AN
@androgyny87

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Aşk ve Gurur
8/1008.07.2013

Baskı: Aşk ve Gurur

Okuduğum ilk Jane Austen dünyasına adım attığım ilk kitap..Aslında yazarın konu ve hikaye yazım tarzına baktığınız zaman romantik bir aşk yaşayan her zaman aşık olan,aşkı yaşayan bir kadın diye düşünebilirsiniz ama yazar hiç evlenmemiş ve romanlarındaki gibi bir aşk yaşamamıştır.. Kitabın konusuna gelince; Dediğim gibi bende böyle temiz böyle saf bir aşk istiyorum.Elizabeth ve Darcy arasında geçen neredeyse zekice ve ustaca konuşmaları ve bir o kadarda birbirlerine delice bir aşkla sevmeleri.Aynı şekilde Jane ve Bingley de öyle ama onlar tam tersine o kadar temiz saf bir duyguyla birbirlerini seviyorlar ki kısa bir ayrılık yaşasalar bile gene de birleşiyorlar... Kitapta bu kadar temiz ınsan varken sinir olduklarımda oldu acıkcası Bayan Bennet iki dakika yerinde dur be kadın nasıl bir plan yapma öyle onlar kızları evlendirmek için şapka çıkarmak lazım.Ardında Lydia geliyor en sonunda subaylardan biriyle evleniyor ama kaçarak evleniyor.Tabii ki o da annesi gibi bir sürü plan yaparak kaçıyor.Onların dışında biri var kii bay Bennet kendini doğaya kızlarının mutluluğuna ve kitaplarına adayan bir adam. Çok beğendim romanı.Karekterleri,karakterlerin kişilikleriyle tam bir baş yapıttı..

Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)

John Verdon-Gözlerini sımsıkı kapat kitabını bitirdim. Yazarın ilk kitabı Aklından bir sayı tut kitabının kurgusu daha iyi,daha heyecanlı daha mantıklı sebeplerle olay çözülüyordu.Açıkçası bu kitap diğer ilk kitaba nazaran daha sönük kalmış.Detaylar bazen çok uzatılmış,bazı bölümlerde de benzetmeler gerçekten abartılı anlatılmış.Fakat genel olarak kitabın konusu ve içeriği iyiydi... Konusuna gelince; Bir çok davetli ve kameranın olduğu bir düğün günü boğazından kesilen bir gelin.Zekice işlenmiş bir cinayet.Gurney artık emekliye ayrılmış eşiyle birlikte sessiz sakin bir ortamda emekliliği yaşamaktadır. Taa ki bu olay yaşanıncaya kadar. Dave Gurney bir anda cinayet olayının içinde bulur kendini.Ve bu olayı takip eden olaylar zinciri... Eğer bu kitabı okursanız bence ilk kitabını okuyun yazarın.Çünkü bazı bölümlerde ilk bölümle ilgili şeyleri okuyacaksınız.

Baskı: Gördüğüne Asla İnanma

Mario Mazzantinin Gördüğüne Asla İnanma kitabını bitiridim. Açıkçası Şahmatı okuduktan sonra bu kitap bana biraz hayal kırıklığı oldu.Belki de şahmatı daha çok sevdiğimden dolayı. Kitapta bol bol psikolojik çözümlemelere yer verilmiş,aksiyon hız kesmeden devam ediyor,tam katili buldum diyorsun bir bakıyorsunuz başka bir konuya geçmiş oluyor.. Kitabın konusuna gelince;Vampir adıyla anılan bir katil var ve bu katil kan akıtmaktan,kan görmekten çok hoşlanıp,mutluluk duyuyor.Yirmi yıl sessiz kalan bu kişi gördüğü rüyaların etkisinde kalarak yirmi yıl sonra gene ortaya çıkıyor.Katil asla bir şizofreni hastası değil akıl sağlığı yerinde olan ve üniversitede psikoloji bölümünün öğretim üyesidir. Eğer kitabı okumak isterseniz,ilk 100 sayfasını geçtikten sonra bir bakıyorsunuz ki kitap bitmiş oluyor.. Son olarak kitaptan bir cümle paylaşmak isterim size ''Rahibin kanunuyum,peygamberin sözüyüm,hikmetli insanın öğüdüyüm.Öldürüp hayat verenim ben ve hiç kimse bensiz kurtuluşa eremez.'' syf:443

Psikiyatrist
10/1009.06.2013

Baskı: Psikiyatrist

Ne kitaptı be..... Bu kitabın acil olarak filmine çekilmesini istiyorum.Aslında fazla gerilim romanları sevmem fakat bu kitap sayesinde gerilim romanlarında okuyacağım.. Psikiyatrist,gizemli olaylarla örülü,dili akıcı,okuyucu sıkmayan psikolojik gerilim dalında başarılı bir romandır.Wolf Dorn psikolojik betimlemelerle sihirli dokunuşlar yapmış. Konusuna gelince; Ellen Roth çok başarılı bir psikiyatristtir.Bir gün çalıştıkları kliniğe bir hasta gelir.Bu hasta Ellen Roth'un çok dikkatini çekmiştir.3 gün boyunca kadınla konuşmaya çalışmıştır fakat kadın tek kelime konuşmamıştır.Bu durumu aynı klinikte çalıştığı yakın arkadaşı Mark'a anlatmıştır.Ertesi gün Markın hastayı görmeye söz verir.Fakat Mark ertesi gün hastaya görmeye gittiğinde hasta yoktur.Kayıtlara da bakıldığında da böyle bir hastaya rastlanılmaz. İşte olaylar bu kadının kaybolmasından sonra başlayacaktır... Bence yazar mükemmel kurgulanmış bir eser ortaya çıkarmış.Ben çözdüm dediğiniz anda aslında çözemediğinizi anlıyorsunuz. Bu eser için diyebileceğim ; Etkileyici,sürükleyici,şaşırtıcı...

Beyoğlu Rapsodisi
10/1013.05.2013

Baskı: Beyoğlu Rapsodisi

Ahmet Ümit'in Beyoğlu Rapsodisini dün akşam itibariyle bitirdim. İlk başlarda ağır geçmekte olan kitap ilerledikçe ve karakterlerin hayatları deşildikçe kitap akıcılığına ulaşıyor.Konuşma dili kullanılmıştır.Edilen küfürler ve argo kelimeler bile bizim günlük hayat söylediğimiz günlük kelimeler olduğunu fark ediyorsunuz. Beyoğlunda girilmemiş sokak bırakmamış Ahmet Ümit.Ayrıca İstiklal caddesi ve tarih kokan mekanlarının bugün bir bir kaldırıp yok edildiğini düşünürsek tarihe şerh düşmüş bir roman olacak çok yakında... Kitabın konusuna gelince; Üç arkadaşın başından geçen olayları anlatmaktadır.Nihat,Selim ve Kenan Galatasaray Lisesinde tanışıp hiç ayrılmayan bu üç arkadaş 40 senelik dost oluyorlar. Selim ve Nihat sakin bir hayat sürerken Kenanın fotoğraf ve ölümsüzlük sevdasıyla birlikte bu üç arkadaş kendini inanılmaz bir olay içerisinde bulurlar. Aksiyonun hiç düşmediği bir kitap ve katili son sayfasına kadar tahmin edemiyorsunuz.Hatta bulduğunuz zaman ''Katil bu mu demekten '' kendinizi alamıyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu soru geçti.Tıpkı Ahmet Ümittin dediği gibi.. ''Neden mümkün değil ölümsüz olmak ölmeden ???