
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Hayatım
Çok beğendim. Sanki kitaplarını yazmak çok kolaymış gibi anlatmış. Öyle sıradan şekilde cereyan ediyor ki... Tabii 1. ve 2. Dünya Savaş'ını görmüş olması, gönüllü hemşirelik yapması, eczanede çalışması, Ortadoğu'yu ve bilumum ülkeleri gezmiş olması, tam yüzyılın değiştiği zamanda yaşaması ona çok şey katmış. Onunkisi dolu dolu bir yaşammış.
Baskı: Ölüm Çığlığı
Klasik bir agatha christie romanı... Marple tam bir meraklı yaşlı ve dedikoducu bir kadın işte. Ancak Agatha onu ilgi çekici hale getiriyor.
Baskı: Ve Perde İndi
Çok çok çok güzeldi. Poirot ise muhteşem. Gerçekten bittiğine üzüldüm. Ama yinede Agatha Cristie ölmeden önce kahramanını sona hazırlayarak en iyisini yapmış. Belki de Poirotun maceraları bitirmeden okunmalı. Böylece tam bir son olmamış olur. Ayrıca Hastings'e çok üzüldüm. Bazen olmayınca olmuyor. Bence Hastings de Poirotla beraber öldü. Çünkü Hastings Poirotla beraberken tamamlanıyordu. Poirot'un Watson'uydu o. Yani Onsuz hiçbir değeri yoktu okuyucu için.
Baskı: Porsuk Ağacı Cinayeti
Jane marple'lı iyi kitaplardan. Kitap iyi ancak marple tuhaf şekilde antipatik geldi.
Baskı: Büyük Dörtler
İyi değildi. Kurguyu çok karıştırmış. Poirot bile kurtaramamış ki burda poirot açıkçası hayal kırıklığına uğrattı. Çok daha basit çözüme ulaşılabilirdi. Büyük dörtler çok abartılmıştı. Ve sonunda bir anda her şey çözülüverdi. Olmamış. Agatha'ya yakışmamış.
Baskı: Briç Masasında Cinayet
Agatha cristie burda biraz abartmış. Katil sürekli değişti. Yinede iyi kitaplarından.
Baskı: Denemeler
Bir anda okunamayacak kitap. Kafa dağıtmak için de öyle. Not almaktan parmaklarım ağrıdı. Kitaptan bir alıntı -güzel noktaya parmak basmış- Yiyecek aramaya giden kuşların bulduklarını hiç dokunmadan götürüp yavrularına vermeleri gibi, bizim eğitimcilerimiz de kitaplardan topladıkları bilgileri dudaklarının ucuyla alıp rüzgara savuruyorlar. Sanırım ne geçmişin, ne geleceğin değil, yalnızca bugünün bilgeleriyiz. Ama daha da kötüsü, öğrencilerin de bilgiyle beslenmeyip bilgiyi yalnızca elden ele geçirmeleri. Kendileriyle değil başkalarıyla konuşmaları.../çiçero Bir de 16. yy'de fransa eski yunanlılar olmadan bir hiçti sanırım. toplantılarında, ikinci dillerinde, sanatta, edebiyatta hatta hayat tarzlarında hep onların borusu ötüyormuş. Ya da montaigne takıntılıymış.
Baskı: Nehrin Sonu
Kitabın başı oldukça etkileyici. Ancak öyle devam etmiyor. Bir kere onlar katile değil katil onlara geliyor. Oldukça sinir bozucu. Hiçbir şeyden haberleri yok. Hele sonu bir kere o sonda nasıl basit bir şeymiş gibi davranabildiler. Tuhaftı. Halbuki olaya psikolojik açıdan bakmaya çalışması gayet iyiydi. Sonunda ise tam tersini yapıp yüzeysel geçti. Katil ise tahmin edilebilir. Zaten delillerle katile götürülebilesi yok. Sadece tahmin işiydi. Yani bu kitapta katil kim sorusundan çok bir trajedinin, küçük bir çocukta bıraktığı etkiler anlatılmaya çalışılmış. Ancak bence bunda da pek iyi değildi.