
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bayan Jean Brodie'nin Baharı
Bana faşizmin dinamiklerini anlatıyor gibi geldi: http://kitapnot.blogspot.com/2013/09/bir-donemin-mutsuz-kadnlar.html
Baskı: Müzik ve Sessizlik
Tasvirler ve detaylarla dolu bür sürü sayfa... ve son sayfaları da çevirdiğinizde elinizde sönük bir hikaye ve garip karakterler dışında pek bir şey kalmıyor. Yazarın Danimarka kralı ve onun zamanındaki günlük hayata ilişkin derin ve kapsamlı araştırmasını takdir ediyorum ama romanın anlattığı hikaye bunu taşıyacak kadar güçlü değildi. Karakterler güzel canlandırılmıştı ama ben hiçbiriyle yakınlık kuramadım. Ayrıca "rus madenciler" ve "ana kraliçenin gizli hazinesi" kısımlarını da işlevsiz buldum. Duvarda bir silah asılıysa öykünün sonunda patlaması gerekmiyor muydu?
Baskı: Son Perde
Neden daha önce Dahl okumadım ki sanki?! Çok beğendim! Öyküleri teker teker şurada ele aldım: http://kitapnot.blogspot.com/2012/07/son-perde.html
Baskı: Dumankara
Kitap Notları: Dumankara http://kitapnot.blogspot.com/2013/08/dumankara-hayat-bir-yangnd.html
Baskı: The Snake Stone
Yazar çok otantik, masalsı ama bir o kadar da gerçekçi bir ortam kurmuş. İstanbul'un etnik çeşitliliğini, tezatlarını, tarihini çok güzel yansıtmış. Osmanlı tarihi üzerine doktora yapmış olan yazar gerçekten büyük bir birikime sahip. Diğer yandan olay kurgusu bana bir polisiyeden beklediğim gerilimi ve heyecanı vermedi. Yashim umduğum gibi çıkmadı. Aklıyla değil rastgele iz sürüyordu. İngilizcesini anlamak pek kolay değil, zira günümüzden farklı bir dönemde farklı ortamlarda geçiyor ve gaz lambasından yulara İngilizcesine pek rastlamayacağımız kelimeler kullanıyor tabi olarak. Yine de başka yorumlardan Türkçe çevirisinin pek başarılı olmadığını öğrendim ve İngilizcesini okuduğuma memnunum. İncelikli bir anlatımı var.
Baskı: Adı: Aylin
Aylin'in hayatından ziyade Aylin'in kendisini, kişiliğini anlatan, kimi yerlerinde güzel anlatım tekniklerinin uygulandığı, kolay okunan, derli toplu bir roman. Yalnız bazen okuyucunun Aylin'i bilmediğini unutup es geçilmiş önemli noktalar (mesela ablasının geçirdiği kaza) var. Kurum isimlerinin ısrarla İngilizce yazılması, bazı yabancı isimlerinse yalnış yazılması özensizlik gibi geldi. Bir de bu kadar burjuvalık bana fazla.
Baskı: Son Ada
İçim daralarak okusam da çok beğendim. Şu günlerde özellikle okunması gerek. Bazı cümleler o kadar tanıdık ki...
Baskı: Eleştiri Kuramları
Ben kitabın sonlarına doğru anlamamaya başladığım için biraz düşük not verdim. Öznel eleştiri oldu yani :) Genel bir fikir vermesi açısından faydalıydı. Çok Türkçe bir dili var.
Baskı: Uyku Evi
Bir sürü karakter ve hepsinin ayrı derdi var. Bir öğrenci yurdunda tohumları atılan olaylar 12 yıl sonra nihayete eriyor. Olaylar gelişirken de herkes herkesle tanıdık veya ilişkili, bütün olaylar birbirine bağlı çıkıyor. Sinema ve uyku-psikoloji konusunda birçok detay var. Kitabın yazarının sinema tutkunu olduğu Terry karakterinden de, kitabın yazılış şeklinden de belli. Kitaptaki tüm karakterler bir şeye tutukuyla bağlı, hatta saplantılı. Bir grup insanın öyküsü müydü yoksa Robert ile Sarah'ın hikayesi anlatılırken olaylar dağılmış ve bu büyük resmin küçük bir parçası gibi mi kalmıştı o konuda emin değilim. Kolay okunan, sonlara doğru şaşırtıp tempoyu artıran bir roman.
Baskı: Fırat 3
Fırat aynı Fırat. Yine aynı aptallık, yine aynı saflık, yine yanı basit ama büyük dertler, yine Baaddin, Tahsin, duş yapma sevdası, canım sıkılmasaymış o zaman, aşırı deyişik... Yani Fırat iyi yea.
Baskı: Effi Briest
Zamanına göre radikal bir bakış taşıyan, klasik bir kitap. Bazen klişeler üst üste binse de bunların 120 yıl önce klişe olmadığını düşünmeli. Bu romana ilham veren kadın ve diğer detaylar için: http://kitapnot.blogspot.com/2013/02/effi-briest.html
Baskı: Gazze Blues
http://kitapnot.blogspot.com/2013/01/ortadogudan-kitaplar.html
Baskı: Limon Ağacı
Sıradan bir romandan çok siyasi tarih kitabını andırıyor. Olayın insani boyutu anlatması açısıdan başarılı. Detaylar: http://kitapnot.blogspot.com/2013/01/ortadogudan-kitaplar.html
Baskı: Kaplanın Karısı
Aslında 5 yıldız da verebilirdim ama biraz da kanaat kullanarak 6 yıldız verdim. Dört yıldızı bir türlü öykünün okuyucuyu sarmamasından, romanda geçen öykülerin zar zor bir bütünlük oluşturmasından ve güzel ve bazen sıkıcı tasvirlerin duygudan yoksun olmasından kırdım.
Baskı: Tavan Arasındaki Buda
Amerikanın tavan arasında kalmış bir konuyu işliyor. Sürekli birinci ve üçüncü çoğul kişiyle çekimliyor fiilleri. Roman bireyin edebi ifade şeklidir ama bu romanda toplumlar konuşuyor. Çoğul haller, duygular düşünceler... Farklı, yaratıcı bir anlatım. Bir romandan beklenen detaylı karakterleri, belki karakterlerle özdeşleşmeyi bulamıyorsunuz ama geniş bir perspektiften çok çeşitli hayatları gözlüyorsunuz sanki. Kitabın başında japonlar ''biz'' derken sonunda beyaz Amerikalılar ''biz'' demeye başlıyorlar. Bu kasten yapılmış bir şey mi yoksa anlatım bunu mu gerektirmiş, bir tedadüf mü bilemedim. Konusu ve farklı anlatımıyla aklımda yer etti, tavsiye ederim.
Baskı: Şehir ve Şehir
Kitap Notları'nda yazdım: http://kitapnot.blogspot.com/2013/01/sehir-ve-sehir-china-mieville.html
Baskı: Zarafa
Biraz tarih, biraz antropoloji, arşivler, resimler... Hoş bir öykü. İnsanlar nelere merak salıp emek veriyor? İlgiyle okudum, Sunay Akın'ın İstanbul'da Bir Zürafa'sını okuyup beğenenlere tavsiye ederim.
Baskı: Ticari İşletme Hukuku
Özet bir kitap. Yeni TTK'ya göre yazılmış. Değişiklikler eskisiyle karşılaştırılmış. Borçlar Kanunuyla arasındaki bağlantılar (ve çelişkiler) de anlatılmış. Kitabın sonunda klasik sorular, test soruları ve olay soruları var. Hiçbirinin cevabı olmaması (özellikle test ve olay soruları için) kötü. Dili de ağır değil. Detaylar: http://kitapnot.blogspot.com/2012/12/ticarette-dostluk-olur-mu.html
Baskı: Ortaklıklar Hukuku
Zor bir konuyu özet şeklinde anlatış güncel bir kaynak. Dili sade. Öte yandan konuyu sadeleştiren ya da anlaşılmasını özellikle kolaylaştıran bir tarafı yok. Detaylar: http://kitapnot.blogspot.com/2012/12/ticarette-dostluk-olur-mu.html
Baskı: Çilesine Aşık
Aslında 6 ile 7 yıldız arasında bir yerdeydi ama değişik bir kalemi okumak iyi geldi.
Baskı: 100 Soruda Ekonomi Elkitabı "Türkiye Ekonomisinden Örneklerle"
Puanlarını 1983 yılından kalma örneklerini ve 3. baskı olmasına rağmen bitmemiş imla katalarından kırdım. Bunun dışında iktisada giriş için harika bir kitap. Zaten bu da benim ikinci (ilki parça parçaydı) okuyuşum ve şurada da yazdım: http://kitapnot.blogspot.com/2012/01/iktisadn-yumusak-yuzu.html
Baskı: Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Nihal'e çok fena laflar hazırladım. Biraz adam ol, çevrene bak! Bıçakçı güzel yazmış o ayrı, o kadar ki garip derecede birbirine yakın olan iki orta yaşlı adamın kendilerine emanet edilen bir kıza aşık olmalarını bile neredeyse sevimli gösterdi. Ankara iyi ya!
Baskı: Bel Canto
1997 yılında Peru'da yaşanan Japon Büyükelçiliği rehine krizinden esinlenilerek yazılmış. Binanın içindekilerin gözünden anlatıyor 4 buçuk aylık krizi. Aksiyon yok, daha çok duygusal, dramatik. Rehinelerle teröristlerin bu süreçte nasıl kaynaştıkları, insanlık halleri anlatılıyor. Ben bu durumu biraz abartılı ve naif bulsam da kopmadan okudum. Çünkü roman kendine özgü bir evren yaratmış. İçinde bol bol opera var. Sanatın ve sevgini var ediciliğiyle, korku ve esaretin getirdiği yıkım bir arada. Yazar detayları da öyle güzel işlemiş ki... Bir de Harper Perennial'ın kapağını çok beğendim; kitabı her elime alışımda uzun uzun izledim. Kitabın atmosferine çok uygun.