Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: turan dursun
Kulleteyn, İki kulle (yaklaşık 13 ton) su demek. Durağan bir suyun temiz (tahir) sayılabilmesi için Şafii mezhebine göre bu kadar olması yeterliydi. Daha az olamazdı. Bu kadar oldu mu, içinde ne bulunursa bulunsun temiz di artık. Pislik lerle dolu bile olsa... Doluydu zaten. İlk görüşte bataklık bile sayılabilirdi.... Ama madem ki Şeriat temiz demişti, temizdi. Şeriat neye pis diyorsai pis olan d…

Yazar: saygı öztürk
Araştırmacı gazeteciliğin günümüzdeki önderlerinden Saygı Öztürkten Belgelerle Ergenekon... Gerçeklerin hepsi, belgelerle; sorgulama, ifade ve arama tutanakları, aramalarda bulunan belgeler...hepsi Belgelerle Ergenekonda... Emniyet müdürlüğü Terörle Mücadele şube Müdürlüğü ekipleri Ümraniyedeki bir gecekonduya baskın düzenlediler. Aradıklarını, elleriyle koymuş gibi buldular. Çünkü gelen ihbar t…

Yazar: aziz nesin
Sizin Memlekette Eşek Yok mu? Dünyaca ünlü mizah ustası Aziz Nesinin diğer kitapları arasında farklı bir yere sahip. Yarım yüzyıllık yazarlık hayatının bir özeti. Bu kitapta yer alan öykü, şiir ve anılar ölümünen önce bizzat aziz Nesin tarafından seçildi. Bir anlamda Aziz Nesinin en zor ve en anlamlı kitaplarından biri.

Yazar: j. stalin
Bu kitapta, Stalinin milli mesele konusunda on üç yazısı yer almaktadır. İlk yazı dışındaki yazı ve konuşmalar, Ekim devrimi dönemine ve Ekim Devriminden sonraki yıllara aittir. Bu nedenle derleme, Stalinin Proleterya devrimi çağında milli meseleyi nasıl ele aldığını yansıtmaktadır. Stalin yazılarında, milli meselenin devrim meselesiyle kopmaz bağını kavratıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Yazar: füsun akatlı
Füsun Akatlının deneme edebiyatımızda ayrı bir yeri var.Bunu iki özelliğe borçlu, bana kalırsa: Özgün, kişisel bir üslup kurma ve felsefi donanımdan gelen bir ölçülülük tutturmuş olmasına.Niçin Diyalektik, ondandır, Akatlının güzergâhında köşe taşı niteliği taşıyan bir kitap.Esin BATUR

Yazar: bekir yıldız
Öykücülüğümüzün kilometre taşlarından birisi de tartışmasız Bekir Yıldızdır. Bana sorarsanız, Sabahattin Aliden sonra en büyüğüdür. O, İstanbula sıkışıp kalmış edebiyatın yönünü ciddi biçimde Anadoluya çevirenlerdendir. Dünyada birçok ilki bağrında barındırmış Mezopotamyanın bize kapalı tutulan edebiyat kapısını Harrandan girerek yine Yıldız aralamıştır. El değmemiş efsanelerin unutturulmuş güzel…

Yazar: nurcihan
Yollar Nereye Düşerde üç kadın kahraman da hem bugünde hem de gelecekte var olanları, aşkı, insan ilişkilerini, çocukları, aileyi sorgularlar. Herkes bir arayışın peşindedir. Nora bu zaman / mekâna düşüş nedenini ararken, başka bir gezegenden onu almaya gelenler arasında görünmez bir kovalamaca sürer. O arada İstanbullu iki kadın arkadaş gerçek aşkı / ilişkileri aramaktadır. Nora, Suna ve Gülaya…

Yazar: ahmet hikmet müftüoğlu
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…
Yazar: bekir yıldız
Bekir Yıldız, toplumcu-gerçekçi yazınımızın önemli adlarından birisi. Özellikle Güneydoğu Anadoluda çağdışı bir yaşam süren yoksul halkın sorunlarını otuz-kırk yıl tüm çıplaklığı ile ortaya serdi. Çok etkili ve sarsıcı biçimde yazdı. Ama halka uzak yöneticiler tınmadılar. Feodal ağalar, aşiret reisleri, tarikat şeyhleri bugün daha da palazlanmış olarak halkı ezmeyi sürdürüyor.Bekir Yıldızın ta o…

Yazar: ali h. neyzi
Ağalık kurumu ve eşkiya geleneğine değişik bir bakış içeren bu kitap, Neyzinin sadece kentlileri değil, köylüleri de başarıyla anlatabileceğinin bir kanıtıdır. Neyzi, kimi zaman bilinç akışı tekniğini başarıyla kullandığı bu romanında, gerçeğin nasıl birden çok yüzlü olduğunu kanıtlamaktadır .

Yazar: ender macun
İşte şimdi, tam da bu anda yitivermişti bedeni. Yitip giderken iki dağ arasında hızla kaybolan dolunayı gördü en son. Koca ay sanki dağın içine girmişti. Dağın içinde ışımaya devam ediyordu. Durulun bacakları yavaş yavaş, sonra birden boşaldı. Üzerine çöken yapış yapış kimsesizlik bir anda kaybolmuştu. Durulun bacaklarındaki hafifleme ıslak, ıpıslak bir sesle ağladı. Onun ıslak sesinin kimse fark…

Yazar: alexandre dumas
Bilgi Yayınları Çocuk Klasikleri dizisinden başarılı bir çeviri Siyah Lale. Ünlü yazar Alexandre Dumas, kitabında siyah bir lale yetiştirerek büyük ödülü almaya çalışan lale yetiştiricilerinin öyküsünü, heyecanlı bir serüven olarak sunmuş. ************ Alexandre Dumasnın tarihi gerçeklerle beslenen romanı Siyah Lalenin dramatik kurgusunu aşk, kıskançlık ve lâle yetiştirme tutkusu zeng…

Yazar: orkun uçar, burak turna
ABD-TÜRKİYE SAVAŞI... Tarih, 23 Mayıs 2007, Yer, Kerkük’ün kuzeydoğusu... Kuzey Irak’taki kargaşa devam ederken, bölgede bulunan Türk birlikleri ani bir Amerikan saldırısına uğrar. Türk birlikleri 'müttefik'lerinden hiç de beklemedikleri bir darbe almıştır. CNN International hemen haber geçmeye başlar: ''Kuzey Irak’ta çatışma'' 13 ABD askeri öldü, 30 yaralı…

Yazar: hasan cemal
Yirminci Yüzyılın bütün iniş çıkışlarını ben de kendi tarihimde yaşadım. Bu uzun yüzyılın bir yanı nasıl ki insanlık için büyük acılarla dopdolu geçtiyse, ben de bir yerde o acılardan payımı aldım. Yirminci Yüzyıl, nasıl ki demokrasiyle totalitarizm arasında, yani özgürlükle faşizm, nazizm, kömünizm arasında büyük mücadelelerle geçtiyse, ben de bu mücadeleleri yaşadım. Hem kendi benliğimde, iç dü…

Yazar: yılmaz erdoğan
Kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk. Yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk. Seviyorduk. Sevmeyi seviyorduk. Bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk. Hijyene önem vermiyorduk. Beyaz çarşafların üstündeki lekeler aşklarımızın haritalarıydı. Hangisi biz, hangisi yavru vatan oradan anl…

Yazar: yılmaz karakoyunlu
1990 Yunus Nadi Roman Ödülü İkinci Dünya Savaşının buhranlı günlerini yaşayan İstanbul ve yerlerini Anadolu'dan gelenlere bırakan İstanbul zenginleri.. Bu çalkantılı süreçte Salkım Hanım'ın taneleri gibi dağılan aile ilişkileri.. Varlık Vergisinin ağır yükünü sırtlayp Haydarpaşa Garından Aşkale'ye sürüklenen Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Türkler.. Sürgün dönüşünde, Haydarpaşa İs…

Yazar: ayşe kulin
Çocukluğumun Adadaki köşkte geçen yaz tatilleri dışında, ben hep bu beton apartmanların odalarında yaşamıştım. Beton odaların tavanları, önceleri çok yüksek ve kartonpiyerli iken giderek alçalıp, sadeleşmiş, odaların boyutları giderek küçülmüştü. Anneanneme ailesinden kalan avizelerin önce zincirleri kısaltılmış, sonra da onları dar odalardan, daha geniş ve yüksek tavanlı evlere terfi ederek bizi…

Yazar: yılmaz erdoğan
... ADAM - Kadınların sıradan bir evden çıkma hadisesini neden bu kadar ciddiye aldığını anlamıyorum. Sanki bir daha dönmeyeceğiz. Gidip bir evin bahçesinde köfte yiyeceğiz, hepsi bu!KADIN - Ona barbekü partisi deniyor canım.ADAM - Öyle mi? Köftelerin bundan haberi var mı? Yoksa bizim salak köfteler aşağılık bir mangalda can vereceklerini mi düşünüyorlar? Halbuki ne kızarması, parti kuruyor angut…

Yazar: cem mumcu
Cem Mumcu, Binbir İnsan Masallarına Hassas Ruhlar Terazisi ile devam ediyor.Bir tek şimdiyi istediğinde senin olacağım. Bir tek şimdiyi istediğinde hep senin olacağım. Şimdi aldığım nefesin son nefesim olabileceğini gördüğünde, son nefesime kadar seninle olacağım. Giderayak olduğumu, giderayak olduğunu, giderayak olduğumuzu görünce gitmez olacağım. Ne yılan ne tavus ne de elmaydı günah olan. Hesa…

Yazar: betty mahmudi
Amerikalı kadın yazar Betty Mahmudinin ikinci otobiyografik kitabı, İranlı kocasının kendi ülkesinde alıkoymak istediği kızını kaçırışını ve İrandaki hayatını anlattığı Kızım Olmadan Asla!nın bittiği yerde, Türkiyedeki Amerikan Büyükelçiliğinde başlıyor. Kitapta yazar, Amerikan kültürüne yeniden ayak uydurma çabalarını, kocası Mudinin yaşattığı intikam korkusunu, kendisine ve kızına yasal bir kor…

Yazar: harun mutluay
Askeri darbenin pembesi olur mu? Türkiye'yi çok andıran bir ülkede askeri darbe yapılıyor. Kötü alışkanlıklara son verilmeye çalışılıyor. Ancak her darbe gibi bu darbe de baskıcı bir rejim uyguluyor: Amacı ne olursa olsun! Aşk yasaklanıyor, futbol oynamak yasaklanıyor, yabancı kelimeleri kullanmak yasaklanıyor. Yasaklara karşı gelenler Turuncu Eve gönderiliyor. İnsanlara kitap okuma cezası…
