
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Köpek Düşleri (Wolfe Brothers #1)
Tamamen hayal kırıklığı. Boş zamanlarda okunabilir ama çokta gerekli değil bence.
Baskı: Gölge ve Kemik (The Grisha, #1)
Beklediğimden çok çok farklı bir konuya sahipti Gölge ve Kemik. Kapağından ve isminden dolayı fantastik olduğunu tahmin etmiştim (konusuna bakmadım) ancak daha sıradan bir şeyler beklemiştim sanırım. Kitabın başında ki terimlerin yabancılığından dolayı bir ara ben ne okuyorum dediysem de 100 sayfanın sonunda az çok anlaşılıyor her şey. Kitabın en sevdiğim yanı ise epik fantazi türünde ki kitaplar kadar ağır bir dile sahip olmamasıydı. Özellikle Buz Ve Ateşin Şarkısı, Hobbit gibi kitapları sevenlerin rahatlıkla okuyabileceğini düşünüyorum.
Baskı: İlk Aşk (19 Başarısız Denemeden Sonra)
Konu olarak ne kadar ilgi çekici olsa da bir John Green kitabı olarak beklenenin altında kaldı bana göre. Yine de beğenmediğimi söyleyemem. Özellikle dipnotlar çok yaratıcı ve eğlenceliydi. Kitabın sonunu başlamadan okuduğum için Yazarın Notu bölümünden azıcık azar da yemiş oldum :)
Baskı: Düşler Krallığı (Westmoreland, #1)
Düşler krallığı yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Daha önce bir kaç tane Historical kitap okuyup beğenmediğime karar verdiğim için Düşler Krallığından çok bir şey beklemiyordum. Sadece bir iki güzel yorum gördüğümden ve iyi bir indirim yakaladığımdan dolayı şans vermek istemiştim. Oysa ki şu anda bittiği için bunalıma girdim diyebilirim. Bu kadar beğenmemin nedeni en başta diğer kitaplarda olduğu gibi uzun uzun anlatılan tarihi ayrıntılar ve betimlemeler yoktu. Ayrıca başkahramanlarımız olan Royce ve Jennifer arasındaki ilişki vıcık vıcık bir aşktan ibaret değildi. Yeri geldiğinde birbirlerinden nefret etme derecesine gelmelerini çok gerçekçi buldum. Kitabı sevmemin bir diğer nedeni ise, Jennifer'in asi tavırları ve güçlü bir kadın karakter olmasıydı. Westmoreland serisinin diğer kitaplarını çok merak ediyorum ve bir an önce okumayı düşünüyorum. Böyle giderse Judith McNaught bu türü sevdirecek gibi.
Baskı: Oyunbaz (Jan Forstner, #2)
Korku/gerilim tarzı kitapları sevmememe rağmen bu kadar sıradan bir konunun çok farklı işlenmiş olması ve aslında cevabı bildiğimi düşünürken sonunda gerçeğin yakınından bile geçemediğimi görmek kitabı daha farklı değerlenlendirmeme neden oldu.
Baskı: Çocuk Da Yapamadım Kariyer De
Okumak için bu kadar beklediğime çok üzüldüm. Başından sonuna kadar inanılmaz derecede eğlenceli ve akıcıydı.
Baskı: Son Kamelya
Uzun zamandır bu kadar meraklandıran ve okurken zamanı unutturan bir kitap okumamıştım. Son Kamelya, Saraj Jio'nun geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen anlatım tarzıyla diğer kitaplarına ne kadar benzese de aslında bir o kadar da farklıydı. En başta karakterleri daha gerçekçi buldum. Her zaman ki gibi gizemli bundan farklı olarak biraz da ürkütücüydü diyebilirim. Bir ara paranormal mi okuyorum diye düşünmedim değil :) -Spoiler- Kitapta beni rahatsız eden tek şey, Flora'nın Londra'ya yolculuğu sırasında okuduğu 'Wirginia Wolf - Yıllar' kitabını yolculuğunun son gününde bitirdiğini belirtmesine rağmen, aynı kitabı yaklaşık 200 sayfa sonra köşkten izinli olduğu hafta sonu dışarıda devam edip bitirdiğinden bahsetmesi. Bu küçük hata da olmasaydı benim için kusursuz sayılabilirdi. Yine de yazarımız son kitabıyla çıtayı yükseltmekle birlikte favori yazarlarım arasına girmiş bulunmakta. Umarım sonra ki kitabı için çok bekletmez. "Lord Livingston'ın farkedemediği şey, bir eşin, bir insanın kilitli kapılar ardında tutulamayacağıydı. Dünyanın en nadir bulunan çiçeklerinin olduğu yerde bile."
Baskı: Böğürtlen Kışı
Yazarı tanımadığımdan mıdır yoksa sevimli kapağı olan kitapların içeriğinin sıkıcı olduğu yönünde ki ön yargımdan mıdır bilmem ama okuyup okumamakta çok kararsız kalmıştım. Kitapların son sayfasını okumak gibi kötü bir alışkanlığım olduğu için kitaba başlamadan Yazarın Notu bölümünü okumuş bulundum. Aslında iyi ki de okumuşum çünkü yazarın arabada duyduğu bir şarkı üzerine bu kitabı yazması beni çok etkiledi ve hemen okumaya başladım. Bitirdiğim de beklentimin oldukça üzerinde olduğunu görünce çok sevindim. Her ne kadar yazar bazı yerlerde aşırıya kaçmış olsa da genel olarak oldukça başarılıydı.
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Bu kadar saf, içten, tertemiz bir aşk.. Hakkında bir şeyler yazmak bile haksızlık. Anlatılamayacak kadar değerli..
Baskı: Kocan Kadar Konuş
Daha önce hiç bir kitabın başkahramanına bu kadar sinir olduğumu hatırlamıyorum. Eğer Kürk Mantolu Madonna'yı okumadıysanız ve okumayı düşünüyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye etmem. Resmen sonunu söyledi!! Yine de kitap oldukça akıcı ve eğlenceliydi. Biraz Pucca tadın da olsa da bel altına vurmadan güldürmesi hoşuma gitti.
Baskı: Yeni Bir Umut (Umutsuz, #2)
Bu kitabı Umutsuz'dan daha fazla sevebileceğimi hiç düşünmemiştim.. Her sayfasını ilk kitabı okumamışım gibi heyecanla okudum.