
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: İki Dirhem Bir Çekirdek
Kitap bana göre sözlük niteliği taşıyor olsa da, içinde geçen tüm o güzel tozlanmış öyküler ve keyifli anlatımıyla sıkıcı bir sözlük olmaktan çıkıp adeta bir hikaye kitabına dönüşmüş.Oldukça güzeldi özellikle iki dirhem bir çekirdek, afyonu patlamak, çizmeyi aşmak ,muvahere -i tebabüliye ve münasebetsiz Mehmet efendi deyimlerinin açıklandığı bölümleri çok sevdim.
Baskı: Kasırga ve Yabanmersinleri
"Yirmi yıldan sonra düşünüyorum da, bulutların üzerinde olmayı beklemedim hiç. Ben ve kocam biliriz, bir bulutun taşıyamayacağı kadar ağırdır dünya." Güzel ve derin cümleler barındırdığını düşündüğüm sevimli bir öykü kitabı, okunmaya değer.
Baskı: Basit Bir Es
Yazara,okura ve tabiki hayata dair, farklı bir bakış açısına sahip güzel bir kitap basit bir es. Kitaptan en sevdiklerim; "Yaşlı kadın, genç delikanlı farketmez, yol boyu susmayı beceremeyen insanlarla dolu bir dünyada yaşıyorduk. " "Her yazarın bir Olympos'u ,bir kovuğu,mağarası,uzakta bir adası olmalı,yanına binbir geçenekli bir labirent katedilerek ulaşılabilmeliydi." " Hayatın hemen altından özel yakamoz diliyle hızla akan uzun bir nehirdi masal,yukarıda yorulduğumuzda iner kıyısında oturur, sesine ışığına kapılırdık." "Ya uzlaşma, ya uzlaşmazlık, kitap yazar ile okur arasında kaygan,dikkatsiz hareket edeni düşürebilecek ve sakatlayabilecek ölçüde tehlikeli bir zemin türü yaratmıştı."
Baskı: Simyacı
Bundan yıllar yıllar önce 13 yaşımda okumuştum simyacıyı.Geçenlerde şöyle bi sayfalarını karıştırırken bir cümleye rastladım.Bu cümle yıllardır ara sıra aklıma düşen, umutsuz zamanlarda bana sözünü geçirebilen,güçlü bir cümledir benim için.Fakat bu cümleyi nerede nasıl okuyup da aklıma kazıdım bilmiyordum.Simyacının satır aralarında bu cümleye rastlayınca nedense çok mutlu oldum, eski bir dostumun evine ziyarete gitmişim gibi oldu sanki.Bu vefalı dost için Paulo Coelho'ya teşekkürlerimi sunuyorum.Cümleyle de bitireyim; "Bir şeyi gerçekten istersen, onu gerçekleştirmen için bütün evren işbirliği yapar."
Baskı: Kırmızı Pazartesi
Kitapların en sevdiğim yanlarından biri ne kadar sözünü kesseniz de her zaman anlatmaya hazır olmaları.
Baskı: Hayalperestler
Bu kitap pembe pamuk şekerle, baharatlı sıcak çikolata arası bir şey.Sizi sarıp sarmalıyor durduk yere.
Baskı: Çoluk Çocuk
Kendimi ait hissedebildiğ birkaç kitaptan biri. Kitapları da özleyebiliyormuş insan. Robert ve Patti'nin hikayesi; her satırıyla kalbimde yer eden ve asla unutamadığım...
Baskı: Paris Ve Londra'da Beş Parasız
Kitap gayet güzeldi.Hakikaten beş parasız kalınca başınızdan neler geçebileceğini sadece fiziksel görünüşünüzün değil, bakış açınızın da nasıl farklılaşabileceğini anlatıyor.Kısacası beğendim şöyle de bir cümle vardı söylemeden geçemediğim; " "Şık" bir otel özetle, iki yüz kişi aslında istemediği şeyler için yolunabilsin diye yüz kişinin saçını süpürge ettiği yerdir. "
Baskı: Gönül Meselesi
Beklenmedik yerlere giden bir kıskançlık hikayesi aslında "Gönül Meselesi".Başlarda yazarın diğer kitaplarını çok özletse de sonradan akıcılığı ile kendine bağlayan bir kitap.Yine aralara serpiştirilmiş Tuna Kiremitçi'ye özgü tatlı ayrıntılar var; Zerrin Tekindor ve Stefan Zweig gibi.Sonunun çok tatmin edici olduğunu söylemem fakat genel olarak güzel,akıcı ve okunası.
Baskı: Onu Da Sonra Anlatırım
Nedense bana woody allen ı hatırlatan bir tarza sahip kitap dolayısıyla epey sevdim kendisini.
Baskı: Bir Gün
Kitabından sonra iki kez de filmini izlediğim ki sanıyorum bir gün denk gelirse yine izleyip ,okuyabileceğim muazzam bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
Baskı: Nefes Nefese
Uzun süre önce okuduğum ikinci dünya savaşı yıllarında geçen güzel bir kitaptır. Akıcılığıyla kendini bir gün içinde bitirttirebilir , biraz benim gibi duygusalsanız bu sürece gözyaşlarınızı da katabilirsiniz.
Baskı: Bir Gün
Bir gece uyku tutmadığında tesadüfen karşıma çıkan bir gecede okuduğum kitap.Zaten çok sevdiğim bir yazarın beni oldukça şaşırtan kitabı zevkle okumuştum, akıcı ve güzel bir kitaptı.
Baskı: Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı
"Sanıyorum Don Sandalio için satrançtaki kraliçe dışında bir kadın olmadı; doğuluların vezir dediği bu kraliçe kale gibi beyaz kareden siyah kareye,siyah kareden beyaz kareye doğru yönde gidebilir, ayrıca deli ve filvari bir psikopos gibi beyaz kareden beyaz kareye ya da siyah kareden siyah kareye, yana doğru gidebilir; satranç tahtasına egemen bir kraliçe bu ama onun o muhteşem soyluluğuna cinsiyet değiştiren sefil bir piyon ulaşabilir. Sanıyorum bu onun düşüncelerinin biricik kraliçesiydi. "
Baskı: Mahalle Kahvesi
Çok seviyorum bu adamı. Hikayelerinin samimiliğinden mi, bana nedense Sadri Alışık'ı anımsattığından ve bu yüzden hikayelerin baş rolüne hep Sadri Alışık'ı koymamdan mı, Orhan Veli'nin deyişiyle kırkını aşmış bir mahalle çocuğu oluşundan mı bilmiyorum. Belki de bir neden aramak anlamsızdır. Belki sadece" Kınalıada'da bir ev" hikayesini okumak bile onu sevmek için başlı başına bir nedendir.