
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: marguerite yourcenar
Biz gençken bu kitabı tekrar tekrar okuduk. Başucu kitabımız yaptık. Ernesto Saboto'nun Tüneli, Italo Calvino'nun Görünmez Kentleri neyse, Doğu Öyküleri de oydu bizim için. Bir şölen. Düzyazı sevmeyen dostlarımız bile önünde secdeye dururlardı bu kitabın. Yourcenar, efsanevi isim. Bu kitap, efsanevi bir kitap. Nefî divanını Bulak baskısıyla karşılaştıran ve şiir deyince, açıyorum eskile…

Yazar: elio vittorini
Bir başka İtalyan bindi Helikoptere: Elio Vittorini. Bu kez Sicilyaya gidiyoruz ama trenle. Denizin üstünden, uçar gibi. Oğul Silvestro babasından bir mektup alır; yaşını başını almış baba aşık olmuş kaçmıştır. Annene iyi bak demektedir. Atlar trene Silvestro, ver elini Sicilya: Annesine atacağı kartpostalı kendisi götürmeye karar verir. Çocukluğu da trenlerde geçmiştir, o pek yoksul Güneyde. Bir…

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: ıvan ıllich
Okullaştırma, eğitimle aynı anlama mı gelmektedir? Kesinlikle hayır. Herkes gün be gün bir şeyler öğrenmektedir. Dürüst olmak gerekirse, çoğumuz, yaşamımızda okullaşmanın direk ve derin bir etkiden son derece yoksun olduğunu görürüz. Bu durumda iki soru ortaya çıkmaktadır: Her toplumda okullaşmaya bu derece büyük bir önem ve prestij kazandıran nedir? Eğitimin işlevi bir şüphe içeriyorsa, okullaşm…

Yazar: catherine baker
Catherine Baker, anne ve anarşist!.. Çok sevdiği kızı Marieyi okula yollamamış. Marie 14 yaşına gelince, okula yollamama gerekçelerini ona anlatmak için Zorunlu Eğitime Hayırı kaleme almış...Kitabında esas olarak, okulun, devletin kendine köle yetiştirmek için organize ettiği bir kurum olduğunu, yetişkinlerin, bu köle eğitiminden başarıyla geçtikleri için bunun farkına varmadıklarını anlatıyor. O…

Yazar: bertrand russell
Evlilik ve Ahlakta Bertrand Russell toplumsal insan ilişkileri açısından insanlığın en önemli kurumun ele alıp kimi bölümlerinde bizleri şaşırtan çözümlemeler yapmaktadır. Yazar, kimi zaman bilgimizin yetersizliğinden, kimi zaman da toplumsal baskılardan göremediğimiz gerçekleri gün ışığına çıkartmaktadır. Russell, bu amaçla yapıtında bugün var olan sistemde bir bakış açısı yakalayabilmek içi…

Yazar: georges perec
Georges Perecten, acı, umut ve doğruluğa dair bir roman... İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar âleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o din…

Yazar: m. emin değer
Emperyalizmin Tuzaklarındaki Ülke: Oltadaki Balık Türkiye Devletimizin temelindeki ilk harç, bağımsızlık bilincidir. Bu bilinç nasıl yok edilmiş? İşte bunun yanıtlarını veriyor Emin Değer. Bu gerçekler sadece geçmiş olayları değil, ileride yaşayacağımız CIA damgalı oyunları da sergilemektedir.

Yazar: platon
Platon, nefret ettiğini söylediği dönemin politik yapısından ve devlet düzeninden yakınırken, yozlaşmanın örneği olarak arkadaşı olan yaşlı bir adamın haksız yere ölüme mahkûm edilişini örnek gösterir. Sokratestir bu kişi. Sokratesin ünlü Savunması biri Xenaphona biri de Platona ait olan iki metnin üzerinden günümüze ulaşmıştır. Savunma bize, bir yandan İÖ 4. yüzyılın Atinasının hukuk sisteminin…

Yazar: doris lessing
Mutsuz çocukluklar, romancılar yaratır, diyen Doris Lessing, roman ve öykülerinde, 20. yüzyılın toplumsal ve politik kaosu içindeki bireylerin yaşam serüvenlerini anlatır. Nobel ödüllü yazar Doris Lessingin bu değişik ve çarpıcı romanı bir tür kıyamet öyküsü. Çevre kirliliği, hoyratça kullandığımız doğal kaynakların tükenişi, evsizlerin sayısı artarken sokak çetelerinin kural tanımazlığının kura…

Yazar: yukio mişima
Marguerite Yourcenar`ın "İnce, bıçak ağzı gibi dondurucu bir kusursuzlukta," diye tanımladığı Denizi Yitiren Denizci, dehşeti şiirsel bir anlatımla bütünleştiren, benzersiz bir kitaptır. "Kusursuz arınma, ancak yaşamı kanla yazılmış bir şiir dizesine dönüştürerek mümkündür," diyen Mişima bu kitapla görüşünü örneklemiş olur. Mişima`nın en etkileyici eserlerinden biri olan kitap…

Yazar: fakir baykurt
Tozak köyü şu koca yeryüzünde, kıyıda köşede kalmış bin yamalı bir yoksul yorganı, alabildiğine kurak, bakımsız, unutulmuş. Ahalisi desen günümüz köylüsü: Hâlâ devletten medet uman, Hökümetimiz en iyisini bilir diyen, cahil, kaba saba ama bir o kadar çalışkan, sahici ve vicdanlı. Köyün Eğitmen Rızası, Muhtar Battalı ve akıllı delisi Kır Abbası gün olur akıl yürütür, el ele verir, köylüyü de peşin…

Yazar: fakir baykurt
Tozak köyü şu koca yeryüzünde, kıyıda köşede kalmış bin yamalı bir yoksul yorganı, alabildiğine kurak, bakımsız, unutulmuş. Ahalisi desen günümüz köylüsü: Hâlâ devletten medet uman, Hökümetimiz en iyisini bilir diyen, cahil, kaba saba ama bir o kadar çalışkan, sahici ve vicdanlı. Köyün Eğitmen Rızası, Muhtar Battalı ve akıllı delisi Kır Abbası gün olur akıl yürütür, el ele verir, köylüyü de peşin…

Yazar: platon
Antik Yunanın ünlü düşünürü Platondan günümüze kadar ulaşan ölümsüz bir eserdir Devlet. Platon, bir diyalog silsilesi olan bu eserde adaletin, doğruluğun, erdemin, ahlaksızlığın ve doğru yönetimin doğasını inceler. İdeal devletin kuruluşunu Platonun dilinden okumak gerçekten heyecan vericidir. Çünkü sadece değerler kuramını değil, bunun yanı sıra varlık ve bilgi kuramına ilişkin görüşlerini de su…

Yazar: elio vittorini
Bir başka İtalyan bindi Helikoptere: Elio Vittorini. Bu kez Sicilyaya gidiyoruz ama trenle. Denizin üstünden, uçar gibi. Oğul Silvestro babasından bir mektup alır; yaşını başını almış baba aşık olmuş kaçmıştır. Annene iyi bak demektedir. Atlar trene Silvestro, ver elini Sicilya: Annesine atacağı kartpostalı kendisi götürmeye karar verir. Çocukluğu da trenlerde geçmiştir, o pek yoksul Güneyde. Bir…

Yazar: atik (atiq) rahimi
Afganistanda bir evde, basit bir döşek. Döşeğin üzerinde, gözleri açık ama bilinçsiz yatan bir erkek. Erkeğin başucunda, dua edip tespih çekerek onunla ilgilenen karısı. Dışarıda, sürüp giden savaş. Kocasının tepkisizliğini fırsat bilen kadının, o güne kadar hep bastırmak zorunda kaldığı kadınlık duygularını, üzüntüsünü, kaygısını, öfkesini ilk kez dışa vuruşu...Kocasını, sonunda çatlamasını bekl…







