı Suad, nefislerini yenerek bu aşkı küllendirmeye çalışırlar.Eylül: Edebiyatımızda ilk psikolojik roman.

******

Bu kitap, edebiyat tarihimizin ilk psikolojik romanıdır.Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu. Süreyya canı sıkılanlara özgü bir tahammülsüzlükle, Çılgın kız! diye söylendi.Balkona açılan büyük kapıdan parmaklığa dayanmış dışarıya baktığı görülen karısı dönüp; Bu gece hava ne güzel! dedi.

******

İlk defa 1900 - 1901 yılları arasında Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilen Eylül ün kitap halinde ilk baskısı 1901 yılında yapılmıştır.Rauf un en önemli eseri olan Eylül, zamanının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilir.Romanda, Suad, Süreyya ve Necib üçlüsü arasındaki aşk-sadakat-evlilik üçgeninde, bu insanların ruhsal çözümlemesi yapılmıştır. Evli bir kadınla, kocasının yakın arkadaşı olan bir adam arasında yaşanan yasak aşk ve bunlardan habersiz kocanın ruhsal durumları, kadının ve erkeğin toplumsal rolleri, dönemi itibariyle cesur bir dille anlatılmaktadır.

******

Servet-i Fünun döneminin en önemli romancılarından biri olan Mehmet Raufun Eylülü psikolojik roman türünün yazınımızdaki ilk örneğidir. Yasak bir aşkı psikolojik boyutuyla anlatır, acılar o kadar dayanılmaz bir hal alırki, aşk ateşi daha büyük bir ateşle bitirilir..

******

Bir sonbahar...Sarıya çalan yapraklarla beraber sararan umutlar ve heyecanlar...Yasak bir Aşk var Eylülde, yasak olduğu kadar da temiz ve içten. Yaz mevsimiyle başlayan bir aşkın, sonbaharla birlikte solmaya başlaması ve hayat gibi bir son... Eylül bir Aşk romanıdır. Bazen soluk soluğa bazen hüzünle okuyacağınız bir Aşk. Roman karakterleri aşkları sebebiyle bir takım toplumsal irdelemelere girerler, namus, Aşk, hayat, evlilik sorgulanır. Günümüzde sıradan adına Aşk adı verilen ilişkilerden çok daha saf ve derin bir Aşk anlatılıyor Eylülde. Salt birbirlerini düşünen, dünyayı umursamayan bir Aşk değil Suad ve Necipin aşkı, Suad kocası Süreyyayı da düşünür ve Necip kuzeni Süreyyayı da düşünür. Suad ve Necip, Süreyya uğruna kendi aşklarından vazgeçerler.Eylül romanı Türk edebiyat tarihinin önemli eserlerinden biridir, hem psikolojik hem de toplumsal incelemeler vardır romanda. Gerçekçi-Doğalcı akımın başarılı bir örneğidir.Kısançlıklar, heyecanlar, umutlar, umutsuzluklarve gözyaşı ve Aşk... Eylül...

******

Mehmet Rauf, Sanat için sanat ilkesini reddederek daha iyi bir insanlık, daha mutlu bir gelecek için uğraşma iddiasıyla yola çıkarak Eylülü yazar.Paul Bourget etkisindeki yazar, Eylülde olayları çok yavaş gelişen bir üçgende Suad-Süreyya-Necib ilişkisini inceler. Ancak tek konunun dışına çıkamayıp yoğunlaştığı için edebiyatımızın ilk psikolojik romanını yazmış olur.Süreyyanın denizle oyalanması, çocuksuz ve genç bir kadın olan Suadı tek başına bırakır. Müzikle avunmaya yönelen duyarlılığı, akrabaları Necible sık sık görüşme olanaklarında bir sevgi haline gelir. Necib de kadınsız hayatının ülküsü olarak, hep iyi durumlarda görüştüğü Suadı beğenip sevmeye başlar...

******

Süreyya Bey ve Suad Hanımın mutlu bir evlilikleri vardır. Evliliklerinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen Süreyyanın ailesiyle birlikte oturmaktadırlar. Fakat evin havası, artık Süreyya ve Suada sıkıcı gelmektedir. Süreyya, bir an önce bu evden ayrılıp, denize bakan sakin bir evde yaşamanın, en azından yazı orada geçirmenin hayalini kurmaktadır. Kısa bir süre sonra Süreyyanın hayali gerçekleşir ve Suadın babasından aldığı para sayesinde Boğaziçinde bir yalı kiralarlar.
Süreyyanın arkadaşı Necip, ailenin yakın dostudur. Suad müziğe; Süreyya denize meraklıdır. Biri çoğunlukla evde, diğeri denizde vakit geçirmektedir. Daha çok Suad ile evde kalan Necip, onu sevmeye başlar; Suad da bu sevgiye kayıtsız kalmaz. Zamanla ikisi de iç hesaplaşmalara başlarlar ve sevgilerinin kirletilmemesi için çaba harcarlar. Roman, psikolojik tahlillerin yapıldığı ve bu yönüyle edebiyat tarihimizin ilkleri arasında yer alan bir eserdir.

******

Salonda bahçedekilerin kahkahaları işitilebiliyordu.Süreyya, canı sıkılanlara özgü bıkkınlıkla Çılgın kız diye söylendi.Balkona açılan büyük kapıdaki parmaklığa dayanmış dışarıya bakan karısı dönüp: Bu gece hava ne güzel! dedi.

******

Suat, Necip, Süreyya ve diğerleri; Hacer, Fatin, dadı. Boğaziçinde bir yalıda geçirilen upuzun bir yaz mevsimi. Eylül, esas itibariyle Necipin, yakın arkadaşı Süreyyanın karısı Suata olan yasak aşkından ve Suatın da giderek bu aşka karşılık verişinden ibaret görünse de, onu sıradan bir aşk romanı olmaktan çıkaran asıl özellik, karakterlerin ruh tahlillerinin derinliğinde kendini gösterir. Bu özelliğinden dolayıdır ki edebiyatımızda ilk psikolojik roman olan Mehmed Raufun bu ölmez eseri, orijinalitesini bozmayacak seviyede bir sadeleştirmeye tabi tutulmuş olarak, okuyuculara sunulmaktadır.

******

Yazıldığı dönemin en önemli romanı sayılan EYLÜLün Mehmed Raufun ünlü bir yazar olarak anılmasında önemi büyüktür.EYLÜL, gerek yayımlandığı dönemde, gerekse günümüzde ‘psikolojik roman tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. Psikolojik roman tanımlaması, özellikle Suat ve Necip arasında dile getirilemeyen, iç dünyada yaşanan, toplumun geleneksel yapısının reddettiği duygulardan kaynaklanmaktadır.Romana ismini veren Eylül, yaz mevsiminin ve bu mevsimde başlayan imkânsız bir aşkın bitişini simgelemektedir. Eylül, hüznün de ifadesidir. Romanın sonunda eylül ayı ile tabiatın görüntüsü üzerine yapılan tasvirlerde de bu hüzne rastlanır.

******

Güneşin kavurucu ateşinin yürekleri yaktığı, o ilk sıcaklığın, zamanla karşı konulamaz bir tutkuya dönüştüğü yaz...Ayrılık rüzgarlarının etrafta sinsice kol gezdiği sonbahar..Kah güneşli sevdaları, kah fırtınalı pişmanlıkları tarif edilemez bir acıyla içinde saklayaonbaharın o en yalnız Eylülü... Türk Edebiyatının bu ilk psikolojik romanında, Suad, Süreyya ve Necib arasındaki fırtınalı ilişkiler ve kahramanların iç dünyalarına doğru uzun ve keyifli bir yolculuk sizleri bekliyor.

******

Süreyya Beyle Suat Hanım beş yıldan beri evlidir. Bir yaz, Boğaziçinde, Yeni Mahallede küçük bir ev kiralarlar. Mutludurlar. Süreyyanın arkadaşı Necip, sık sık gelip yanlarında konuk olarak kalmaktadır. Necip, Suata çok değer vermekte, ona karşı derin bir saygı beslemektedir. Bu değer veriş ve saygı bir gün şiddetli bir sevgiye dönüşür. Genç adam, sevgisini içinde gizlemektedir. Bir gün dayanamaz..

Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret demekti. Kadınların ve erkeklerin kaderlerini başkaları çizer, onlar da bir şekilde bu kadere ayak u... tümünü göster

Baskı Bilgileri (düzenle)

Karton Cilt , 300 sayfa

Eylül 2004 tarihinde , Klas Yayınları tarafından yayınlandı


ISBN
9786054228430
Dil
Türkiye Türkçesi

Kitabın Ana Karakterleri(düzenle)

Kitaba karakter eklenmemiş ...

İlgili Kitaplar

7.5 puan (392 kişi)
1509 okumuş, 176 okumak istiyor, 6 okuyor

7.9 puan (447 kişi)
1390 okumuş, 218 okumak istiyor, 10 okuyor

7.3 puan (353 kişi)
1528 okumuş, 79 okumak istiyor, 3 okuyor

6.9 puan (401 kişi)
1481 okumuş, 123 okumak istiyor, 9 okuyor

8.2 puan (108 kişi)
290 okumuş, 258 okumak istiyor, 7 okuyor

7.0 puan (416 kişi)
1435 okumuş, 263 okumak istiyor, 14 okuyor

8.2 puan (255 kişi)
785 okumuş, 497 okumak istiyor, 9 okuyor

7.6 puan (1045 kişi)
3569 okumuş, 349 okumak istiyor, 14 okuyor

7.4 puan (492 kişi)
1769 okumuş, 167 okumak istiyor, 22 okuyor

8.5 puan (1501 kişi)
4579 okumuş, 500 okumak istiyor, 45 okuyor

Kitabın Geçtiği Listeler

17 kitap, 79 oy
109 kitap, 627 oy
69 kitap, 222 oy
112 kitap, 1345 oy

Şu An Okuyanlar

Okumuşlar

Okumak İsteyenler

Takas Verenler

iremc7 derya satılmış kahve27 SametKöseler kahveliniz sessizgemi38 arzbkts SedaaKk Berkileriak98 bilga yusufkrc01
11 kişi
smlyfuu ozenyesim übermensch f_ırmak ddtoxx mücahit hazar Kızılaslan sioda Aray osge01 betfln halil46 Hilâl hndnZ gülbeyaz Zertunc kozanilknur AyŞeGÜL gserap tanrlarkitapistiyor arzubkts Gallardo Hatice KOCA OKYANUSYA KKB tertermizlolcü mumke thebookmotel beyzakul srkn sevda123 YAĞMUR NUR Sngl Krmn cangım PINARUMUT hyuhyu akya13 ahseny Sakhuyo
1381 kişi
ayse.bykl gullayse_0103 lafnekamkac lalsland myra Canga Lenore KARAMELA Nara mollyevans exiled efla akyolgmerve imdbsever yagmurkavak cemil ırmak anonim pusechemistry kaffle bahar beyzanurgenc gokyuzubenim guvenbusraa aysundrn fatoniko Rmys96 limonkokusu Trueblue gelmeyengemi Freuded Ulrich buket aygen Selma azyb01 Sonsuzgeceler goradakirobot Ktpkrd todesarten freudbasi
229 kişi
ozonoloji Büşra Sezen fabuleux OnurTrap Rabia Özcan handeyildiz Unicef deniz12 sevda123
9 kişi

Değerlendirmeler

değerlendirme
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
3 puan

Kitap çok fazla sıkıcıydı..

5 yıl, 3 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

bazı kitaplar gerçekten zor ilerliyor. bana göre eylül de bunlardan biriydi.

4 yıl, 7 ay önce
3 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

O dönemlerde roman tarzında yeni eserler vermeye başladığımızdan biraz acemice yazılmış bir roman. Fazla diyalog yoktu belki bu açıdan sıkıldım. Karakterler birbirleriyle olamayacağını anlıyor. Bence o sahneden sonra ya Necip yurt dışına çıkacaktı ya da biri üzüntüden ağır bir hastalık geçirecekti. Ve mükemmel bir son olacaktı. Kitabı bitirdiğimde "Ne yani ben bu kadar ağır bir kitabı bu saçma sonu görmek için mi okudum?" diye çok hayıflandım. Yazar kitabın sonunda içine etmiş. Bu sondan ötürü 1 verdim. Bu son olmasaydı 7-8 arası olurdu.

3 yıl, 10 ay önce
2 kişiden, 2 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Lise yıllarında okuduğum için bir süredir tekrar okumak ve eserden bu sefer nasıl bir anlam çıkardığımı gözlemlemek istiyordum. İlk olarak çıkardığım sonuç şu ki o zamanlar eserin zor aktığını düşünmüştüm şimdiyse tam aksine ağır bir dile sahip olmakla birlikte akıp gittiğini fark ettim. Sanırım hayatı daha tanımış olmak ve duyguları daha olgunlukla karşılıyor olmak bakış açısını da bir hayli değiştiriyor. Türk Edebiyatı'nın ilk psikolojik eseri olarak fazlasıyla haklı bir öneme sahip. Tabi burada psikolojiyi sadece karakterlerin düşüncelerine yer vermek olarak anlamamak gerek. Ruh hallerinin içeriği çok dikkat çekici. Gerek kitabın yazıldığı gerekse eserin içerdiği dönemde toplumsal hayatta pek de yeri olmayan ya da en azından söz hakkı bulunmayan diyelim, kadının ilk kez içinde bulunduğu evliliği sorgulaması, kendi duygularının sesini dinlemesi, aslında genel olarak neredeyse ilk kez hayatı algılıyor olması gibi çağına göre çok cesur bir psikolojiye sahip. Diğer karakterler de bir hayli detaylı fakat Suat karakteri kitabı sadece çıkmaz bir aşk hikayesi olmaktan çok öteye taşıyor. Aynı zamanda bugünün şartlarıyla bakacak olduğumuzda iletişimsizliğin hemen her sorunun temelinde olduğu fark ediliyor. Diğer yandan her şeyi hızla tükettiğimiz bu çağda elleri bile temas etmeden böylesine ince duygular böylesine derin hezeyanlar yaşayabilmeleri de masalsı geliyor. Hakikatten büyüdükçe kirleniyor dünya.

1 yıl, 11 ay önce
3 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kitap, psikolojik bir roman olup, ruhsal çözümlemelerde çok başarılı bir çalışma sergilemiştir.
Şahısların ruh hallerini çok iyİ bir şekilde okuyucuya aktarmaktadır. Yalnız biraz ağır olduğu için okurken zorluk çekilmekte ve bu yüzden biraz da okuyucuyu sıkmaktadır

5 yıl, 2 ay önce
2 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

ilk psikolojik roman deniyor ama aslında psikolojiyi bozuyor bence.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Türk edebiyatının ilk psikoloji romanı olan bu kitabı bana hitap etmediğinden dolayı yarıda bıraktım.

4 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Lise dönemimde hocamız bu kitaptan sınav yapıcak diye okumuştum. İyiki de okumuşum.

4 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

psikolojik kitap okurken ilk defa psikolojim bozuldu:)

3 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

İlk psikolojik romanımız olduğu için bile ''mutlaka okunmalı'' denilebilir.

4 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

çok ağır ilerleyen bir roman :/

3 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

Sıkıcı bulanların yorumlarını hayretle okudum.
Ya ben anlamıyorum kitap işinden yada sıkıcı diyenler...

3 yıl, 3 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Gizli bir aşk psikolojik tahlillerle dolu bir anlatım. Başlayınca sonunu merak ediyorsunuz. Akıcı bir roman.

3 yıl, 5 ay önce
1 kişiden, 1 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

Aşırı sıkıcı,aşırı tekrar,bendekinde kitabın orjinali sol sayfalarda verilmiş,sadeleştirilmiş 250 sayfalık versiyonu, kelime öğrenme çalışması güzel olabilir, ist yazında güzel doğa tasvirleriyle acabamı dedim,yazar denizi seven ve evli kadına bir aşk duymuş birisi bence, "ah saadeti ruhuna sığmıyordu” tarzı onlarca sayfa devam eden tekrar aşk tanımlamaları çok sıktı, 1900 de freud psikolojiyi patlatırken bu romanda psikolojinin p si yok, baskıda 6-7 eksik harf hatası,kitabın sonunu çok dar,hızlı ve kötü bağlamış..

Servet i fünuncunun bahriyeden pornografik roman yüzünden atıldığı,t.fikretin eşiyle yasak aşk yaşadığı (halasının kızıyla evlenip aynı malikanede yaşamışlar),bazı eşlerinin romanı okuyup ona evlenme teklifi ettikleri ve uşaklıgil’in aşk-ı mennu’sundan etkilenerek yazdığı iddia ediliyor..toplam 6-7 sayfalık çizdim en basitleri;

..layık olan mesut olur yahut Goethe’nin dediği gibi layık olan kazanır, kazanamayan laik değildir./..kendisinde daima mevcut olan tahlil vesvesi ile bu saadetin de derinliklerine girip hakikatini görmek merakına düştü../..“mayıs malum ya ,büyük adanın tam mevsimidir!.. /..Sabahleyin uykunun rahatlığıyla ,akşam yorgunluğunun tozuyla deniz sinirlerine büyük bir şifa tesiri veriyordu./Hiç bir kadın böyle aşk ne kadar saklanırsa saklansın ,hissetmemesi mümkün olmazdı../..henüz kızken kendi de fena kocaya düşseydi sabreden kadınlar gibi sabredemeyeciğini ve susmaya cağını zanneder ,öyle iddia ederdi..

2 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
7 puan

Çok eski kelimeler barındırdığından biraz zor okuyorum ama konuyu anlamış sayılırım :D

5 yıl, 10 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

Hazin bir aşk hikayesi. Aşık insanın neler yapabileceğinin göstergesi.

5 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
4 puan

Çok Sıkıcı...

5 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Beğendim.

5 yıl, 6 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
1 puan

çok ağır ve sıkıcı bir kitap ilerleyiş bakımından çok yavaş

5 yıl, 2 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
2 puan

Kendimi okumak için baya zorlayıp en sonunda dayanamayıp bıraktığım nadir kitaplardan biridir. Gerçekten çok sıkmıştı beni.

5 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Yıllaaar öncesinin İstanbulunda keyifle dolaşırken ; Suat ve Necip, halet-i ruhiyelerini ve aşklarını bu denli iyi analiz ve yorumla yaratan bir yazarla karşılaştıkları için şanslılar diye düşündüm.. :)

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
10 puan

Okunmalı.Gerçekten çok hoş.

4 yıl, 9 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

kitap gerçekten çok başarılı psikolojik çözümlemeler açısından.
Ancak benim okuduğum (sanırım ınkılap yayınları) kitapda o kadar çok yazım hatası vardı ki, acaba okuduğum kitap korsan mı dedim. Bu durum okumaktan keyif almamı zorlaştırdı. İnternetten almıştım. Oku oku , yada D&R dan. Bir de son sayfasında eksiklik var gibi geldi. Orada bir kopukluk var ama ...

3 yıl, 10 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

güzel bir kitap.

4 yıl, 8 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

çok sıkıcı ilerlemeyen bir kitap bir türlü sarmadı beni genede klasik eserlerdendir okunması gerekir

4 yıl, 7 ay önce
1 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Yasak meyvenin tadı.Masallarda anlatılan aşk, o yıllarda da gerçekmiş meğer..

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Kim kimdir diye uzun uzun düşündüğüm bir kitap olsada ben sevdim :)

4 yıl, 6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
3 puan

Yarım bıraktığım tek kitap oldu

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
4 puan

İlk psikolojik romanımız bence herkes okumalı çok güzel..

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

çok akıcı olmayan hatta sıkıcı bir kitaptı, ama hissediyordum kitabı yarım bırakmadım müthiş bir final.(erkek olmasam ağlardım )

4 yıl, 4 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

İçimi o kadar şişirdikten sonra ancak öyle bir sonu kabul edebilirdim. Oh dedim bu altı puan son hatrına.

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
5 puan

Türk edebiyatının ilk psikolojık romanı olarak tanıtıldı edebşyat hocam tarafından. Bir merakla lıse de elıme alıp okumaya basladım ama hatırladığım tek sey okurken cok sıkılmıştım.Suat'ın kadın karakter, Süreyya'nın ise erkek karakter ismi olduğunu oturtmam zaman almıştı :)

4 yıl, 2 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

En güzel öğretmen tavsiyesi olma adayıdır Eylül :) okunmalı!!

4 yıl, 1 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
6 puan

Lise çağlarında öğretmen tavsiyesine okuduğum, o yaşlardaki gençlere önerebileceğim bir kitaptır. Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak adlandırılması nedeniyle bilgi yarışmalarında karşımıza çıkma ihtimali yüksektir.

3 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Tam bir psikolojık roman , etkılendım.

3 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
7 puan

bu ikinci okuyuşum, ilk okumam 2 yıl önceydi ve bayılmamakla birlikte hoşuma giden bir kitap olmuşti, yer yer sıkıldığımı da hatırlıyorum. ancak şimdi okuyunca farkettim ki aslında çok akıcı bir kitapmış, o geçen iki senede bir şeyler öğrendiğimi ve bu yüzden kitabın bana daha çok hitap ettiğini düşünüyorum. güzel bir okuma oldu.

6 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

1901 yılında yazıldığına inanılmıyor resmen. Düşüncelerini analizlerini rahatbyakalıyorsun. Ama aşk romanı olarak okursan benim Tarzım olmadığı için hoş gelmeyecek. Birden bitişi. Her şekilde içini acıtıyor Kayıtsız kalmayıp içine daldırıyor.

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
Profil Resmi
8 puan

Kitabı bitirmem uzun zaman aldı başka bir kitap olsaydı şimdiye dek yarım bırakmıştım dediğim zamanlar da oldu. Şimdi en sevdiklerim arasında.

2 yıl, 11 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

hoşuma gitmedi :)

2 yıl, 9 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Servet-i Fünun romanlarını, üslubunu ve psikolojik tahlilleri seven sıkılmayanların zevkle okuyacağı bir aşk romanı.

2 yıl, 8 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
9 puan

Okumaya baslayinca çok karışık gelen anlaşılması güç cümle yapısının da etkisiyle zor ilerleyen fakat bazı bölümlerine geldiğinizde ićinde kaybolup gittiģiniz enteresan bir kitap..Karakterlerin isimlerinden dolayı da ilk başta kim kimdir diye bir kafa karışıklığı yaşamadım değil:) aşk, karamsarlik, çaresizlik, müzik, mekanlar vs çok iyi yansıtılmış.. Okurken karakter geçişlerinde dikkat gerektiriyor.. Hazin sonuyla beni üzse de bitirmiş bulunuyorum..

2 yıl, 5 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
10 puan

📌 Eylül... Birkaç gün hava ne kadar güzel olsa bu kadarcık geçici bir güzelliğe bile gönül borcu duymak gereken bir ay.İçine birkaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, o güzel havaların sürekli yazın artık nasıl geçmiş, yalnızca bir mazi olmuş olduğunu duyuran bir yazıklanma ve özlem ayı...
📌 Eylül... Artık ne bir çiçek, ne bir koku kalmış... Artık onlara tahammül bile kalmamış,hepsi çürümüş. Yağmur kış hepsini çürütüyor;her şey çürüyor, her şey... İnsanlar da çürümeyecekler mi?

1 yıl, 7 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Hikayenin anlatımı sıkıcıydı ama karakterlerin psikolojik durumları ve içlerinde yaşadıkları ikilem güzel yansıtılmış. Okurken kimi yerlerde sıkılsam da ilk yazılan psikolojik roman olması hasebiyle okunabilir.

1 yıl, 3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
5 puan

Kitabı bir heyecanla elime aldım. Lise yıllarında ismini duyup, merak ettiğim bir kitaptı. Yalnız biraz okuduktan sonra o kadar sıkıcı ve ağır geldi ki anlatamam. Bir kere kitapta çok fazla tasvir var. Artık içim bulandı. Gereksiz konuların üzerinde fazla durulmu. İlk 150 sayfa ''Bu nedir ya, işkence gibi'' dedirtecek cinsten. Ondan sonra da aşk başlıyor. Burdan sonrası biraz daha akıcı.
Yalnız kitabın sonu tamamen hayal kırıklığı. '' sıkıldım artık bitsin şu kitap'' dermiş gibi yazmış yazar kitabın sonunu. Sonu daha uzun anlatılmalıydı. Madam Bowary'nin ölüm anı çok iyi kurgulanmıştı mesela. Bunda aynı tadi asla bulamazsınız. Yine de fena değil diyebilirim.

1 yıl önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
8 puan

Dönemine göre çok iyi bir kitap diyebilirim, eğer psikolojiye ilginiz varsa ve bu kitabın da Türk tarihinde yazılmış ilk psikolojik roman olduğunu varsayarak okursanız kitaptan zevk alabilirsiniz. Tavsiye ederim.

3 ay önce
0 kişiden, 0 kişi bu değerlendirmeyi beğenmiş
6 puan

Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı olan Eylül'ü liseden beri okumak istiyordum.Okuduğum için pişman değilim.Ancak çok beğendiğimi de söyleyemeyeceğim.Şöyle anlatayım: kitap kısaca yasak bir aşkı; Süreyya ile evli olan Suat ve Süreyya'nın kuzeni Necip Bey'in gün geçtikçe birbirlerine aşık olmasını anlatıyor.Hikaye çok güzeldi.Tasvirler de güzeldi ama biraz fazlaydı.psikolojik tasvirler doğal olarak vardı ama biraz aşırı geldi bana.Bu eleştirileri yapmak haddime değil belki ama bir yerden sonra sıkılmaya ve hikayeden kopmaya başlamıştım.Belki de psikolojik bir roman olduğundan bunlar normal.Bilmiyorum yanlış yorum yapmak istemem.
Son olarak kitabın sonu hakkında kafamda soru işretleri kaldı.Aceleyle yazılmış bir sonmuş gibi geldi.Sondan pek tatmin olamadım.
Her ne kadar sondan memnun kalmasam ve tasvirleri fazla bulsam da bir aşk nasıl anlatılır,o duygu okuyucuya nasıl geçirilir bunları öğretmek için yazar olmak isteyen herkese bu kitap ders niteliğinde okutulmalı.Ki zaten okutuluyordur da.
Ne olursa olsun dünya klasiklerinin yanında Eylül gibi türk klasiklerini de okuyun derim.

2 ay önce
Puan : hepsi | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10
Değerlendirme Zamanı: en yeni | en eski