
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (Millenium, #3)
ilk iki kitaptan sonra üçüncü kitap için beklentiler çok yükseliyor ama kitap beklentimi karşılamadı ne yazık ki. 800 sayfa bence son kitap için fazla olmuş. son kitapta ilk iki kitabın karakterlerinin yanında ekstra karakterlerinde hikayeleri devreye giriyor.yazar hikayeyi uzatmak istemiş bence.son kitap için onca olaylar zincirinin ve iki kitabın birikiminin ardından slander'ın mahkemesinin tek duruşmada bitmesi bence olmamışı.gerçi anika savcının baş tanığını yerle bir etti ama yine de tek duruşma da her şey bitmemeliydi. neyse seri kitap olması hasebiyle son kitabın okunması şart.ama ben ilk iki kitap kadar son kitabı sevmedim.
Baskı: Ateşle Oynayan Kız (Millenium, #2)
çok güzel bir romandı. birinci kitapta olaylar önde karakterler arkadaydı,ikinci kitapta ise karakterler önde olaylar arkada ama ne adrenalin düşüyor ne de olayların heyecanı azalıyor. yazar ilk kitabı ikinci ve üçüncü için temel atmak amacıyla yazmış sanki.ikinci kitapla birlikte slander'in kim olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya dökülüyor.üçüncü kitapta da dava süreci işlenecek belli ki,şuan da üçe başladım. polisiye seviyorsanız kesinlikle es geçilmemesi gereken bir kitap. yazarın kitapların başarısını görmeden ölmesi ise tam bir talihsizlik. üçüncü kitapla birlikte 2307 sayfalık bir maceraya ulaşıyor kitap ve tek bir paragrafını bile sıkılıp atlamıyorsunuz.polisiye ya da macera severlere kesinlikle tavsiye ederim.
Baskı: Mahşer Günü
Kesinlikle harika bir roman değil.Favoriler arasına girmek için hiç şansı da yok Ama içerdiği konu bakımından kayda değer.Olaylar orta doğuda geçiyor.Yakın gelecekte Kudüs’te düzenlenen bir terörist eylemi aşırı İslamcılara yıkmaya çalışırken olayın ardından Armegedoncu Yahudi yanlısı Evanjelikler çıkıyor.Kitap kahramanlarına gelince:Polonyalı Yahudiler,Amerikalılar,Amerikalı Yahudiler,Arap Yahudiler,radikal İslamcılar,Marksist Leninist Araplar daha kimler yok ki kitapta.Bunun dışında dediğim gibi kayda geçecek bir kitap değil.Okumasanız da olur okumak isterseniz de siz bilirsiniz.
Baskı: Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu
kitap hakkında ne desem bilemiyorum. platon'un ideler dünyasına mı benziyor,görünüşler dünyası ve gerçekler dünyası gibi bir şey mi,yoksa paralel evrenler de mi geçiyor olaylar yoksa şizofrenik bir adamın akıl alamaz gerçeküstü hayal dünyası mı bilemedim. olaylar bir haşlanmış harikalar dünyasında bir de dünyanın sonunda geçiyor. iki farklı paralel dünyalar da sırasıyla işleniyor olaylar. kafataslarından rüya okuyan bir adam,pembeli bir kız,büyük baba,baş karakterlerde dahil isimsiz bir sürü roman karakteriyle enteresan ötesi bir kitaptı. enteresan konusunun yanında her murakami kitabında olduğu gibi akıcı,su gibi giden murakami diline sahip kitap ama kesinlikle favori kitabım olmaz. olaylar birinci tekil kişi ağzından anlatılıyor diğer murakami kitaplarında ki gibi. kitabı okumaya başladığım andan itibaren isminden dolayı mıdır nedir gerçekten kendimi harikalar diyarına dalmış gibi hissettim. bazen uzun paragraflar sıkmadı değil.itiraf etmem gerekirse bazen paragraflarda atlama da yaptım. akıcı bir murakami dili de olsa bazı yerleri okunmadı yaf :/ modern dünyanın modern ve sıradışı bir yazarı olan murakami'nin bu kitabını herkese tavsiye ediyorum diyemeyeceğim.çünkü murakami bence biraz zor bir yazar ve herkese hitap edecek türden biri değil.murakami hayranlarının okumadan geçmemesi gereken bir kitap ama.
Baskı: Şah Mat (Komiser Sensi ve Dr. Claps, #1)
bir cinayet romanında maksimum kaç cinayet işlenir ?kitap bitene kadar 6 kişi öldü.o kadar ölüye helva yetişmezdi be.hemde ne ölüm kan gövdeyi götürdü. vampir sever kişiliğim ama maktül sever bi kişilik değilim. polisiye roman severlere hitap eden bir kitaptı onlara tavsiye edilir.
Baskı: Bahçemde Yeşeren Umutlar (Blossom Street Serisi 3)
üç farklı kuşaktan üç kadının aşk hikayeleri.çabucak okunan,seri giden ama çok büyük şeyler vad etmeyen bir kitap. keyifli okumalar..
Baskı: İslam Felsefesine Giriş
Uzunca bir girişe sahip olan kitapta giriş bölümü antik yunandan alınıp İslam tarihine kadar getiriliyor ve diğer İslam felsefesi (ders) kitaplarından farklı olarak klasik konuların haricinde ki pek konuya değiniyor.hristiyan kelamının/düşüncesinin nasıl oluştuğundan tutunda İslam kelamına kadar pek çok farklı konuya değiniliyor.ben kelam kitaplarında geçmeyen pek çok şeyi bu kitaptan öğrendim.anlamadığım konuları anlamakta cabası.lafın özü kitabı çok beğendim.içeriğine değinmeye devam edecek olursak kelam ekollerine değindikten sonra İslam felsefesine geçip farabi,zekeriyye razi,ibn ravendi ve ihvanı safa’dan yine diğer (ders) kitaplarda bulamayacağınız yönleriyle birlikte bahsediliyor.gazzali’nin bölümü de çok güzel ve ayrıntılıydı.daha sonra sühreverdi’den ve en son olarakta tafsilatlı bir şekilde ibn haldun’dan bahsediliyor.uzun uzun umran okumak bazen sıksada yinede ayrıntılı bir şekilde öğrendiğime de sevindim. İslam felsefesine merakınız varsa kitabı bulduğunuzda alın okuyun derim.eğer felsefe,din kültürü ahlak bilgisi yada ilahiyat öğrencisiyseniz yada sosyoloji muhakkak okuyun derim. Keyifli okumalar.
Baskı: İslam Felsefesine Giriş
akıcı bir üslupla yazılmış,sıkıcı bir ders kitabı olmaktan uzak, bayraktar hocanın bilgisinin ve kendine güveninin görülebildiği, doyurucu ve anlaşılır felsefe diline sahip okunası bir kitap..
Baskı: Satranç
özellikle kitaptaki psikolojik tahlillerin iyi olduğu konusunda bazı değerlendirme yazıları okumuştum bu kitap için.ama benim beklentilerimi kesinlikle karşılamadı.bazı kitaplar gerçekten çok acımasız olmak istemem ama kral çıplaktır tabirini hak ediyor.aynı etki bende kürk mantolu madonna için de olmuştu.o kadar iyi yorumlardan sonra sanırım beklentiler çok yükselebiliyor ve kitabı okumakta insanı daha sonrasında hayal kırıklığına uğratabiliyor.ben bu kitabı sevmedim.çokta birşey bulamadım.ama bazen kitap değilde yazar hitap eder insana.o yüzden zweig hayranları için çok şey vad ediyor olabilir.
Baskı: Küçük Prens
küçük prens kesinlikle büyük çocuklara yazılmış bir kitap.on yaşında ki kızım okumasına rağmen çok şey anlayamadı anneciğim bana da anlat isteğiyle karşı karşıya kaldım. geçen sene filmini de izlemiş ve kitap için daha da meraklanmıştım. sonunda kütüphanemize kazandırdık ve keyifle okudum. savaş pilotu olan yazarın büyüklere sıra dışı yazım tekniğiyle verdiği ahlak dersleri gayet hoş ve etkileyiciydi.hala okumayanlarınız var ise kitabı tez tedarik edip okusunlar.acizane tavsiyemdir.
Baskı: Yaban Koyununun İzinde
kitap akıcı bir murakami dilinden daha fazlasını vadetmiyor. ama murakami'yi de küçümsememek lazım.çünkü murakami en sıradan insanları en sıra dışı şekilde anlatabilme yeteneğine sahip bir yazar.ve sanırım ben daha doğru murakami kitabını bulamadım.:/ konu insanı çok sarmasa da kitabı bir merak bitiriyorsunuz. fantastik ögelerin bulunduğu ama öyle uçan kaçan türden olmayan kendi halinde bir fantazyası bulunan bir kitap.konusu ya da dilinden daha çok murakami'nin genel kültürüne,felsefi,siyasi ve tarihi bilgisine hayran kalıyorsunuz.murakami,orhan pamuk gibi amanın da bakın ben ne ka bilgili,kültürlü ve entelektüelim diye bas bas bağırıp körün gözüne parmak sokar gibi bilgisiyle hava atmoyor. kitap kahramanlarının ağzından yavaş yavaş kendi engin bilgisini okura çokta çaktırmadan gözler önüne seriyor.ben bu kitapta murakami'nin en çok sahip olduğu felsefik bilgisine hayran kaldım. murakami diyorsanız okumadan geçilmemesii gereken bir kitap bence.çünkü ben bir yazarı sevdim mi tüm kitaplarını okumak ve yazar hakkında eksiksiz bilgiye sahip olmak isterim.o yüzden okuyun derim..
Baskı: Felsefeye Giriş
okudum bitti,çokta güzeldi.:) felsefeye giriş kitabı liseler için hazırlanmış felsefe kitabının bir miktar geliştirilmiş hali imiş.fakültedeki hocam öyle söyledi.:)
Baskı: Hz. İsanın Dönüşü Meselesi
Kitap hz.isa’nın dönüşü meselesini ( aslında önce gidip sonra gelişi dersek daha doğru olur ) üç büyük dinin akideleri çerçevesinde değerlendiriyor.önce Mesihlik inancının açıklaması yapılıyor ardından üç büyük dinde Mesih görüşü değerlendiriliyor.hemen ardından mehdilik fikrinin doğuşu ve gelişmesi islam’daki durumu değerlendiriliyor.daha sonraki bölümlerde hz.isa ile ilgili hadis ve ayetler red ve kabul görüşler eşliğinde değerlendiriliyor en nihayetinde batılı kaynaklarda hz.isa fikri açıklanıpbarnaba incilene değinildikten sonra kitap son buluyor.ben çok aydınladım ve beğendim.
Baskı: Ali Suavi'nin Felsefi Yazıları
Önce ali suavi’den bahsetmek gerekir ki,kendisi fevri ve aceleci kişiliğiyle tanınan bir zatmış.önce 2.abdulhamit yanlısı yazıları ile halifenin güvenini kazanmış,daha sonra saraya yaptığı Çırağan sarayı baskınında başına sopa vurulması süretiyle hayata gözlerini kapamış bir kişilik.kpss’ye hazırlananlar Çırağan sarayı baskınını çok iyi hatırlayacaklardır.hem bu talihsiz baskın,hem de böylesi bir düşünürün hayatının bu şekilde sonlanması bence acı olmuş.zira kitabı okuyunca ali suavi’ye felsefi çalışmaları hasebiyle saygı duymadan edemiyorsunuz. Kitabı okumak tüm felsefe tarihini ve İslam felsefe tarihini gözden geçirmek gibiydi.karışık şekilde okuduğum tüm o kitaplar ve öğrendiğim dersler sanki sıraya girmiş ve marş marş emriyle kafamdaki kütüphanemde tam da olması gereken yerlerine hareket etmiştii.ali suavi’nin tehafüt’leri değerlendirmesi (hem gazali’ye ait olan hem ibn rüşt’te ait olan hem de gazali’yi hedef alan diğer İslam tehafütleri ve batı gözüyle gazali yorumları),ibn sina’ya,ibn tufeyl’e ait olan hay b. Yakzan romanlarının değerlendirmesi,isalm düşün tarihindeki hay b. Yakzan babından diğer kitaplara değinmesi,batı felsefe tarihi için varmış olduğu tespitleri okunmaya değer bilgilerdi.osmanlı topraklarında doğmuş,felsefeye,araştırma ve değerlendirmelerle ciddi katkılarda bulunmuş bu türk düşünürü felsefeyi seven her kesin okuması daha da doğrusu bilmesi gerekir. Çırağan sarayı baskınında ölen ali suavi’nin bir kpss kahramanı olmaktan çıkıp,İslam düşünce tarihi için yapmış olduğu bu çalışmalarla anılması ve bilinmesi gerekir.ilahiyattan mezun olup ya da hali hazırda okuyan pek çok kişinin bu adı bilmiyor olduklarını düşünürsek, ki etrafımda onlardan çok var, en azından kpss’ye ciddi şekilde hazırlananlar bu ismi bir tarihi kişilik olarak duydukları için belki takdire şayan bile sayılabilirler. Hocamın kaleme aldığı bu eser; Ali suavi’nin evropa’da (Londra ve Paris) çıkarmış olduğu ulum gazetesindeki felsefi araştırma ve tespitlerinden oluşan yazılarının ele alındığı, ali suavi’nin düşünür kimliğinin anlaşılması ,batı ve doğu felsefesi hakkında ki araştırmalarının neticeleri ve kendi felsefi düşüncelerinin yorumlanabilmesi açısından oldukça faydalı ve doyurcu bir kitaptı. Gazali’ye olan objektif bakış açısı ve değerlendirmeleri,batı dünyasının gazali’ye olan haksız tutumu ve ayrıca yine batı dünyasını n Osmanlı ve türk düşüncesine olan yanlı tavrının irdelenmesi açısından da oldukça faydalı ve aydınlatıcısıydı. İtiraf etmem gerekirse eğer bu kitabı hocam yazmış olmasaydı amaan bana ne be ali suavi’den der beklide bu kitap nazarı dikkatimi hiç celp bile etmezdi.ama şimdi bu kitabı hocam kaleme alım olduğu için şükrediyorum ki,ben,ali suavi adında felsefi düşünce için gerçekten gayret sarf etmiş bir türk düşünürüyle tanıştım. Felsefi araştırma sonuçlarından oluşan ve oldukça aydınlatıcı olan bu kitabı tüm kitap severlere büyük bir rahatlık içinde tavsiye ederim.felsefeye ilginiz olmasa bile omsalı topraklarında yetişmiş böylesi taktire şayan düşünürlerin varlığından haberdar olamk için bile okunur. Key,fli okumalar dilerim….
Baskı: Beyruni-İbn Sina Tartışması
Beyruni-ibn sina tertışması İslam dünyası’nın iki büyük düşünürü beyruni ve ibn sinia’nın felsfe,matematik,fizik gibi konularda karşılıklı mektulaşıp düşün dünyasına yaptıkları bu büyük katkının kaleme alındığı bu kitapta daha önce hiç aklınıza gelmeyen,belki de gelemeyecek olan pek çok konu hakkında soru cevap şeklinde yazılmış olan bilgilerle adeta donanacaksınız.yani kimin aklına gelir ki feleğin dışında boşluk var mıdır yok mudur,felek tam yerinde midir değil midir,felek ağır mıdır yoksa hafif midir ? sorularını sormak. Bu büyük düşünürler (tabiri caiz ise adamlar ) kafalarında neleri bitirmişler ki bunları düşünüp kendisinden daha iyi bildiğini düşündüğü bir bilene sorsunlar.ben kitabı okurken şöyle düşündüm;biz nelerin peşindeyiz,bu adamlar nelerin peşinde ama bu sözümün üzerine hocamın da ( ki kendisi kitabın yazarı) dediği gibi ; bu kadar da yeter ,denecek kadar akala hayale gelmeyen şeyler üzerinde düşünüp yazsınlar. Kitapta beyruni,ibn sina’ya toplam 28 tane soru soruyor,ardından ibn sina’dan aldığı bazı cevaplara da itiraz ediyor.ben soruyu anlayayım,sonra cevabı anlayayım diye çatır çatır uğraşıp çatlarken, ahanda tam anlamış gibiyim deyip sevinme arefesinde şöyle bir rahatlama pozisyonuna geçmeden önce, beyruni kalkıp aldığı cevaba ne olduğunu artık anlamaktan vaz geçtiğim itirazlarda bulunuyor. Ayrıca hocamın bunları araştırp tercümeleri bir araya getirmesi,benim kafama takılan soruları bilahare cevaplaması ve beni kırmaması da cabası.doğrusu bu soru cevaplarda ben kendimi beyruni gibi hissederken,hocamı da ibn sina gibi düşündüm.demek ki düşünen,okuyan,araştıran ve soran bir öğrenci oldu mu hangi çağda yaşanırsa yaşansın hocalar o öğrencisi için bütün imkanlarını seferber edebiliyor.bir de eskiden mektuplaşarak soru cevap yönetemiyle birbirlerini aydınlatan düşünürlerin olaması da ayrıca etkileyiciydi.bugün bu İslam düşün geleneği sanırım ki (maalesef) yok.hem bu İslam düşün geleneğinin hem de böyle büyük düşünürlerin yeniden İslam dünyasını ışıklandırması duasıyla.. Beyruni’nin ibn sina’ya yönelttiği 28 sorunun içeriğinden çok bahsetmeyeceğim zira hocam bunu bir kitapta anlatmış,ben bir blog postunda bunun altından kalkamam.ama sorulardan,cevaplardan ve bu DÜŞÜŞNEN ADAMLARDAN çok etkilendiğimi ve hayran kaldığımı söylemeliyim. Felsefeye ki özellikle İslam felsefesine ilgisi olanların bu tartışmanın içeriğinden (beyruni-ibn sina tartışması) haberdar olamsı gerekiyor.ama şunu da belitmeliyim ki bu kitabı anlamak için Aristo’yu bilmek gerektiği gibi fizik ve matematikte bilmek gerekiyor.zira hocam bana özellikle fizik bahsi içeren konular üzerinde duramamamı salık verdi.hocam,Aristo,fiziği metafizik bir şekilde açıklar dedi ki,sen daha çok felsefe içerikli soruları oku…ben de öyle yaptım.işte böyle Daha ne söyleyebilim diye bayağı düşündüm ve şunu söyleyebilirim;kitap benim karnımı bir hayli doyurdu yani benim felsefeyi ne kadar sevdiğimi beni tanıyanlar artık çok iyi bildikleri için kitabı okurken ben bütün cüzlerimle doydum :P ) Yalnız önemli bir noktaya değinmek istiyorum ki kitapta,hocam birkaç kere zikretmiş;beyruni’nin yapmış olduğu itirazlar aristo’nun vardığı sonuçlara değil muhakeme tarzını eleştirmiştir,şeklindeydi. Keyifle okudum,sizde okuyun.Allah nasip ederde İslam felsefesinden yüksek lisans yapabilirsem benim yazacağım kitaplarımı da okuyun. yazdıklarım,yazacaklarımın teminatıdır :P diyor ve huzurdan ayrılıyorum.barış,refah,mutluluk,sağlık dolu günler dilerim…
Baskı: İşaretler
yazar;yazan,çizen,okuyan,araştıran ve kendini geliştirmiş bir bayan.ben kitaptan keyif aldım ve zevkle okudum.ancak kitabın içeriği bana çok savruk geldi.kitap bölümlere ayrılmadığı için,kitabı okurken o bilgileri zihninizde hangi rafa yerleştireceğinizi bilemiyorsunuz.kitapta bol bol felsefik biligi bulunurken,astrolojiden de bahsediyor,elementlerden de.yani konu dağılımı iyi yapılmamış.astrolojiye bilimsel ve felsefik bir bakış açısı mı getiriyor kitap yoksa felsefe mi anlatıyor belli değil.o yüzden konu dağınık yerleştirilmiş bu yüzden ne okuduğunuzu anlamlandıramıyorsunuz.ama içeriği oldukça iyiydi