
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: adam fawer
Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı. En azından bana söylediği buydu. Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum. Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir. Ama değilsem… Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir. Üstelik tek bir dünya yok. Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karış…

Yazar: adam fawer
Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı. En azından bana söylediği buydu. Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum. Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir. Ama değilsem… Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir. Üstelik tek bir dünya yok. Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karış…

Yazar: mim kemal öke
Sabık Osmanlı Sadrazamı, İttihatçı kabinelerin reisi Talat Paşa; 15 Mart 1921de Berlin Charlottenburg, Hardenberg Strassede Sogomon Tehleryan adlı bir Ermeni tarafından vurularak öldürülür. Mahkemesi, Ermeni Sorununun tartışıldığı bir foruma dönüştürülmüş; Türkler -Talat Paşanın şahsında- soykırımdan yargılanır hâle getirilmişlerdir. İşte, bu roman; tarihî gerçeklerin arkaplanında Talat Paş…

Yazar: ömer faruk reca
Zor bir yolculuktu İmam Hüseyin’in yolculuğu… Keder yolculuğuydu. Asırların tanık olacağı, yüzyıllar geçse de unutulmayacağı yolculuktu bu. Kaderin ve kederin gözyaşı olup sel gibi akacağı, zerreden kürreye hemhal olunan, vicdanın sesinin gür bir sedayla çıkacağı, masumiyetin en can alıcı yönüyle kendisini gösterdiği, muhteşem bir idealin fezanur olduğu bir çıkış, bir başkaldırıştı bu… İnsanlığın…

Yazar: zülfü livaneli
Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal'i anlatıyor. "Yaşar Kemal'in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekâna, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgâr vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan…

Yazar: zülfü livaneli
Zülfü Livaneli kırk dört yıllık dostluğun penceresinden Yaşar Kemal'i anlatıyor. "Yaşar Kemal'in çevresinde esen, sanki kişiliğinin ve bedeninin ayrılmaz parçası olan, gittiği her yere, girdiği her mekâna, sanki onunla doğmuş gibi farkında olmadan taşıdığı bir rüzgâr vardı. İster yabancı ister bizden, ister köylü ister kentli, ister kadın ister erkek, herkesi etkisi altına alan…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Ben, şu an yirmi bir yasında olan lise mezunu bir gencim. Soyadım Dolgorukiy diye bt- mim r. meşru babam Makar İvanov Dolgorukiy, Versilov ailesinin eski kölesiymiş. Aslında yoidan doğsam da: topfumun değer yargına göre babasızım ve soyum sopum he Dünyaya geliş hikâyem ise şöyle: Bundan ıi iki yıi önce asıl babam derebeyi Versiiovvilâyetindeki çiftliğine geimiş. O sıralarda yirmi beş yaşınd…
