demian
@demian

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Buruk Ayrılık
10/1029.03.2019

Baskı: Buruk Ayrılık

Buruk Ayrılık Osamu Dazai'ın okuduğum ilk eseri ve kesinlikle hedefim bütün eserlerini okumak. Müthiş bir anlatım. Çin Japon tarihini de çok ilgi çekici bir şekilde anlatırken okurlarıyla öyle bir ilişki kuruyor ki yazar sanırsınız yıllar önce tanıdığınız dostunuz size bazı şeyleri anlatıyor. Konu 1904 yıllarında Japonya'ın küçük bir kentinde bir Japon gençle bir Çinli gencin bir tıb okulunda okurken birlikte yaşadıklarını hem dramatik hem komik hemde felsefik olarak anlatıyor. Altını çokça çizdiğim satırlardan bazılarını burada tek tek yazacam. Okurken bazı yerlerinde ağlamaklı olsamda bazı yerlerinde gülümsemeden edemedim. Çin den gelen fakir ve zeki ülkesini halkını seven gencin Japonya da okumasının nedeni batı bilimini öğrenmek. O dönemlerdeki düşüncesi bu ama zamanla değişen şeyler onu başka bir yere götürüyor. Çin halkının o dönemdeki hastalıklara karşı hayata karşı cehaleti bana biraz Türkiye ninde bu yollardan geçtiği dönemi hatırlattı. Belki henüz yaşanmak tada bu durum. Hurafeler, akıl almaz yöntemler hastalıkların tedavisi için bugün de yaşanıyor belki de. Hele burdaki namuslu örümcek olayına çok güldüm.Zu babasını iyileştirmek adına akla gelebilecek her şeyi deniyor, o sadece 16 yaşında bir genç ne varki halk etraf ona gösterdiği tedavi yöntemleri artık zıvanadan çıkaracak bir durumda insanı. Zu'nun Cin'den ayrilmasina neden babasini kaybederken yasadiklari. O kadar cok sey var ki anlatacak, kitap bastan sona dolu dolu. Burdaki kahramanlarımızı onların görüşlerini anlatmak isterdim ama o zaman kitap okumanıza gerek kalmazdı. Kesinlikle edebiyatı gerçekten sevenlere tavsiyem mutlaka okumaları olacaktır.

Baskı: İnsanlığımı Yitirirken

Oldukca dokunakli bir o kadar da kasvetli roman.

Bülbül
6/1027.03.2019

Baskı: Bülbül

Burgess Çocukları
9/1020.03.2019

Baskı: Burgess Çocukları

Kitapla ilgili yazacağım tek şey herşeyden önce harika bir eser olduğu ve yazarın her kitabının müthiş etkileyici büyüleyici olduğu. Yazarın eserlerini okumak bana hep çok haz vermiştir ve inanılmaz olanda her eseri birbirinden çok değişik konuları ele alır. Kitapla ilgili boğumda daha uzun bir inceleme yazısı yazmayı düşünüyorum fakat burda biraz da olsun yazamadan duramadım. İki erkek bir kız kardeş olmak üzere üç kardeşin ailede çıkan bir sorun üzerine tekrar bir araya gelmesi bunuda terk ettikleri büyüdükleri kasabalarında gerçekleştirken ele alınan konular mülteci sorunları ,aile ilişkileri,ülkenin sosyal politik yansımaları çok güzel anlatılmış.Burda bir aziz i benliğinde tutan Bob aziz olmasada hayatında ki olumsuzlukları kendi iç sesine kulak vererek bir çözüm bulmaya çalışması . Aslında çok zor burada kısa bir şekilde derinliğine gitmek herşeyin diyeceğim şu ki ön yargılar kendine karşı dürüstlük çok berrak ve yargısız ele alınmış. Çok beğendim çok. Yazarın diğer okumadığım eserlerinin çevrilmesini sabırsızlıkla bekleyeceğim. Sıradışı diyeceğim eserlerden.

Baskı: Benim Adım Lucy Barton

Benim Adım Lucy Barton Dün okumaya başlayıp gece yarısı tekrar uyanıp devam ettiğim ve bitirdiğim bir Elizabeth Strout romanı. Uzun bir roman değil kesinlikle ama her sayfası okunmaya değer ve üstünde duracağınız satırlarla döşeli. Üç çocuklu bir ailenin en küçük kızı Lucy.Oldukça sefalet ve zorluklar içinde büyürken onu etkileyen sadece fakirlik değil aynı zamanda toplumun onu ve ailesini dışlaması . Sevgiye aç büyüyen Lucy ancak okuduğu kitaplar ve kuvvetli kisiligi sayesinde yalnızlığından çıkıp kendini bir şekide ailesinin yaşadığı ortamdan çıkmasını ve özgürleşmesini gerçekleştiriyor. Çok naif ve sevgi dolu Lucy'nin sevgisiz ailesini ne kadar sevmeye çalışsaksa imkansızlaşıyor hastanede ki anıları dinledikçe. Hasta yatağında ki kızına onu sevdiğini söylemekten ne alıkoyuyor anneyi bunu anlamak zor. Lucy'nin diğer kardeşleri ağbisi ve ablası da aynı zorlukları yaşamış olsalarda Lucy okudukları sayesinde ve aynı zaman da kişiliği sayesinde o çukurdan kurtulduğunda yüreğinde ki çocukluğundan kalan düğümü çözmesede olduğu gibi kabul ediyor. Yapacak bir şey yoktur çünkü. Sevginin yalınlığı güzelliğini yansıtan bu romanın beni çok etkilediğini yazmadan edemeyeceğim. "Dünyada şu sabit yargı var : Bir başkasının gözüne bayağı görünmeyeceğimizden nasıl emin olabiliriz?" "Kendimizi başka birinden, başka bir grup insandan üstün hissetmek için nasıl yollar bulduğumuz ilgimi çekiyor. Bu her yerde, her zaman oluyor. Adına ne dersek diyelim, bence kim olduğumuzun en alt seviyesi, bu kendimizden aşağı koyacağımız birini bulma ihtiyacımız." "Ancak kitaplar bana bir şeyler sağlıyordu. Benim için önemli olan buydu. Kendimi daha az yalnız hissetmemi sağlıyorlarlardı. Benim için önemli olan buydu. Diyordum ki kendi kendime : Yazacağım ve insanlar kendilerini daha az yalnız hissedecekler!" "Bazen kendimi, Tennessee Williams'ın Blanche DuBois için yazdığı şekilde kederli hissediyorum : "Hep yabancıların iyiliğine bağımlı oldum." Birçoğumuz, pek çok kez yabancıların iyiliği sayesinde kurtulmuşuzdur;ancak bir süre sonra kulağa kamyon arkası yazısı gibi klişe gelir bu. Beni üzen de bu ; güzel ve doğru bir sözün çok sık kullanıldığı için sonunda kamyon arkası yazısı gibi yapay bir etki yaratması." (less)

ÖncekiSayfa 3 / 34Sonraki