Canan
@Canan

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Cesaretin Anahtarı (Key Trilogy #3)

Muhteşem bir finalle serinin son kitabıda bitmiş bulunmakta... Cesaretin anahtarı kitabında Zoe ve Brad karakterlerinin anahtar arayışlarına yer veriliyor.. Tabi Dana, Mallory ve diğer karakterlerimizde onlara yardımcı oluyor (= Bu kitapta 16 yaşında hamile kalıp bir çocuk sahibi olan Zoe'nun geçmişi.. Bugünü..ve geleceğine değiniliyor. Yarım kalan olayları, üstesinden gelmesi gereken korkuları ve bir daha kırılmasını istemediği bir kalbi vardır Zoe'nun.Ama öyle bir durumdadır ki tüm sorunlarını biran önce çözmeli ve sonuca ulaşmalıdır... Seride yorumlarıyla ve değerlendirmeleriyle en sevdiğim karakterdi Zoe...Akıllı ve mantıklı. Vakti zamanında zengin ve yakışıklı bir erkekle yaşadığı ilişki hayatına oldukça etki etmiş... Bu yüzdende erkek karakterimize biraz soğuk hatta asabi davranıyor (= ama sonunda yola geliyor ve Brad'e evlenme teklif ediyor...hemde ne teklif... Ben yine ve yeniden sevdim kitabı ...Okunmaya değer bir kitaptı.. Eğer efsaneleri..sanatı..kitabı..bilgiyi...mitolojiyi ve birde BEN'i seviyorsanız kitap tam size göre(= Tavsiye ederim...

Baskı: Şeytanın Gözyaşları (Dedektif Kari Vaara, #2)

Evet...Şeytanın Gözyaşları'da bitti... Ve gerçektende Dedektif Vaara sınırları zorlamış.İlk kitap olan Kar Meleklerine oranla olaylar daha geniş bir alanda ve daha fazla ve farklı insanlar arasında geçiyor. Olayın özü şu ki dedektifimiz mesleğine Helsinki'de devam etmektedir.Ve kendini bir anda çeşitli olayların içinde bulur.Çok sevdiği büyükbabasının savaş sırasında bir katliamda bulunma ihtimali, Rus iş adamı Fillipov'un eşinin cinayeti, Kate'in hamileliğinin yanı sıra beraberindeki sorunlar ve yeni ortağı Milo... Adam cidden iyi dayanmış...Bu kitapta Kari'nin sabrını denediler sanırım.Yada tüm sorunlu insanları kendine çekmek gibi bir özelliği var. Neyse efendim lafı uzatmayalım..İlk kitaba oranla daha bi sevdim Şeytanın Gözyaşları'nı...Yazarın anlatımıda artık bi sorun teşkil etmedi, sanırım onada alıştım.Beni şaşırtan olaylar oldu.Özelliklede sonu.Bu yüzden serinin devam edeceğini düşünüyorum.Çünkü ben iki kitap sanıyordum.En kısa zamanda son gelişmeler öğrenmek için 3. kitabın çıkmasını beklemekteyim.Çooook meraklardayım.Ve yazarada küstüm, böyle bitirmemeliydi.Şimdi bekle de gelsin yeni kitap.Offf offf!

Baskı: Kar Melekleri (Dedektif Kari Vaara, #1)

James Thompson - Kar Melekleri (Dedektif Kari Vaara Serisi 1 ) Nasıl yorumlasam..ne desem bilemedim... Polisiye pek tarzım olmasada uykusuz kalmayıda göze alarak, severek ve beğenerek okudum kitabı..İlk baskıya oranla ikinci basımın kapak tasarımını daha çok sevdim...Sade, şık ve konuya uygun... Kitabın anlatımı alıştığım tarzda değildi...Olayları kahramanımızın dilinden yaşıyor ve görüyoruz..İlk başlarda bu bende biraz rahatsılık uyandırsada, sonrasında kendimi kaptırdığımı hissettim..Ne zaman 20. sayfadaydım da 100. sayfaya geldim bende anlamadım... Olaylara değinecek olursam, yazarı bu konuda tebrik etmeliyim... Finlandıya'da işlenen bir cinayeti araştırmakla sorumlu olan Dedektif Kari'nin hikayesini okuyoruz kitapta.Bu kitapta anlatılan Finlandiya şaşırttı beni...Karanlık,şiddet,yoğun ve ruhsal baskılar,ölüm...Herşey mevcut. Kari, ünlü bir oyuncu olan Sufia'nın cinayetini çözerken sizde aklınızda durum analizi yaparken bulabilirsiniz kendinizi..Acaba aşk cinayeti mi. ırkçılık mı? Kitabın sonuna kadar katil o muydu, yoksa bu mu çelişkileri içinde, büyük bir merak ve sabırsızlıkla okudum.Hatta kitaptaki katilin daha doğrusu katillerin ruh hali, Dedektif Kari'nin olaylara yaklaşımı ve bakış açısı beni oldukça şaşırttı. Dedektiflik rütbesi olsada küçük bir kasabada yaşayan bir polis kendisi.Ve o kadar ince bir detaya değinmesi ve bundan şüphelenme sahnesi beni etkilemedi değil... Cinayet ve ölümlerin ard arda geldiği,ölümlerle oranla şüphelilerinde orantılı bir şekilde arttığı ve çelişkilerle dolu bir polisiye okudum... Okumayanlara tavsiye ederim (:

Baskı: Işığın Anahtarı (Key Trilogy #1)

ilk olarak söylemeliyim ki eğer hala seriyle tanışmadıysanız çok şey kaybediyorsunuz... Konuyu şöyle bi özetlemek gerekirse birbirlerini tanımasalar da, aynı yerde yaşayan, farklı meslek gruplarına dahil üç kızın bir davetiye almalarıyla asıl konuya giriş yapıyoruz.Bir galeri sahibi olan Malory, bir kütüphaneci olan Dana ve hem bir kuaför hemde anne olan Zoe... Ve tabi erkek karakterleri unutmayalım...Her ne kadar yıllar içinde farklı yerlere dağılsalarda birbirini aramaktan ve arkadaşlıklarını devam ettirmekten vazgeçmeyen üç erkek arkadaş...Bi nevi rehber yada koruyucuda diyebilirsiniz...Yerel gazetenin sahibi Flynn, ünlü bir yazar olan Jordan ve inşaat sektöründe çalışan Brad.... Serinin ilk kitabındadiğer karakterleride oldukça sık görsekte asıl olay ilk anahtarı bulması için seçilen Malory ile Dana'nın abisi Flynn'nın hikayesi anlatılıyor... Bu üç kız bir davetiye almalarıyla birbirleri ve gizemli Pitte ve Rowena çiftiyle tanışıyor. Bu çift ilginç bir hikaye anlatıyor.Ve onlardan üç tane anahtarı bulmalarını istiyorlar... Kurallar..sırlar..mitolojik efsaneler...resimler...gizemli karanlık güçler... Ne arasanız vardı.Ben ciddi anlamda sevdim kitabı... Özelliklede Flynn ve Malory çifti kitaba ayrı bir renk katmıştı... İlginç raslantılarla -ki bu bakış açısına göre değişir- karşılaşıyorsunuz ve şaşırıyorsunuz... Her bir karakter kendi içinde muhteşemdi.... kitabındili..anlatımı..konusu..hepsini sevdim:) okumayanlara öneririm :)

Genç Kızlar
6/1013.11.2011

Baskı: Genç Kızlar

orta karar bir kitaptı... kızların hayatlarından verilen kesitler sizi etkiliyor... okunabilirkik seviyesi yüksekti :)

Baskı: Hep Senin Yanındayım

bu kitabı yorumlamayacaktım...beğenmediğimden değil...üşendiğimden... ama yorumlamam sebep olan bir bölüm var ki..gülmekten kırıldım :) işte o bölüm:) "O zaman mesele halloldu."dedi ve tekrar oturdu. Marlie terslenerek "Ne halloldu?" diye sordu.. "E işte sen beni seviyorsun, ben de seni seviyorum." "Peki, ne yapacağız? Ateşkes mi imzalayacağız?" Dane başını iki yana sallayıp tekrar Marlie'nin elini tuttu. "Evleneceğiz." Parmak uçlarına bir öpücük kondurdu. "Ayrıca bazı insanlar gibi altı ay beklemeyeceğiz. Büyük ihtimalle bu hafta sonu evleneceğiz. Bir haftadan uzun sürmeyecek." Marlie'nin nefesi kesildi. Yüzü ışıltılı bir tebessümle aydınlandı. "Bunu bu hafta sonu halledebileceğimizden emindim," dedi. birbirini sevdiklerini söyleme şekillerine bayıldım.... neyse yoruma gelecek olursak kitabı beğendim... Marlie polislerede yardım ettiği psişik yeteneklerini başından geçen bir olay sonucu kaybetmiştir. Bir cinayet sahnesinin zihninde belirmesi sonucu bu rahatlık altı yıl sonucunda sona ermiştir. ve sorumlu bir vatandaş gibi polise olanları anlatmıştır...Tabi kendisini inandırması biraz uzun sürmüştür...Sonuçta her ayrıntıyı katil değilse yada olay yerinde değilse bilmesi imkansızdır.Ama en nihayetinde Marlie inanıyorlar... Dane ise bu olayı araştırmakla görevli dedektiflerden birisidir.İlk başta oda Marlie inanmasa, hatta ona kaba davranıp alay etsede ikinci cinayeti gören Marlie'nin yanında olup olaya tanık olması duruma olan inançsızlığını sarsmıştır.Gerek görev bilinci gerekse Marlie olan ilgisi yüzünden bu ikili yakınlaşmış ve biraz pürüzlüde olsa mutlu sona ulaşmaya çabalamaktadır... Katilimizse ayrı bi alem...çok zeki..yani son ana kadar öyleydi...:) neyse sistematik çalışan ince eleyen, sık dokuyan bi tip... ama oda yakalanıyor.. evet son rütüşleri vermek gerekirse sevdim kitabı... ama en güzel yanı sonuydu...Sonunda ne mi oldu... komikimsi şeyler... okuyun derim:)

Aşk Mutfakta Pişer
3/1010.11.2011

Baskı: Aşk Mutfakta Pişer

okumuştum vakti zamanında... ve pek bişey anlamamıştım... daha doğrusu sonu tuhaf gelmişti :)

Kara Prens (Dark, #1)
10/1010.11.2011

Baskı: Kara Prens (Dark, #1)

mükemmeldi..çok sevdimdi :)

Aşk Yemini
7/1010.11.2011

Baskı: Aşk Yemini

Kitapta çok olay var..ama kafanızı karıştırmıyor, belirli bir ritimde ilerliyor. Genel olarak açıklamak gerekirse olaylar ülkedeki siyasi karmaşanın olduğu bir dönem.. İrlandalılar ve İngilizler arasındaki sorunlar... Kitabın kahramanları Morgan ve Daniel...Bu ikili ilk kez 5 yıl önce bir tiyatroda karşılaşıyor ve kızımız -Morgan- Daniel'e aşık oluyor...Tabi Daniel Helene ile evli... Neyse tiyatroda Daniel ünlü bir tiyatro oyuncusu çiftin kızı olan Morgan'ı ve babasını kovulmaktan kurtarıyor...Ama nafile bir çaba..Çünkü Daniel -opera sanatçısı- sahne aldığı sırada zorla çıkarılıyorlar....Ve yolları 5 yıllığına ayrılıyor... Bu beş yılın sonunda Daniel karısı Helene'yi bir yangında kaybediyor.. Helene siyasi olaylara karışıyor çünkü.... Helene çok farklı bir insanmış...Yani ne bilim, davranışları onaylanmayacak gibi... Kocasını aldatıyor....onu sevmediğini söylüyor...ve bunları yaparken ki tavrı...ilginçti.. Ama herşeye rağmen Daniel onu çoooook seviyordu.. Daniel Helene'yi kurtarmaya çalışırkende sesini - ki meleklere benzetilir sesi- kaybediyor...elleri yanıyor....Ve bir nevi depresyona giriyor...Arkadaşlarıda onu bu halden kurtarmak için bir dolap çeviriyor. Bu çevirdikleri olay sonucu Morgan'la karşılaşıyorlar...Tiyatrodan kovulan baba kız tüm kitap boyunca beni delirten Camilla'nın yanında kalıyor.Camilla Morgan'ı bazı sözde sihir...yada ruh gibi çeşitli kandırmacada kullanıyor...Bunlardan biride Daniel'e denk geliyor.-arkadaşlarının zoruyla- Sonuç olarak kahramanlarımız bir şekilde birbirlerini tanıyıp evleniyorlar..Ama nedenler vardı... Kitabın ilerleyen bölümlerinde değişik olaylar oluyor...eğer hepsini yorumlamam uzun sürer... başladım mı duramıyorum:) ben birtek sonunu sevmedim...evet mutlu bitti...Ama birden bitti...:) En sonunda Morgan ve Daniel'in çocukları oldu..Daniel sesine kavuştu vs...

Sweeney
9/1010.11.2011

Baskı: Sweeney

öncelikle belirtmek isterim ki yazarın kitaplarına bayıldım... Bu kitapta bir ressam olan Paris Sweeney'in başından geçen olaylar anlatılıyor... Olaylar ilk olarak Sweeney'in yaşadığı kasabada alış-veriş yaparken karşılaştığı bir hayaleti görmesiyle bvaşlar.Çünkü çoçuk ölmüştür ve onu bir tek Sweeney görmektedir... Bu olaylar gittikçe arttığı ve etrafından tepkiler almayada başladığı için Sweeney şehre taşınmıştır.Burada ise Candra adında bir galeri sahibiyle çalışmaktadır. İlk hayaleti gördükten sonra gerek davranışı gerekse yaptığı resimler değişmiştir...Mesela erkeklerle ilgilenmeye hatta onları nesneden ziyede erkek kategorisine koymuş, bir çekim bile hissetmiştir.Ama yanlış kişiye.Richard'a....Candra'nın kocasına...Şey boşanma aşamasında ki kocasına... Diğer bir baş karakterimiz Richard ise bir yıldır karısından boşanmaya çalışmaktadır.Çünkü Candra asla affedemeyeceği bir şey yapmıştır.Asla! Konuya değinecek olursak, Sweeney bir cinayeti resmediyor.Ve bir ikincisinide...İlk cinayet evine oldukça yakın yaşlı bir sosisçinidi...Ve ikinciside Candra'nın...Kitap oldukça hızlı ilerliyor.Heyecan doruktaydı.Olayları az çok tahmin edebilsenizde hiç rahatsız etmiyor bu durum sizi.Tam tersine olayların sonmuçlanmasını merakla bekliyorsunuz. Beni kitapta etkileyen durumsa ,yaptığı resimlerden sonra, hava kaç derece sıcak olursa olsun, kutuplardaymış gibi titreyen Sweeney'i, o asla gülmeyen iş adamı tipiyle,ilgili, güleryüzlü, tüm şefkatiyle sevecen davranan Richard'ın haliydi... Kitap güzeldi...ben sevdim ve öneririm

Bay Mükemmel
8/1010.11.2011

Baskı: Bay Mükemmel

Bay Mükemmel gerçektende mükemmeldi.. Aynı iş yerinde çalışan dört arkadaş..Jaine, T.J, Marci ve Luna... Bu dört kafadar her hafta olduğu gibi, o cuma akşamı da iş çıkışı stres atmak için bir barda buluşurlar. Birkaç kadeh içkiden sonra, malum kadın muhabbeti koyulaşır ve sohbet konusu mükemmel bir erkeğin sahip olması gereken özelliklerde yoğunlaşır.Bu sohbetin burda kalacağını düşünen bu bayanlar yanılıyorlardır.. Olay 'liste' önce şirketin gazetesinde yayımlanır, kahramanlarımızın isimleri listede A,B,C,D olarak adlandırılır.Ve bu meşhur liste belirli bir kesimi rahatsız etmeye başlasada internette, gazetede hatta televizyonlarda bile yayınlanır.Böylece kahramanlarımızın adıda ortaya çıkar, fakat kimin A,B,C yada D olduğu söylenmez.Böylece kimin hangi cümleyi sarf ettiği öğrenilmez. Gel gelelim olayın perde arkasındaki katile.Katilimizin -yani Corin-kitabın başlarında nasıl bir hayat yaşadığına değiniliyor.Katilimiz belli ama burda bir şaşırtmaca var.Katile dikkat!Her neyse Corin annesi tarafından mükemmel erkek olmak üzere yetiştirilir.Yeri geldiğinde, hata yaptığında cezalandırılır.Böyle bir hayat sonucunda delirmemek mümkün değil.Kendisine empoze edilen düşünceler sonucu Corin, basında çıkan bu haberlere sinirlenir.Özelliklede C ile tanımlanan kadına.Onu en çok C sinirlendirir ve C'yi bulup öldürmeyi düşünür.Ama öldürmek gittikçe hoşuna gider ve ikinci cinayetini de işler.Ve üçüncüsünede teşebbüs eder..dördüncüsüne de... Şimdide Sam ve Jaine'yi ele alalım.Bu iki geçimsiz yaratık komşu olmaktadır.Sam bir dedektiftir.Belirsiz saatlerde eve gelmeleri, yaptığı kabalıklar ve gürültüler Jaine'yi sinirlendirir.Çünkü Sam'i görünce edindiği ilk izlenim ayyaş, uyuşturucu satıcısı olduğu yönündedir... Taki penceresinden gördüğü görüntüye kadar Neyse efendim bu ikili cinayetler işlendikçe ve aralarındaki çekişmeler arttıkça zamanla yakınlaşır. Kitabı iki cinayet, bir yaralanma ve bir de evlilikle tamamlıyoruz... ben sevdim bana kalsa bütün olayları anlatırım ya...neyse okumayanlara öneririm...

Fırtına
6/1022.10.2011

Baskı: Fırtına

Baktım ki bir Linda furyasıdır gidiyor... edim Canan sende şu yazarla bi tanış... Fırtına okuduğum ve an itibariyle bitirmiş olduğum ilk Linda kitabıdır.. Öncelikle kitabın kapağını beğendiğimi söylemeliyim.. Konuyla ve mekanla çok uyumlu :) Kitap kısaydı...2-3 saatte bitti...Çünkü aynı zamanda akıcı ve hızlı ilerledi... Lolly'nin tatillerini yaptıkları evi satmak için geldiği eski kasabasında, bir kar fırtınası sonucu evinde mahsur kalması olasılığıyla başlıyor olaylar.... Ve Lolly'nin kurtarıcısı da şerifin oğlu olan ve hem ailesini, hemde oğlu Sam'i görmeye gelen Gabriel'den başkası değildir... Bu ikili lise dönemlerinde birbiriyle zıtlaşan iki zıt kutuptur... Zamanla yolları ayrılmış ve bir fırtına onları tekrar bir araya getirmiştir. Fırtınanın yanındaki uyuşturucu bağımlısı ve eli silahlı bonus niteliğindeki iki çiftide unutmamalı... Acaba Lolly'le karşılaşmayı uman Gabriel Lolly'i iki kaçıkla mahsur gördüğünde ne olacaktır? Peki tüm bu kovalamaca arasında Lolly'nin lise aşkı depreşirse ne olur? Okuyup öğrenin derim:)

Baskı: Gölgede Dans (Buchanan, #6)

Julie Garwood - Buchanan & Renard Serisi 6 - Gölgede Dans kitap şu saniyelerde bitmiştir..Buchanan erkelerini zaten severdim ama Noah'da fena değilmiş...yani bende bir "NGC" olmaya adayım:) kitaabı bitirmem biraz uzun sürdü..malum ödevler:) ama bu hikayeyi beğendim...oldukça akıcı ve hızlı ilerleyen..okuyucuyu yormayan bir kitaptı.aynı zamanda da eğlenceli... Noah ve Jordan'ının çekişmeleri yer yer güldürse de yer yer saç-baş yoldurtacak cinstendi... cinayetlerle..bazı iskoç klanlarına dair -gerçekliği tartışılır- bilgilerle harmanlanmış ve aşkla süslenmiş güzel bir kitaptı.... Kısaca özetlersek Jordan'ı kendisine bilgisayarlarla dolu, içine kapanık ve kendine özgü güvenli bir dünyada yaşamakla sinirlendiren Noah'a inat Bunhanan'ların barbar olduğunu iddia eden profösörün tezini çürütmek ve Serenity iline kendi geçmişini araştırmaya giden Jordan'ın araba bagajında bulduğu cesetle olaylar zinciri başlayor... ve bunu ikinci ve üçüncü cinayetler takip ediyor... en nihayetinde mutlu sonla biten kitap güzeldi..ama ben Garwood'un histlerde daha iyi olduğunu düşünüyorum :)

Baskı: Bahar Tanrıçası (Tanrıça, #2)

Hmmm..tek kelimeyle söylemeliyim ki kitaba BA-YIL-DIM.. kısaca özetlemek gerekirse bir fırın işletmekte ve maddi açıdan zor durumda olan Lina, çözümü ürünlerine yeni eklemeler yapmakta bulur..ve Tanrıça Yemekleri gibi bir isme sahip eski ve bi nevi sihirli bir ritüelle yapılan yemek tarifi kitabı satın alır..daha doğrusu bu kitap aldığı 10 kitaptan sonuncusudur...talimatları biraz ilginç bulsada yerine getiri ve ritüelin son kısmında Hasat Tanrıçası Demeter'den yardım ister..vekabulü mümkün gibi gözükmesede dileğine cevap alır... Olayların diğer tarafında ise Demeter, Bahar Tanrıçası-Persephone- kızını çok sevse de biraz şımarttığını düşünür. Kızının gerekli bilgeliğe ve olgunluğa erişmesi için hiç istemese de Lina ile ruhlarını değiştirmeye karar verir..Bunun sonucunda Lina'ya söylenen olacaklar şöyledir..Lina, Persephone kılığına ve bedeninde 6 ay boyunca Ölüler Diyarındaki ruhlarla ilgilenecek ve onları yatıştıracaktır.Persephone ise Lina'nın bedeninde bulunup, fırının maddi sorununa çözüm getirecek ve oraya baharın tazeliğini sunacaktı.. Tabi birde Hades var..Hades yeraltında ölümlülerle zaman geçire geçire kendini diğer ölümsüzlerden uzaklaştırmıştır...Bunun nedeni kibir yada kendini üstün görme değil, sadece kendisinin farklı olduğunu düşünmesidir..Ona göre diğer ölümsüzler biraz ımmm umursamaz ve bizim tabirimizle laylaylom yaşarlar..Hades ölümlüler arasındaki şeyi..Gerçek Aşk'ı-sonsuza kadar olaı- ister..Hatta onu bulurda.. Ama işler çığrından çıkar ve karanlıklar Lordu- böyle hitap etmek hoşuma gidiyor-Hades, şımarık ve kaprisli olarak düşündüğü Persephone'u çok farklı ve sevecen olarak karşısında bulur..Korkunç atları..yeraltı dünyasının koruyucu üç başlı -ve tabi yine korkunç- köpekleri..Yeraltında yaşamakta olan ruhlar...hepsi ondan etkilenmiştir...tabi kendiside..ve en güzelide bu etkilenme, aşk karşılıklıdır.. :) peki ya 6 ay sonunda ne olacaktır..uzun süren yalnızlığı sonunda bir mutluluğa dönüşmüşken, gerçekleri öğrenen ve aşık olduğunun "beden değilde ruh" olduğunu idida ettikten sonra Lina'yı reddeden Hades sonunda çok sevdiği Lina ile mutlu olacak mıdır?? eee çok merak ettiyseniz okuyun derim..çok güzel masalımsı bir hikayeydi... çok beğendim ve öneririm:) keyifli okumalar:)

Baskı: Deniz Tanrıçası (Tanrıça, #1)

Şuanki-kitabı bitirdiğim zamanki.- duygularımı anlatamam size...ağlasam mı, gúlsem mi, sinir krizi mi gecirsem bilemedim... Bu nasıl bir sondur bóyle? Ama o son sahnelerde adamın biri 'olamaz, bu adam - sean- yaşıyor' dediğinde tahmin etmiştim...okuyan bilir, merak eden okur °°) neyse siz bu kız neyden bahsediyor demeden yoruma geçeyim... ama óncelikle bayanlar baylar, en yakınınızda ne varsa tehlikeli madde olarak (tava,oklava,merdane vs.) elinize alın... Zira dóvecek adam çok..(órn. sperdon, rahip william, azıcıkta andras..ama azıcık) kitaba başlayanlar benim gibi şaşirmasın...olaylar gúnúmúzde başlasada baş karakter kızımız CC'nin 1014 olması lazım, hava kuvvetlerinde çalışan ve bir deniz kazası sonucu o yıllarda -1014- yaşayan, mitolojik varlık olan deniz kızı prenses Undine ile beden değiştirmesiyle asıl olaylar başlıyor... ilk başlarda neyle karşılaşacağımı bilmesemde, mitolijik ógelerle súslenmiş olan seri oldukça başarılı ve farklıydı.hikayeyi, kahramanları, olayları sevdim...tavsiye edebileceğim gúzel fantastik bir seri °°) CC'nin sapık olarak nitelendireceğim Sperdon'dan kaçma girişimlari..Dylan ile olan ilişkileri...çok güzel anlatılmıştı...en kısa zamanda bi göz atmanızı öneririm:)

Aşk Gemisi
7/1012.10.2011

Baskı: Aşk Gemisi

pembe dizi..beyaz dizi..mor dizi..kırmızı hatta siyah dizi farketmiyor... hepside tadımlık..yüzümüzde tebessüm yaratan çerezlik kitaplar... buda güzeldi :)

Baskı: Tehlikeli İlişkiler (Rogues of Regent Street, #1)

Yorumum: Bilindiği üzre Adrian babası ve kardeşinden intikam için lilliana ile evleniyor..ve bir süre sonra içine kapanıyor...bunun bir çok sebebi var..babası Adrian'a kötü küçük oğlu Benedic'e ise fazlasıyla sevecen davranıyor...Adrian'a kötü davranmakla kalmıyor..onu aşşalıyor..onun olması gereken serveti..parayı benedict'e bırakıyor..yani veriyor...birde burda Benedict ve Adrian'ın doğumları ile ilgili bir tuhaflık var..:) bir diğer sorun ise düelloda ölümüne sebep olduğu Philip hem en yakın arkadaşı hemde kuzeni..onun ölümüne sebiyet verdiği içinde biraz vicdan azabı çekiyor... kızımıza gelince...ilk başlarda oıldukça saf..masum..kendi halinde bir çiftlik kızı...ama Adrian'ı çocukluğundan hatırlıyor ve onunla evlenmek istediğini öğrenince aptal aşıklar gibi hemen evet diyor.Benedict'le evlenmek gibi bir durumu olduğu halde..ama iş resmiyete binmemiş...kızımızın istediği şeylerden biride özgür olmak..hayatı doya doya yaşamak..zira 22 yaşına kadar çiftlikten çok nadir çıkmış ve londraya bile 1 kez çocukken gitmiş...Adriandan bu özgürlükler konusunda garanti alıyor ve evleniyor... buraya kadar her şey iyi..ama Benedict arada bir onların evide yatıya kalıyor ve her ikisininde arasını açmaya çalışıyor..kızımız aptalcada olsa kocasının kardeşi diye benedict'e iyi davranıyor ama Adrian bunu yanlış anlıyor..eee Benedict'e üstüne tuz biber ekliyor..Böylece uzun süren bi yanlış anlaşılma durumu oluyor.. hatta bir ara Adrian nedenini anlamadım kazamı yoksa kasıt mı var kendini silahla vuruyor ve kör oluyor...ilk başlarda dünyayla elini eteğini çekiyor ama daha sonra Lillian sayesinde hayata tutunuyor ve araları Benedict tekrar ortaya çıkana ve Adrian tekrar görmeye başlayana kadar mutlu mesut sürüyor... daha bunun gibi bir sürü anlaşılmazlıklar olsada sonuçta bir Lillian Bir Adrian ee Birde bebek mutlu mutlu yaşıyor.. ama şunu söyliim akşamdan başlayarak gün doğumuna kadar kitabı okudum...yok böyle bir şey..çok etkilendim..bazen ciddi anlamda gözlerim doldu..onların mutsuzlu benim içimi daralttı..:) edit:yorumlarım yanlış anlaşılmasın oldukça eğlenceli bölümleride var kitin...Lillian ilk başlarda oldukça asi tavırlarda denediği için bir ara bayağı bi eğlendim:)

Baskı: Gelin (Lairds' Fiancées, #1)

en beğendiğim kitaptır (:

İlk Aşk
7/1011.10.2011

Baskı: İlk Aşk

beyaz dizi tadındaydı..fena deyil..çerezlik kitaplardan (:

Baskı: Adora - Murat'in Gözdesi Bizans Prensesi

Yorumum: Tek kelimeyle söylemeliyim ki bu kitap beni şoka uğrattı. Yorumumu yapmadan önce bazı karakterleri tanıyalım... Adora:Kitabın kadın kahramanı.Asıl ismi Thedora, bir bizans prensesi... Helen: Adora'nın ablası, bizans prensesi ve sonrasında kraliçesi... Ioannes Kantakuzen: Adora ve Helen'in babası ve bazı siyasi olaylar sonucu kısa süreliğine bizans imparatoru.. Orhan: Osmanlı Hükümdarı olan Sultan Orhan Gazi.Adoranın ilk eşi... İskender:Büyük İskender.Adora'nın 2. eşi... Murat:Bence ve kesinlikle kitabın Erkek kahramanı.Sultan Orhan'dan sonra tahta geçen kişi..Birinci Murat... Genel Yorumum: Biraz öncede söylediğim gibi Kitap beni şoka uğrattı. Siyasi ve politik çıkarlar için Adora Sul. Orhan ile evlendirilir. Evlilik çağına gelene kadar Bursa'da bir manastırda yaşar. Ve şans ederi Murat'la -1. Murat- tanışır, bir şekilde birbirlerine yakınlaşırlar... Derken Sul. Orhan küçük gelinini hatırlar ve onu saraya getirtir.. Bu şekilde Murat ile Adora ayrılır. Bunlar sadece olayların başlangıcı.Kitapta beni hayrete düşüren, bu kadarıda gerçek olmaz-olamaz dedirten öyle sahneler vardı ki.. Açıkçası bu şaşkınlığım genelde kitaptaki cinsellikle ilgiliydi.Kitap +18'den bile fazla olmalı bence.. Neyse.. Tarihi bir kitap olmasının yanı sıra saray entrikaları, siyasi olaylar, hırslar ve savaşlar... Kitapta hepsi mevcuttu. Kitap bol olaylı ve oldukça akıcıydı.Kötüler yaptıklarında sınır tanımıyor hatta işi oldukça abartıyorlardı.Beni hangi anlamda emin olamıyorum ama etkiledi. Adora ve Murat ayrı düşmüş olsada sonunda kavuşup gül gibi geçiniyorlar... Mutlu bir son... İlginç bir kitap... __________________

İki Yabancı
10/1011.10.2011

Baskı: İki Yabancı

ben böyle bir kitap görmedim......kitabın sonuna kadar heyecan doruktaydı... durağan bir noktası yoktu..okurken kesinlikle sıkılmassınız... Kitabın tanıtımındada gördüğünüz üzre Ashton eşini bir kaza sonucu kaybediyor...Yada öğle düşünüyor... Ama kader bu ya tam acısı azalmak üzereyken karanlık ve yağmurlu bir günde karsıyla karşılaşıyor... Daha doğrusu çarpışıyor...Ata binmiş olan Lierin Ashton'un arabasına çarpıyor..ve hafızasını kaybediyor... Ashton Lierin'i evine götürüyor ve herkese onun karısı olduğunu söylüyor... Lierin hafızasını kaybetmişte olsa kendisine büyük bir sevgi ve şefkatle yaklaşan Ashton'la mutlu olmaya karar veriyor... Tam böyle mutluluğu yakalamışken Malcolm Sinclair -kitabın sonuna kadar nefret ettim- ortaya çıkıp onun Lierin değil de ikiz kardeşi Lenore olduğunu ..hatta kendisinin karısı olduğunu delilleriyle beraber Ashton'a gösterir..Ama Ashton çok sevdiği karısını ikinci kez kaybetmeye tahammül edemez... Ama Malcolm'un kanıtlarınıda göz ardı edemez..Ve Lierin-Lenore 'un peşini Bioxin-olması lazım-'e kadar takipeder..Zira Lierin-Lenore babası ve orda olacağını bilmediği Malcolmla beraber o evde yaşamaya başlamıştır... İşte asıl olaylar bundan sonra başlar...Hırsızlıklar..Saldırılar..Ölümler... ve en önemlisi bir satranç ustalığıyla..zekice planladığı yöntemlerle Ashton'un hamleleri... Kitapta öyle yerler olduki kadın kahramanımızın Lierin mi Lenore mu olduğunu çözemedim... Merak edenlere önerilir... Ben beğendim..mutlaka okumalısınız..Sinirimi bozan tek sorun kitabın bitişiydi... Bence biraz daha uzun olabilirdi... Birde benim sinir olunacaklar listem var... Listemin başını Malcolm alırken onu Ashton'un peşini bi türlü bırakmayan Marelda takip ediyor... Birkaç ufak tefek insanlar daha var...Ama onlarda o kadar büyütülecek tipte değiller... Son olarak söylemeliyimki bu yazar işini biliyor:)

İhtiras Çiçeği
10/1011.10.2011

Baskı: İhtiras Çiçeği

Şimdi kitabın genel konusuna bakarsak Heather'in annesi doğumda, babasıda kızımız 16 yaşındayken ölmüş..Ve akrabalık derecesini hatrılamıyorum -ya amca yada dayı- amcası ve yengesiyle kalmak zorunda kalmış..İki yıldırda onlarla yaşamakta.. Amca sönük, ezik bişey..Hanım ne derse o..Kısacası yenge hanım kızımıza hayatı zindan ediyor.. Brandon ise ingiliz olmasına rağmen amerikada yaşayan bir insan..Hayatını denizlerde geçirmiştir...ve son bir iş için ingilterede bulunmaktadır..Daha sonra amerikada nişanlısı ile evlenip çiftlik işleriyle ilgilenmeyi düşünüyor... Tanışmalarına gelince, Brandon adamlarına bir kadın getirmelerini söylüyor ve sapık fikirli yengesinin kardeşinden kaçarken yetkililer tarafından yakalandığını düşünen Heather'i kamarasında buluyor..genel olarak olaylar bu yönde ilerliyor... Şimdi esas yoruma geçelim:) Öncelikle Heather'in başlardaki durumuna çok acıdım..hele hele o cadoloz yingesi yokmu..tut saçını başını yol..bu kadın düpedüz kıskanç kardeşim..kızı çekemiyo... garibim kızda sırf ondan kurtulmak için saf saf sapık düşünceli bir adamla sözde öğretmen olmak için Londra'ya gidiyor.Ama Londra'ya gittiği akşam -adamın adını unuttum ya- adamın saldırısına uğruyor..onu itiklerken adam bıçağın üstüne düşüyor ve kız kendini katil sanıp kaçıyor... tabi sonunda kendini Brandon'la buluyor..:) Brandon''da kızımızın yanlışlıkla geldiğini öğreniyor ama olanlar çoktan olmuştur..gerizekelu..kızı dinlese olmazdı... neyse efendim..kızımızı bırakmayı düşünmesede kızımız Brandon gemide yokken herkesin gözü önünde salına salına kaçıyor ve yingesine yalan söyleyip eve dönüyor.. aradan zaman geçiyor..ki kızımız hamile...buraları kısa geçiyorum yorum uzammasın..:)İşte cadoloz yinge bunu öğrenince feryat figan kızı aldığı gibi Heather'in yüksek mevkideki tanıdığı birine götürüyor..sonuç olarak Brandon'u tehdit ettirip evlendiriyorlar..Ama aslında durum farklı çünkü abimizde zorla evlendirilecek biri diil:) neyse işte gidiyolar amerikaya..ama araları baya açık..sık sık kavga ediyolar..Abimiz çokta kıskanç çünkü Heather baya güzel... Tabi olaylar bununlada kalmıyor..Tahmin edileceği üzre araları düzeliyor..ama bu seferde Brandon'ın üstüne cinayet suçları kalıyor...Bi bu bide kıskanç nişanlı, sonra Geri zekalının önde gideni bay hint ortalığı karıştırıyor...:) esas katilide unutmayın..Birde şu salak kızı -eski nişanlısını- gördüğünüz yerde imha edin.. aslında buna pek gerekte kalmadı..başına gelenler geldi:) şey şey..bide Brandon'un kardeşi Jeff var..bn onuda çok sevdim:)çok tatlımsı bişi:) sonuç:çok sevdim kitabı..daha ayrıntı vermek isterdim ama okumayanlar olabilir:)tavsiye ederim okuyun..:)

Baskı: Bir Çapkına Vuruldum (School For Heiresses, #1)

şincikkk bu kiti nasıl yorumlasam ki... Sabrinacığım bu seride adeta çoşmuş..olaylar..karakterler..yer mekan..hepsi harika.. olayları anlamak için öne çıkan karakterleri kısaca açıklayayım:) Leydi Amelia:kitabın bayan kahramanı...macera düşkünü..bu macera merakı yüzünden Lucas'ın gizli görevini öğreniyor..ve gerçekleri öğrenmek için Lucas'a kur yapıyor...ama bi şekilde bu olaylar mutlu bir evlilikle sonuçlanıyor:) Lucas Winter:Lucas amerikalı bir binbaşı...amacı Dorothy adındaki bir dolandırıcıyı yakalamak..Bu Dorothy kısacası Dolly Amelia'nın çok sevdiği üvey annesi..Lucas amacından bi haber olduğunu düşündüğü Amelia'dan bilgi almak için onu baştan çıkarmaya karar verir..ama sonuç olarak kalbinide kaptırır..Bu binbaşına dikkat!Gerçekte korkuları..ve birkaçta sırrı vardır..acaba bunlar ne? Dolyy ve Lord Tovey: Amelia'nın üvey annesi ve öz babası...Dolly Amelia'ya ve kocasına düşkündür..Tabi Lord Tovey de kızına ve eşine..bütün olaylar boyunca şehir dışındalardı..ama Amelia'nın başına gelen bir olay üzerine şehre geri döndüler... Bayan Harris:Bu seride anlatılmakta olan leydilerin mezun olduğu leydilik okulunun sahibi...Eşi yıllan önce ölmüş...bana ilginç gelen ölmüş eşinin gizemli kuzeninin parasıyla açtığı okul ve kendisini hiç görmesede bu kuzenle mektuplaşması..kitap boyunca bunu sıklıkla göreceksiniz... şimdi genel yoruma gelecek olursak...Amelia bir şekilde Lucas'ın amacını öğreniyor..ve olaylar birbirini baştan çıkartmaya çalışmalarıyla çığrığından çıkıyor...yanlış anlaşılmasın.evlilikleri hem bir marki hemde savaş kahramanı olan yaşlı..aptal bir generalin Amelia'yı kaçırması üzerine itibarı lekelenmesin..ve generallede evlenmesin die gerçekleşiyor..Gretna Green'de :) neyse..kitabın anlatımı..olayları işleyişi güzeldi...ben tavsiye ederim..Lucas'ın başına gelenler beni çok üzdü..savaşlardan ve katliamlardan bir kez daha nefret ettim... Çiftimiz birbirine yakışan..ve oldukça maceraperestti..bu yüzden oldukça eğlendim..kızımız aptalı oynasada başlarda oldukça zeki..keza Lucas'ta...kitapta güzel bir denge vardı.. not: 1: en kısa zamanda 2 ve ben özellikle 3. kitabın çevrilmesini istiyorum:) 2:özellikle uzun uzun yazmadım..zira etkilemek istemiyorum sizleri:) 3:mutlaka okuyun derim:)

ÖncekiSayfa 4 / 4Sonraki