
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Hz. İsanın Dönüşü Meselesi
Kitap hz.isa’nın dönüşü meselesini ( aslında önce gidip sonra gelişi dersek daha doğru olur ) üç büyük dinin akideleri çerçevesinde değerlendiriyor.önce Mesihlik inancının açıklaması yapılıyor ardından üç büyük dinde Mesih görüşü değerlendiriliyor.hemen ardından mehdilik fikrinin doğuşu ve gelişmesi islam’daki durumu değerlendiriliyor.daha sonraki bölümlerde hz.isa ile ilgili hadis ve ayetler red ve kabul görüşler eşliğinde değerlendiriliyor en nihayetinde batılı kaynaklarda hz.isa fikri açıklanıpbarnaba incilene değinildikten sonra kitap son buluyor.ben çok aydınladım ve beğendim.
Baskı: Ali Suavi'nin Felsefi Yazıları
Önce ali suavi’den bahsetmek gerekir ki,kendisi fevri ve aceleci kişiliğiyle tanınan bir zatmış.önce 2.abdulhamit yanlısı yazıları ile halifenin güvenini kazanmış,daha sonra saraya yaptığı Çırağan sarayı baskınında başına sopa vurulması süretiyle hayata gözlerini kapamış bir kişilik.kpss’ye hazırlananlar Çırağan sarayı baskınını çok iyi hatırlayacaklardır.hem bu talihsiz baskın,hem de böylesi bir düşünürün hayatının bu şekilde sonlanması bence acı olmuş.zira kitabı okuyunca ali suavi’ye felsefi çalışmaları hasebiyle saygı duymadan edemiyorsunuz. Kitabı okumak tüm felsefe tarihini ve İslam felsefe tarihini gözden geçirmek gibiydi.karışık şekilde okuduğum tüm o kitaplar ve öğrendiğim dersler sanki sıraya girmiş ve marş marş emriyle kafamdaki kütüphanemde tam da olması gereken yerlerine hareket etmiştii.ali suavi’nin tehafüt’leri değerlendirmesi (hem gazali’ye ait olan hem ibn rüşt’te ait olan hem de gazali’yi hedef alan diğer İslam tehafütleri ve batı gözüyle gazali yorumları),ibn sina’ya,ibn tufeyl’e ait olan hay b. Yakzan romanlarının değerlendirmesi,isalm düşün tarihindeki hay b. Yakzan babından diğer kitaplara değinmesi,batı felsefe tarihi için varmış olduğu tespitleri okunmaya değer bilgilerdi.osmanlı topraklarında doğmuş,felsefeye,araştırma ve değerlendirmelerle ciddi katkılarda bulunmuş bu türk düşünürü felsefeyi seven her kesin okuması daha da doğrusu bilmesi gerekir. Çırağan sarayı baskınında ölen ali suavi’nin bir kpss kahramanı olmaktan çıkıp,İslam düşünce tarihi için yapmış olduğu bu çalışmalarla anılması ve bilinmesi gerekir.ilahiyattan mezun olup ya da hali hazırda okuyan pek çok kişinin bu adı bilmiyor olduklarını düşünürsek, ki etrafımda onlardan çok var, en azından kpss’ye ciddi şekilde hazırlananlar bu ismi bir tarihi kişilik olarak duydukları için belki takdire şayan bile sayılabilirler. Hocamın kaleme aldığı bu eser; Ali suavi’nin evropa’da (Londra ve Paris) çıkarmış olduğu ulum gazetesindeki felsefi araştırma ve tespitlerinden oluşan yazılarının ele alındığı, ali suavi’nin düşünür kimliğinin anlaşılması ,batı ve doğu felsefesi hakkında ki araştırmalarının neticeleri ve kendi felsefi düşüncelerinin yorumlanabilmesi açısından oldukça faydalı ve doyurcu bir kitaptı. Gazali’ye olan objektif bakış açısı ve değerlendirmeleri,batı dünyasının gazali’ye olan haksız tutumu ve ayrıca yine batı dünyasını n Osmanlı ve türk düşüncesine olan yanlı tavrının irdelenmesi açısından da oldukça faydalı ve aydınlatıcısıydı. İtiraf etmem gerekirse eğer bu kitabı hocam yazmış olmasaydı amaan bana ne be ali suavi’den der beklide bu kitap nazarı dikkatimi hiç celp bile etmezdi.ama şimdi bu kitabı hocam kaleme alım olduğu için şükrediyorum ki,ben,ali suavi adında felsefi düşünce için gerçekten gayret sarf etmiş bir türk düşünürüyle tanıştım. Felsefi araştırma sonuçlarından oluşan ve oldukça aydınlatıcı olan bu kitabı tüm kitap severlere büyük bir rahatlık içinde tavsiye ederim.felsefeye ilginiz olmasa bile omsalı topraklarında yetişmiş böylesi taktire şayan düşünürlerin varlığından haberdar olamk için bile okunur. Key,fli okumalar dilerim….
Baskı: Beyruni-İbn Sina Tartışması
Beyruni-ibn sina tertışması İslam dünyası’nın iki büyük düşünürü beyruni ve ibn sinia’nın felsfe,matematik,fizik gibi konularda karşılıklı mektulaşıp düşün dünyasına yaptıkları bu büyük katkının kaleme alındığı bu kitapta daha önce hiç aklınıza gelmeyen,belki de gelemeyecek olan pek çok konu hakkında soru cevap şeklinde yazılmış olan bilgilerle adeta donanacaksınız.yani kimin aklına gelir ki feleğin dışında boşluk var mıdır yok mudur,felek tam yerinde midir değil midir,felek ağır mıdır yoksa hafif midir ? sorularını sormak. Bu büyük düşünürler (tabiri caiz ise adamlar ) kafalarında neleri bitirmişler ki bunları düşünüp kendisinden daha iyi bildiğini düşündüğü bir bilene sorsunlar.ben kitabı okurken şöyle düşündüm;biz nelerin peşindeyiz,bu adamlar nelerin peşinde ama bu sözümün üzerine hocamın da ( ki kendisi kitabın yazarı) dediği gibi ; bu kadar da yeter ,denecek kadar akala hayale gelmeyen şeyler üzerinde düşünüp yazsınlar. Kitapta beyruni,ibn sina’ya toplam 28 tane soru soruyor,ardından ibn sina’dan aldığı bazı cevaplara da itiraz ediyor.ben soruyu anlayayım,sonra cevabı anlayayım diye çatır çatır uğraşıp çatlarken, ahanda tam anlamış gibiyim deyip sevinme arefesinde şöyle bir rahatlama pozisyonuna geçmeden önce, beyruni kalkıp aldığı cevaba ne olduğunu artık anlamaktan vaz geçtiğim itirazlarda bulunuyor. Ayrıca hocamın bunları araştırp tercümeleri bir araya getirmesi,benim kafama takılan soruları bilahare cevaplaması ve beni kırmaması da cabası.doğrusu bu soru cevaplarda ben kendimi beyruni gibi hissederken,hocamı da ibn sina gibi düşündüm.demek ki düşünen,okuyan,araştıran ve soran bir öğrenci oldu mu hangi çağda yaşanırsa yaşansın hocalar o öğrencisi için bütün imkanlarını seferber edebiliyor.bir de eskiden mektuplaşarak soru cevap yönetemiyle birbirlerini aydınlatan düşünürlerin olaması da ayrıca etkileyiciydi.bugün bu İslam düşün geleneği sanırım ki (maalesef) yok.hem bu İslam düşün geleneğinin hem de böyle büyük düşünürlerin yeniden İslam dünyasını ışıklandırması duasıyla.. Beyruni’nin ibn sina’ya yönelttiği 28 sorunun içeriğinden çok bahsetmeyeceğim zira hocam bunu bir kitapta anlatmış,ben bir blog postunda bunun altından kalkamam.ama sorulardan,cevaplardan ve bu DÜŞÜŞNEN ADAMLARDAN çok etkilendiğimi ve hayran kaldığımı söylemeliyim. Felsefeye ki özellikle İslam felsefesine ilgisi olanların bu tartışmanın içeriğinden (beyruni-ibn sina tartışması) haberdar olamsı gerekiyor.ama şunu da belitmeliyim ki bu kitabı anlamak için Aristo’yu bilmek gerektiği gibi fizik ve matematikte bilmek gerekiyor.zira hocam bana özellikle fizik bahsi içeren konular üzerinde duramamamı salık verdi.hocam,Aristo,fiziği metafizik bir şekilde açıklar dedi ki,sen daha çok felsefe içerikli soruları oku…ben de öyle yaptım.işte böyle Daha ne söyleyebilim diye bayağı düşündüm ve şunu söyleyebilirim;kitap benim karnımı bir hayli doyurdu yani benim felsefeyi ne kadar sevdiğimi beni tanıyanlar artık çok iyi bildikleri için kitabı okurken ben bütün cüzlerimle doydum :P ) Yalnız önemli bir noktaya değinmek istiyorum ki kitapta,hocam birkaç kere zikretmiş;beyruni’nin yapmış olduğu itirazlar aristo’nun vardığı sonuçlara değil muhakeme tarzını eleştirmiştir,şeklindeydi. Keyifle okudum,sizde okuyun.Allah nasip ederde İslam felsefesinden yüksek lisans yapabilirsem benim yazacağım kitaplarımı da okuyun. yazdıklarım,yazacaklarımın teminatıdır :P diyor ve huzurdan ayrılıyorum.barış,refah,mutluluk,sağlık dolu günler dilerim…
Baskı: İşaretler
yazar;yazan,çizen,okuyan,araştıran ve kendini geliştirmiş bir bayan.ben kitaptan keyif aldım ve zevkle okudum.ancak kitabın içeriği bana çok savruk geldi.kitap bölümlere ayrılmadığı için,kitabı okurken o bilgileri zihninizde hangi rafa yerleştireceğinizi bilemiyorsunuz.kitapta bol bol felsefik biligi bulunurken,astrolojiden de bahsediyor,elementlerden de.yani konu dağılımı iyi yapılmamış.astrolojiye bilimsel ve felsefik bir bakış açısı mı getiriyor kitap yoksa felsefe mi anlatıyor belli değil.o yüzden konu dağınık yerleştirilmiş bu yüzden ne okuduğunuzu anlamlandıramıyorsunuz.ama içeriği oldukça iyiydi
Baskı: Büyü ve Psikiyatrik Hastalıklar, Exorsizm
hocanın kaleminden bilgilendirici,iyi bir kitap olmuş.bu kitabı çok faydalı buldum doğrusu.psikiyatrik tedavide insanların kendi inançlarından da faydalanılabileceğini anlattığı gibi,büyü olayını üç büyük din açısından da incelemiş. islam'da büyü,uğuruğursuzluk gibi konuların hadis ve ayetlerle değerlendirilmesi de yapılmış. kısacası bence hocanın en faydalı bulduğum kitabı oldu. bulursanız alın,okuyun,faydalanın.
Baskı: Halka
merakla başladım ama sonunu keyifle getiremedim. bir cadı hikayesi ama yazarın dili hiç keyifli gitmiyor. elinde merak uyandırıcı bir hikaye varmış ama sıkıcı bir şekilde kitabı tamamlamış.
Baskı: Öteki Kadının Dayanılmaz Cazibesi
hocanın okuduğum ikinci kitabı.ilk okuduğum kitap erkeğini ilahlaştıran kadınlafr'a göre daha çok beğendiğim bir kitap oldu.diğeri evlilik önerileri gibiydi ama bu kitabı keyifle okudum. kadınların kendilerine karşı özeleştiri yapabilmelerini sağlayacak bir kitap.bence her kadının okuması gerekir.,
Baskı: Güneş Ülkesi
bence sonuna kadar tek dünya devleti propagandasıydı.bir ara yazarın yaşasın illuminati diye aradan çıkıp bağıracağını bile düşündüm :) her şeyin ortaklaşa kullanıldığı,insanların düşünmediği,itiraz etmediği,devlet kontrolünde ürediği bilim kurgu bir dünya.ben keyifle okudum.
Baskı: Allah De Ötesini Bırak
kişisel gelişim tarzında yazılmış bir kitaptı.bu tarzı sevenler için çok şey vaadedebilir ama bir iliahiyatçı olarak kitap beni hiç mutlu etmedi.keyifli okumalar..
Baskı: İnsan Yüzlü Şehirler
mustafa armağan'dan akıcı bir dille yazılmış şehir hikayeleri. şehirlerin tarihini bir de ondan dileyin.
Baskı: Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında
böylelikle ilk murakami kitabımı okumuş bulunmaktayım.çok mu beğendim ? kimse duymasın ama hayır :) murakami murakami dedim durdum ama bu kitaba da hayran kalmadım.darısı diğerlerinin başına.yani okumazsanız hiçbir şey kaybetmediğiniz bir kitap.kitabın en ustaca kısmı yazarın olayları birinci tekil kişi tarafından anlatıyor olması. konusu kısaca şöyle;12 yaşından beri birbirini seven ama yolları ayrılan iki insan yıllar sonra tekrar karşılaşır ve aşkları perçinleşir.murakami karakterlerden birini olabildiğince gizemli tutarken diğerini ise bütün çıplaklığıyla okurun önüne sermiş.ve sizde acaba bu gizemli kişiliğin sırrı nedir diye merakla okuyorsunuz ama bir sonuca da ulaşamıyorsunuz. kitabın beni hayal kırıklığına uğrattığını söyleyemem çünkü elimde hali hazırda 1Q84 var ve daha başından kitap çok hoşuma gitti. kitabı okurken kendimi anime izliyormuş gibi hissetmeye çalıştım ama olmadı.hani o tadına doyumsuz hayo miyazaki animesinde geziyormuş gibi falan hissedemedim.bakalım diğer kitaplarını okurken neler hissedeceğim.
Baskı: Erkeğini İlahlaştıran Kadınlar
hoca kitabı yazarken ne tarz bir şey olacağı konusunda bence karar verememiş.kitap bir güne sığan cinsten ama tarzı yok gibi bir şey. önce üç dinde kadının yerinden bahsediyor.ardından israiliyat şeklinde islam dinine geçmiş kadın fikrinden bahsediyor ki bunları herkesin okuyup öğrenmesi gerekiyor diye düşünüyorum. ardından büyük kültürlerde ki özellikle hint kültüründe kadının yerinden bahsediyor.ayetler ve hadislerle delillendirdiği kısımlar gerçekten de çok faydalı.daha sonra kitabın ikinci kısmına geçiyoruz ki orada erkeğini ilahlaştıran kadınlardan,kadını tarafından ilahlaştırılmış erkeklerden ve özelliklerinden bahsediyor. bana daha çok evlilik önerileri kısmı gibi geldi.ama yine de oldukça faydalı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Baskı: Cydonia
"soluk soluğa okuduğum ender romanlardan biri oldu.konusunu uzun uzun anlatmayacağım çünkü nasıl anlatsam bilemedim :) beyrut'ta,norveç'te ve nasa'da ayrı ayrı geçen üç ayrı hikaye çok şaşırtıcı bir biçimde birbirine bağlanıyor.ben nasıl okuyup da bitireceğimi şaşırıdım diyeyim. yazarın dili çok akıcı ve sürükleyiciydi.okuyucuyu hiç sıkmadan,merakını bir an olsun azaltmadan heyecanla kendini okutuyordu.işte ben böyle yazar dili seviyorum.ne diyaloglar ne de olayalar insanı hiç sıkmadan,bezdirmeden akıp gidiyordu. rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir kitap.görürseniz kitabı darıltmayın alın ve keyifle okuyun derim ben."
Baskı: Kalp Sızısı
"şair burada ne demek istemiş,yazar bu kitabı niye yazmış ? :) jane eyre kılıklı ama edebiyat olarak yanından geçmeyen bir kitap.bence vakit öldürmeye değmez.ama benim vaktim öldü.."
Baskı: 30 Günde Korece Cd'li Set - Kutulu
Korece öğrenmek isteyenlere çok rahat tavsiye edebileceğim bir kitap.Eğer alfabeyi ve temel bazı kuralları biliyorsanız kendi kendinize zevkle bu kitaptan çalışabilirsiniz.
Baskı: Hermetik İslam Düşüncesi'nde Türlerin Efendisi ve Kamil Tabiat Anlayışı
islam felsefesi meraklılarına rahatlıkla tavsiye edebileceğim hocama ait olan bu kitabı okumadan önce söylemem gerekir ki ciddi bir felsefe bilgisini gerektiriyor.felsefe meraklılarının keyifle okuyacağı bir kitap.
Baskı: Sırlar Uçurumu
a101'den aldığım bu kitaptan çok ama çok memnun kaldım.o ne heyecandı be o_O iki cinayet, zengin bir aristograt ailenin sırlarla dolu geçmişi,napolyon,osmanlılar,savaş,aşk,tutku,ihanet,fransız tarihi ne ararsan vardı kitapta ve ben bu kitabı şiddetle size tavsiye ediyorum.insanı okuduğuna kessinlikle pişman etmeyen bir kitap. yazarın dili hiç sıkmıyor ve keyifle okuyorsunuz.son kısımlara doğru kitabın kalp atışları bir hayli arttı nasıl bitireceğimi şaşırdım heyecandan. fransız edebiyatı bir başka dedirtiyor insana bu kitap.vıctor hugoları,stendalları yad ettiriyor. o fransız edebiyatına has betimlemeler de ayrı hani ama son bölümlere doğru açıkçası neler olacak heyecanından betimlemeli pargrafları atlamadım desem yalan olur :) aghata christe romanı da olabilirmiş brezilya dizisi de romandan yani her şey vardı ama yerli yeri yerindeydi. hasılı kelam çok güzel bir kitaptı ve daha bu yazarın kitaplarını kaçırmam.
Baskı: Doğu'nun Limanları
kitabın konusu gerçek hayattan alıntı olsa da yazar,kitabı çok güzel kurgulamış. bütün olayları kitabın baş kahramanı kitabdar'ın ağzından dinliyoruz. biraz kafam karışsa da :) kitabdar'ın uyruğu hakkında biraz ermeni biraz osmalı diyebilirim :) sonunda da yahudi kızı clara ile evleniyor zaten :) yada onun gibi bir şey :) belkide kitabı anlamadım :) yani kafamın çok dolu olduğu vakitlerde de okumuş olabilirim :) yine de kitabı ben çok beğendim ve rahatlıkla tavsiye edebilirim. bütün bunlara bir de yazarın akdeniz ve asya,orta doğu,osmanlı tarihine hakimiyeti de düşünülünce kitap gayet keyifli gidiyor."
Baskı: Aşkın Gözyaşları Tebrizli Şems
yazarın elinde çok güzel bir hikaye ve tasavvuf gibi iyi bir konu varken çok basit bir dil ile kaleme alınmış. doğrusu hakkında söylenen onca iyi lafı kitap karşılamıyor. tasavvufu sevmesem de tasavvuf bir derya deniz. kitabın zengin bir edebiyat dili yok,insanı içine çeken etkileyen bir tasavvuf dili de yok.duygudan yoksun vs. daha çok lise öğrencilerine yönelik ve onları mutlu edecek bir kitap. yani ne edebi dili,ne duygusu,ne tasavvuf yönü beni hiç tatmin etmedi.bir ilahiyatçı olarak çok daha zengin bir kitap bekliyorum."
Baskı: Galeyan
"tarih doktora öğrencisi connie ile birlikte gizemli bir yolculuğa çıkıyoruz ve hiç tahmin edemeyeceğimiz olaylarla karşılaşıyoruz. connie bir yandan doktora tezi için araştırma yaperken,bir yandan anneannesinden kalan döküntü evle uğraşır. derken sam ile karşılaşır ve derken profösörünün çılgın bir simyacı olduğu gerçeğini öğrenir ve hayatının bambaşka bir yönüyle tanışır.. aslında üç günde bitecek bir kitaptı sürükleyici ve merak uyandırıcı.şahsen ben keyif alarak okdum ama daha parlak bir sonla nihayete erebilirdi galeyan."
Baskı: Bukre
bukre okuduğum ilk kahraman tazeoğlu kitabıydı. ayrı ayrı bölümlerden oluşuyor kitap.ilk bölüm roman.roman kısmını okurken aslında bu hikaye için 300 sayfa çok diye düşünmüştüm ki yazar da aynı şeyi düşünmüş olmalı.kitabı zirvede bitirip ayrı bir bölümle devam etmiş. ikinci bölüm soğuk kahve ya da sabah uykum'dan farklı değildi.bu da bana bu tarz yazmak moda olmuş olabilir düşüncesine sevk etti.genel olarak içi boş bir kitaptı.okuyunca size bir şey vermeyen okumayınca bir şey kaybetmediğiniz.
Baskı: Sabah Uykum
sabah uykum soğuk kahve'den daha güzeldi.bilemiyorum belki de bana öyle geldi. daha ilk sayfasında ağladım ve bu diğer sayfaları takip etti.niye o kadar içselleştirdim kitabı bilemiyorum ama bana çok dokundu zahir :) yazar hakkında en ufak bir bilgiye sahip değilim,kitaptan da hiç bir çıkarım yapamadım. sevmiş,sevilmiş,aşık olmuş,terk etmiş,terk edilmiş.aşkın her halini yaşamış. sadece bu kadarından eminim :) neyse kitap güzeldi,kapak tasarımı her şeyi çok hoştu. ilkini okuduysanız ikincisini de muhakkak okuyun.