Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sergüzeşt
Benim okuduğum Say yayınları baskısıydı. Editörün ön yazısı son sayfada ise edebiyat açısından Murat Batmankaya'nın eleştirel yazısı vardı. Dikkatle okunmasında yarar vardır. Kafkasya'dan kaçırılan (Samipaşazade romanında bu suçu Afrika'lılara yüklemiş!) kızların, (Dilber ise sekiz yaşındaydı) zamanın Osmanlı'sında köle olarak satılması, kullanılması gerçeği. İnsan Ticareti yani. İstanbul'da yaşanıyor mirim. Endemik bitkiler hakkında bir fikriniz var mı bilemiyorum. Bakınız Karadeniz'de yetişen bir bitki Akdenizde yetişmez, Bodrum'un ki Trakya'da kök salmaz. Latif-i mahluk insanoğlu da neden böyle olmasın ki... Hürriyet ve esaret konularında tavsiyem sıcağı sıcağına Mehlika Mete'nin Gelincik kitabını, Peyami Safa'nın Canan'ı, Namık Kemal-İntibah'ını da okumalarını da öneririm. Milli Eğitim okunması 100 temel eser olarak göz önüne çıkarması takdir-i şayan. Gençler okusun Osmanlı tarihini ders kitaplarında anlatılmayanlarını da dönemin yazarlarından dinlesin. O zamanın gerçekleriyle kendi zamanlarını kıyaslasınlar. Örneğin; Kuyruklu Yıldız Altında İzdivaç'ta da bisiklete binen kızların toplumda kötü kadın olarak nitelendirilip evde kalmalarına nedenlerden olduğunu yazarın kaleminden satır aralarından görebilirler. Ola ki şükredersiniz!
Baskı: Aynalar
İşte o yorumlardan biri de yoksulluğa dair. Bütün dünyayı kapsamına alan yorumunda Galeano, “Şeytan yoksul” başlığıyla ağır bir söylemde bulunuyor. Diyor ki; “Korkunun esirlerinin kapatıldığı devasa hapishaneler olan günümüzün kentlerinde kalelerin ismi ev olurken, giyilen zırhlara da kıyafet deniyor. Bir olağanüstü hal durumu. Gevşeme, önlemini al, kimseye güvenme. Dünyanın efendileri alarm zilini çalıyorlar. Cezadan muaf bir şekilde doğanın ırzına geçen, ülkeleri esir alan, maaşlardan çalan ve insanları öldüren bu güçler bizi uyarıyorlar: Dikkat edin! Sefil varoşlarda siper almış tehlikeli kalabalıklar kıskançlıklarını kemirerek ve hınçlarını yudumlayarak fırsat kolluyorlar. Yoksullar: Adam yerine konmayanlar, savaşta ölenler, hapishaneleri dolduranlar, her zaman çalışmaya hazır kollar, kullan-at kollar. Sessizleştirerek öldüren açlık, sesini çıkarmayanları öldürüyor. Uzmanlar, yoksulluk uzmanları onlardan bahsediyor: Onların çalışmadıkları işleri, yemedikleri yemekleri, olmayan kilolarını, olmayan boylarını, sahip olmadıkları, düşünmedikleri, oylamadıkları, inanmadıkları şeyleri anlatıyorlar. Oysaki bizim tek bilmek istediğimiz yoksulların neden yoksul oldukları. Sakın onların açlığı bizi doyuruyor ve çıplaklığı giydiriyor olmasın?” *** Cevap bu işte! Bizim inşaatçıların temele attıkları harç bu!
Baskı: Uygarlık Tarihi
1980lerde okunması yasaklı kitaplardandı, evde ele geçse biterdiniz...tavanarasına, bahçeye oraya buraya saklaya saklaya kitap okurduk...çok gençtim ilk okudugumda tekrar okuma listemde....tekrar okuma listesi ise şöyle bir şey; yirmili yaşlarda okuduklarınızı ellili yaşlarda tekrar okuma istegidir :)
Baskı: Yalnızız
Evet, doğru iki günde okudum...Samim karakteri çok güçlü, inanılmaz derin iç gözlemlemeleri psikolijiye ilgi duymayanları bayabilir...Simeranya ne muhteşem hayal...Ve Meral, elinde Samim gibi biri olmasına karşın değerlendirememesi üzücü sona götürdü onu...dışarıdan birisi bir yere kadar yardımcı olabilir esas olan kişinin kendi kendiyle barışıklığı...
Baskı: Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç
Kitap, orta öğretim için okunması çok tavsiye edilen yüz temel eser listesinde olup her ne kadar gençlere okumaya dayatılmış hissedilse de her gencin özellikle ergen kızların mutlaka okuması gereken bir kitap bana göre...1910'ların Türkiye'sini tahmin etmeniz zor değil ancak ben, bir genç kızın bisiklete binip mahallesinde bir tur atmasının aşiftelikle eşdeğer olacağını hiç tahmin etmezdim. Eğlenceli ve akıcı bir dille okunması çok keyifli bir kitap...mutlaka okuyun... Güftesi Sultan 1. Ahmed'in Nişaburak makamındaki " İftirakınla efendim bende takat kalmadı, Pâre pâre oldu bu dil, aşkta muhabbet kalmadı O kadar ağlattı ben biçareyi hükm-ü kaza, Giryeden hiç hazreti Yakub'a nevbet kalmadı Read more: http://sarkilarnotalar.blogspot.com/2012/01/iftirakinla-efendim-bende-takat-kalmadi.html#ixzz3ASyN7vJU" eserini tanımakla cok mutlu oldum...
Baskı: Alkali Diyet
Sn Çoruhlu hem insan olarak hem de hekim olarak yapması gerekeni fazlasıyla bu kitabını kaleme alarak yapmış. Büyük teşekkürü hak ediyor. Anlaşılması zor olan tıp terminolojisi ve insan anatomisini öylesine güzel ve basit bir dille ifade etmiş ki her yaştan insanın kolayca anlayabileceği bir kitap olmuş. Ağzınıza lokmayı atmadan önce bu kitabı okuyun. Bedeninize ve ruhunuza kendi ellerinizle yaptıklarınızı göreceksiniz. İnsanlar hastalandıklarında bunun kendi davranışlarının sonucu olarak başlarına geldiğini düşünmekten ziyade Allah'ın verdiğini düşünür oysa kutsal kitapta başınıza gelenlerin kendi seçimleriniz oldugundan sıkca bahsedilir. Bedenimizde tek bir hücrenin başına getirebileceklerimiz kendi başımıza getirdiklerimiz aslında....Yayınevi diyet diyerek çok satılmasını ummuş olabilir, büyük bir anlamda diyet kitabı ancak sağlıklı beslenme daha çok...ben 3 saat gibi kısa bir zamanda okudum, sıkılmadım...
Baskı: Düğümlere Üfleyen Kadınlar
Ben Tunus’ta Kartaca’da yaşadım, Osmanlı döneminde gözden düşmüş paşaların gittiği bir yer. Tarih boyunca kaçan insanlar, yeniden doğmak için oraya gitmiş. Eğer birilerinin gözünden düşmüşsen, o gözün ne kadar kıymetli ya da ne kadar kıymetsiz olduğunu anlamak için de iyi bir yer. O göze, o kıymete ihtiyacım var mı? Evet, öfkelendiğim zamanlar oldu ama şimdi hiç orada değilim. " kitabı bitirdiğinizde başladığınız yerde olmayacaksınız...hemcinsini tamir eden bir kitap...bu kitaba kaçın
Baskı: Adı: Aylin
İbrahim Tatlıses eşliğinde viskiyle lahmacun yemeye henüz başlanmadığı yıllar...İstanbul sosyetesinin son kuşak dönemleri,o dönem sosyete genç kızların aşağı yukarı birbirine benzerdi yaşamları...arap prensleri, kuweyt zenginleri revaçtaydı...kitap günümüz koşulları değil ama yaşadığı dönem itibariyle değerlendirilmelidir...batıya hayranlığın yoğun olduğu bir geçiş dönemi...aldığı eğitimin hakkını vermiş bir kadın ama esas olarak üstüne giydirilmek istenen kültürü içsel olarak giymemiş, ailenin osmanlı kültürü kalmış, ama o cesaretle pratikle yaşamış, kendini gerçekleştirmiş bir kadın...tabiki yanlış ve hatalar kaçınılmaz olacaktır, o şahsını bağlar...ibret ve örnek alınacak bir çok doneler vardır...
Baskı: Martin Eden
O sert diyebileceğim gözlerine dikkat etmişsindir. O hiç bir zaman kimseye sığınmadı; kendi kendisine dayanmak zorundaydı. Ve bir genç kız, hem kendi kendisine yetip, hem de gözlerini yumuşak ve kibar olarak örneğin senin gözlerin gibi koruyamaz." Sf. 91
Baskı: Zorba
"Dünyayı bugünkü durumuna getiren nedir, bilir misin? Yarım işler, yarım konuşmalar, yarım günahlar, yarım iyiliklerdir Sonuna kadar git be insan, avara et ve korkma! Tanrı başşeytandan çok, yarım şeytandan iğrenir!" Zorba/261
Baskı: Yabana Doğru
Film müthişti, kitabını da mutlaka okumak istiyorum... anne babaların filmi mutlaka izlemelerini de tavsiye ederim...
Baskı: Cumhuriyet Aydınlanmasında Öncü Kadınlarımız
http://hanifedikbiyik.blogspot.com/2012/09/hanimlaramahsuscomtrtc.html
Baskı: Erkekler Cennetinde Son Tango
http://hanifedikbiyik.blogspot.com/2012/10/erkekler-cennetinde-son-tango.html
Baskı: İstanbul Yüzleri
http://hanifedikbiyik.blogspot.com/2012/10/kitap-istanbul-yuzleri.html
Baskı: Her Şey Seninle Başlar
http://hanifedikbiyik.blogspot.com/2012/11/her-sey-seninle-baslar.html
Baskı: Carmen Haremde
http://hanifedikbiyik.blogspot.com/2012/09/carmen-haremde.html
Baskı: Puslu Kıtalar Atlası
http://www.vikitap.com/quiz/Puslu-Kitalar-Atlasi-156 Tarih, felsefe, fizik, dinsel, dilsel örgüsüyle yapılmış sarmal kurgusu, öylesine makul dozda ayarlanmış ki, düşsel, masalsı bir maceranın içinde yaşıyorsunuz adeta. Zihinleri derinlikli olarak açacak, zaman, boşluk ve düş kavramları irdelenirken, her şeyle, hiçbir şeyin bir olduğu ve karşıt kavramların (varlık-yokluk, hareket-karşı hareket, ses-sessizlik, karanlık-aydınlık) birbirine bir olacak kadar yaklaştıklarını görüyoruz, bu tarihi fantastik romanda.