
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Networking For People Who Hate Networking
Kitabı büyük bir heyecanla aldığımı inkar edemem. O kadar ki türkçesini bulamayınca, ingilizcesini edindim. Karmaşık ya da ağır bir ingilizcesi yok. İlk bölümler, içedönüklüğü ve dışadönüklüğü açıklamasıyla geçiyor. Bilmeyen, farketmeyen için yararlı. Asıl konuya geçtiğinde ise malesef, öyle ciddi değişiklikler yaratacak ya da bunu daha önce düşünmedim, bunu farketmedim diyebileceğiniz bir öneriyle, taktikle gelmiyor. Bir sürü yüzeysel tavsiye. İçinden bir şeyler çıkarabilir misiniz ? Evet. Ama bunları zaten çoktan çıkarmış olma ihtimaliniz yüksek. Yine de, farketmediğiniz, düşünmediğiniz bir kaç ipucu, teknik vs. öğrenebilirsiniz. Özellikle, etkinliklerle ilgili önerileri ve kişisel deneyimleri, notları okunmaya değer.
Baskı: Lanetliler Kraliçesi (Vampir Günlükleri, #3)
Kadın, erkek, savaş, barış, din, ölüm, yaşam, mutluluk, öğrenmek... Neredeyse konuşulması ilginç her şeye dokunmuş Anne Rice. Tüm o fantastik curcunanın yanında, olabildiğince insani, olabildiğince sıradan ve olabildiğince ilginç şeyleri derinlemesine, sanki başka bir canlı türü tarafından gözlemleniyor, değerlendiriliyormuş gibi sunmasına hayranım. Belki de günlükler arasında en aksiyonlu olan bu kitap bile, aksiyondan daha çok derin tartışmalara yer veriyor. Beni de böylelikle çok mutlu ediyor. En güzel vampir, okuyan, konuşan, düşünen, melankolik, durmaksızın aşık olan, optimist, sanata düşkün, yazan ve insanı insandan daha çok seven vampir... Ve elbette Lestat...
Baskı: Gizli Anların Yolcusu
Okumayın. Okutturmayın. Bildiğiniz homofobiktir bu kitap ! Bir yazar olarak, bir sanatçı olarak, kişinin, toplumu bilgilendirme, geliştirme ve ilerlemeye sevketme yükümlülüğü vardır. Hele bizimki gibi bir ülkede... Bizim ünlü yazarlarımızdan biri ise, iki gram araştırma yapmadan, günümüzde bile onbinlerce insanın tahmin bile edilemez ruhsal acılar çekerek büyümesine, intihar etmesine, darp edilmesine, dışlanmasına, hatta ve hatta idam edilmesine neden olan bir konuyu bu kadar hafife alıp, yanlış inanışları güçlendiren, eşcinsel insanları karikatürize eden böyle bir kitap yazıyor. Bir gram araştırma yapmaz mı insan bir kitap yazarken, hele bilmediği, bilemeyeceği bir konuda ? Güya eşcinsel dostları varmış, onlara sormuş, onlarla konuşmuş. Şimdi ne düşünüyorlar merak ediyorum ? Tecavüze uğrayıp, 'eşcinsel olmaktan' başka 'çaresi' kalmayan bir karakter düşünün. Bildiğiniz 'Bu yolun yolcusu oldum.' diyor karakter, sanki 'kötü yola' düşmüş gibi. Pazarlama stratejisi olarak "Eşcinselliği işledi."diye bangır bangır reklamı yapılan, Kendisinin "Eşcinsel bir kitap yazmak istedim."diye tanımladığı şey. Daha da güzeli var... Mesela, yazarın röportajlarda takındığı umursamaz, rahat tavır... Karakterler veya hikaye hakkındaki sorulara verdiği "Bilmem.."ana temalı cevaplar... Çünkü ne hikaye onun, ne de karakterler, nereden bilsin değil mi? Ağlasak mı, gülsek mi bilemedik ?! Bu kitabından sonra yazdığı tek kelimeye gram saygımın kalmadığı yazar. El insaf be! Bu kitabı okuyacağınıza aşağıda yazılı üç şeyi okuyun, anlayın, daha hayırlıdır. En azından vicdan ve sağduyu sahibi bir insanın bildiği şeyleri bilirsiniz. 1-Eşcinsel olunmaz! Doğulur. Bazıları biseksüeldir, bazıları heteroseksüel, bazıları homoseksüel, bazıları demiseksüeldir, bazıları aseksüel... 2-Eşcinsellik tedavi edilmez, çünkü hastalık değildir. 3-Dönün önünüze, kendi hayatınızı yaşayın, başkalarının varlığına burnunuzu sokmayın mümkün mertebe.
Baskı: Ölümsüz
Bir Rus hikayesinin yeniden yazılması, boşluklarının doldurulması ve karakterlerine can verilmesi "ölümsüz". Bolca Rus mitolojisi, yemeği, savaş dönemi anları, üslupta binbir gece masalları tadı. Sevdim mi, sevmedim mi karar veremiyorum. Arafta bıraktı beni.
Baskı: Akılalmaz Yapılar-Eğlenceli Bilgi 4
Tüm seriyi özenle topluyorum. Mükemmeller! Eğlenceli ve Bilgi ! Aynen bu kadar. Seri yazarlarının bir kısmı aynı başarıyı gösteremese de kütüphanemde görmekten en çok zevk aldığım kitaplardan eğlenceli bilgi serisi.
Baskı: Korksan da Vazgeçme
Kitabın ilk basımı 1987 yılında yapılmış. Bugüne kadar yazılmış bir çok kitapta Susan Jeffers'ın düşüncelerine yer verildiğini, günümüz yazar ve doktorları tarafından adına ve düşüncelerine sık sık atıf yapıldığını görebilirsiniz. Bu yüzden kitabın klişe adını ve olumlu düşünce için pek bir yenilik getirmeyen klasik, eski ve de sinir bozucu tavsiyelerini gözardı edin. İçinde mükemmel tespitler ve hayatınız boyunca bir prensip haline getirdiğinizde büyük verimler elde edebileceğiniz tavsiyeler var. Özellikle "Kaybettirmeyen Karar" bölümü. Yazarın samimiyeti, belli konularda en azından deneyimlerinden yola çıkarak konuştuğunu düşünmeme yol açtı. Bu da bir kişisel gelişim kitabı için büyük bir artı.
Baskı: Sakinler de Kazanır (Konuşmadan Duramayan Bir Dünyada İçedönüklerin Gücü)
"Fazla mesafeli !" "Çok sessiz !" "Fazla duygusal !" "Çok soğuk !" "Fazla hassas !" Asla olmamız beklendiği gibi olamadık. Olduğumuz şeyin normal olmadığını ya da zayıflık olduğunu düşündük. Daha doğrusu bunu düşünmeye sevk edildik, ediliyoruz. İçedönüklerin, ideal kişilik dışadönüklük beklentileriyle ezillişi ve dışlanışı üzerine bu kitap ve içedönüklerin kendileriyle barışmalarını, toplumdaki değerlerinin farkına varıp, kendilerini yıpratmaya bir son vermelerine yardımcı olabilecek bilgiler barındırıyor. Amerikadan başlayıp tüm dünyayı saran "İdeal Kişi" fikri hakkında çok ilginç bir kısım var kitabın başında. Yıllar önce bu kişinin nitelikleri DÜRÜSTLÜK, AHLAK, ONUR, İYİLİK vb. olarak sayılırken, yıllar geçtikçe bu nitelikler, ÇEKİCİ, BASKIN,GÜÇLÜ, NEFES KESİCİ vb. olarak değişiyor ve siz ta en başta durup, bize empoze edilen bu" İdeal Kişi" gerçekten de ideal olan mı? diye düşünmeden edemiyorsunuz. Bu sadece içedönüklere zarar veren bir durum değil, kesinlikle toplumsal ve insani varlığımızı yaralayan bir konu. Bu nedenle kitabı okumanız, ister içedönük, ister dışadönük karaktere sahip olun size fayda sağlayacaktır. AMA İÇEDÖNÜKLER, İŞTE BU SİZİN KUTSAL KİTABINIZDIR ! !
Baskı: Binbir Gece Masalları 1/1
Matruşkalar gibi Binbir Gece Masalları. Masal içinde masal içinde masal okuyorsunuz. Elbette çocuklar için uygun değil. Herhangi bir ders vermeyen, bir nevi ürkütücü ve sinir bozucu, birazda erotik hikayelerden bahsediyoruz. Her halükarda ilginç bir okuma deneyimi olacağı kesin. Gerçek bir masal deneyimi.
Baskı: Vincent Spinetti'nin Tuhaf Kariyeri
İdealist, dünyayı değiştirme peşinde birinin uçuk hayali gibi başlıyor kitap. Sıradışı konusu en başta bir artı. Bunun yanında arka kapak yazısının ve açılışın size yaşattığı 'sinir bozucu bir kitap okuyacağım' havası pekte gerçekçi değil. İkisi arasında ki dengeyi iyi sağlıyor yazar. Dönemimiz televizyon, müzik ve eğlence sektörüne açıkça verip veriştirmesi de kendi zevklerinizi sorgulamaya başlamanıza neden oluyor, çünkü eleştirilerinde en azından yüzde elli oranında bir haklılık payı olduğunu biliyorsunuz. Aslında kitabın sadece mükemmel orjinallikte bir hikayeye sarılmış ve inanılmaz bir şekilde ifade edilmiş bir eleştiriden ibaret olduğunu düşünüyorum. Okuması çok kolay. Gereksiz hiç bir ayrıntı yok, bölümler kısa, dil yalın ve basit. Aynen başladığı gibi merak ve heyecan duygusunu yaşatarak bitiyor. Kesinlikte okumaktan zevk aldığım, bana bir şeyleri sorgulatan ve uzun zamandır yaşamadığım o "bir kitabı bitirdikten sonra içinizde beliren o koca boşluk" duygusunu bana yaşatan bir eser oldu. Karakterlere bağlandım, onlar için üzüldüm, onlar için sevindim, mutlu olmalarını, hayatlarının sonuna kadar tüm anlarında yanlarında olmayı, onlara öğüt vermeyi, onlarla arkadaş olmayı istedim, ama belki de her şeyden öte kitap biter bitmez kendimi toparlamak için bir kaç uzun dakika beklemek zorunda kaldım.
Baskı: Şeytanla Dans (Vampir Günlükleri, #5)
Bir vampir güncesi olarak geçmesine rağmen, konu tamamen dünyanın yaratılışı, tanrı, şeytanın düşüşü, cennet ve cehennem üzerine. Tanrı varsa, o zaman tüm bu adaletsizliklerin,hayatın, acıların, dinlerin tutarsızlıklarının vs. anlamı, açıklaması ne? sorusuna çok orjinal bir şekilde cevap verdiğini düşünüyorum. Bir vampir güncesi olarak serinin en zayıf halkası. Mümkün mertebe okumayı en sona bırakın.
Baskı: Görünmez Canavarlar
Chuck Palahniuk'un, fazlasıyla gerçekçi, çok doğru saptamaları olan ama çok zalim, bencil ve olumsuz fikirlere sahip biri olduğunu düşünürdüm. Bu kitap önyargımı değiştirdi. Evet, gerçekçi, eleştirel, sert, ama kesinlikle zalim ve bencil değil. Dolu dolu bir kitap okudum. Şaşırtıcı, garip bir şekilde öğretici, düşündürücü ve eğlenceliydi. Ama özellikle gerçekçilikle, insanlara mahsus o naif ve varolup olmadığından hiç emin olamadığımız sevgi ve türevi duyguları bir araya bu kadar güzel ve bizim onu ikiyüzlülükle suçlamamıza izin vermeden bir araya getirmesi takdire şayan. Bir Tarantino filmi gibi, sıklıkla zaman atlamaları yapıyor kitap, geri dönüp birkaç kısmı yeniden okumak zorunda kaldım bu yüzden. Ayrıca çok fazla rastladığımız yer, bölge, ilaç, marka isimleri, her ne kadar gerekli de olsa benim dikkatimin dağılmasına neden oldu. Bunlara rağmen, fazla uzun olmayan bölümleri, akıcı sayılabilecek dili ve sıradışı üslubuyla okumakta zorluk çekmeyeceksiniz. Yazarın sahip olduğu ünü ve popüleriteyi hak ettiğini düşünüyorum. Okuduğum bu ilk kitabından sonra, kesinlikle daha fazla eserini okumak istediğim yazarlardan biri oldu kendisi.