thebookmotel
@thebookmotel

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Küçük Prens
10/1021.12.2016

Baskı: Küçük Prens

Yetişkinler için çocuk kitabı, mutlaka okunmalı.

Baskı: The 100 (The Hundred #1)

The 100 bence bu kitabın adı eksik yazılmış. The 100 Öpüşenler olmalıydı. Kitapta 173. sayfaya geldim şu ana kadar anladığım: Wells Clarke ile öpüşüyor sonra Clarke Bellamy ile öpüşmeye başlıyor. Bu sırada Glass Luke ile öpüşüyor ama sonra Luke Camilla ile öpüşmeye başlıyor. Sonra tekrar fikri değişip yine Glass ile öpüşmeye başlıyor. Wells hala Clarke ile öpüşmek istese de onunla öpüşmek isteyen tek kişi Octavia. Kitabın yarısına geldim ve heyecanla bekliyorum bakalım daha kim kimi öpecek

Baskı: Kralların Yolu (Fırtına Işığı Arşivi Serisi #1)

Tüm içtenliğimle söylüyorum ki : Kralların Yolu özellikle epik fantezi sevenler için asla ama asla kaçırılmaması gereken bir hazine.

Marslı
10/1018.12.2016

Baskı: Marslı

Yazar öyle keyifli, esprili bir dil kullanmış ki bilimkurgu sevmeseniz bile, sadece keyif almak için okuyabileceğiniz bir roman.

Çember
8/1018.12.2016

Baskı: Çember

Her türlü sosyal medyanın ve çok daha fazlasını bünyesinde barındıran Çember şirketi her geçen gün şeffaflaşmaya, sınırsız bilgi sunmaya ve almaya devam ediyor. Özgürlük esarete, mahremiyet hırsızlığa dönüşüyor. Her yerde her anını kaydeden kameralar ürüyor ve seninle ilgili her paylaşım, bilgi, fotoğraf video bulutta kaydediliyor ve dileyen, dilediği kişinin en mahrem sayılabilecek bilgilerine bile istediği gibi erişebiliyor. . Her şeyi bilmek gerekir mi yahu? Bir açıdan kulağa mantıklı geliyor. Devlet başkanlarının kapalı kapılar ardında neler konuştuğunu bilseydik belki bu kadar terör olayı yaşanmazdı. Ya peki yatak odanızı da paylaşmak ve aksinin bilgi saklama olarak algılanıp, bencillik ve hırsızlık ile itham edilmek? Sizi bilmem ama bana kalırsa bilmemek bazen çok güzel olabiliyor. Ignorance is bliss. Her zaman değil tabii ki. . Velhasıl, bu güzel kitapta her şeyi kaçık derecede bilmeyi arzulayan insanlığı görüyoruz. Bir yandan da şahit olmamız muhtemel bir yakın gelecek alternatifi okuyoruz. Okuduktan sonra sosyal medyaya girerken iki defa düşüneceksiniz ☺

Baskı: Olağanüstü Bir Gece

Başlarda sıkıcı ilerleyip sonrasında yaptığı psikolojik durum analizleriyle okuyucuyu derinden sarsan, okuduğunuzun kurgu olduğunu unutturup karakteri içinde yaşatan bir kitap daha. Daha önce Zweig okuduysanız ve sevdiyseniz bunu da kesin seversiniz. Okumadıysanız da okuyun bence. 5-6 liralık kitap, sayfa sayısı da az. Sahilde okurken birkaç saat içinde bitirmiştim kitabı. Tavsiye ederim

Salgın
6/1018.12.2016

Baskı: Salgın

Salgın korku/gerilim türünde bir roman. Kurgusu Kafes'i hatırlattı bana. Kafes'in sonunda delirmiştim kitap bir anda bitivermişti, aklımda onlarca soruyla kalakaldım. Neyse ki Salgın aynı şoku yaşatmadı. Kurgunun orijinalliği ve akıcılığı açısından tatmin ediciydi. Beğendim ben, ikinci kitabı da gelecekmiş.

Baskı: İnsanın Acısını İnsan Alır

Şükrü Erbaş, pek duygusal, okudukça insanın yüreğine işleyen bir şair, yazar. Bu kitabında 90'lı yıllarda çeşitli dergilerde yayınlanan denemeleri derlenmiş. Şiirle olan ilişkim çok iyi gitmese de, Erbaş'ın şiirsel üslubu ile yazdığı bu düzyazıları çok beğendim.

Baskı: Küçük Paris Fena Öksürüyor

Şu kitap hakkında bir dergide olumlu bir metin okumuştum. Kaleme alan kişi şişirmiş de şişirmiş kitabı, ben de meraklanıp okuma arzusuna yenik düştüm. Heyhat ki aldık bir kere, başa gelen çekilir dedik sıvadık kolları, demledik çay kahve ne varsa oturduk kitabın başına. Üç öykü varmış içinde, anlatıcısı köşe bucak kaçan seni öyküyle başbaşa bırakmaya çalışan, çalıştıkça kendini anlamlaştıramadığın, ne okuyorum lan ben burada dediğin, kim konuşuyor - bu ne hikayesi böyle -, kapağında daha tembihleyin okuyucuyu ben öyle bir kitap yazdım ki ne yazdığımı ben bile anlamadım hadi sana kolay gelsin yazın lan dedirtip insanın okuma sevgisini yiyip bitiren, hele ki edebiyata bu ve muadili kitaplarla başlayacak insanlara kütüphaneleri tımarhaneye, roman okumayı deli işine benzettirecek bir hikaye olmuş. Hayırlısı olsun

Madam Bovary
7/1018.12.2016

Baskı: Madam Bovary

Ah Madam Bovary, zamanında ahlaka aykırı bulunduğundan yasaklanmış şu masumane kitap. Hey gidi 19.yy. Şu kadın karakteri yüzünden Flaubert mahkemelik olmuş, paçayı zor kurtarabilmiş. Emma Bovary'yi günümüz kadınıyla karşılaştırsan oldukça normal kalıyor. Bazen yanlış yüzyılda doğduğumu düşünüyorum. Bi' 19. Yüzyılda doktor avukat olup, ek olarak yazarlıkla uğraşabilirdim. İnsanların günümüze göre bazı açılardan daha insan olduğu dönemler. Sosyal medyanın internetin televizyonun olmadığı, arkadaşlarınla masaya oturduğunda konuşmaktan başka bir şey yapamayacağın zamanlar, ne isterdim ama. Kulağa pek hoş geliyor, iş ciddiye binse birimiz bile bir gün dayanamayız o yüzyıla.

Baskı: Yaban Koyununun İzinde

Sürrealist, polisiye, gizem kategorilerinde bir kitap. Okurken müthiş keyif almıştım. Edebi dil, melankoli, gizem üçlüsü bir arada yoğrulmuş, ortaya bu nefis kitap çıkmış.

Baskı: Bir Yanılsamanın Geleceği

Metinde doğa ve uygarlık sorunsalı, ardından doğan Tanrı ve din yanılsamalarından bahsedilmiş. Freud'a göre uygarlık doğadan faydalanma, onun kötü etkilerine karşı mücadelede kullanılabilecek bilgiler bütünü diyebiliriz. Birey içgüdüleri doğrultusunda hareket etmek isterken uygarlık kendi varlığını korumak için bireyden içdürtüsel vazgeçiş bekler. Burada doğayla mücadele etmek isteyen insan onu zihninde insanlaştırmaya gider, bir çocuğun baba figürü gibi kendine doğayla mücadele edebilecek eş değer güçte varlıklar yaratır, yani tanrıları. Toplumun gelişim evresi bir insanın gelişimine benzer. Bebeklik, çocukluk, yetişkinlik. Freud'a göre insanlık ne zaman ki baba korkusu ve onun korumasından kurtulacak, yani tanrı yanılsamalarından, o vakit çocukluk evresinden yetişkinliğe geçiş yapacaktır.

Palto
10/1016.12.2016

Baskı: Palto