Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: iskender pala
Bir kahve molasından meram, bir çift sözdür ki, o söz ruhumuzu dinlendirsin, dimağımızı sarhoş etsin. Hani denilmiştir: Gönül ne kahve ister ne kahvehane Gönül sohbet isler kahve bahane

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Ömrünü yekpare zamanın arayışıyla sürdüren ve yazan Ahmet Hamdi Tanpınar, ilk kez 1945te basılan kitabında İstanbul, Ankara, Bursa, Konya ve Erzurumu doğal, tarihsel ve kültürel dokusuyla anlatıyor... Okuru şehirlerin dışından içine ve içinden dışına doğru kültürel bir yolculuğa çıkarıyor. Fatih Andının kitabın ilk iki baskısını ve tefrikasını karşılaştırarak hazırladığı bu eleştirel basım, Tanpı…

Yazar: burçak çerezcioğlu
Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yıkıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…
9/10Bu kitabi okumaya bir beklenti icerisinde başladım. Aradığım hüzündü.Tahminim Tarık Tufan ın beni şaşırtmayacağıydı. Ama şaşırdım...Bu şaşkınlık aradığını bulamamış olmaktan kaynaklanmıyor.Yalnızca olayların ilerlerkenki duygusallığını tam anlamıyla kavrayamamış olmaktan. Bu yüzden biraz daha dik

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: doğan cüceloğlu
İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak yeniden tanımlanan bir varlıktır. Doyumlu ve mutlu bir yaşam için kendinizi yeniden tanımlamada kullanacağınız bilgi ve becerileri, YENİDEN İNSAN İNSANAda bulacaksınız. YENİDEN İNSAN İNSANAyı okuduktan sonra, çevrenizdeki iletişim kazalarını görebilecek, kendinizi ve sevdiklerini bu kazalardan koruyabilme olanağını bulabileceksiniz. Kitapta Yer Alan Önemli…

Yazar: kemal sayar
Olmak, cesaret ister. Kaygıyla yüzleşmek cesareti. Kimileri kaygıdan kaçmak için kendine gölgeler arar. Bir gölge oyununun içine dalar. Oysa olmak, cesaret ister. İçimizdeki boşluktan aşağıya bakabilme cesareti. Oraya ilk baktığımızda başımız dönecek. Sendelersek uçurumdan aşağı gideceğiz. Ama orada ne olduğunu, bizi biz yapan, bizi bekleyen şeyin ne olduğunu ancak o zaman göreceğiz. Olmak Cesare…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…
10/10Hislerini derinlerde yasayan arkadaslara onerimdir bu kitap. Mutlaka okunmalı.Arayan herkesin kendisinden parçalar bulabilecegi nitelikte. Kitap aslında bazen aradiginiz ozgurluklerinizi, yasayip unutmak istediklerinizi, cumlelerin bittigi yerde susuşlarınızı , insanlardan kacma cabanızı, gercegi i

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…
8/10İyi bir kitapdi fakat okurken Livaneli ' nin fikirleriyle boguldum. Kendi dusuncelerini cokca anlaymis. Bunun yanisira verdigi tarihsel bilgiler icin okunulabilir.

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: iskender pala
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâyım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok o…