Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Notre Dame'ın Kamburu
Çok fazla gereksiz bölüm vardı kitapta. Fakat anlatım çok iyiydi. Karakter analizleri ve toplum eleştirisi yerindeydi.
Baskı: Dünyayı Yöneten Gizli Örgüt İlluminati
İçeriğinde enteresan bilgiler olsa da, kopyala yapıştırla yazıldığı ve sayısız kere kendini tekrar ettiği için pek sevemedim bu kitabı.
Baskı: Felsefenin Başlangıç İlkeleri
Felsefenin değil, Maksizmin Başlangıç İlkeleri olmalıydı kitabın adı. Tamamıyla Marksist bakış açısını dikte etmeye yönelikti. Üstelik sağlam gerekçeler de yoktu. İkna edici değildi. Ayrıca aynı şeyleri çevirip çevirip yazmışlar. Laf kalabalığı... Sadece bazı yerlerde bilgilendirici olduğu için sevdim. Onun dışında eksikti.
Baskı: Şibumi
Kitap sürükleyiciydi. Anlatımı da gayet iyiydi. Sadece Yahudileri mağdur göstermiş olması çok komikti. Eğer Ana Şirket biriyle ittifak yapıyorsa, ki yapıyor, bu Filistinliler değil, Yahudilerdir.
Baskı: Durgun ve İşsiz
Gereksiz yazılarla dolu olduğunu düşünüyorum. Hiçbir şey katmadı bana.
Baskı: Şeytanın Aynası: Newton Fiziği
Hayatımda okuduğum en cahilce kitap diyebilirim. Yazım ve fikir yanlışları ile dolu.
Baskı: Aşka Düşen Pervaneler
Çok farklı fikirler barındıran bir kitaptı doğrusu. Bazı yerlere katılmasam da bakış açısı geliştirmek adına okunmalıdır bence.
Baskı: Amok Koşucusu
Zweig'ın bir oturumda okumalık kitaplarını seviyorum. Bence edebiyat bu tarafa dönecek yavaş yavaş. Artık insanların okumaya fazla vakti kalmıyor. Kitapkurtları dışında gününü kitap okumaya ayıran kişi özellikle bu ülkede çok az. Öyküye de gelirsek, Zweig amca yine psikoloji tahlili üzerinden anlatmış hikayesini ve çok da ilgi çekici olmuş.
Baskı: Parfümün Dansı
Kitap kalite kokuyor ama aşırı detaya girmeseydi keşke. Onun dışında ölümsüzlüğün bilinç düzeyinde yaşanacağı mesajı son derece doğruydu.
Baskı: Kuzguni Siyah
Bu kitap sadeliğin gücünü kullanan kitaplardan biri. Ancak bu sadelik basitlik olarak algılanmasın. Edebi açıdan son derece oturaklıydı zira.
Baskı: Metrodan İnsan Manzaraları
Çok eğlenceli ve kısa kısa anılardan oluşuyor. Bir oturuşta okumalık.
Baskı: Doğu'dan Uzakta
Bu kitap aslında bir düşünce romanı olarak okunmalı. Diyaloglardaki fikir alışverişleri çok iyiydi. Konu ve sürükleyicilik arayanlara ise uygun değil. Sonu ise tam bir kolaya kaçış.
Baskı: Kavim
Aslında kurgusal manada çok iyi bir kitaptı; velakin anlatım dili o kadar basitti ki biraz can sıkıcı bir hal aldı. Diyaloglar çok samimiyetsiz ve amatörceydi. Yine de sürükleyici olduğunu söylemem lazım. Bir de kitabın ismi ne alaka?
Baskı: Mars Yıllıkları
Dili keşke bu kadar basit olmasaydı. Hikayeler ise çok ilginçti.
Baskı: Öteki Rüzgar (Yerdeniz Serisi, #6)
Yine sıkıcı bir konu ve zayıf bir kurgu. Bu seriyi pek sevmedim ben.
Baskı: Nietzsche Ağladığında
Üzerinde çok çalışıldığı belli. Yer yer çok sıksa da genel olarak zevkli bir kitap. Ancak edebi bir tat vermedi kesinlikle. Çoğunlukla diyalog şeklinde yazılmış. Diyalogların içeriği entelektüel bir haz veriyor insana.
Baskı: Erenler Yolunda Şah'a Doğru
İnsan-ı kamillik yolunda önemli bir ışık tutucu eser.
Baskı: Tutunamayanlar
Müziği ve duygusu kitabı okutturan unsurlar. Onun dışında olay, kurgu yok gibi bir şey. Zaten yorumlara baktığımda kimse doğru düzgün bir inceleme yazamamış. Tutunamayanlar'ı sağda solda, şöyle şöyle oluyor, diyerek anlatamayacağız sanırım ama sevdiğimizi söyleyebileceğiz sadece.
Baskı: Gümüş Damarları (Drizzt Efsanesi #5)
Serinin en zayıf kitabıydı bence. Hatta yazarın yazarken sıkıldığını hissettim nedense.
Baskı: Beyaz Geceler
Diyaloğa ağırlık verilmiş, edebi lezzetten uzak bir kitap. Tiyatro teksti gibi...
Baskı: Gösteri Peygamberi
Kitap güzeldi ancak yeterince içine çekemedi beni. Mesajlar yerindeydi. Ben ise bazı kopukluklar hissettim. Bu yüzden çok da sevemedim.
Baskı: Bir Geyşanın Anıları
Bir an bile sıkmayan bir romandı. Ancak tamamıyla yaşanmış bir hikaye olmadığı aşikar.
Baskı: Aeden Bir Dünya Hikayesi
Bu kitabı okumam 2 ayımı aldı. Arada bir sürü kitap bitirdim ancak buna pek elim gitmedi. Sebebi de aşırı amatörce yazılmış olması. Devrik cümlelerle dolu ve anlatımı çok basit. Bu çaylaklık kokusu yüzünden de roman beni içine çekemedi. Neyse ki esaslı düşünceler vardı içinde de bitirmede ısrarcı davrandım.
Baskı: Kaplan! Kaplan!
Son sayfalardaki aydınlanma bölümünde aşırı zorlama ve inandırıcılığı öldüren açıklamalar olmasaydı, benim için efsane bir kitap olacaktı. Sürükleyiciydi zira. İlginç fikirlerle de doluydu. Öyle ki zorlamalara rağmen sevdim kitabı.