Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: İntikam Ateşi (The Rules of Scoundrels, #1)
Kitabın erkek karakterine o kadar sinir oldum ki başlarda kitabı bırakasım geldi. Ne intikam hırsıymış ki gözü hiçbir şey görmüyordu adamın. Fakat sonradan kafası yerine gelmeye başladı ve tabi ki sonunda herşey tatlıya bağlandı. Kendi türünün hoş bir örneğiydi bence ben beğendim.
Baskı: Ejderin Arzusu (Ejderha Serisi 2)
Kesinlikle çok güzel bir kitaptı. Bu ejderler çok şeker ya :D Briec ve Talaith aşkı çok şekerdi. Briec'in kibirli halleri, Talaith ile kavgaları falan hepsi çok eğlenceliydi. Bu kitaptan sonra artık 6. kitabı cidden merak ediyorum çünkü o burada tanıştığımız Talaith'in deli dolu patavatsız kızı Izzy ile mavi saçlı sevimli uyumlu ejder kardeş Eibhear arasında neler olacağını öğrendiğimiz kitap olacak. Kısacası güzeldi,eğlenceliydi ,tavsiye edilir.
Baskı: Tutkulu Notalar (Sinners on Tour #1)
Belirli bir dereceye kadar erotik romanlarla sorunum yok. Fakat bu kitapta her ne kadar grup üyeleri(Sed,Brian,Jace,Eric ,Trey) çok sevilesi olsalar da bu cinsel unsurlar beni seriden soğuttu. Yazarın anlatımı, müzik ile alakalı kısımlar falan şahaneydi hiç yalan yok fakat cinsellik kısmını at kitapta kalan kısım 200 sayfayı geçmez üstelik aşırıya kaçan tarafları çoktu. Bir insan sevdiği insanı paylaşabilir mi bunu sorgulatıyor insana. Bu soruyu baş kahramanımız Myrna daha sonra Brian'a Sinners at the Altar(#6) kitabında soruyor zaten fakat alınan cevap orada da burada da beni memnum etmedi desem yeridir. Karakterlere gelince Brian herşeyini yoğun yaşayan bir adam Myr ise kendisini eski kocası yüzünden aşka kapatmış bir kadın. Fakat bu ikisi arasındaki aşk yavaş yavaş ve etkili bir biçimde gelişince Myr'in yapabileceği birşey kalmıyor :) Kısacası bana fazla gelmez olsun ben okurum diyorsanız okuyun gruptaki diyaloglar falan oldukça eğlenceli çünkü.
Baskı: Seninle (Falling, #1)
Çok uzun zaman elime alıp hadi okuyorum yok başka zaman okurum diyerek bıraktığım kitaplardan bir tanesi Seninle. Güzel bir kitaptı. Bazen Nell'e insanın bağırası geliyor hadı kızım bırak gitsin dök içini diye. Colton kendi de acılar yaşamış bir müzik dehası Nell ve o bence mükemmel çiftler. Kyle öldüğünde cidden çok üzüldüm ama bence Nell'in olması gereken kişi Colton zaten. Güzel bir kitaptı benim gibi ertelemeye bırakmayın ;)
Baskı: Rüyalar Gerçek Olsa (Bridgerton, #4)
Bu seri içinde kesinlikle favorim olan kitap. Colin sen ne tatlı birşeysin öyle ya. Penelope'de zavallım yıllardır adamı sev sev içi kurumuş kızın. Colin son seyahatinden döndüğünde ikisi de birbirlerinin sırlarını keşfediyorlar ve bu sırlar sandıklarından fazla ortak yanları olduğunu keşfettiriyor onlara. Sevimli bir aşk hikayesi onların ki mutlaka okuyun bence :)
Baskı: Kayıp Dük (Two Dukes of Wyndham #1)
Keşke Epsilon Yayınları devamını çıkarsa da okusak dediğim serinin ilk kitabı. Zaten topu topu 2 kitaptan oluşan bir seri ama Epsilon bizi bunun için 5 yıl bekletir artık. Güzel bir kitaptı. Julia Quinn kitapları kötü olmaz zaten her zaman ki gibi :)
Baskı: Seni Sevmek İstemedim
Favori FMArsal kitabım. İlk göz ağrım belki ondan belki de Doğan'dan bilmiyorum. Tıpkı Nefretten Sonra'da olduğu gibi kız karaterimiz Pınar da Doğan'a etmediğini bırakmıyor.Fakat benim Pınarın hırçınlığını makul bulduğum çok an oldu. Tabi bazen ayarı iyice kaçırdı ama yine de sevdim Pınar'ı itici gelmedi bana. Bu yüzden hikayenin konusu olsun karakterleri olsun benim en sevdiğim FMA kitabıdır,bolca tavsiye edilir.
Baskı: Nefretten Sonra (Genişletilmiş 2. Baskı)
Natalia'yı bir türlü sevemediğimden olsa gerek Fatih hocanın kitapları arasında en az sevdiğim bu kitap. Bazı yerlerde Natalia önümde olsa da saçını başını yolsam dedim çokça. Etmediği eziyet kalmadı adama üstüne üstlük adamdan sakladığı şeyin bence açıklaması da olamazdı. Yine de kurgusuyla falan tabi ki son derece başarılı bir romandı.
Baskı: Şahane Gelin
Fatih hocanın kitapları arasında Gülay ve Osman'ın hikayesi beni en çok etkileyen kitaplardan biriydi. Sebebi muhtemelen Gülay'ın sessizliği herşeyi kabullenişi ve Osman gibi bir kayayı zamanla sevgisiyle yontmayı başarabilmesiydi. Osman çok çektirdi Gülay'a ama sonunda yüzünü de güldürmeyi başardı. Başarılı bir kitap tavsiye edilir.
Baskı: Yemin
Fatih Hoca'nın kitaplarının hepsini büyük bir zevkle okudum ama nedense herkesin bayıldığı Karahan beni hiç çekmedi ya. Bilemiyorum neden fakat en sevmediğim erkek karakter Karahan oldu Fatih Hoca'nın kitaplarında yine de tabi ki güzel bir kitaptı.
Baskı: Dikkat! Aşk Çıkabilir
Bir mafyadan bozma iş adamı ile biyoloji delisi inek bir kızın aşkı nasıl olur? Bu kitaptaki gibi eğlenceli ve sürükleyici olur. Martin ve İlkim birbirlerinden kutup ile ekvator kadar farklı fakat bir o kadar da birbirine ait bir çift. Okurken oldukça eğleneceğinizi düşünüyorum. Tavsiye edilir.
Baskı: Pabucumun Ajanı -1
Pabucumun Ajanında gülmediğim sayfa sayısı muhtemelen kitabın %10'luk bir kısmı kadardır. Deli dolu deniz ve kütük CEO Tuna'nın nefretle başlayan aşk hikayesi. Eğlenceli ve sevimli bir aşk hikayesi okumak isteyen herkese tavsiye edilir. Devamını da sabırsızlıkla bekliyoruz ;)
Baskı: Gül ve Avcı
Asude'nin yayınlanmış ilk kitabı olan Gül ve Avcı bence oldukça başarılıydı. Yazarın dilini gerçekten beğeniyorum okurken beni hiç çıkmıyor. Basılmamış hikayelerinin de biran önce basılması dileği ile Gül ve Avcı historical sevenlere tavsiye edilir.
Baskı: Ejderin Aşkı (Ejderha Serisi 1)
Kesinlikle okunmalı dediğim serilerden bir tanesi ejder serisi. Olayları erotizm ve komediyle harmanlamış yazar ve bence çok başarılı bir iş çıkarmış. Bu ilk kitapta ejder kardeşlerden en büyüğü olan Feargus'un aşkını ve ikinci bir hikaye olarak da ejder kardeşlerin anne babalarının aşkının nasıl başladığını okuyoruz. Son derece başarılı bence.
Baskı: Arzulanan Kadın (Georgian #1)
Sylvia Day'in bu kitabı diğer historicallarından farklı olarak içinde bir gizem barındırıyordu. Marcus bir ajan buna bağlı olarak işin içinde aksiyon var. Çok birşey yazmaya gerek yok yazarın tarzı üslubu belli zaten. Çabuk ilerleyen ve kurgusu güzel olan bir kitaptı.
Baskı: Yatağımdaki Yabancı (Historical #2)
Sylvia Day'in ilk okuğum ve her zaman favorim olan kitabı. Gray ve Isabel ikilisi bana nedense hep sempatik geliyor. Evli bir çift olsalar da sadece arkadaş olan ve evlenirken amaçları baştan beri birbirlerini aldatmak olan bir çift zamanla aşık olunca hoş bir hikaye çıkmış ortaya. Yazarın başarılı olduğunu rahatça söyleyebilirim. Erotik unsurları çokça barındıran bir kitap fakat yine de benim favorim budur.
Baskı: Grinin Elli Tonu (Fifty Shades, #1)
Serinin ilk kitabı olan Grinin Elli Tonu bizi Christian ve Ana ikilisiyle tanıştırıyor. Dünyada fenomen olan bu kitabı birçok kadının vazgeçilmezi haline getiren kuşkusuz Christian'dır. Kendisi tam anlamıyla bir beyaz atlı prens sayılmasa da çoğu yönüyle kusursuz bir adam görüntüsü çiziyor. Tabi ki kendisi içinde oldukça büyük sorunları var. Dokunulma korkusu bunlardan bir tanesi. Fakat Ana'yla tanışıyor ve onun kendi dünyasına uymayacağını bildiği halde onu istemekten vazgeçmiyor. Ana ise Christian'ı ilk gördüğünde zaten çok etkileniyor ve aradan geçen zamanla bir çok kusuruna rağmen Christian'a aşık oluyor fakat tabi ki herkesin bir dayanma sınırı vardır ve kitabın sonu da bize Ana'nınkinin ne kadar olduğunu söylüyor. Giriş kitabı olarak başarılı bir kitap bence.
Baskı: Karanlığın Elli Tonu (Fifty Shades, #2)
Serinin en sevdiğim kitabı buydu. Christian'ın Ana'dan sakladığı sırrın ortaya çıkması, ikilinin ilişkilerini rayına oturtmaya çalışmaları, birbirlerine aşık olduklarını ve birbirlerini koşulsuz şartsız kabul ettiklerini hissetmeleri hepsi bu kitaptaydı. Tabi ki yine erotik unsurlar çok yer tutmuş kitapta ama elimize alırken ne olduğunu bilerek aldık kitabı yapacak birşey yok diyorum. Birbirlerine attıkları e-mailler en eğlenceli kısımlarıydı kitabın ilk kitapta olduğu gibi,kısacası eğlenceli bir devam kitabıydı.
Baskı: Özgürlüğün Elli Tonu (Fifty Shades, #3)
Serinin son kitabı olan Özgürlüğün Elli Tonu bu seri için güzel bir final olmuş. Özellikle sonda Christian ağzından yazılmış kesit kitabın en güzel yeriydi. Umuyorum yazar onun ağzından bize bir kitap yazar. Fakat tabi ki bu serinin genel durumu şu yönde ortada çok belirli bir hikaye yok, genelde kurgu erotizm üzerine ve Ana ile Christian'ın aşkları vıcık vıcık. Ama bu onları sevmeye engel değil. Hele ki Christian. Çocuksu bir çekicilik var adamda yapılacak birşey yok. Ana'yı da sevdiğimi söyleyebilirim Christian'ın sorunlarını kabullenmesi büyük birşey bence.Küçük noktalarını öğrendiğinde Christian'ın verdiği tepki beni oldukça kızdırsa da sonunda hem Ana'nın hem de biz okurların gönlünü almayı başardı :) Sonunda o Elena cadısı da hayatlarından tamamen çıktı. Yani kısaca nasıl bitmesi gerekiyorsa öyle bitmiş, güzeldi .
Baskı: Kalbimi Sana Verdim (Prince Trilogy, #2)
Bu kitabı çirkinin aşığı kadar sevemedim. Aslında bundaki hikaye daha karmaşık ve daha ilgi çekiciydi fakat bir türlü hikayeye ısınamadım. Aslında karakterlerle ilgili bir sorun da yoktu fakat belki de kitabı yanlış zamanda okudum. Yine de güzel ve başarılı bir kitaptı tavsiye edilir.
Baskı: Buz Prenses (Prince Trilogy, #3,5)
İlginçtir ki 3 kitaplık bir serinin novella'sı olan Buz Prenses benim okuduğum ilk Elizabeth Hoyt romanıdır. Zaten bu kitabı severek diğer kitaplarını okuma kararı almıştım. Pegasus Yayınlarını tebrik ediyorum novella yayınlama kararlarından dolayı bence çok iyi yaptılar. Kitaptan bahsedersek prens serisinde karşımıza çıkan Coral Smythe'nin hikayesi anlatılıyor bu kitapta tek şikayetim kısa olmasıydı fakat novella olayının gereklerinden bu yapacak birşey yok. Coral ve Isaac aşkı sevimliydi hoştu ama kısaydı . Yine de seriye hoş bir son olmuş okunmalı.
Baskı: Çirkinin Aşığı (Prince Trilogy, #1)
Prens serisinin ilk kitabı olan Çirkinin Aşığı bence çabucak bitiveren bir kitaptı. Erotik unsurları birçok historical yazarından daha çok kullanan yazar yine de bende aşırıya kaçmış ya hissi uyandırmadı bence boş vakitlerde oturulup okunup mutlu olunacak bir kitaptı. Bu arada Pegasus Yayınları keşke orijinal adıyla çevirseymiş Çirkinin Aşığı nerede Kuzgun Prens nerede ya?
Baskı: Yüreğimin Tek Sahibi (Desperate Duchesses # 5)
Okunma açısından sürükleyici bir kalemi var yazarın fakat okurken bazı noktalarda kitaptan ve konudan koptuğumuzu hissettim. Çeviri unsuru mudur yoksa kitabın orijinali de böyle midir bilemiyorum fakat bu yüzden güzel bir kitap ama okunmasa da olurdu diyebilirim.