Canan
@Canan

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Baskı: Abartılı Yalanlar Aceleci Duvaklar

Çok sevimli, eğlenceli bir hikayeydi.. Okuyucuyu yormayan, sıkmayan ama sonunda ne olacak dedirten bir kitaptı. Karakterlerimize gelince; Tony görünüşte yakışıklı, güleryüzlü,çapkın, dost canlısı ve sözde oldukça tasasız rahat bi insan. Heather ise öyle ahımşahım bir güzelliği olmasada; mantıklı,planlı,düzenli,ailenin akllı kızıdır.. Yani birbirine zıt iki karakter =)Hoş kader onu bunu dinlemez onları bi şekilde bir araya getirir... Las Vegas'ta...Peki çiftimiz neden ordadır acaba? Tony bir bar almaya karar vermiş tüm işleri halletmiş bir imzaya gerek kalmıştır..Ama son anda, satışa 3 gün kala 20.000 dolar almayı planladığı arkadaşı son anda arıza çıkarmıştır...Yani puf!! para yok.. İnsanlar çaresiz halde neler yapar bilinmez ama bi fikir Las Vegas'a gider... Ve Bayan Şansında peşinden gelmesi için dua eder... Heather ise evlenmek üzere olan kuzeni ve diğer nedimelerle -kendisi gibi- 1 haftalık Vesgas tatiline çıkar...Bekarlığa veda eğlencesi gibi bir gezi.. Tony kumar oynamış ve kaybetmiştir..Bu sırada odasına çıkmak için asansörü beklerken Heather ile karşılaşır ve başından geçeni anlatır... Heather ise bir gün önce kapısında 10 dolarlık bir fiş bulmuş ve hayırdır diyerekten cebine stmıştır...Tony'i bu halde görünce ona bu fişi kullanarak oynamasını söylesede Tony kabul etmemiştir.. Onun adına ise Heather oynamıştır..Biraz sancılı bir süreçten sonra ilginç bir şekilde 2. seferde parayı kazanmıştır... Herşey iyidir hoştur..Şimdi kutlama zamanıdır...Aklı başında kızımız bir çılgınlık yapıp, kendini bu kutlamaya vermiş sabahında evli uyanmıştır... Çok tatlı bir çiftti...Kitap kendisini okutuyor...Bu sarhoş olarak yapılan evlilikten sonrası ise çok daha güzeldi...Heather Tony sayesinde kendini kısıtlamayı bırakıp eğlenmeyi öğreniyor, Tony ise aile olmayı,değer vermeyi hatta sevmeyi öğreniyor... Ben okuyun derim..dün gece başladım..bu sabah bitirdim...o kadar sevdim :D

Aşkı Bana Sor
8/1019.02.2012

Baskı: Aşkı Bana Sor

yine eğlenceli bir kitap okudum... sanırım bu türde şansım dönmeye başladı zira ilk denememde pekte başarılı olmamıştı... Kitap akıcı, okuru yormayan, yer yer güldüren, yer yer delirten cinsten. Hikayemizde 10 dolarlık bahisler, Elvisler, harika çiftler ve karakterlerinde olduğuna değinmeliyim.. Hikayemiz David'in(her türlü işkencede bulunulabilir) Minerva'dan (Min)ayrılmasıyla başlar... Ama asıl durum Min'in geri döneceğini düşünmesidir...Yoksa Min'in evlenilecek kadın olduğunu düşünür.. Min ise David'in onunla yatmadığı için onu terk ettiğini düşünür...Bence doğruluk payı var.. Bu yüzden o gece sinirlidir... Bu olay bir barda gerçekleşmiştir...Min'in yanında Bonnie ve Liza adında iki yakın arkadaşı vardır.. David'den ayrıldıktan sonra bu iki yakın arkadaş Min'in aklını çeler ve ona gözüne kestirdikleri bir erkeği tavlamasında ısrar eder...bu kişide Calvin'dir.. Birde erkek tarafına bakalım...Calvin ise ilişkileri tıbbi ve matematiksel olarak değerlendiren ve listeleyen ilginç tipte bir kızdan ayrılalı çok olmamıştır...Cyn (bu da işkenceyi hak edenlerden- ne tipti ama)bir piskolog aynı zamanda... İşte bu yakışıklı, dalyan gibi adam o gece aynı gece kulübünde hem iş hemde çocukluk arkadaşları Tony ve Roger'la takılmaktadır...Ama birde ne görsün..karşıdan karşıdan David ve Cyn yapışık siyam ikizi gibi gelmektedir...Püf!!Birde bu David'e iyi davranmalı Cal, çünkü iş yaptığı bir insandır David. Neyse efendim David, Cyn yanında ayrıldığında Cal ile değişik bir muhabbete girer..Ve bu muhabbetin sonucu olarak David bir bahis atar ortaya..Sözde kimsenin hayır diyemediği Cal, karşıda bar taburesinde oturan gri tayyörlü kadını(Min) yatağa atamazmışmış..gıcık!O atamadıya.. Cal, hayır, bahse girmem, olmaz desede David bir şekilde bahse girdiğini düşünmektedir.. Cal ise bu bahsin sadece yemeğe götürme kısmını ciddiye alıp kızımızı yemeğe davet etmek üzre bara doğru yol alır... Peki bu muhabbet dönerken bu konuşmayı Minerva duymasın mı...duydu tabi...Sonrası intikam..Ha Ha! Min'in 3 hafta sonra kız kardeşi Diana evlenecekıtir.Ehh istekli bir kavalyeyede(Cal) hayır dememeyi düşünür..Çiftimiz ilk başta birbirinden hoşlanmasada çekim denen şeyde ortadadır..Birbirlerinden uzak durmaya çalışmakla boşa vakit geçirirler ama ikisininde korkuları, sorunları mevcuttur... Min'in ailesi değişikti...Annesi kızımızın üzerine özellikle çok gidiyor çünkü kızımız birazcık kilolu...Buda hatına etki ediyor ama Cal'ın kendi elleriyle yedirdiği yemeklerede hayır diyemiyor.. Cal ise ailesiyle pek anlaşamıyor...Ailesi tepeden bakan, dediğim dedik tipteler..Çocukluğunda biraz ezilmiş.. Ama sonuç olarak mmükemmel bir çitf oldular bence...Cal Min'e kendisinin değerli olduğunu öğretiyor..Ve bunları yaparken çok tatlı... Çiftimizin yanı sıra arkadaşlarıda hikayemizde yer alıyor.. Ben sevdim kitabı...Son sahneler oldukça eğlenceliydi... Tavsiye ederim =)

Baskı: Aşkta İlk Çeyrek (Chicago Stars, #1)

İlk olarak olarak hanımlar beyler okumaya başlarken kitabı; elinizde, sağınızda, solunuzda iğneden baltaya ne varsa tehlikeli olabilecek hemen elinize alın.Zira kullanmak isteyebilirsiniz.Ben çoooook istedim.Bir insan 7sinde neyse 70şindede aynıdır derlerya...işte size bir örnek.Reed :/(kötü olan tüm sıfatları haketmiştir.)Neyse..bu yaratığa olan sinirimi okuyan bilir söylemeden geçemedim. Yoruma geçersek...Yazarla tanışmam tavsiye üzerine oldu.Kitap beni çok şaşırttı.Ben hani o bilindik hikayeler vardırya..aptal, sakar şanssız ve kendisini rezil etmekten sadistçe zevk alır gibi davranan kadın karakter ve sert görünüşlü,kitabın altın çoçuğu erkek karakter bekliyordum.Öylede oldu ama bu karakterlerin birde bambaşka hikayeleri varki şaşıracaksınız. Phoebe ailesine ve çevresindeki herkese kendisini şımarık, asi, vurdumduymaz biri olarak tanıtmıştır.Dan ise agresif mizaçlı,sert karakterli bir erkektir.Onların benzer özellikleride geçmişte yaşadıklarını farklı şekillerde olsada davranışlarının arkasına saklamalarıdır... Phoebe babasının cenazesi için 18 yaşında terk ettiği evine geri dönmüştür.Babasının kendisini mirasından mahrum bırakacağını düşünürken birden kendisini hiç istemediği bir pozisyonda bulur.Bir futbol takımının sahibi! Ve maceralar başlar.. Dan bun takımın kaptanıdır ve bu umursamaz kıza haddini bildirmek istemektedir. Phoebe ise babasının öldükten sonra bile kendisini yönetmeye çalışmasına izin vermeyecektir. Tabi bu Dan ve takıma bağlanmadan önceki düşüneleriydi.. Kitap yer yer eğlenceli,komik ve yürek burkarcasına duygusaldı. Bu şekilde bir hikaye beklemiyordum.Ama etkilendiğimi belirtmeliyim. Özellikle Phoebe çok üzüldüm. Neyse güzel bir kitaptı..öneririm..

Yıllar Sonra
7/1019.02.2012

Baskı: Yıllar Sonra

Esas kızımız Marnie; vakti zamanında, ufacık tefecikken vurulmuş bizim delikanlıya.... Ama oğlumuz Law'ın gözü başkasındaymış(ablası) o zamanlar... Gel zaman, geç zaman ayrılan yollar kesişmiş tekrardan. Ünlü bir astronot olan Law ilginç mektuplar almaktadır.Eh gönderen adreside Marnie ait olmasın mı?Ama kızımızın bu mektuplardan haberi bile yok..Peki bu mektupların içeriği ne olabilir ki? Hemen merakınızı gidereyim.Sevgili Law'ımızın bir oğlu varmış.(David) Gelde inan.Adamın başına bunun gelme olasılığı yokmuş, sözde.Ama görülen köyde kalvuz istemezmiş hani.Peki şimdi ne olacaktır? Marnie mektup yazmadığını iddia etsede Law ona inanacak mıdır? Çocukluk aşkı ve başkasını sevmesinede bir nevi engel olan Law'ı tekrar gören Marnie ne yapacaktır? Eh birde iki tarafın ortak noktası olan David var. Yoksa tek ortak nokta bu mu?Aşk nerde peki? Sizce çok mu soru sordum ? :D Uzun soluklu bir harlequin-beyazdizi kıvamındaydı.Güzeldi... Sevdim.İlk Sandra deneyimimdi..Sanırım benden geçer not aldı

Baskı: Ölümcül Hata (Blair Mallory #1)

Linda'nın böylesi eğlenceli tarzda yazdığı bir kitap okumamıştım ama bu konuda oldukça başarılı olduğunu söylemeliyim :) Blair Malory karakterini sevdim...oldukça eğlenceli ve yaratıcı fikirliydi...Liste tutmakta üstüne yoktur hem... wyatt'ta Blair'in hakkından gelecek kadar sivri zekalı bir karakterdi...Ortada güzel bir denge vardı.. Konusuna değinecek olursa çiftimiz iki yıl önce çıkmaya başlar ama 3. çıkmalarından sonra Wyaat'tan ses seda kesilir...Ve Blair kendisini bir daha görmez.. Ama kader ağlarını örmüş ve çiftimizi tekrar bir araya getirmiştir... Blair kendisine ait spor salonundan çıkarken bir cinayete tanık olur.. Nicole adındaki kadının öldürüldüğünü görür ki bu kadında biraz paronayak birşey...Blair'in herşeyini taklit etmektedir..Saç rengini,kesimini...Arabasının rengini,ojelerini,konuşma şeklini kıyafetlerini..vs. O sırada hedef Nicole olsada ilerleyen bir kaç günde 2-3 kezde ölüm tehlikesi atlatır.. Silahlı bir saldırı..frenleri bozulduğu için araba kazası..vs. Bu aşamada ise devreye koruyucu nitelikte Wyatt giriyor..Yakışıklı teğmenimiz.Bu yakışıklı daha Blair'i görür görmez terketmekle yaptığı hatayı anlıyor ve ertesi gün yüzüğü alıyor..Tabi işler o kadar kolay değil...Kızımızın onu affetmesi, katilin yakalanması lazım.Bu yüzden bu konu biraz erteleniyor. Katilde bi alem ama...kimin olduğu belli değil..İnsan ipucu felan verir dimi...Okadar da uğraştırıyor insanları...Hadi onu geçtim katilin kimliği ortaya çıktığındada davranışları ayrı bi mükemmeldi...Böylesi rahat tavırlısınıda görmedim hani...:) Kitap ve karakterler söylediğim gibi çok eğlenceliydi...Blair'in beyninin nasıl çalıştığını merak edebilirsiniz...Ben ettim...Ama aile fertlerini tanıyınca anasına bak kızını alda diyebilirsiniz :) Ama ben demedim =)Neyse uzun lafın kısası ben sevdim..tavsiye ederim =)

Baskı: Yatağımdaki Serseri (Hellions of Halstead Hall, #2)

Lord Jarret ve Annabel'in; bir iddia üzerine başlasada ilişkileri sonunda mutluluğa erdi çiftimiz.. Serinin ilk kitabını okuyanlar bilir...Sharpe kardeşlerin büyükannesi olan Bayan Hetty, eğer evlenmezlerse onları aile mirazsından mahrum bırakacaktı...Oliver'ı evlendirdikten sonra sıra Jarret'e geldi.. Jarret bira fabrikasını yönetme karşılığında bu evlilik zorunluluğundan kurtuldu, zira Büyükkanne Hetty'nin bu şartı kabul etmekten başka çaresi kalmamıştır... Annabel ise küçük bir bira imalathanesinin sahibi olan abisi adına Büyükanne Hetty ile bir anlaşma yapmak için Londra'ya gelmiş ve Büyükkanne yerine Jarret'le karşılaşmıştır... Jarret maddi açıdan, zaten sallantıda olan fabrikayı riske atmamak için Annabel'in teklifine olumlu bakmamıştır... Annabel ise bunu kabullenemeyip Jarret'la kumar masasına oturmuş ve bir iddiaya girmişlerdir.. Ya bu kumarda başarılı olup anlaşmayı garantiye alacaktır...yada bir gecesini Jarret'la geçirecektir.. Olaylar bu şekilde başlıyor...Kitap pekte ahım şahım olmasada güzeldi... Çiftimizin bir araya gelmesini engelleyen korkuları, engelleri ve çekinceleri vardı.. Ama bi şekilde bununda üstesinden geldiler... Birde ilk kitaptanda bilindiği üzre Sharpe kardeşlerin anne ve babasının olaylı bir şekilde ölümü söz konusuydu..Bu kitapta bu durum biraz daha aydınlandı... Kitapta Minerva ve Jarret'in arkadaşı Masters'inde çift olacağı sinyallerini aldım ben... ki öylede olacak gibi..Gabe'de merak ettiğim kardeşlerden... Umarım en kısa zamanda onlarında hikayesini okuruz...=)

Baskı: En Karanlık Gece (Karanlığın Efendileri Serisi, #1)

Bir lanet… Karanlığın Efendilerinin var oluş sebebiydi. Yunanlıların Tanrı Kralını korumak için yaratılmış olan savaşçılar, iğrenç ve yıkıcı iblisleri içinde barındıran dimOuniak adlı kutunun bir kadın-Pandora- tarafından korunmasına karar verilince ayaklanma çıkarmışlardır.Savaşçıların amacı kargaşadan ziyade Tanrılara bir ders vermek olsada o karışıklıkta kutu açılmış ve iblisler dışarı çıkmıştır.Bunun yanında kutuda kayıp olmuştur. Bu olaya sinirlenen Tanrılar ise ceza olarak savaşçıların her birinin içine bir iblis yerleştirmiştir.Ne savaşçı iblissiz nede iblis savaşçısız yaşayamazdır.Bunlardan bazıları; Maddox (Şiddet), Paris (Şehvet) , Lucien (Ölüm), Reyes (Acı), Torin(Acı), Aeron(Gazap)dur…Bu savaşçılar ilk başlarda iblislerini kontrol edememiş ve büyük bir yıkıma sebep olmuşlardır.Bu yıkım sırasında ise ‘Avcı’lar ortaya çıkmıştır.Kendilerini bu hale getiren savaşçıları öldürmek için bir araya gelen insanlar…Savaşçılardan bazıları –bizim 6’lı grubumuz- zamanla yaptıklarından pişman olmuş ve Yunanistanı terk etmişlerdir.Diğer Yarısı ise Avcıları yok etmek için kalmıştır… Seriye ait genel bilgilerden sonra ilk kitabımızı yorumlayalım (= Şiddet iblisiyle lanetlenen Maddox, kendini kaybettiği ilk yıllarda Pandora’yıda öldürmüştür.İşte o an, ne yaptığını, neye dönüştüğünü anlamıştır ama artık çok geçtir.Çünkü bu hatasının bedelini kinci bir lanetle ödemiştir.Pandorayı nasıl öldürdüyse oda her gece aynı şekilde ölecek, cehennem ateşinde yanacak ve sabah tekrar dirilecektir…Düşünsenize var olduğu hergece… Yine bu işkenceye saatler kala yaşadıkları kalede ölümü beklerken, bir tehditle daha doğrusu davetsiz bir misafirle karşılaşır.Ashlyn… Ashlyn ise bir tür yeteneğe sahiptir.Geçmişte yapılmış olan gittiği her yerdeki konuşmaları duyuyor.Sesler her yerdedir.Doğaüstü yaratıkları inceleyen,bir araştırma ensütütüsünde çalışmakta olan Ashlyn o sırada Budapeştede bulunmaktadır.Görevi bittikten sonra geri dönmesi gerekirken duyduğu konuşmalardan anladığı kadarıyla ‘melek’ olarak adlandırılan savaşçılarımızın yaşadığı kaleye gitmek daha cazip gelmiştir.Arkasındaki takipçilerden habersiz çıkmıştır yola. Maddox misafirlerin kimliğinden emin olmadan icraaate geçmesede erkeklerin kollarındaki sonsuzluk işareti onların ‘Avcı’ olduklarını doğrulayınca icaplarına bakılmıştır.Sıra Ashlyn’e gelince onun ‘yem’ olup olmadığından emin değildir.Bu yüzden ondan etkilensede, ilk göz göze gelmelerinde aralarında bir çekim olmuş olsada buna karşı koyup onu geri dönmeye teşvik etmiştir.Ölüm saati yaklaştığı içinde geri dönmüştür.Ama Ashlyn’in yalvarmasına dayanamayıp geri dönmüş ve yasak olmasına rağmen onu kaleye götürmüştür.Bu sorunla yarında ilgilenebilir. Ashlyn Maddox’la karşılaştığında sessizliği bulmuş ve Maddox’u bırakamamıştır.O gittiğinde ise sesler geri gelmiş ve acı çığlıklarına engel olamamıştır.Ve bizim kötü ama yakışıklı çocuğumuz ise geri dönmüş ve günü kurtarmıştır…Ki gecenin ilerleyen saatleri için aynı şeyi söyleyemem…Çok farklıydı (= Evet….Çiftimizin tanışma serüvenide bu şekildedir.Kitap çok akıcı ilerliyor..Bi solukta bitti desem yeridir.Maddox’un şiddeti zaptetmeden Ashlyn’e dokunmama kararı, zamanla ve ilk defa içindeki iblisle aynı kararda olması –ikiside Ashlyne sahip olmak ve korumak istiyor- , Ashlynin Maddox için yaptığı fedakarlık, aralarındaki çekim…her şey güzelce kaleme alınmış..Ben çok sevdim (= Herbir efendide oldukça efendiydi (= Torin çok tatlıydı ve Reyes beni merakta bıraktı… Bakalım küçük sarışını bulabilecek mi? (=

Baskı: Şehvetin Esiri (Notorious, #4)

Kitaba dair söylenecek ilk şey ismini hakkıyla vermesidir sanırım… Kahramanlarımızdan Raven’i Tutku Mevsimi kitabından tanıyanlar vardır.Amerikalı yakışıklımız Nickholas’ın üvey kardeşiydi.Raven annesine verdiği söz üzerine unvan sahibi birisiyle nişanlanmıştır. Kitap; Raven’in hayallerinde yarattığı korsan aşığıyla tutku dolu dakikaların anlatımıyla başlıyor.Tamamıyla hayali (= Bu rüyadan düğün sabahına huzursuz bir şekilde uyanıyor.Artık düşes olma vakti gelmiştir ama kendisini nedense pekte istekli hissetmiyordur.Gelinliğini giyen Raven, halası ve büyükbabasıyla beraber kiliseye gitmek üzere arabalarının bulunduğu bahçeye inmişlerdir.Arabaya binmek üzereyken ne olduğunu anlamadığı bir karışıklık çıkmış ve etrafı silahlı adamlarla çevrilmiştir.Raven itiraz çığlıkları arasında kendisini başka bir arabanın içinde bulmuştur…Yani resmen kaçırılmıştır…. Bu aşamada devreye Kell giriyor.Bu sert görünümlü kumarbazımız içinde büyük bir sevgi ve şefkat barındırıyor..Bu yüzdende kardeşine karşı pekte doğru kararlar veremiyor.Neyse efenim, çalışma odasında işleriyle ilgilenen Kell, erkek kardeşi Sean’ın bir kızı kaçırıp kendisiyle beraber bir odaya kilitlediğini öğrenir.Bu odanın diğer girişinden içeri girer ve gördüğü manzarayı hiç beğenmez.Sean kızı-Raven’i- yatağa bağlayıp uyutmuş ve elinde kırbaçla bir koltuğa oturmuştur.Eğer Kall gelmese düşünün neler yapabileceğini…Ama Kell olaya müdahale etmiş, kardeşinide eve göndermiştir.Bu sorunla kendisi ilgilenecektir.Tabi bu işin sonunda Raven’la evleneceğini ve biraz da ilginç bir gecenin onu beklemekte olduğunuda bilmemektedir ya…neyse (= Bu evlilik bir ablaşma üzerine kurulmuştur.Kell, Raven’ın annesi gibi dışlanmasını istemediği için ona evlenme teklifinde bulunmuştur.Ki zamanlada aralarında bir çekim olmuş, aşık olmamaya niyetli bu iki kalp bir olmuştur.Tabi yan etkenler ve Sean bu birleşmeyi biraz geciktirmiştir orası ayrı bi konu. Sean’a kızıp kızmamakta kararsızım..Aslında kızmalıyım ama küçükken başına gelenlerin onu bu hale soktuğunu düşünmeden edemiyorum..Acı bir tecrübesi var. Kitaptaki cinsel içerik biraz canımı sıktı.Normalde rahatsız olmama ama biraz kuru bir anlatımı vardı.Hani cinsellik olurda bukadar olmaz…Şöyleki çiftimiz ilk birlikteliklerinden sonra beraber olmama kararı almıştır ama ne hikmetse ilerleyen sayfalar boyunca uygulamada olmasada zihinlerinde bu fikir mevcuttur…Ne bileyim biraz sinirime dokundu budurum..Ben cinsellikten ziyade aralarındaki çekimin, sevgi kıvılcımlarının, o ilk kıskançlık belirtilerinin olduğu sahneleri tercih ederdim (= Neyse..uzun lafın kısası güzel kitaptı ama ben bi eksiklik hissettim...Serinin takipçilerine ve diğer herkese öneririm…Tabi birde ennn çapkın erkek karakterimiz Dare’nin hikayesini çabuk çıkartmalarını temenni ederim…Çok meraklarda bırakıyor bu kerata beni….Başını bağlasakta biran önce rahatlasak…(=

Kara Melek
4/1007.01.2012

Baskı: Kara Melek

Bu kitabı Linda’nın yazdığına inanamadım…Olay ve karakter seçimi güzeldi ama işleyişi pek sevmedim.Sonu olması gerektiği gibiydi ama basit geldi bana…Birde kahramanlarımızı başlarda pekde bir arada göremedik ve bazı yerler bana biraz sıkıcı geldi… Konusuna gelecek olursak; Drea (Andrea,Andie), karanlık işlerin adamı olan Rafael Salinasın sevgilisidir…Daha doğrusu metresidir…Aslında aklı başında birisi olsada Drea kendisini kokoş, süslü, biraz salak, alışveriş kolik birisi gibi göstermiştir.Aksi takdirde Rafael onu bırakabilirdi…Sonsuza kadar Rafael’in yanında kalacağını zaten düşünmeyen Drea, en azından belirli bir birikim yapana kadar bu rolü sürdürmek niyetindedir…Kendisini saf olarak gösteren Drea, Rafael’in güvenini kazanmıştır zira Rafael onun yanındayken işlerinden konuşmakta sakınca görmemiştir.Böyle bir iş görüşme esnasında Rafael, serbest çalışan ama işininde erbabı olan kiralık bir katille görüşme yapmaktadır….Bu ona vereceği ikinci iştir…Rafael isteğini dile getirdikten sonra para konusu açılmıştır…Peki katilimiz bu teklif yerine ne istemiş olabilir?Drea ile birlikte olmak…Rafael ilk başta buna karşı çıkmış ama mecburen durumu onaylamıştır. Drea durumu kavradığında iş işten geçmiş ve katille başbaşa kalmıştır.İlk başlarda kokmuş, hatta kendisini camdan aşağıya atmaya bile kalkmıştır.Ama o sırada hiç beklemediği bir şey olmuş ve kendisine kötü davranacağını düşündüğü katil, oldukça şefkatli bir şekilde davranmıştır Drea’ya.Hiç kimsenin davranmadığı kadar şefkatli….Öyleki bu birliktelikten sonra kendine engel olamamış ve ona kendisinide beraberinde götürmesi için yalvarmıştır….Ama nafile bir çabadan başka bir şey olmamıştır bu…Duruma iyice sinirlenen Drea, Rafael’den intikam almaya karar vermiş ve burnunun dibinden 2 milyon dolarıda alarak kaçmıştır.Rafael ise buna inanamamakla beraber kanıtları görünce küplere binmiştir.Ve bunun sonucu olarak katilimizi Drea’nın peşine takmıştır… Bu durumdan ve Drea’nın zekasından etkilenen katilimiz Simon, Drea’yı bulmak için düşmüştür yollara…Ki biraz zorlansa da onu bulmuştur.Ama malisef onu yakalayayım derken Drea’nın kaza yapmasına sebep olmuştur…Sonrada Drea’nın ölümünü acı içerisinde izlemiştir. Bu durumda bir Linda klasiği olarak duruma gizem katılmış ve öldüğü düşünülen Drea yaşama geri dönmüştür…Simon nedenini bilmediği bir dürtüyle haftalar sonra Drea hakkındaki yerel haberleri okuyup onun yaşadığını öğrenmiştir…Hala hastanede olan Drea sapasağlamdır…Drea hastaneden çıktıktan sonra her adımını izlemiş ve sağlığından, güvenliğinden, nerede nasıl yaşadığından emin olmuştur.Ayda bir yaşadığı yere gidip durumu hakkında gözlem yapmış ama son seferinde Drea’ya yakalanmıştır.Drea’nın yeniden kaçacağından emin olan Simon, kendisini ona gösterip ona zarar vermeyeceğini anlatmaya karar vermiştir… Böylece çiftimiz arasında bir yakınlaşma olmuştur…Sonrası mı? İllaki bir sorun çıkmıştır değil mi ama?Rafael hala yaşıyor sonuçta (= Nerdeyse kitabı anlattığımı fark ettim ama napim kendime engel olamıyorum (= Dediğim gibi güzeldi de….Linda’ya pek yakıştıramadım…Okuyucuların en vasat Linda kitabı dediği Fırtına’yı bile daha güzel buldum…

Baskı: Güllere Sor (Claybornes' Brides, #1)

Adam..Travis..Cole..Douglas… Birbirinden farklı bu dört kafadarın yolları şehrin arka sokaklarında kesişir bir gün… Her birinin hikayesi,özellikleri farklı olsa da bir şekilde bir arada kalmayı başarmışlardır.Küçücük yaşlarına rağmen bir çete kurmuşlardır ve kendi yağlarında kavrulmuşlardır.Taki hiç beklemedikleri bir geceye kadar… O gece ne mi oldu?Mary Rose adını verdikleri şirin mi şirin 4 aylık bir bebek buldular.Bebeğin bir sepet içinde çöpe atıldığını görmeleriyle onu aralarına almaları arasında pek de uzun bir süre yoktur.Bu dört erkek bir bebeğin gülüşüne karşı koyamamış ve onu sahiplenmişlerdir. Aradan yıllar geçmiş ve bu bebek bir yetişkin olmuştur.Tabi bazen yaptığı çocukça inatlaşmayı saymasak  Mary Rose oldukça farklı bir karakterdi.Cıvıl cıvıl, neşeli adını koyamadığım bir zeka pırıltısı taşıyordu.Karakterimiz anlatılmazdı…kendisini sevdiren ve yer yer de delirten cinsten (= Erkek karakterlerse –abiler – ayrı bir mesele zatenCiddi anlamda her birini tek tek çok seveceksiniz.Pek gösterme taraftarı olmasalarda kalplerindeki sevgi ve iyilik sizi duygulandırabilir.Onları sevmemek imkansız (= Kitapta sizi etkileyen unsurlardan biriside kendilerini kan bağı olmasada kardeş addeden bu beşlinin, Adam’ın annesine –Rose Anne Afrikalı bir köle- yazdıkları mektuplar…Çok şeker ve anlamlılardı…Mary Rose’u büyütme, okutma, bir hanımefendi yapma çabaları takdire şayandı.Kitapta öyle ayrıntılar varki bu konuda yüzünüzde tebessüm yerine kocaman bir sırıtma bırakabilir (= Harrison ise kitabımızın yakışıklı avukatı olmakla birlikte erkek kahramanımızdırda…Lord Elliott tarafından yetiştirilen Harrison, kendisini bu adama karşı borçlu hisseder.Bu borcunu ödemek içinde onun adına çok çalışır.Lord Elliott’un vakti zamanında bir kızı olmuş amma velakin yutdışına çıktıkları bir sırada eve döndüğünde kızının kaçırıldığını öğrenmiştir.Çook aramıştır kızını ama bulamamış ve artık pes etmiştir.İşte bu aşamada Harrison görevi devralmış ve ipuçlarıyla Clayborne ailesine kadar gitmiştir. Harrison ne beklediğini bilmesede gördüklerinede hazırlıksızdır.Sert kalpleri yumuşatan bir sevgiye sahip Mary Rose’u ve sinir bozucu olsalarda ağabeylerini sevmeyi hiç beklememektedir.Ama olan olmuş ve kendini ilk defa bir aileye ait hissetmiştir. Peki Mary Rose’un aslında Lord Elliott’un kayıp kızı olduğu kesinleşmeye başlayınca ne olacaktır? Bu mutlu aile tablosonu bozmaya gönlü el verecek midir? Kitaba dair söylenecek çok şey var.Karakterler arası dialoglar müthiş keyifliydi.Özellikle Cole favorimdi.Mary Rose ve Harrison arasında filizlenen aşk çok saftı.Ben beğendim…Öneririm :)

Baskı: Kader Savaşçısı ( The Dante Legacy Serisi 8 )

Süprizlerle dolu güzel bir kitaptı.. Danteler'in tek kız çocuğu olan Gia'nın infernoyu yaşayıp yaşamayacağı bir muammadır... Taki Constantine Romano ile karşılaşana kadar..Çiftimizin birleşmeleri gibi ayrılmalarıda bir olmuştur...ve Constantine İtalyaya dönmüştür..Çünkü Constantine Gia'ya adından başka birşey verebileceğini düşünmüyordur.Bu yüzdende kendisine biraz zaman vermesini istemiştir Gia'dan.. Aradan 1,5 yıl geçipte geri döndüğünde Gia'yı başka biriyle birlikte bulmuştur.Gia her nekadar yollarına ayrı devam etmelerini önersede Constantine'nin başka planları vardır...Ne olursa olsun Dante Ateşinin geçici olduğunu düşünen Gia'yı evlenmeye ikna edecektir... Yani umarım o.O

Baskı: Geçmişle Hesaplaşma (The Dante Legacy Serisi 7 )

Bu Dante'lerin nesi var...Sanırım hepsinin kafasında bi problem var o.O neymiş efendim şehvetmiş..aşk değilmiş.. Cinsel çekimmişmişde inferno değilmiş... Ah bu gençlik, büyüklerine hiç mi inanmazlar! Draco ve Shayla çiftinin arasını yapıcaz bu kitapta... Shayla, Danteler'le bir iş anlaşması yapmak için gelmiştir...ama anlaşma öncesi bir davet esnasında onlara karşı kullanabileceği bir koz bulmayı düşünürken Draco.2nun etki sahasına girer... Shayla'nın o gün yapmayı planladığı 3 şey vardır... Büyükannesine borcunu ödemek, Dantelerle iş anlaşması yapmak ve mükemmel bir gece geçirmek.. Ve ardından ver elini özgürlük...İstediği işi yapacak ve istediği yere gidebilecektir.. Ama o gece herşeyi değiştirmişti...Her ne kadar Shayla, Draco'dan uzaklaşıp hayallerinin peşinden gitsede İnferno ve küçük bebişimiz geri dönmesine vesile olmuştur. Ama ortada bilinen ve bilinmeyen o kadar sorun ve sır vardırki... Çiftimizin bir araya gelmesini oldukça zorlaştırır... Peki nasıl mutlu olacaklardır? Aradaki engeller nasıl aşılacaktır?

Baskı: Dante'nin Sahte Nişanı ( The Dante Legacy Serisi 6 )

Dante serimizin 6. kitabında başından kötü bir evlilik geçmiş Rafe Dante ile Larkin Thatcher'in hikayesini okuyoruz.. Rafe ailesine ölen eşiyle aralarında inferno olmadığını söyleyince aile fertleri tarafından yeniden evlenmeye zorlanır..Sürekli önüne gelin adayları çıkarılır..Bu durumdan gittikçe rahatsız olan Rafe erkek kardeşinin tavsiyesine uyar. Larkin'se çeşitli işlerde geçici olarak çalışan, ve babasını arayan karakterimizdir.Rafe ile garson olarak çalıştığı bir davette karşılaşır ve yaptığı bir hata sonucu işinden atılır.Bunu öğrenen Rafe ise ona mükemmel bir iş teklif eder.Nişanlısı olamasını ister..geçici olarak. Ama ortada dile gelmemiş sırlar, bir oyun olarak başlayan ve gittikçe ateşli bir şekilde gerçeğe dönüşen bu nişanı nasıl etkileyecektir?Ben öğrendim..okuyun derim o.O

Esrarengiz Bayan M
3/1025.12.2011

Baskı: Esrarengiz Bayan M

pek sevdiğim söylenemez o.O

Tanrılar İsterse
7/1025.12.2011

Baskı: Tanrılar İsterse

ahhh ahhh Jaime Carreras tam bana göreydi... çok sevdim bu karakteri.. dediğim dedik..ben ne dersem o.. Meksikada bütün yollar Jamie'e açılır... önemli bi pozisyonda..hemde zengin... ama kitapta yer yer kaba davranışları ve sivri diliyle sizi sinirlendirebilir:) Rosa'da altta kalmıyor tabi..ona sinir olduğum bi iki şey var.. şu beyaz dizilerde yada romanlarda aşkını itiraf etmekten korkmalarına sinir olmaya başladım... söyle sevdiğini..olsun bitsin:) neyse güzel bir bdydi..tavsiye ederim:)

Gizlenen Tutkular
6/1025.12.2011

Baskı: Gizlenen Tutkular

ahh ahh gitti...gitti... bi yakışıklı..daha gitti... Jodie kaptı mı adamı?Kaptı tabi... neyse efendim buda oldukça sıradanımsı bdlerdendi.. yani klasik patron sekreter hikayelerinden.. güzeldi..eğlenceliydi...ve oldukça kısaydı.. kısa süren kitapları sevmiyorum ya... bu bdde yakışıklı-klasik bi yakışıklılığı yok..kaşlarıda kalın hi hi- patronumuzla -Dean- ciddi görünümlü sekreterinin -Jodie- hikayesi anlatılıyor... bu iki akıllı sözde hem iş için hemde tatil için havaiye gittiler... mantıklı olan herkes burda bi kıvılcım çıkacağını bilir... Ateş barut hesabı...işte bu bdde aynı sonuçlar elde edildi:) Ama Jodie tatil dönüşü..yok efendim patronumsunuz..olmaz felan fistan diyip kendini -aşık olduğu halde- geri çekiyordu...Dean'da ısrar ediyor ama Jodie'nin sınırlarınıda pek aşamıyordu.Malum Jodie ciddi ilişki istiyor.. kendisiyse böyle bir şeyi düşünmüyor bile..aman kuzum ya sonuç hep aynı... ne diye yoruyorlar kendilerini bu karakterler anlamam... Sonuç bi evlenme teklifi ve yaramaz düşüncelerle bitti kitap..:) ahh bu arada güzel bi bdydi :)

Kaktüs Gülü
6/1025.12.2011

Baskı: Kaktüs Gülü

hmmm güzel bi bdydi... macerası aksiyonu bol... olaylar güzel işlenmişti.. karakterler arası çatışma....olaylar güzel anlatılmış (: tacsiye edilebilir..(: şu bdlerde en çok kızın kalbini kıran erkeğin yada erkeği üzen kızın aradan biraz zaman geçtikten sonra eski sevgililerini daha iyi durumda görmelerine ve ne hikmetse kendilerininde tam zıddı durumda ve pişmalık içinde olmalarına bayılıyorum (: Ohh olsun George sana...sen üzersen Stacia'yı.. oda bulur Paul'ü :) tabi birde bu bdlerde karakterlerin çok çabuk aşık olmasıda ayrı bi dert... aslında ilk anda aşık olmuşturda geç farketmiştir..püfff.. sinir oluyorum bu duruma (:

Baskı: Dante'nin Son Oyunu ( The Dante Legacy Serisi 5 )

Sıra kuzengillere geldi..ve ilk kuzende Luc o.O Anlayacağınız Luc'uda kaybettik...bu şanslı kızımızda Tea de Luca... Tea 6 hafta sonra, 25 yaşına girdiğinde büyükbabasından kalan bir mirasın sahibi olacaktır.. Luc'un büyükannesi Nonna Dante ve Tea'nın büyükkannnesi Madam de Luca gizlice bir plan yapıp çocukluklarında bile farkedilen İnferno'yu hissetmelerini sağlamak amacıyla beyaz bir yalan uydururlar.Bunun içinde Nonna , Luc'a sözde Tea'nın son zamanlarda aklı karışık olduğunu yada başka bir sebepten kazalar yaptığını söyler ve eskiden koruma şirketi olan Luc'tan onu bireysel olarak korumasını istedi.altı haftacık o.O Bu konuda oldukça isteksiz olan Luc ilk karşılaşmalarında Tea'yı bir taksinin altından kurtarmak zorunda kalınca kendisini Tea'nın sağlığıyla, mutluluğuyla, ateşiyle ilgilenirken bulur o.O Aralarındaki ilişki sadece iş boyutunda kalması planlansada ateş çoktan bacayı sarmıştır... Hatta hiç istememesine rağmen küçük bir baskın sonucu pekte uygun sayılmayacak bir durumda yakalanınca evlenmek zorunda kalmışlardır. Evlenmeyi şiddetle reddeden Luc İnfernoya inanıp Tea ile evli kalacak mıdır? Peki bu kaza yalanı gerçekleşmeye başlayınca ne olacaktır? Luc'a aşık olan Tea ne karar verecektir? Kitapta çok eğlenceli diologlar vardı o.O Luc'un espiri anlayışını sevdim :)

Baskı: Dante'nin Kuralları ( The Dante Legacy Serisi 4 )

Ahhh bu Danteler...Ahh! Bu kitapta Dantenin Kuralları ve anlaşmalı bir evlilikle karşı karşıyayız.. Dante ailesinin mantık ve zeka küpü olan Lazz ve Arianna'nın İnfernosunu okuyacağız... Dante kardeşlerin babası, İnfernoyu hissetmesine rağmen sevdiği kadın yerine iş çıkarları nedeniyle başka bir kadınla evlenmiş ve ölene kadar da pişman olmuştur. Lazz ise ailede babasına benzeyen erkek evlat konumundadır.Her şeyi mantığıyla halledebilir.Duygusal bir bağa...hele hele babasını mahvettiğini düşündüğü İnfernoya inanması için hiç de mantıklı bir açıklama ve neden yoktur.Ailesindeki erkeklerin anlattığı o ilk elektiriklenmeyi, kıvılcımı hissetmiş,yaşamış olsada bu sadece şehvettir.Başka birşey değil. Bundan yıllar önce Lazz'ın babası ve Arianna'nın babası bir anlaşma yapmıştır. Eğer çocukları evlenirse meşhur ateş elmasını bölüşeceklerdir.Ama evlenmezlerse bu elmas okyanusun derinliklerine gidecektir. Çiftimiz ilk başlarda ailelerini düşünerek bu evliliğe evet dedilersede o ilk etkileşimden sonra bu zorunluluk zevke dönüşmüştür.Aile fertleri bu evliliği aşk evliliği sandığı için onlardan gizli mailleşerek aralarında bir anlaşma yapmış ve bazı kurallar belirlemişlerdir.Ki bu kurallar balayında bozulmuşta olabilir o.O Kurallar üzerine kurulmuş olan ve 3 aylık bir sürede bitmesi düşünülen bu evlilik gerçeğe dönüşebilecek midir? Baba Dante kendisi mutsuz olduğu halde bu anlaşmayı neden yapmıştır? Peki mantık abidesi Lazz sonunda İnfernoya inanıp karısıyla mutluluğu yakalayacak mıdır? Ahhh bu Dante'ler gerçektende bu kadar ateşli midir ? o.O öğrenmenin yolu okumaktan geçer =))

Baskı: Dante'nin Evlilik Oyunu (The Dante Legacy Serisi 3 )

Dante ailesinde sorun giderici olarak nam salan Nicolo sıra kendi sorununa gelince performansında bir azalma olmadı değil.Bu sorunun adı ise canlı kanlı , kızıl afet Kiley'dir.. Dünyada sadece Dantelere ait olan bir elmas çeşidi vardır ve Kiley'de bazı durumlar sonucu bu madene ortak olduğunu düşünmektedir... Nicolo ise bu sorunu halledebilmek için Kiley'le buluşmuş ve o hiç inanamadığı İnfernonun ilk etkileşimini tensel olmasada yaşamıştır.Bu görüşme biraz pürüzlüde olsa sonuç olarak sona ermiş ve Nicolo görüşmenin olduğu oteli terk etmek üzere lobiye inmiştir.Ama içindeki bir his nedeniyle son anda gizlenmiş ve Kiley'in dışarı çıkmasını beklemiştir. Kiley ise otelden çıkarken Nicolo'yu görmeden hissetmiş ve dikkati dağıldığı için bir kaza geçirmiştir... Kendisini hastanede bulan Kiley hiç birşey hatırlamamaktadır.Kendisini kocası olarak tanıtan Nicolo'ya inanmak istesede, birşeylerin yanlış olduğunu düşünmektedir. Acaba Kiley o eksik, sözlere dökülmemiş olan şeyi hatırlayabilecek midir? Peki Nicolo Dante'nin Evlilik Oyunu'nun sonucu ne olacaktır? Tüm soruların cevabı kitapta saklı o.O Okuyun derim :)

Baskı: Çalınan Gelin ( The Dante Legacy Serisi 2 )

Serinin 2. kitabı Çalınan Gelinde ilk kitaptan tanıdığımız Marco, Lazz ikizlerinin yanı sıra Caitlyn karakterlerinin hikayesi anlatılıyor... Olayın başlangıcı Lazz ile iş görüşmesi için randevusu olan Caitlyn'in Marco'yu Lazz sanıp İnfernoyu - Dante ateşini- yaşamalarıyla başlar..Ama bu ilk tanışmanın ardından yolları kısa süreliğinede olsa ayrılır..Ne Marco, Caitlyn'in kendisini Lazz sandığından, nede Caitlyn Lazz sandığı kişinin aslında Marco olduğundan habersizdir...İş için ülke dışına çıkmış olan Marco döndüğünde kötü bir süprizle karşılaşır..zira ikiz kardeşi Lazz ve Caitlyn sevgilidirler..Ama mantıklı, rasyonel düşünen Lazz'ın aksine, kalbini dinleyen Marco duruma bir son verme çabasına girecek ve Caitlyn'i de alıp yıldırım nikahı kıyacaktır.Tabi işler daha sonradan karışacak o ayrı bi mesele..Eeee birde Avrupada iş yapabilmek için skandal yaratmamaları gereken Dante kardeşler; bu işi yüzlerine bulaştırmadan bu sorunu çözmelidirler. Peki Dante ateşiyle yanan Marco, Caitlyn'i nasıl elde edecektir? Yada Caitlyn Lazz ile sahip olduğunu düşündüğü o ilk etkileşimi nasıl geri getirecektir? Bi göz atmak tüm bu sorunlara cevap bulmanızda yardımcı olacaktır... güzeldi...ben sevdim o.O

Baskı: Aile Geleneği ( The Dante Legacy Serisi 1 )

Dante yangını neymiş bir bakayım diyerekten patron Danteyle tanıştım. Dante yangınına değinecek olursak bir kutsanma yada lanet olarak nitelendirilen bir durum.Dante erkeklerini ve sevdikleri kadını etkileyen bir çekim gücü.Genelde her ne şart altında olurlarsa olsunlar, o kadını elde etmelidirler. Yeni nesil Dantelerden bazıları buna inansada büyük kardeş Severo bu konuda pekte emin değildir..Taki adını bile bilmediği Francesca ile karşılaşana kadar... Mücevher sektöründe çalışan Dante kardeşler, babalarının vefatı üzerine Severo'yu patron konumuna getirmişlerdir.Francesca ise Danlelerle çalışma hayali olmasına rağmen kendince önemli nedenleriolan rakip şirkette çalışan başarılı bir tasarımcıdır..Yolları kesişen bu çiftin arasında o an bir çekim olmuş ve bunu koparmak imkansızlaşmıştır.Francescanın Severo'nun iş teklifini reddetmesi patronu durduramamış ve şantajlada olsa Francescayı ekibine katmıştır.Peki kızımızın vicdanı rahat mıdır?Hayır.Hem iş hemde aşkı bir arada yürütebilecekler midir?Belki...Peki sonuç mutlu mu?Eee yani o.O Ben beğendim..konu pek alışıldık değil...yada alıştığım tarzda değildi o.O

Fırtına Çiçekleri
8/1023.12.2011

Baskı: Fırtına Çiçekleri

Yoğun duygularla sarmalanmış, ihtiyaç, aşk, çaresizlik,mutluluk ve huzur gibi duygularla harmanlanmış güzel bir romandı. Okurken yer yer deyim yerindeyse yaşanan acı durumlarda benimde yüreğim daraldı ve duygulandım. Kitap sizi gerçektende etkiliyor ve ruhunuza işliyor.Olaylar, karakterler..Yazar oldukça güzel analiz etmişti. Olay akışına değinecek olursak Jervaulx Dükü olan Christan'ın bir düello esnasında yaralanmamasına rağmen kriz olarak nitelendirilecek bir duruma gelmesiyle ana konuya giriş yapıyoruz..Bu krizi geçirdiği sıralarda öldüğü düşünülmüş ve ilan edilmişsede aslında insanlar tarafından "Deli" olarak nitelendirildiği bir döneme girmiştir.Biraz vahşi..kavgacı.. konuşamayan ve sinirli.. Maddy ise Christian'ı babası aracılığıyla tanımaktadır..yada varlığından haberdardır zira evine gittiğinde yüzünü gördüğü pek söylenemez. Ama Maddy'nin babasıyla Chris'in ortak çalışması olan bir tezin sunumu için konferansa katılmasıyla ilk karşılıklı etkileşim gerçekleşmiş ve bu günün ardındanda dükün ölüm haberi ilan edilmiştir. Bir cemiyet üyesi ve Protestan olan Maddy hemşire olarak çalışmak için gittiği kuzeninin akıl hastanesinde hiç ummadığı biriyle Chris'le karşılaşmıştır.Ve sonrası ŞOK..o akıllı, zeki,biraz cezbedici şeytansı gülüşü olan adam yoktur artık..Ama Maddy o adamı geri getirmekte kararlıdır...Kuzeni,dükün ailesi ve diğer herkese karşı,tüm engellere rağmen, bunu başarmalıdır. Akıl hastanesinde geçen anlar, o iç sesler harika ve çok duygu yüklüydü.Beni benden aldı resmen.Chris bulunduğu hastalık hali nedeniyle kendini ifade edemesede Maddy'e ihtiyacı vardır.Bunu anlatmaya çalışması, ve ona ihtiyaç duyduğu için içinde beliren sevgi ve nefret...Chris bu yerden çıkmalı, burdan kaçmalıdır.Ama Maddy'e ihtiyacı vardır..onsuz olmaz. Kitaba dair yazılacak anlatılacak,söylenecek o kadar şey varki.Ama ben okumanı önerir yorumu kısa tutmayı tercih ederim. İlk başlarda biraz durağan gelebilir zira sadece olaylar ve durumlar vardır..Ama sonrası sizi oldukça içine çeker. Okuyanlar bilir...Maddy'nin cemaatine karşı af dilemek için yazdığı mektup sahnesi vardı.İşte o sahnede yaşananlar oldukça etkileyiciydi.Yani ne bileyim..yazar mükemmel anlatmıştı. Bu kitabı ertelediğim için kızsamda kendime, geç olsun güç olmasın ,en azından okudum diye avunabilirim o.O Okumayanlara en kısa zamanda benim gibi keyifle okumalarını öneririm... 00.58 21.12.2011...

Tutku
8/1014.12.2011

Baskı: Tutku

Sonunda Passion ve Mark'ın hikayesinide okuyabildim... Çünkü ilk serinin ikinci kitabı Sabır'ı okumuştum... Kitaba değinecek olursam Dul bir kadın olan Passion Kristal Sarayda'ki bir davette dengesini kaybetmek üzereyken "kurtarıcı" olarak nitelendirilen Mark tarafından yaralanmaktan son anda kurtulur...Ve o ilk dokunuşta karşılıklı etkileşim ve ince çekim oluşmuştur.Ve bunu bir beraberlik izlemiştir... Hiç bir kadına bağlanmama konusunda oldukça kararlı olan Mark ise Passion'un davranışlarından kısacası karakterinden etkilenmiştir..Çünkü Passion karşılıksız bir sevgi sunmaktadır..İlk başlarda bunu farketmesede... Bu ilişki süregelirken çiftimiz kötü bir süprizle karşılaşır.Çünkü Mark bir tehditle karşı karşıya olmakla kalmaz birde Passion'u sevdiğini anladığı halde onu bırakmak ve sorumluluklarını yerine getirmek zorundadır..Ya ailesi yada Passion... Ben Sabır'a oranla çok çok sevdim...Matt burda daha tatlı ve kaygısız...Allah'ım ve Rosalind'i çok sevdiğini düşünüyor..Ama Patience izninizle söylemek isterimki hemen anladı Rosalindin ne mal olduğunu..Neyse uzun lafın kısası bitti...çokda sevdim..(= Primrose'un hikayesini daha çok merak ediyorum...biran önce yazsada Lisa..çıksa kitap (=

ÖncekiSayfa 3 / 4Sonraki