
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Çevrimiçi Kız 3 - Solo
İlk kitap buram buram tarçınlı kurabiye koksa da ikinci ve üçüncü kitaptan aynı tadı alamadım. İkinci kitapta saçma bir sebeple Penny ile ayrılma kararı alan Noah tükenmişlik sendromuna girip ortalıktan kayboluyor. Tabi kızımız durur mu hemen kendine süper yakışıklı ve kendisi gibi fotoğrafçılıkla ilgilenen Callum'la tanışıyor. Ayrıca Penny denen kızın süper iyiymiş gibi anlatılması sinir bozucu. Arkadaşının okuluna gidip arkadaşının rakibi olan kıza illa iyilik yapıcam yardım edicem demesi bunun üzerine arkadaşının yaptıklarından dolayı aa ne kadar kötü kız ıyyk demeleri o kadar iki yüzlü ki anlatamam hani en iyi sendin Penny. Arkadaş satmanın iyi olmakla alakası yok. O kadar klişe ve saçmaydı ki sırf bitirmek için okudum. İlk kitap 10-13 yaş arası için ideal ama devam kitapları olmasa da olur.
Baskı: Sana Söyleyemediğim Her Şey
Roman bir intiharın nedenlerini işlemesiyle bana Ölmek İçin 13 Sebep romanını hatırlattı. Aldığı ödüller nedeniyle daha iyi olacağını düşünmeme rağmen hayal kırıklığı yarattı. Konusuna gelirsek Lydia isimli ana karakterimiz Çinli babası, tam bir Amerikan It Girl'ü olmaya çalışan annesi ve biri erkek biri kız olmak üzere 2 kardeşiyle yaşayan 15 yaşında bir genç kız. Roman annesiyle babasının tanışma hikayesiyle başlayıp Lydia'nın intiharından sonra ailesinin yaşadıklarını anlatıyor. Babası James Çinli olduğu için her zaman dışlandığını düşünen çocuklarını sürekli popüler olmaya teşvik eden bir baba. Anneleri ise geçmişte doktor olmak istemiş ancak ilk kez dersine gelen hocasının odasına gidip sonra koynuna giren, annesinin tüm ısrarlarına rağmen Çinli kocayla evlencem en farklı ben olcam diye direten bir Amerikan sarışını. Daha sonra bu anne 2 çocuğu ve kocasını terk edip ben doktor olcam diye evi terk ediyor. Keşke anne intihar etseydi de aile rahatlasaydı. Bu nasıl bir ilgi açlığı nasıl bir salaklık. Bari boşan git kocan hayatına devam etsin. Ama o da yok illa kenarda yedekte ailem bulunsun diyen bir kadın. Sonra hamile olduğunu öğrenip eğitimini ikinci kez yarım bırakıyor ve yedek ailesine geri dönüyor. Daha sonra bu psikopat anne kızı Lydia'ya daha küçüklükten doktor olacan bilim insanı olacan diye baskı yapmaya başlıyor. Lydia ise aman herkes beni çok seviyor herkes beni çok düşünüyor diye intihar ediyor. Tam bir anasının kızı. Sonuç olarak bu kitap bu kadar ödül aldıysa Ölmek İçin 13 Sebep nobel edebiyat ödülü almalı. Kimseye tavsiye etmiyorum.
Baskı: İki Yabancı Olmadan Önce
Kitabı diğer yorumlardaki gibi bende Bir Gün'e benzettim. Başlangıçta Bir Gün gibi olsa da sonlarında Kürk Mantolu Madonna'ya döndü. Ayrıca kitapta o kadar çok yanlış çevrilmiş kelime, hatta hiç çevrilmemiş kelime ve hatalı noktalama işaretleri vardı ki okuma hevesimi söndürdü. Çevirmen dikkat etmiyorsa editör hiç mi okumamış anlamadım. Dil bilgisinde çok iyi olduğumu iddia etmememe rağmen benim bile gözümden kaçmayan bu hataları baskıya kadar okuyan kişilerin gözden kaçırması yayınevinin başarısızlığı bence.
Baskı: Kemik Adamın Kızları
Yazarın Çember serisi ve Oyun kitaplarından sonra okuduğum Gelin Koleksiyoncusu ve Kemik Adamın Kızları kitapları beni hayal kırıklığına uğrattı. Sanki iki farklı kişi tarafından yazılmış gibiydiler. Kemik Adamın Kızları yaklaşık 500 sayfalık gerilim polisiye bir roman ilk 490 sayfa gayet durağanken son 10 sayfada yazar bizi şaşırtmaya çalışmış ancak olmamış. Çünkü olaylar gayet tahmin edilebilir ve okurken insanın sonraki sayfayı çeviresi gelmiyor.
Baskı: İyi Kız
Kitap bir olayın etrafındaki üç karakter tarafından anlatılıyor. Sanırım yazar bu teknikle heyecanı canlı tutmaya çalışmış ama başaramamış. 2-3 sayfada bir diğer karaktere geçmek sadece can sıkıyor. Kitap gerilim-gizem türünde olmaya çalışmış ama başaramamış. Son 30 sayfada yaşanan olay daha ilk sayfalardan tahmin edilebilir.
Baskı: Gelin Koleksiyoncusu
Çember serisinden sonra okunmasını asla tavsiye etmiyorum. Çember serisini okuduktan sonra acaba bu kitabı Ted Dekker'ın kuzeni mi yazmış dedim. Polisiye gerilim olmasına rağmen ne gerilim vardı ne polisiye. Resmen beni reading slumpa soktu, okuma hevesimi söndürdü.
Baskı: Benden Sonra
Kitabı çok merak ederek aldım fakat umduğumu bulamadım. Konusu güzel olmasına rağmen konu çok yüzeysel anlatılmıştı ve yazım dili çok yavandı. --Spoiler-- Açıkçası kansere ikinci defa yakalanan bir kadının kocama yeni eş bulmalıyım zırvalarıyla 200 sayfa geçirdik. Bulduktan sonraysa yok olmamalı acaba olsa mı diye 100 sayfa daha ve kitap bitti. Kanser gibi zor bir hastalığa sahip birinin duygularının bunlar olabileceğini sanmıyorum. --Spoiler-- Yazar sanırım yakın çevresinde veya ailesinde bu durumu yaşamış kimseyle tanışmamış ve empati kurmamış bu çok belliydi.
Baskı: Pi
Kitabın ilk 500 sayfası o kadar boştu ki. Herşey son 200 sayfada olup bitti. Fazla zamanı olan okusun.
Baskı: Eroinle Dans
Eylül'ün Dünya'yla olan arkadaşığı çok saplantılıydı. Ayrıca bu kadar okumuş ve iyi bir aileden gelen Eylül'ün uyuşturucuya başlaması çok saçmaydı. Kitabı özendirici buldum.
Baskı: Lola ve Komşu Çocuk (Anna and the French Kiss, #2)
Lola'nın dengesiz davranışları ve gel-gitleri kitabı sıkıcı hale getirmiş. Bu puanı sırf Cricket Bell için veriyorum :)
Baskı: Death Note - Ölüm Defteri, #13
Keşke kullanılan punto biraz daha büyük olsaydı, okurken kör olabilirsiniz :)