ena
@ena

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Zlata'nın Günlüğü

Basitliğin müthiş bir çarpıcılığı vardır. Öyle bir sarsar ki ilk anda ne olduğunu anlamazsınız. İşte savaş yavaş yavaş yaklaşırken henüz 11 yaşında olan Zlata'nın günlüğünde savaşa dair o basit yorumları aslında savaşı tüm gerçekliğiyle hissettiren. Savaş üzerine yapılan edebiyattan çok daha etkileyici, çok daha içten... Sıradan bir ailenin savaşla değişen yaşamını edebi bir kurgu içinde, insanı etkilemeye çalışan süslü cümlelerle değil de kısa ve net cümlelerle okurken, Zlata'nın deyimiyle "sevgili çocuklar"ın aslında her şeyi ne kadar zorlaştırdığını, ne kadar gölgede bıraktığını bir kez daha anlıyor insan. Arkadaşına doğum gününde sunabileceği en büyük dilek "bundan sonra doğumgünlerini hep barış içinde kutlaman" olan bir çocuk... Portakal görünce sevincinden çılgına dönen... Nasıl anlatmalı ki... Basitliğin çarpıcı bir yanı vardır ve ben o çarpmanın etkisindeyim... Alışmamayı dilerim.

Tutunamayanlar
10/1007.12.2012

Baskı: Tutunamayanlar

Bu öyle okunup kenara bırakılacak bir kitap değil ki. Klasik anlamıyla bir kitap/roman değil... Hani şehir rehberleri olur ya, gideceğin yeri bilmediğinde, bilip de karıştırdığında, aklın karıştığında açar bakarsın, rehberlik eder sana. Öyle işte... İnsan ruhunun gezi rehberi gibi bir şey...

Baskı: Leydi Elizabeth - Bakire Kraliçe

http://kitaptomani.blogspot.com/2012/12/muhtesem-yuzyl-for-ingiltere.html

Baskı: Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi

Bir anda içine çekiveriyor insanı. Tam anlamıyla soluk soluğa okunan bir kitap. Her cümleyi (ki son derece uzun, buna karşın yine son derece kusursuz cümleler mevcut kitapta) heyecanla okuyor, bir sonraki cümle nasıl devam edecek, bir sonraki paragrafta anlatılan karakterin hikâyesi nereye bağlanacak merakıyla bir türlü kitabı kapatamıyorsunuz. Bazen bir karakterin bazen bir ikonanın, bazen de el yazması bir Kuran’ın peşinden sürüklenip gidiyor, yepyeni karakterler, yepyeni hikâyeler tanıyorsunuz. Tam “Bir dakika ya, biz nerden geldik şimdi buraya kadar, nerden başladı bu hikâye,” demeye niyetlendiğiniz anda bir bakıyorsunuz ki son derece yaratıcı bir şekilde bağlanmış her şey. http://enaryo.blogspot.com/2009/09/bir-deliler-evinin-yalan-yanls-anlatlan.html

Tol
10/1001.12.2012

Baskı: Tol

Aslında okumak niyetiyle açmamıştım kapağını. Elimde başka bir kitap vardı ve onu bitirdikten sonra başlamak niyetindeydim. Ama uzun zamandır muhabbeti dönen ve bende merak uyandıran bu kitaba şöyle bir göz atayım diye açtım ve kendime geldiğimde 90. sayfadaydım. http://enaryo.blogspot.com/2007/09/tolmurat-uyurkulak.html

Göğü Delen Adam
10/1001.12.2012

Baskı: Göğü Delen Adam

Okyanusya’daki Samoa Adası’nın şefi Tuiavii’nin konuşma notlarından oluşan ve ilk kez 1920’de Almanya’da basılan bu eser okurken adeta çıplak bırakıyor insanı. Alıştığınız, doğal olarak var olduğunu düşündüğünüz ne varsa bir bir soyuyor zihninizden. Birçok kabul edilmiş şeye farklı bir açıdan bakmayı sağlıyor. Benim kadar geç kalmadıysanız muhakkak okumanızı tavsiye ederek alıntılara geçeyim. Ve geçmeden önce de sık sık karşılaşacağınız Papalagi sözcüğünün “Beyaz Adam”ı temsil ettiğini belirterek tam kelime anlamını da kitaptan öğrenebileceğinizi hatırlatayım. http://enaryo.blogspot.com/2011/01/gogu-delen-adam.html

Erken Kaybedenler
10/1001.12.2012

Baskı: Erken Kaybedenler

Tamamı çeşitli yaşlardaki erkek çocuklarının ağzından nakledilen yaklaşık on öyküden oluşuyor. Her bir öykünün karakterini somut olarak karşınızda hissediyorsunuz. Birinci tekil ağızdan yazılmış olan bu öyküleri okurken sanki öykünün karakteri karşınıza oturmuş da başından geçenleri anlatıyor size. Öylesine rahat bir anlatımı var. Karşınızda konuşurken karakter, “Dur dur bir çay koyayım da geleyim,” demek gelmiyor aklınıza. Kaptırmış dinliyorsunuz siz de. Öylesine akıcı bir anlatımı var. Çivileniyorsunuz olduğunuz yere. http://enaryo.blogspot.com/2009/09/erken-kaybedenler-emrah-serbes.html

Çocukların Kitabı
8/1024.11.2012

Baskı: Çocukların Kitabı

Yazar çok, çok zor bir iş kotarmış. 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarında, dünyanın her yerinde, bilhassa da Avrupa'da çok sayıda ve çok hızlı değişimler yaşanırken, İngiltere'de yaşayan çok çocuklu bir aile ve bu ailenin epey çeşitlilik arz eden çevresi üzerinden tüm o değişimlerin ve yaşananların bireysel yaşamlar üzerindeki etkisini müthiş analizlerle ele almış. Karakter sayısının fazlalığı ve yazarın detaycılığı yer yer okuru yorsa da yarıda bırakmayıp bitirirse eğer, bitirdiğinde çabasına değdiğini hissedecek. Baskıda birtakım yazım hataları da mevcut fakat ikinci baskıda düzeltilmesi için de gerekli tedbirler alınmış durumda efendim.