
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Northanger Manastırı
Jane Austen'ın okuduğum ikinci kitabı. JAne Austen Kitap Kulübü'nün ilk olarak filmini izlemiş, sonra bir kitaptan uyarlama olması hoşuma gitmiş ve başucu filmlerimden olmuştu. Bahsi geçen film, kitapları 19.yy ahlakı, sıkıcı ritüelleri vesaireden nefret etmeme rağmen Austen okumaya can atma sebebimdir. YÜzyıllara meydan okuyan bir kalemi olduğunun farkında mıydı acaba yaşarken? Karakterleri o kadar iyi düşünülmüş ve iyi resmedilmiş ki okurken yadırgamıyorsunuz. Derli toplu bir anlatım, gerçekçi bir bakış açısı. Kendini yazar olarak yer yer hatırlatması rahatsız etmiyor. Kitabı okurken Bath'in havasından, bitmeyen yatılı misafirliklerden o kadar sıkılıyorsunuz ki sanki hiç bir olay olmuyor, bütün kitap böyle mi ilerleyecek gibi düşünüyorsunuz. Ama hayatta böyle değil midir zaten? Sİz birbirn benzeyen günlerinizi aynı şekilde yaşamaya devam ederken, bİr yerde olaylar kendi kendine gelişmekte ve derinleşmeye devam etmektedir. Bu anlamda Catherine'e verilen derinlik, sabır ve çocuksuluk çok hoşuma gitti. Sadece çoğu kitapta olduğu gibi o kadar yol katettikten sonra sonun üç beş cümle ile bağlanarak bitirilmesi rahatsız edici hepsi bu.
Baskı: Sigara İçmemek
Ara vermeyin, bir solukta okuyun derim. Uzun zamandır bu kadar tadında bir kitap okumamıştım. Kitabın son sayfası, okura seslenişi de kalbimde ayrı bir yere oturdu. Sigaraya başladığımda elimde o tarihi anıma eşlik eden bir kitap vardı ki kendisi Tom Robbins'in Ağaçkakan'ıdır,bırakmaya çalışırken de bu kitap eşlik etti. İkisinin de Camel paketi şeklindeki kapakları yanımda 10 yıldır taşıdığım çantamdaki gerçek paketin yerini aldı. Bunun üzerine birşeyler karalamalıyım.Başlamak kolaydı, bırakmak zor... İyi ki karşıma çıkmış,yolculuğuma eşlik etti. Su gibi akıyor, yüreğe dokunuyor,yüzünüzde kocaman bir gülümseme, içinizde ince bir sızı bırakıyor. Kalemine sağlık.
Baskı: Kendini Kaybeden Adam
İlk başta her ne kadar bir oturuşta okuyabileceğiniz bir kitap olarak görülse de (ki evet yarım saatte bitirebilirsiniz) içerik ve derinlik olarak günler sonrasında dahi kendinizi unutkan adamı, tek adamı, hayalci adamı düşünürken bulabilir, okuduğum bir başkası mıydı yoksa kendim miydim diye kendinizi sorgularken bulabilirsiniz. Kitaptaki 21 adamın öyküsünü üçüncü şahsın anlatımıyla okuyoruz. İçindeki çizimler ayrı bir sanatsal derinliğe sahipken bir de metinlerle birleştiğinde çok başka bir boyut kazanıyor. İlk okuduğumda çok da ne okuduğumu anlamadım açıkçası ama zamanla içe işleyen, insanın içindeki huzurluğu olmadık yerde dürten, durduğu yerde size göz kırpıp sizi tekrar eline almaya zorlayan kitaplardan.
Baskı: Villa Meçhul
Yazarın diğer kitaplarını okuduğumdan bana göre başyapıtı ağaçkakan olmak üzere parfümün dansı ,b bira ve dur bir mola ver gibi incelikli kitaplarının arasında karmakarışık bir yün yumağı gibi kaldı. Hani tekrar top yapmaya başlarsınız o ipi başlarda güzel gider ortalara gelince kesip atasınız gelir ve sonra birden çözülür... Benim için tam olarak böyleydi bu kitap. İlk bölüme bayıldım. Uç Amerikan askerinin hikayeye dahil olduğu bölüm de iyi gitti ama hikayenin devamında onlara yer vermek yerine baştaki mistik havayı koruyup hikayeyi oraya çekebilseydim muhteşem bir yere gidebilirdi. Hep onu bekledim açıkçası. Yazarın dili yine kelimelere takla attırıyor ama olay örgüsünde o mistik havayı nasıl bir kenara attı elinin tersiyle, Tanuki gibi muhteşem bir malzemeyi ilk bölümde bu kadar muhteşem işleyip beni Madam Ko'ya ne oldu, nasıl bir değişim geçirdi gibi binlerce soruyla öylece bıraktı. Olmadı canım yazarım bu hiç olmadı.
Baskı: Lüzumsuz Kadın
Kitabı okunmaya başlamadan önce isminin vermiş olduğu bir durum mu bilmiyorum ama kolay bir okum a olacağını düşünmüştüm. Benim için hem duygu yoğunluğu hem zengin edebi içeriğiyle zorlayan ve sindirmem gereken bir roman oldu. Eco gibi başta epey zorladı ama sabırla devam ederseniz güzel tatlar bulacağınızdan şüphem yok.
Baskı: Emanet Çocuk
Yalın bir anlatım olduğu doğru. O kadar yalın ki ilk yirmi sayfa bırakmayı düşündüm açıkçası. Ama karakterler çok samimi, çok naif ve o sadelikle dokunuyorlar ruhunuza. Kinsella çifti çok iyi resmedilmiş. Kısa ama ruha dokunan gününüzün geri kalanını parçalı bulutlu geçirmenize sebep olabilecek bir kitap.
Baskı: İçedönüklerin Gizli Yaşamı
Bir içedönük olarak anlaşıldığımı hissettim ilk defa... Güzel bir kapı araladı benim için. Üzerinde araştırmalar yapacağım bir konum var artık.
Baskı: Vejetaryen
Ben genel anlamda beğendim kitabı. Evet çözemediğim bir yavanlık var. Açıkçası genel anlamda yorumları okuyunca epey çekinmiştim ki yazarın beklentisi de bir anlamda bu muydu acaba? Korku, cinsellik gibi belli tabuların bu kadar açık anlatıldığında bazılarının verdiği, yakıştıramadığı tepkinin üstüne gitmek? Bilemiyorum. Kültür olarak ne kadar yakınız bilemem ama kitabı bitirdiğimde tek bir baş kahramanın dışına çıktı öykü. Ataerkil yaşama karşı birbirinin tam zıttı karakterlerle ve tepkilerle direnen iki kadın benim gördüğüm. Birisi korkularının üzerine giderken ve kitabın sonunda bile yalnız bir kadın olarak,akıl sağlığını korumaya çalışarak yaşam mücadelesini devam ettiren bir abla,diğeri ise tam tersi zamanla kendi sessizliğinde, kendi içine kök salan ve herşeyden uzaklaşıp kendi dünyasında seçtiği gerçeklikte bir ağaç gibi zararsız, kendi halinde yaşamayı seçen bir kardeş. Bu iki zıt kutubu birleştirmesi, olacakların mesajını aslında ilk hikayeden araya usulca yerleştirmesi çok hoşuma gitti. Bu hikayede saçını süpürge edip beş çocuğuna evde bakmaya çalışıp, zamanla kafayı yiyen bir kadın konsaydı kitabın sonunda verilen tepkiler daha başka olurdu. Yazar bunun yerine daha çarpıcı durumları açık bir dille yazmış . Ki teşekkür kısmı beni daha çok şaşırttı ne yalan söyleyeyim. Bir teşekkür notu değilde kitaptaki yonğhe karakterinin ağzından çıkıyormuş gibi hissettim. Pek tepkili, pek düz, pek garip bir yazarmış meğer.
Baskı: Kirpinin Zarafeti
En sonunda başucu kitabım diyebileceğim bir kitabım oldu. Bir roman nasıl yazılır, nasıl olmalı ?işte böyle... Hiçbir kitapla bu kadar boğuşmamıştım içine çekmemişti beni. Ve ilk defa teslim olup okumaya devam ettim. Sonrasında birden ağzım kulaklarımda sevinç çığlıkları atarken beş sayfa sonra gözyaşlarına boğuldum iki sayfa sonra da dinginliğe çekti beni... Muazzam...
Baskı: Zamanı Durdurmanın Yolları
Hikaye baştan sona sürükleyici. Kitap bir solukta akıp gidiyor. Sadece şunu söylemeliyim ki kitabın konusunda aslında orjinal de gelmedi bana. İsmini bir türlü hatırlayamadığım bir filmin konusunuyla hemen hemen aynı, hatta sürekli yer değiştirme ve öğretmen olmaları da bu duruma dahil. Keyifle okumamdaki sebep yalın ve dolambaçsız dili, zamana dair betimlemeleri ve düşüncelerindeki naiflik ve aynı zamanda pek çok zaman yolculuğu öyküsünde gördüğümüz olayları aşırı şişirmekten çok uzak bir anlatım tarzı var. Sadece bir kaç yerde daha vurucu olması gereken anlar, biraz daha uzatılması gereken betimlemeler vardı o kadar. Benedict beyciğimiz oynarsa da keyifle izlerim tadından yenmez.
Baskı: Ergenler İçin Grupla Psikolojik Danışma Uygulamaları
Özellikle okul psikolojik danışmanlarının, grupla psikolojik danışma uygulamalarında dikkate alması gereken bir kitap olduğuna inanıyorum.
Baskı: Zincirinden Kurtulan Anılar
Bilinç, bellek vb. konularda araştırma ve okumalar yapmak istiyorsanız kesinlikle listenizde olması gereken bir kitap...
Baskı: İkili İlişkilerde Terörizm
Hayatımda ikili ilişkiler üzerine okuduğum en gerçekçi kitap diyebilirim...
Baskı: Belleğin İzinde - Beyin, Zihin ve Geçmiş
İlk elime aldığımda bu da beni sıkacak, kuru bilgilerle beni yoracak diye düşündüğüm bir kitaptı... Fakat okudukça sanatsal değerlendirmelerden zihinsel süreçlerin boyutuna farketmeden aktığımı farkettim. okudukça zevk alacağınızı düşünüyorum...
Baskı: Psikolojik Danışma,Psikoterapi Kuram ve Uygulamaları
Bölümüm gereği döne döne okudum. Örnek olayların verilmesi dilinin sadeliği, çok fazla kurama teknikleriyle birlikte yer vermesi ve her bölümde farklı bakış açılarınında ele alınmasıyla müthiş bir kitap.